Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Kültür
-
Siranüş Simoni Tütüncüyan’ın Tanıklığı (D. 1906, Van) “Evimiz iki katlıydı. Her kat 5-6 metre yüksekliğindeydi. Dam düzdü; üstüne kayısı sererdik; kayısının rengi sarı gökyakut rengine çaldığında ağzına koysan dilinin üstünde erirdi. Birinci katta ekmek deposu vardı. Ekmeği iki haftada bir pişirirlerdi. Bitişiğinde kiler vardı. Sırlı kapların içinde yiyecekler muhafaza edilirdi. Üzümü ise asardık. Karşısında mavi…
-
Ağasi Garegini Kankanyan’ın Tanıklığı (D. 1904, Van) “Babam oyma ustası-zanaatkârdı. Yeteneğiyle ün salmıştı. Sipariş veren kişiyi karşısına oturtup gümüş kutu üzerine onun resmini yapabilirdi. Annem, Van Sandukhtyan-Maryamyan Ortaokulu’nda öğretmendi. Van’ın ilk bayan öğretmenlerindendi”. Sf. 201 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge…
-
Manvel Marutyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Van, Berdaşen Köyü) “Annem Fransızca bilirdi. Sesi güzeldi. Bizim Van’ın güzel şarkıları vardı; o şarkıları Komitas yazıya döktü ve Şahmuradyan söyledi. “Dile Yaman”,”Vardın i Batsvi”, “Mokats Mirzari’, “Aleksiyanos”, vs. Van’da dört sesli bir koromuz vardı.” Sf. 197 “Babamın beş erkek kardeşi de kumaş tüccarıydı. Erciş’te büyük bir mağazaları vardı. Babam…
-
Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) Bizim Varaga Dağı’nın yamacı Van Dağı’nın zirvesindeydi. O dağın kolu aşamalı olarak alçalarak Van gölüne girer. Ermenistan’ın en iyi elması Artamet elmasıdır. Varaga Dağı’nın yamacında gece mum gibi, ışık gibi yanan bir çiçek vardı. Kopartmak için yaklaştığında artık ışık vermezdi. O çiçeğe “siradeğ” “aşk ilacı”…
-
Himavak Boyacıyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Bitlis, Khaltik Köyü) “Köyümüz ormanlarla çevriliydi. Yalnız Haç Ormanı’nda ağaç kesmeyi günah sayarlardı. Diğer ormanlarda ağaç keserlerdi. Köyümüz dağın eteklerindeydi. Köyümüzde dokuz doğal kaynak bulunurdu. Sulu tarım için elverişli şartlar yaratan iki deremiz vardı. Köyümüzde 550 Ermeni aile yaşıyordu. Her bir aile 6-7 kişiden oluşurdu; demek ki, yaklaşık 3.000 Ermeni…
-
Şoğer Abrahami Tonoyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Muş, Vardenis Köyü) “Yaşadığımız ev büyüktü. Bahçemiz yoktu. Evimizde özel bir yer vardı; orda katlanmış yatakları üst üste yığarlardı, yataklar tavana yaklaşırdı. Karyola yoktu. Karanlık bir dünyaydı. Koyun, inek, manda, kısrak beslerdik. Buğday, mercimek, keten ekerdik. On iki mandamız, sekiz ineğimiz, iki yüz koyunumuz vardı. Sabanımız vardı. Beş-altı ev…
-
(Belge 6; V. T. Maevskiy, Van Vilayeti. Askerî-İstatistikî Tasvir, Kafkasya Askerî Bölge Karargâhının Yayını, Tiflis 1901 – Etnografik Deneme – Ermeniler.) Ermeniler, tasarruf yapmak konusunda istisnai ve olağanüstü bir yeteneğe sahiptirler. Öyle ki günlük ihtiyaçlarını minimum düzeye indirmeyi her zaman başarmışlardır. Yeme-içme, giyim-kuşam ve eğlence konularında yeterli servete sahip olsalar bile aşırılığa kaçmaz ve çok…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Muş’a yeni atanan mutasarrıf konuyla ilgili şöyle konuşmuştu: “Buradaki Ermenilerin nasıl bir halk olduğunu anlayamıyorum. Her şeyden şikâyetçiler. Sadece Kürtlerle Türk yöneticilerinden şikâyetçi olsalar, bunu anlarım, ancak onlar birbirlerine karşı da neredeyse bıçakla saldırıyorlar.” Tarihleri, kendi aralarındaki kavgalara dair örneklerle dolu. Ermeni yazarları…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Ermenilerin ahlakî özelliklerinden, sağlam aile yapılarından, eğitime olan heveslerinden, dindarlıklarından ve vatanseverliklerinden övgüyle bahsedilmektedir. Seyyahların notlarında Ermenilerin sağlam aile yapılarını anlatan çok sayıda örnek mevcuttur. Sf. 71, 72 Alıntı; Türkiye’de Ermeni Meselesi (Rus Genelkurmay Başkanlığı Belgeleri) – Hazırlayan; Mihail Bashanov, Çeviren; İlyas Kemaloğlu (Kamalov), (Türk…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) İneklerle mandalardan ise daha çok iş gücü olarak yararlanılıyor. Onların sütünden daha az istifade ediliyor. En fazla ise keçi sütü tercih ediliyor. Yaz aylarında otlar o kadar besleyicidir ki, gündüz sağılan bir keçinin sütünden iki tabak yoğurt elde ediliyordu. Süt ürünleri ve sütten…
-
Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Köylülerin kıyafetleri konusunda Ermenileri Türklerden ve Kürtlerden ayıran fark daha da azdır. Bölgeye ve döneme göre erkekler, ayaklarına kadar uzanan uzun gömlek veya cüppe, geniş şalvar ve kısa mont giyiyorlar. Seyyahlar, Bitlis ve Muş vadisindeki köylerin büyük bir kısmında yaşayan Ermenilerin Kürt millî…
-
Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu” Küçük Asya (1) bölgesi bu dönemde ekonomik kriz yaşıyor, ülkenin sivil yönetimi, özellikle de adlî yapı çok kötü durumda bulunuyordu. Konsoloslar, adlî müesseselerin prestijinin bu kadar düştüğü ve adlî personelin de bu kadar ahlaksız ve satılık olduğu başka bir dönemin muhtemelen olmadığını kaydetmektedirler:…
-
(Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Ermeniler, yalnızca maddî imkânlarını daha da arttırmaya çalışıyor ve bırakın hâkim Müslüman çevrelere zarar vermeyi, onlara faydalı bile oluyorlardı. Çünkü Müslümanlar ticaret ve sanayi gibi alanlara ilgi duymuyor ve bu alanlarda faaliyette bulunmuyorlardı. Türkler de onlara “bizim cici Hristiyan evlatlarımız” diyorlardı. Ermenilerin Kürtlere…
-
Halk inançları bakımından Zazalar, Türk toplulukları ile büyük benzerlikler gösterirler. Esasen Zazaların Türklüğü hususunda en önemli delillerden biri de budur. Bunlardan bir kısmı, Yaşar Kalafat tarafından Bingöl Zazaları arasında tespit edilmiştir: Gece tırnak kesmemek, Eşiğe oturmamak, Çocuğun üzerinden atlamamak, Çocuğun üzerinden bir defa atlanılmış ise tekrar bir defa daha atlamak; aksi halde çocuğun boyunun kısa…
-
Zazalarda da bekâret bezi geleneği vardır. Zazalarda tek kadınla evlilik yaygındır. Boşanma yoktur ve kadınlara büyük saygı gösterilir. Bütün bunlar Orta Asya Türk âdetleri ile yakından alâkalıdır. ABD Harput Konsolosluğu tarafından 10.02.1908 tarihinde hazırlanan raporda Dersim’de boşanmaya müsaade olmadığı bildirilmiştir. Sf. 190 Alıntı; Zazalar ve Türklük (Koç Heykelli Mezarların İzinde) – Ali Rıza Özdemir, (Kripto…
-
Dersim sancağında yaşayan insanların giyim ve kuşamları hakkında H.1310 tarihli Ma’muretü’l Aziz salnamesinde (Elazığ yıllığı) yer alan şu bilgiler oldukça önemlidir: “… Dersim ahalisi ekseriyetle başlarına beyaz veyahut siyah sivri keçe külah geçirir ve üzerine ipekten mensuc siyah puşi veyahut yazma sararlar. Derece-i iktidarlarına göre beyaz bezden yahut yünden şalvar ve arkalarına şabık tabir oluna…
-
Dersim’de, bilhassa Dujik taraflarında çok sayıda Ermeni yaşar. Tamamen özgür ve her türlü vergiden muaf olan bu Ermeniler, Mirakyanlar olarak bilinirler. Nüfusları 7.000 kişiyi bulan Mirakyanlar savaş sırasında, her zaman hazır bekleyen, 3.000 kadar cesur, Kürtler gibi savaş deneyimi olan askere sahiptir. Sf. 131 Kadınlar erkeklerle aynı sofraya oturmaya yeltenmezler, “Yakışık almaz, kadınlar ve kızlar…
-
Dersimliler vicdanlı, merhametli, vazifelerine çok bağlı insanlardır. Güçsüze yardım etmek, fakire acımak, aç olanı doyurmak, üstü başı olmayanı giydirmek ve düşmanı affetmek veya cezalandırmak sevaptır. Sf. 129 Zaman zaman sevdiği kız yüzünden başı belada olan sevgililer olur; çeşidi dini veya siyasi aşılmaz engeller karşısında sevdikleri kızla evlenemez, bu nedenle kaçmak zorunda kalır ve Dersim’e sığınırlar.…
-
Peri’deki tüm zanaatlar, sanat, tüccarlık ve benzeri bütün işler Ermenilerin elindedir. Türk ve Kürtler bu işlerle, yani ticaretle uğraşmazlar (hele Kürtler için bu mucize olurdu); uğraşanı da, genellikle soğan ve sarımsak satar veya helvacı ya da paçacı olur. Eğitim ve gelişmişlikte de yine Ermeniler birinci sıradadır. Ermeniler, genelde bulundukları yerin eğitim düzeyine göre bilgili, akıllı,…
-
Kazasız belasız ulaşamayacağımıza dair bende korku dolu bir önsezi oluştu. Vartan bana, yanımda kıymetli evrak veya para varsa Marhatun’a vermemi hatırlattı; çünkü Dersimli haydutlar kadınlara tepeden tırnağa altın veya elmasla dahi olsalar yanaşmazlardı. Sf. 62 Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan, (Aras Yayıncılık, Kasım 2012, Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU…