Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: İnsani Bilimler

  • Tekrar avcı ve toplayıcılara dönelim. Onların beyinleri sizinkilerden çok da farklı değildi. Yağ ve şeker oranı yüksek yiyecekler bulmaya programlanmışlardı. Zira bu her şeyden önce bir hayatta kalma mekanizmasıdır. Ancak siz bolluk çağında yaşadığınız için avlanma çabanız çok çabuk sonuç veriyor ve işlenmiş yağ ve şekerlere de kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. İşte sorun da burada başlıyor. Mağara…

  • .. hastaların tahılları terk edip yerine daha fazla protein ve yağ tüketmeye başladıkları anda nöbet geçirmekten kurtulduğu sayısız epilepsi vakasıyla karşılaştım. Sf. 19, 20 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 19, 20) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeker hastası olmak, Alzheimer’a yakalanma riskinizi ikiye katlar. Bu kitap tüm beyin hastalıklarının ortak paydalarının olduğunu net bir biçimde kanıtlıyor. Sf. 15 Alıntı; Tahıl Beyin – David Perlmutter ve Kristin Loberg, Türkçesi; Hadiye Deniz Ülker,(Pegasus Yayınları,  3. Baskı Ocak 2017 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer yandan Sovyetler Birliği bilim ve teknoloji bakanlığı tüm biyoteknoloji laboratuvarlarını, Lenin Ziraat Bilimleri Akademisi’nin kötü şöhretli başkanı Trofim Lysenko’nun teorilerini benimsemeye ve kullanmaya zorladı. Çağının hâkim genetik teorilerini reddeden Lysenko, bir organizmanın yaşarken kazandığı özelliklerini doğrudan bir sonraki nesle de aktarabileceğine inanıyordu. Darwinizmi hiçe sayan bu fikir, komünist eğitim ilkeleri arasında yer edinmeyi başarmıştı.…

  • İnsan beyni tabiri caizse kalın bir sinir kablosuyla birbirine bağlı iki yarıküreden oluşur. Sağ yarıküre bedenin sol tarafını kontrol eder, sol görme alanından gelen verileri işler ve vücudun sağ tarafındaki uzuvların hareketlerinden sorumludur. Sol yarıküre içinse bu işleyişin tam tersi geçerlidir. Bu nedenle beyinlerinin sağ yarıküresinde felç geçirenler zaman zaman bedenlerinin sol tarafını görmezden gelirler…

  • Eşeyli üreme bir piyango bileti gibidir. (Ünlü ve muhtemelen uydurma bir anekdot, Nobel ödüllü Anatole France’la güzeller güzeli yetenekli dansçı Isadora Duncan’ın 1923’teki buluşmasını anlatır. O dönemdeki popüler insan ırkının ıslahı hareketini tartışırken Duncan, “Benim güzelliğim ve senin zekâna sahip bir çocuk düşünsene!” dediğinde France yanıtlar: “Tabii, ama ya benim güzelliğim ve senin zekânı alırsa…

  • Evrenin toplam enerjisi her zaman sıfır olmak zorundaysa ve bir cismi yaratmak enerji gerektiriyorsa, bütün evren hiçlikten nasıl yaratılmış olabilir? Çekim kuvveti gibi bir yasanın var olmasının nedeni budur. Çekim kuvveti çekme özelliğine sahip olduğundan, çekimsel enerji negatiftir: Yani çekim kuvvetiyle bağlanmış bir sistemi -Dünya ve Ay gibi- ayırmak için epeyce çaba harcanması gerekir. Bu…

  • Verili bir zamanda evrenin daha sonra nasıl gelişeceğini belirleyen bir yasalar dizisi olmalıydı. Bu yasalar her yerde ve bütün zamanlarda geçerli olmalıydı, yoksa yasa olmazlardı. Herhangi bir istisna veya mucize olamazdı. Tanrılar veya şeytanlar evrenin işleyişine karışamazlardı. Bilimsel determinizm ilk ortaya atıldığında bilinen yasalar yalnızca Newton’ın hareket ve çekim yasalarıydı. Bu yasaların Einstein’ın genel görelilik…

  • Evren anlaşılabilirdir, çünkü bilimsel yasalar tarafından yönetilir; yani, davranışı modellenebilir. Peki, bu yasalar veya modeller nelerdir? Matematiksel dilde tanımlanan ilk yasa çekim kuvvetidir. Newton’ın 1687’de yayınlanan çekim kuvveti der ki, evrendeki her nesne kütlesine oranlı bir kuvvetle bütün diğer nesneleri kendine çeker. Bu düşünce kendi çağının entelektüel hayatı üzerinde büyük bir etki yaratmıştır, çünkü ilk…

  • Birkaç yıl önce İtalya, Monza’da belediye meclisi Japon balıklarının yuvarlak akvaryumlarda tutulmasını yasakladı. Yapılan açıklamaya göre balığı yuvarlak kenarlı bir akvaryumda tutmak zalimlikti, çünkü yuvarlak cam balığa bozulmuş bir gerçeklik görüntüsü sunuyordu. Peki, biz gerçekliğin doğru ve bozulmamış resmine bakıp bakmadığımızı nasıl bileceğiz? Biz de görüşümüzü bozan dev bir yuvarlak akvaryumun içinde olabilir miyiz? Japon…

  • Duyusal değiştirim kavramı, ilk bakışta bilimkurgu çağrışımı yapsa da, aslında oldukça yerleşik bir olgudur. Bununla ilgili ilk bulgular, Nature dergisinde 1969 yılında yayımlanmıştı. Nörobilimci Paul Bach-y-Rita, makalesinde görme engelli deney katılımcılarının, nesneleri “görmeyi” öğrenebildiklerini bildiriyordu; görsel bilgilerin onlara sıra dışı bir yolla verildiği durumlarda bile. Çalışmasında görme engelliler, üzerinde biraz değişiklik yapılmış bir dişçi koltuğuna…

  • 2007 yılında, beyin cerrahlarından oluşan bir ekip neredeyse on iki saat süren bir ameliyatla Cameron’un bir beyin yarımküresini olduğu gibi çıkardı. Beynin yarısının çıkarılması, uzun dönemde ne tür sonuçlar doğuracaktı? Anlaşıldığı üzere, şaşırtıcı ölçüde hafif olacaktı bu etkiler. Cameron’un vücudunun bir yarısı, diğerinden daha güçsüz; ancak bunun dışında onu sınıfındaki diğer çocuklardan ayırt etmek pek…

  • Peki, ama beyinlerimizi bunu önlemek üzere de programlayabilir miyiz? Olası bir çözümü, 1960’larda yapılan bir deneyde arayabiliriz. Deneyin gerçekleştirildiği yer ise bir bilim laboratuvarı değil, okuldur. Yıl 1968, gün de insan hakları lideri Martin Luther King’in suikasta kurban gidişinin ertesi günüydü. Iowa’daki küçük bir kasabada öğretmenlik yapan Jane Elliott, sınıfına önyargının nasıl bir şey olduğunu…

  • İlk bakışta, öngörülebilir bir yaşam, pek de yaşanmaya değer bir yaşam gibi görünmüyor. Ama iyi haber de şu ki, beynin bu akıl almaz karmaşıklığı, gerçekte hiçbir şeyin öngörülebilir olmadığı anlamına gelir. Tabanında pinpon toplarının sıralarla dizilmiş ve her bir topun da bir fare kapanı üzerine dikkatle yerleştirilmiş olduğu bir hazne düşünün. Toplar her an fırlamaya…

  • Dış dünyadan tümüyle yalıtılmış, ne ses ne de ışığın olduğu bu delikte Luke’un gözleri ve kulakları herhangi bir uyarana aç kalmış, ama zihni “dış dünya” kavramını terk etmeyerek kurgulamalarını sürdürmüştü: “Hatırlıyorum da, hayallere dalıp giderdim. Sıkça gördüğüm hayallerden biri de, uçurtma uçurmaktı. Basbayağı gerçekmiş gibi yaşıyordum bunu.” Luke’un beyni görmeye devam etmekteydi. Sf. 61, 63…

  • Nesneleri oldukları gibi değil, “size göre” oldukları gibi algılarsınız. Her birimiz, genlerimiz ve deneyimlerimizin yönlendirmesiyle kendi çizgimiz üzerinde yol almakta olduğumuzdan, her beyin de kendi içsel yaşamına sahiptir. Bir kar tanesi ne kadar benzersizse, bir beyin de öyledir. Sf. 40 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı,…

  • Madde ya da alkol alımı buna örnektir. Sonra, bazı sara tipleri insanları daha dindar hale getirebilir. Parkinson hastalarının inançlarını kaybetmesi sık görülen bir durumken, Parkinson tedavisi için verilen ilaçların da hastaları kumar bağımlısına dönüştürebildiği bilinir. Sf. 25 Alıntı; Beyin (Senin Hikâyen) – David Eagleman, Ç; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları,  2. Baskı, Haziran 2016 –…

  • Yirminci yüzyılın en tanınmış beyinlerinden biri, Albert Einstein’ınkiydi. Einstein’ın beyni incelendiğinde, dehasıyla ilgili sır perdesi aralanamamış olsa da, sol elin parmaklarını denetleyen alanın genişlemiş olduğu fark edilmişti. Beynin bu bölgesi, kortekste Yunancadaki “Ω” işaretine benzerliği nedeniyle “Omega işareti” adını alan dev bir kıvrım oluşturmuştu. Einstein, daha az bilinen tutkusu olan keman çalmaya borçluydu bu kıvrımı.…

  • İnsan beyni, duygusal ilgi ve bilişsel uyaranlardan yoksun bir ortamda normal biçimde gelişemez. Sf. 16 Nelson’un aldığı sonuçlar sevgi dolu ve korumacı bir ortamın, gelişmekte olan bir çocuğun beyni için oynadığı önemli rolü vurgular. Bu durum ise, kimliğimizin biçimlenmesinde bulunduğumuz ortamın derin etkisini gözler önüne serer. Çevremizden inanılmaz ölçüde etkilenebilen canlılarız. İnsan beyninin benimsediği doğaçlama…

  • Genç beyinlerdeki esnekliğin sırrı nedir? Bunun yeni hücre oluşumuyla ilgili olduğu söylenemez; hatta çocuk ve yetişkinlerdeki beyin hücrelerinin sayısı aynıdır. İşin sırrı, bu hücrelerin birbirine nasıl bağlandığında yatar. Yeni doğan bir bebeğin nöronları birbirinden oldukça farklı ve bağlantısızdır. Yaşamın ilk iki yılında, aldıkları duyusal bilgilere bağlı olarak nöronlar birbirleriyle çok hızlı biçimde bağlantı kurmaya başlarlar;…