Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İslamiyet, Hz. Muhammet
-
“Hadisler”e “güvenilemeyeceğini” belirten Edip Yüksel’in unutmaması gereken yönlerden biri bu. Yine unutulmamalı ki, “hadis”leri aradan çıkardığınız zaman, İslam’ın yapısından çok önemli bir kesimi gider. Dahası, çok şey kalmaz İslâm’dan: Düşünün ki, beş vakit namaz, nasıl namaz kılınacağı, nasıl oruç tutulacağı ve öteki ibadet biçimleri Kur’an ayetlerinde yok. “Hadis”ler kaldırıldığı zaman, “ibadet”ler dayanıksız kalır. Ya da…
-
Edip Yüksel, “Kur’an dışındaki hadis kitapları çelişkili” diyor ve “hadis kitapları”na güvenilemeyeceğini anlatmaya çalışıyor. Yüksel’in böyle bir şey ileri sürüyor oluşunu alkışlarım önce. Gerçekten de “hadis kitapları”, en güçlü sayılanları bile, “uydurma hadislerde doldurulmuştur. Ama neden “hadis uydurma” gereği duyulmuş ve bu uydurmalara başvurulmuştur? Bu çok önemli. “Hadis uydurma” çabalarında ve uydurulanlara başvurmalarda, “maddi çıkarlardın…
-
1-Sâbiîlik dini inanırlarının Kur’an ayetlerinde “Kitap Ehli” sayılanlar arasında yer alması (birçok İslam fıkıhçısı da bu görüştedir. Ebu Hanife de bu yönde fetva vermiştir) boşuna değildir. Sâbiîlik dininin İslam’a kaynaklık eden bir din olmasındandır. 2-Gerek Yahudilikte gerek Hristiyanlıkta ve gerekse İslam’da, Sâbiîlik dininin çok kınanıyor oluşu, yeni türeyen bir dinin, türediği kaynağı “inkâr” etmesi geleneğindendir.…
-
Bu yazı, İbn Meymun‘un, Delâletü-l-Hâfirin adlı ve Prof. Dr. Hüseyin Atay tarafından Arapça olarak yayınlanan kitabından. İbn Meymun (1135-1205) daha önce de belirtildiği gibi, Yahudilikte son derece önemli bir kişidir, bu dinin ikinci kurucusu sayılır. İbn Meymun Sâbiîlik dininde olanları nasıl kınamaya çalışıyor, onlarla nasıl savaşıyor; belli oluyor bu yazısında da. Ve açıkça görülüyor ki,…
-
Süryan toplumu, toplumların en eskisidir. Âdem ve oğulları Süryanca konuşmuşlardır. Sf. 141 Ben belirtmeliyim ki, Sâbiîlerin kutsal kitapçıklarından iki kutsal kitapçık (sahife) gördüm. Ama bu iki kutsal kitapçık, İdris’den (İdris Peygamberden) aktarılmaydı. Bunlardan birincisi, namaz-dua kitapçığıydı: Onda olanlardan kiminde şöyle deniyor: “(Ulu Tanrı) başların bağlı bulunduğu Ezeli’sin (öncesiz ve sonra-sızsın) Sen! Akıl-düşünce ve gözlem alanına…
-
Sâbiîlerin farz olan Oruçlarının otuz gün olduğu da açıklanıyor. Sf. 136 “Sünnet olmayı bırakırlar. Doğanın yaptığının (doğal görünümün) üstüne değişik bir şey yapmazlar. (Yani doğada, doğuşta nasılsalar öyle kalırlar)” deniyor. Sf. 136 Peygamberin nasıl olması gerektiği konusunda: “Peygamber, ruhsal yönden bütün kınanası (aşağılık) şeylerden uzak kalabilmiş kişidir. Bedeninde de sakatlıklar yoktur. Her tür övülesi şeylerde…
-
Burada, İbn Nedim bir kitaptan söz ediyor (El Fihrist) “Çok eski nüsha bir kitapça okudum. Me’mun (Halife) kitaplığından alınmışa benzer. Bu kitap Suhuf’un (peygamberlere indirildiğine inanılan kitapçıklar, sayfalar) adları, sayısı (gökten) indirilme (büyük kutsal) kitaplar, iletenleri (peygamberleri) aktarılıp anlatılıyor. Çoğu Haşevyye (yoruma karşı olan bir mezhep) ve halk bunları doğruluyor, bunlara inanıyorlar. Şimdi ben, söz…
-
Sabiînin bir takım ibadetleri de vardır. Ezcümle yedi vakit namazları vardır ki beş vakti Müslümanlarınkine tevafuk eder (denk gelir). Altıncısı kuşluk yedincisi de gecenin tam altıncı saatindedir. Namazları, niyyet ve bir de başka bir şey karıştırılmamak itibariyle Müslüman namazına benzer. Rükûsuz ve sücudsuz (Rüku yani yarım eğilme olmadan ve secdesiz) cenaze namazları da vardır. Otuz…
-
İlk Sâbiîler daha ziyade Keldaniler ve Süryanilerdir. Muhammed Hamidullah da onların menşeinin Babilonyalı olduğunu ifade etmektedir. Sf. 99 Alıntı; Din Bu II (Tabu Can Çekişiyor) – Turan Dursun, (Kaynak Yayınları 4. Baskı Aralık 1990 – Sf. 99) kitabından birebir alınmıştır.
-
Arapçada, “Sabee” kökü, “bir dinden çıkıp diğer bir dine girme” veya “haktan batıla meyletme” yahut Ebu Hayyan’ın ifadesine göre “meşhur bir dinden çıkıp, diğer bir dine girmeye” denir. Kureyşliler, gerek Hazreti Peygambere, gerek sahabeye Mekke’nin müşrik dinini kabul etmeyip, yeni bir din olan İslamiyet’e girdikleri için, onlara “Sâbiî” demişlerdi. Sf. 98 Alıntı; Din Bu II…
-
Kur’an’ı Kerimde Sâbiîlerden üç yerde bahsedilir. Bakara Suresi’nin 62. ayetinde, “İman edenlerle, dinini kabul edenler, Nasranîler, Sâbiîler içinde Allaha ve ahiret gününe inananlar ve yararlı işler işleyenler, Nezdî İlahi’deki (Tanrı katındaki) mükâfatlarına erecekler ve hiçbir korkuya uğramayacaklar, hiç de mahzun olmayacaklardır.” Maide Suresi’nin 72. ayeti de, yukarıdaki ayetle aynı anlamdadır. Yalnız ‘Sâbiîler kelimesin “vav” harfi…
-
Bütün sâbiîlerin üç duası vardır. Bir ölünün cesedine temas ettikten sonra gusl ederler; domuzun, köpeğin, pençeli yırtıcı kuşların ve güvercinin eti haramdır. Sünnet yaptırmazlar; boşanmaya ancak hâkim kararı ile müsâade ederler ve iki kadın ile evlenmeği kabul etmezler. Sâbiîler önce El Cezire’nin şimalinde yayılmışlardı ve merkezleri eski Harran’da idi; dîni merasim dilleri Süryânîce idi. Halife…
-
Asya ve Afrika’daki birçok kavimler gibi, eski zamanlarda Yemen, Hicaz, Suriye ve Irak Azaplarının güneş kültü ile amil oldukları ve Muhammed’in pek eski cetlerinden birinin “güneşin kulu” manasına gelen (Abdüşşems) adını taşımış olması ve en az 3-4000 sene önce inşa edilmiş olan Kâbe binasının bidayeten (başlangıçta) güneş kültü için kullanıldığı göz önüne getirilince yukarıdaki iki…
-
Ancak onlar (Sâbiîler), 7 yıldıza ve 12 burca saygı göstermek gerektiğini söylerler ve bunların suretlerini (resimlerini, heykellerini) tapınaklarında yapıp bulundururlar. Bunların kadim (öncesiz ve sonrasız) olduklarını da söylerler. Bunlara kurbanlıklarla ve darıyla yakınlaşmaya çabalarlar. Bir gündüz ve gece içinde, Müslümanların namazlarına benzer 5 vakit namazları vardır. Ramazan ayında da oruç tutarlar. Namazlarında, Kâbe’ye, el Beytul-Harama…
-
Bu kitabın, “Askere Din Kitabı”, ilk önce Cumhuriyet’in ilk yıllarında tertip edildiğini anlıyoruz, “Diyanet işleri Riyaseti Celile’sine” yazısı, 26 Mart 1925 tarihlidir ve “ordunun maneviyat dersleri içinde en mühim kısmı diyanete müteallik tedrisattır” cümlesiyle başlıyordu, “Erkânı Harbiyei Umumiye Reisi Müşir Fevzi” imzası var. Osmanlı Dönemi’nin son harbiye vekillerindendi, şimdi Cumhuriyet’te genelkurmay başkanı oldu, İbrani asıllı…
-
Tan Olayı, Türkiye’de komünist tehlikesi olduğu konusunda İngiliz ve Amerikan yöneticilerini uyarmak için düzenlendi. Zincirli Hürriyet Olayı, Truman Doktrinini haklı göstermek için planlandı. Solcu Profesörler Olayı, Marshall Planı’ndan önemli bir pay almak için sahneye kondu. Şubat 1948: CHP’nin İlkokullara Din Dersi Ve İlahiyat Fakültesi Kararı 2 Nisan 1948: Solcu Profesörler Üniversite’den Çıkarıldı 4 Ocak 1949:…
-
Belki de şu yeterlidir, Şemsettin Günaltay’ın hitabesinin bir bölümü şudur: ”İlk mekteplerde din dersleri okutturmaya başlayan Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanların namazlarını öğretmek, ölüklerini yıkamak için imam-hatip kursları açan bir Hükümet’in başkanıyım. Bu memlekette, Müslümanlığın yüksek esaslarını öğretmek için İlahiyat Fakültesi açan bir Hükümet’in başkanıyım.” Demek ki, 1949 yılının ortasına geldiğimizde, artık ilkokullara din dersi…
-
Taceddin Dergâhındaki odasına devam edenler ya arkadaşları ya da Adnan Adıvar ve Hikmet Bayur gibi karakterinden asla şüphe etmedikleri insanlardı.” Kaydın devamında şu var: “İzzet Paşa Heyeti, Ankara’ya geldikten sonra onun eski bir arkadaşı bu odaya devam edenler arasında idi: Münir Bey.” işte hepsi budur, Adnan, Hikmet ve Münir, benim aradıklarım da bu üçüdür. Marşı…
-
Babası dışında diğer önemli hocası ise “Selanikli Esad Dede” idi, bazı kaynaklar, Esad Efendiden Arabî dersi aldığını ileri sürüyorlarsa da, dersinin Farisi olması ihtimali daha yüksektir. Nitekim Damat Ömer Rıza, “Selanikli Esad Dede’den Gülistanı Hafız Divanı’nı ve Mesneviyi” okuduğunu haber veriyor. Öte yandan, Selanikli Esat Dede’nin Yahudilikten mühtedi olduğu konusunda ise ihtimal değil kesinlik var,…
-
Elmalılı Hamdi Efendi ile birlikte yapacaklardı, Elmalılı veya “Almalılı” bir İbrani adıdır ve çok yaygındır, ahfadının İbrani aslını tespit edebiliyoruz; Hamdi Elmalılı’nın eline geçen bazı çeviri denemelerini Elmalılı’nın “cezalet” açısından zayıf bulduğu muhkemdir. Bu sözcük, dilde kem küm ya da “gakguk” etmek için kullanılıyor. Öyledir, çeviri örnekleri kekemedir. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…