Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: İttihat ve Terakki, Jöntürkler
-
(Belge; 50 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Aralık 1912 Tarihli Rapor.) Ermeniler Eski milletvekili, Taşnakların Van’daki lideri Vramyan (pasaporttaki adı: Gabriel’in oğlu Onik Ter-Dzakyan) bu günlerde Rusya’ya gitti. Ayrılmadan önce beni ziyaret etti ve bana şunları söyledi: “Ermeniler, artık kesinlikle Türklere güvenmiyorlar. Bir zamanlar inandığımız Türk…
-
(Belge; 46 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 30 Ağustos 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Bundan iki – üç yıl önce bütün Türk Ermenilerinin “Türk Meşrutiyeti”ne büyük ümit bağladıkları bilinmektedir. Ancak Meşrutiyet, onlara endişe ile hayal kırıklığından başka hiçbir şey getirmedi. Ermeniler, pratik insanlardır. Yeni rejimin kendileri için neredeyse…
-
(Belge; 43 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 20 Mayıs 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Ermenilerin Kürtleri, Kürtlerin de Ermenileri öldürdüklerine dair haberler gelmeye devam ediyor. Türkler tabiî ki de Kürtleri destekliyorlar. Hükümet ve fırka, asırlarca yan yana yaşamak zorunda kalacak iki halkı birleştirmek yerine kurnaz bir siyaset izleyerek…
-
(Belge; 42 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 7 Mayıs 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Taşnaklar ve Seçimler İttihat ve Terakki Fırkası ile ittifak kuran Taşnaklar, kendi adayları olan Vramyan’ın milletvekili seçilmesi için çok aktif çalıştılar ve çalışmaya da devam ediyorlar. Türkler, Kürtler ve Ermenilerin çoğu kendilerine karşı olmasına…
-
(Belge; 36 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 28 Şubat 1911 Tarihli Rapor.) Van vilayetindeki vaziyet gün geçtikçe kötüleşiyor ve bu durum ciddi bir şekilde kuşku uyandırıyor. Müslümanlar ile Ermeniler çoğunlukla Siirt ve Diyarbakır’dan getirilen silah ve mermileri tedarik ediyorlar. Bu günlerde Ermenilerden ziyade Türklerin daha çok silah…
-
(Belge; 31 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General- Kvartirmeysterna Gönderdiği 17 Aralık 1910 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Askerî yükümlülük konusuna da istisnasız olarak Ermenilerin hepsi olumsuz bakıyor. Bu konuyu görüştüğüm Ermeni papazlarının çoğu, Ermenilerin hiçbir zaman Türkiye’ye sadık askerler olamayacaklarını söyledi. Papazlardın birisi Rusya ile savaşılması durumunda Türkiye’den ziyade…
-
Belge; 29 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Ağustos 1909 Tarihli Rapor. GİZLİ. Yeni anayasal rejim halkın hayatında çok az yer alıyor. Bu rejimi yalnızca şehirlerde hissetmek mümkündür ki, o da ancak perişanlık ve düzensizlik olarak kendini gösteriyor. Köylerde ise Meşrutiyet’in ilânı hiçbir değişikliğe yol açmadı. Halk…
-
(Belge; 34 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhına Gönderdiği 20 Şubat 1911 Tarihli Rapor.) Son dönemde Türkler ile Ermeniler arasındaki münasebetlerin oldukça gerginleştiği görülmektedir. Vakitsiz sevinçler, yapmacık hayranlıklar ve riyakâr kucaklaşmaların zamanı geçmiştir. Artık ayrılma zamanı gelmiş ve sadece gevezelikle düzeltilemeyen asırlık düşmanlık, tekrar gün ışığına çıkmaktadır. Kolay paranın…
-
(Belge; 31 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General- Kvartirmeysterna Gönderdiği 17 Aralık 1910 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Bugünlerde Türkiye Ermenileri arasında görüş ayrılığı göze çarpmaktadır. Bir taraftan Taşnaksutyun Partisi’nin elebaşları Jön Türklerle arkadaşlık ediyor, genç Türkiye ile Meşrutiyet’e olan sadakatlerini göstermeye çalışıyor, diğer taraftan da bu kişiler, Ermenilerin büyük…
-
(Belge; 29 Erzurum’daki Rusya imparatorluğu Başkonsolosluğu Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Ağustos 1909 Tarihli Rapor. GİZLİ.) İçki içmemek, dürüst ve temiz olmak gibi İslamiyet’in en iyi taraflarını tamamen korumayı başaran ve hâlâ dindar olan halk, Avrupa medeniyetini üstün körü tanıyan, içkiye düşkün ve din adamları ile atalarına saygısızca davranan aydın…
-
Osmanlılarda zamanla iki cephenin kurulduğunu görüyoruz. Bunlardan biri yeniçeri-lonca esnafı-ulema’dan meydana gelen İslamcı halk cephesi, diğeri de Batıcı ya da yenilikçi taraftan bürokrat cephedir. s. 177 Yunan’ı yenerek Cumhuriyet’i bürokrat subaylar kurmuştur. Bunlar da devrim, yenilik, Batılılaşma diye Batı kapitalizminin üstyapı kurumlarını almaya devam etmişler, üretim güçlerini yeterince geliştirme yolunu bulamadıklarından devlet masrafları, değer yaratan…
-
Bir zamanlar Jön Türk hareketi vardı. Büyüğümsü bir çocuktum ben; ona da katılmıştım. Fakat bütün bunlarla düşüp kalktığım sıralarda, “Günün birinde Cumhuriyet ilân ederiz” gibi bir fikrin hiçbir ağızdan çıktığını duymadım. Jön Türkler arasında Cumhuriyet diye bir şey söz konusu değildi. Jön Türklerin tek ideali vardı: Kanuni esasî (Anayasa) ve meşrutiyet… İdarî nitelikte sayılabilecek bir…
-
Türkiye’de devletçilik yoluyla da belki ilkel bir birikim söz konusu edilebilir. Bu, devletin el koyduğu artık üründen özel kişilere yapılan servet transferidir. Yeni bir iç yağma ya da talanla bu olmuştur. Servetler bu iki işlemle adeta kapılmıştır. s. 113, 114 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 2. Baskı…
-
Tanzimat ve Meşrutiyet bürokratı, Osmanlı mülkiyet sistemini değiştirmiş, âyan ve bürokratın serveti müsadere edilemez olmuştu. Ve miri topraklar üzerinde âyan ya da eşrafın fiili tasarrufu, köylüler aleyhine, mülkiyete dönüşüyordu. Bu arada bürokrat kendine has yollardan servet sahibi olabiliyordu. Suyun başında idi. İmparatorluk sadece dıştan paylaşılmıyordu; içerden de paylaşılıyordu! s. 104 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması –…
-
İttihatçılar devrim ya da ıslahat olarak başka neler yapıyordu? Kadınlara hürriyet, şefkat, “kadınlı erkekli müsamereler”, şapka ve harf devrimi için hazırlıklar. Kooperatifçilik ve yerli malı kullanma propagandaları. s. 94 Yahya Kemal şöyle yazıyor (o sırada Paris’tedir): “Cemal Bey’in (Paşa) Üsküdar Mutasarrıfı olduğunu, orada entari ile gezmeyi kaldırdığını, Meşrutiyetin ilk ıslahatından biri olarak işittim.” Şüphesiz bu…
-
İşte bu durumda, 1917 yılında 4 milyon lira itibari sermaye ile İtibari Millî Bankası kuruldu. Bir kanunla, Ergani bakır madenlerinin işletilmesi ve Ergani’den sahile yapılacak demiryolu hattının imtiyazı bankaya verildi. (Burhan Ulutan, Bankacılığın Tekâmülü). İlginç olan yön şudur: a)Yarısı ödenen sermayenin mühim bir kısmı hükümete aitti. b)Bankanın kurucuları o dönemin nüfuzlu şahsiyetleri, devlet adamlarıydı. Demek…
-
İttihat ve Terakki idaresi, özellikle yabancı sermayeye ait şirketlerde 1908 yılında yer alan grevleri zaman zaman asker ve polisle zorla bastırmıştı. Yabancı sermayenin zoruyla meşhur “Tatili Eşkâl Kanunu” çıkarılmıştı. (1) s. 92 Gerçekten de adamları ve akrabalarıyla bunu da bir derecede başardılar. İttihat ve Terakki için anlamlı bir adı, Yahya Kemal koymuştur. Bu ad “İktidar…
-
İttihat ve Terakkinin genellikle on dokuzuncu yüzyıl Osmanlı bürokratlarına has diğer bir yanına işaret etmek gerekir. Bunlar da “devleti kurtarmak” iddiası ile iktidara geldikten sonra nüfuz ticareti ve nepotizm yanında, emperyalist-levanten-bürokrat işbirliğine girmiş ve bunu yürütmüşlerdi. İngilizler yerine kısmen Cermen kapitalistleri ikame etmek neticeyi değiştirmezdi. s. 92 Alıntı; Batılılaşma ve Düzenin Yabancılaşması – İdris Küçükömer,…
-
1908 Meşrutiyeti ile İttihat ve Terakki Cemiyeti, imparatorluğa hâkim olmuştu. Devlet cemiyetin eline geçmişti. Fakat Osmanlı Devleti’ni ele geçirmek, toplumu ele geçirmek değildi. Oysa onlar toplumu, daha doğrusu halkı elde edeceklerine, devleti elde etmek istemekteydiler ve bu yoldan elde edilen ya da kapılan devlet, kurtarılabilir sanılıyordu. Devletin toplumda (hiç değilse bazı sınıflarla) organik bütünlüğü olmaksızın…
-
SOL YAN SAĞ YAN Yeniçeri-esnaf-ulema birliğinden gelen Doğucu-İslamcı halk cephesine dayanan: Batıcı-laik bürokratik geleneği temsil eden: Jön Türklerin Prens Sabahattin Kanadı Hürriyet Ve İtilaf Jön Türklerin Terakki Ve İttihat Kanadı İttihat Ve Terakki (Önce cemiyet, sonra fırka) İkinci Grup; (Birinci Büyük Millet Meclis’inde Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nde) Birinci Grup; (Birinci Büyük Millet Meclisi’nde Müdafaa-i…