Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kuantum

  • Varlık tümüyle maddenin farklı türden açılımlarıdır. Örneğin materyalist diyalektik jargonda tinsellik, maddenin türevi olarak yorumlanır. Bu madde, maddeye dair hüküm verebilen zihinden bağımsız dışsal bir gerçekliktir. Bu dışsal gerçeklik, zihne “tümüyle” kendini açar. Bilimsel ilerleme bu anlamda, maddenin doğasının ve hareketinin bilinir kılınması süreci olarak -eninde sonunda- nedensel açıklamaya kendini teslim eder. Sf. 50 Alıntı;…

  • Doğanın birbirine indirgenemeyen ancak birbirine bağımlı iki yüzü vardır. Bunlardan bi­rincisi parçacık, diğeri dalgadır. Doğa, sonsuza değin bölünebilir değildir; bir takım temel parçacıklardan müteşekkildir. Sf. 37 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 37) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elektronlar bir dış yörüngeden bir iç yörüngeye geçmek için foton alırlar; iç yörüngeden bir dış yörüngeye geçmek için de foton salınımı (radyasyon) yaparlar. Sf. 31 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Evrenin başlangıcından beri yeterince zaman geçtiği hâlde bu yok edici senaryonun niçin gerçekleşmediği klasik mekaniğin yanıtlaması gereken önemli bir sorundur. Yanıt belki şudur: Evren, şimdiye kadar kendi üzerine çökmediğine göre, atomlar kendileri olarak kalmaya devam ediyor olabilirler. Belki de şudur: Elektronların hem salınım yapmasına izin veren hem de çekirdeğe düşmelerini önleyen başka bir model vardır…

  • Bu modelde elektronlar kapalı bir yörünge çizerler; yani düz bir çizgi üzerinde yol almazlar. “Bir eğri üzerinde yol alan cismin hızının büyüklüğü sabit bile olsa, cismin hareketi ivmeli bir harekettir.” Bu durumda elektronların ışıma yapmaları gerekir. Işıma, elektronların enerjilerinin bir kısmını azaltır. Azalan elektron enerjisi, atomun da enerjisinin azalması anlamına gelir. Elektronların enerjisi, yörüngelerinin yarıçaplarıyla…

  • Einstein’ın çözüm önerisi, ışığın birimler hâlinde olan fotonlardan oluştuğunu, dolayısıyla elektromanyetik alanların da tamamıyla fotonlardan oluşmuş olacağını bildirir. Sf. 24 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 24) kitabından birebir alınmıştır.

  • Işıklı parçacıklar, frekanslarıyla orantılı olarak enerji taşır ve bu enerji metallerdeki elektronlara aktarılır. Işığın etkisiyle metalden kopan elektronun enerjisi, ışığın şiddetine değil frekansına bağlıdır. Işığın frekansına bağlı olarak metal yüzeyden kopan elektronun hızı, kuantal paketçiğin enerjisine yani frekansına bağlıdır. Sf. 24 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012…

  • Fotoelektrik etki olayı şöyledir: Vakumlu ortamda ışık göndererek metallerden elektron sökülebilmekte, elektrik akımı iletilebilmektedir. Metallerden bu şekilde elektron koparma olayına fotoelektrik etki denir. Metalin ısındığını, metalden dışarı verilen ısıyı hissettiğimizde anlarız. “Lenard tarafından titizlikle yürütülen deneyler, kopan elektronların enerjisinin, ışığın şiddetine değil frekansına (dalga boyuna) bağlı olduğunu göstermiştir.” Sf. 23 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin…

  • Planck sabiti, enerji ile frekans arasında bir (doğru) orantı olduğunu bildirmektedir. Kuantum, eneğinin en küçük parçasına; kuanta, en düşük enerji alma ve verme aralığına gönderme yapar. Sf. 19 Alıntı; Kuantum Felsefesi (Postmodern Bilimin Doğuşu) – Şevki Işıklı, (Birleşik Yayınları, 1. Baskı 2012 – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • Aslına bakılırsa, atom-altı kuantum etkileri ile büyük ölçekli makro sistemler arasındaki boşluk kapatılamayacak kadar büyüktür. Colorado Üniversitesi parçacık fizikçilerinden Victor Stenger Bilinçdışı Kuantum adlı kitabında, bir sistemin kuantum mekaniğine göre tanımlanması için sistemin tipik kütlesinin (m), hızının (v) ve mesafesinin (d) Planck sabiti (h) kertesinde olması gerektiğini ortaya koyar; “Eğer mvd değeri h’den çok daha…

  • Heisenberg’in bir parçacığın konumu ne kadar kesin bilinirse, hızının o ölçüde belirsizleşeceğini ve bunun tersinin de geçerli olduğunu öngören belirsizlik ilkesi. Sf. 196 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 196) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kraliyet Derneğinde araştırmacı olarak çalışan Sheldrake kitabında ve Geçmişin Varlığı adlı en popüler kitabında, biçimsel rezonansı “organizmalar arasında gizemli, telepati tarzına karşılıklı bağlantılar ve canlı türleri içinde kolektif bellekler fikri” diye açıklar. Sf. 190 “Görme yetisi iki yönlü bir süreci, ışığın içeriye doğru akışını ve zihinsel görüntülerin dışarıya doğru yansıyışını kapsıyor olabilir,” diye belirtir. Sf.…

  • Kuantum bilinci. Atom-altı parçacıkların davranışlarını kuantum mekaniği çerçevesinde incelemek, Einstein’ın uzaktan gizemli etki diye adlandırdığı olguyu karşımıza çıkarır; bu olguda bir parçacığın bir konumda gözlemlenişi, Einstein’ın ışık hızının üst sınırı kuralına açıkça ters düşecek şekilde, (teorik olarak başka bir galakside bulunabilecek) başka bir konumdaki ilgili bir parçacığı ânında etkiler. Bazı bilimcilere göre, bundan çıkan sonuç…

  • Evrim teorisi, basit ve net bir esasa, en uyumlu olanın hayatta kalması ilkesine dayanır. Oysa görelilik kuramı ve kuantum mekaniği bir şeyin yoktan var olabileceğini, zamanın ve uzayın bükülebileceğini ya da bir kedinin aynı anda hem hayatta hem de ölü olabileceğini savunur. Sağduyumuzla dalga geçmesine rağmen kimse masum ilkokul çocuklarını bu rezil fikirlerden korumaya çalışmıyor.…

  • Kuantum uyarlaması yapılan ilk kuvvet elektromanyetizma olmuştur. Kuantum elektrodinamiği veya kısaca KED denilen elektromanyetik alanın kuantum kuramı, 1940’larda Richard Feynman ve diğerleri tarafından geliştirildi ve bütün “kuantum alan” kuramlarına model oluşturdu. Belirtmiş olduğumuz gibi, klasik kuramlarda, kuvvetler, alanlar tarafından aktarılırlar. Ancak “kuantum alan” kuramlarında, kuvvet alanları, bozon denilen çeşitli temel parçacıklardan oluşmuştur; bozonlar kuvvet taşır,…

  • Ancak kuantum parçacıklarının kaynaktan ekrana giderken kesin bir yol izledikleri söylenemez. Gözlem yaparak bir bucky topunun (mıknatıslı toplar) yerini saptayabiliriz, ancak gözlemlerimizin arasında parçacık bütün yolları birden kullanır. Kuantum fiziğine göre; şimdinin gözlemi ne kadar mükemmel olursa olsun, (gözlemlenmeyen) geçmiş, tıpkı gelecek gibi, belirsizdir ve yalnızca olasılıklar yelpazesi olarak mevcuttur. Kuantum fiziğine göre, evrenin tek…

  • Feynman’ın kuantum fiziğine yaklaşımı hakkında biraz bilgilendiğimize göre, daha sonra kullanacağımız bir başka temel kuantum ilkesini inceleyelim; bu ilkeye göre bir sistemi gözlemlemek, onun hareket biçimini değiştirir. Çenesine hardal bulaşmış şefimizi hiç ses çıkarmadan, karışmadan izlediğimiz gibi, bir sistemi izleyemez miyiz? Hayır. Kuantum fiziğine göre bir şeyi “sadece” gözlemleyemezsiniz. Gözlem yapabilmek için, gözlemlediğiniz nesneyle etkileşmek…

  • Kuantum fiziği, doğanın yasalarla yönetildiği düşüncesini yıkmaya çalışıyor gibi görünebilir, ama durum bu değildir. Tersine yeni bir determinizm anlayışını kabul etmemiz için bize yol gösterir: Doğanın yasaları belirli bir sistem için kesin bir geçmiş ve gelecek saptamak yerine, farklı geçmiş ve gelecek olasılıkları saptar. Bu bazılarının hoşuna gitmese de, bilim insanları kendi önyargılı düşüncelerini değil,…

  • Hızı ne kadar kesin ölçerseniz, konumu o kadar az kesin ölçersiniz veya tam tersi. Örneğin, konumdaki belirsizliği yarıya indirdiğinizde, hızın belirsizliğini ikiye katlamış olursunuz. Sf. 63 Alıntı; Büyük Tasarım – Stephen Hawking ve Leonard Mlodinow, Ç; Selma Öğünç, (Doğan Kitap,  14. Baskı Nisan 2015 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Rezonans, birbirlerini tanımayan ve görünürde bir ilişkileri de söz konusu olmayan kişiler arasında da meydana gelebilir. İngiliz Biyolog Rupert Sheldrake, yazılı ve sözlü olarak ifade edilen kelimelerin, bizimle ilgisi bulunmayan diğer insanları nasıl etkiledikleri hakkında, ilginç bir örnek verir. “Biçimsel rezonans” adı verilen bu teoriye göre, bir kişi bir takım yeni düşünceler üretirse, bu kişinin…