Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler
-
(Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu. Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti. … Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu. Hemen ona atladık. Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik. Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum! Sf.140. … Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…
-
(Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız. Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi. İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.) Sf. 135 “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…
-
(Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak. Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş. … Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek! … Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu! Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…
-
Dr. Bahaeddin Şakir ve Cemal Azmi de 17 Nisan 1922’de Berlin’de Hayriye Hanım’ın gözleri önünde vurulmuştur. Öldüren kişi Ermeni Arşavir Şıracıyan’dır. Sf. 116 Alıntı; Teşkilatın İki Silahşoru – Soner Yalçın, (Doğan Kitap, 17. Baskı Kasım 2004 – Sf. 116) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2006); Dr. Bahaeddin Şakir, Talat Paşa’nın hısımı, Namık Kemal’in akrabası.
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçıların kanlı hükümet darbesini anlatıyor;) “İstanbul’da çoğu kimse, İtalyanların Trablusgarp’taki katliamlarını değil, Şişli Camii önünde otomobiliyle bir Arnavut’a çarpan İtalyan elçisinin şoförünü konuşuyordu. Kader; İstanbul’daki ilk otomobil kazasını da bir İtalyan yapmıştı. … İttihat ve Terakki, dört yıllık iktidarını 16 Temmuz 1912’de muhaliflere bırakmış, muhalefete geçmişti. …muhalefet Arnavutluk’ta dağa çıkarak bizim hükümeti…
-
(Dede Yakup Cemil Trablusgarp günlerini anlatıyor;) İtalyanlara karşı savaşmak için İstanbul’dan, kızgın çöllere giden gönüllüler arasında ben de vardım. Kimler yoktu ki; Enver Bey, Mustafa Kemal, Fethi (Okyar) Bey, Rauf (Orbay) Bey, Sapancalı Hakkı, İzmitli Mümtaz, Ömer Naci, Abdülkadir, Cevad Abbas, Atıf, Süleyman Askerî, Doktor Refik (Saydam), Kuşçubaşızade Eşref, Afyonkarahisarlı Ali (Çetinkaya), Enver Beyin kardeşi…
-
İstanbul’daki büyük yangın, 23 Ağustos 1908 .. Sf. 66 … 31 Mart Ayaklanmasından bir gün sonra Adana’da Ermeniler isyan bayrağını açmışlardı. 17.000 Ermeni, 1.850 Türk hayatını kaybetmişti. İttihat ve Terakki Cemiyeti de, beni “müfettişi umumi” olarak Adana’ya gönderdi. Mutlak salahiyetli Divanıharp de bizimle beraber Adana’ya geldi. Sf. 70 Olaylar sonunda kurulan Divanıharp kararını verdi: 48…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 7 Temmuz 1908, Manastır’daki postaneden çıkan Müşir Şemsi Paşa… 10 Temmuzda, Saray’a sürekli jurnaller gönderen Manastır Topçu Alayı Müftüsü Mustafa Şevket Efendi, 17 Temmuzda, Zatışahane’nin fermanını okurken, Manastır Mıntıka Kumandanlığı erkânıharbiyesinden Osman Hidayet Paşa ve Cemiyet’e düşman oldukları bilinen, Debre Mutasarrıfı Hüsnü bey, Polis Müfettişi Sami, Avukat Sabri Efendi, Kanun (İnzibat)…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) “Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi. Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı. Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29 “25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı. Başlatılacak harekâtın…
-
… Erkânıharp Kâzım (Karabekir) Resneli Niyazi de bu merkeze bağlıydı. 1906’dan sonra oldukça ünlü isimler de Selanik’te teşkilata kaydoldu. Erkânıharp Kolağası (Önyüzbaşı) Mustafa Kemal (Atatürk), Erkânıharp Kolağası Ali Fuat (Cebesoy) gibi. Selanik ittihat ve Terakki’nin fikir gücünü, manastır ise vurucu gücünü oluşturuyordu. Selanik teşkilatının reisliğini Talat Bey, Manastır’ın liderliğini ise Enver Bey yapıyordu. Her ikisi…
-
Sapancalı Hakkı’yla Selanik’e gitmiştik. Tahlif (yemin) merasimi için geceyi beklemek gerekiyordu. Bekledik. Hava karardı. Namzet (aday) gözleri bağlı olarak arka sokaklardan yemin töreninin yapılacağı eve faytonla götürülürmüş; bana da aynen öyle yaptılar, gözlerimi bağladılar. Burada koluma arkadaşım Sapancalı Hakkı girdi. O bana kefil olmuştu. Sf.26 … yemin merasimine geçildi. “Yakup Cemil, sağ elini Kuranı Azimüşşan’a…
-
(Dipnot;) Thierry Zarcone adında Fransız tarihçi 1908-1918 dönemini “Mason Devlet” olarak nitelendirmektedir. Mason milletvekilli heyetleri Fransa, Macaristan ve İtalya’yı dolaşarak, Osmanlı İmparatorluğuna artık demokrasinin geldiğini ilan ediyor, lehte kamuoyu oluşturuyorlardı. Alıntı; Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı – Mustafa Armağan, (Ufuk Kitap, 2. Baskı Temmuz 2006 – Sf. 315) kitabından birebir alınmıştır.
-
(Abdülhamit); -Pekala. Fakat bu Yahudi’nin Hilâfet Makamında işi nedir? Karasso Türk Padişahına; -Efendimize yirmi beş milyona yaptıramadığımızı Cemiyete dört yüz bin liraya yaptırdık. Sf. 159 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hazine-i Hassa-i Şahanelerinin (Padişahın özel bütçesinin) ve Hazine-i Mâliyenin (Maliye bütçesinin) içinde bulunduğu sıkıntıları göz önüne alan Musevi Cemaati kulları, Hazine-i Hassa-i Şahaneye beş milyon ve Hazine-i Maliyelerine yirmi milyon, toplam yirmi beş milyon altın lirayı emirlerinize amade kılmışlardır. Efendimiz Hazretlerinin bu naçiz (küçük) yardımlarımıza bir karşılık ve lütuf olarak Filistin’de Yahudi kulları için gerekli…
-
Enver Paşa Mersinli Cemal Paşa’ya; “Bizim bütün günahımız Sultan Hamid’i anlamamak ve Siyonizm’e alet olmaktır.” Sf. 157, 158 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 157, 158) kitabından birebir alınmıştır.
-
Meşrik-i Âzamlık Mason Localarının birleştiği makam. 9.7.1909’da İskoç tarikatından gelen davetiye ile Galata’da Yahudi David Kohen’in yazıhanesinde toplanıp Türkiye Meşrik-i Âzamlığı’nın kurulmasına karar verilmiş, başına da Talat Bey Üstad-i Âzam olarak getirilmiştir. Sf. 126 Alıntı; Farmasonlar – Cevat Rifat Atilhan, (Aykurt Neşriyat 1963 – Sf. 126) kitabından birebir alınmıştır.
-
13 Ağustos 1911 İsviçre Bazel’de Siyonist Kongresinin reisi Bezirgân Wolkon konuşuyor; “ .. Yahudilere karşı büyük nefret izhar olunuyor. Tek ümidimiz Türkiye’dedir. Bir gün gelip de hâlimizde bir salâh görülecek olursa bunun Türkiye sâyesinde olacağına şüphe yoktur. .. Zâten Türkler öteden beri Yahudiler hakkında hayırhah davranmışlardır. .. Türkiye için yurtsuz Yahudiler kadar sadık muhacir bulunamaz.…
-
İlginçtir ki, 1908 yılındaki meclis idare heyetinde, gerek nüfusça gerek ekonomiye hâkimiyetlerine karşın kent yönetiminde Rum kesiminden temsilci yoktur. Buna karşın Yahudi cemaatinden Çelebon Beje’nin seçilmesi anlamlıdır. II. Meşrutiyet’ten itibaren Belediye Meclislerinde, Haim Beja Robeno, Haim Beja Sebatay, Bohor Danon ve Şmail Barsimento’nun görev aldığını görüyoruz. İlginç bir konu da Belediye örgüt yapısı içinde Yahudi…
-
Türk vatanperverlik ve milliyetçiliklerini ütopik Yahudi milliyetçilikleriyle birleştiren dindar Sabatayistler de mevcuttu. Şu husus ispat edilmiş bulunmaktadır ki İlk Jön Türk Hükümetinin üç Nazırından biri ve Jön Türk partisinin nüfuzlu şeflerinden Cavit Bey, dönme idi ve Karakaş zümresinin sinesinde de mühim derecede rol oynamıştır. Kendisi, bu zümrenin en mühim ailesi olan Ruso ailesine mensuptu. O…