Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- NURİ DERSİMİ, “MİLLETLER CEMİYETİ UMUMİ KÂTİPLİĞİNE” BAŞVURUDA BULUNDU
- DERSİMLİLER LİDERLERİNİ PUSUYA DÜŞÜRÜP ÖLDÜRMÜŞLER
- DERSİM’DEKİ İLK ASKERİ BİRLİĞİN KOMUTANI ELAZIĞ’IN MIĞI KÖYÜNDEN VE ALEVİ
- DERSİM HAREKÂTI NEDEN 1937 YILINDA YAPILDI
- “CUMHURİYETİN KAHREDİCİ ORDULARI TARAFINDAN MAHVEDİLECEKSİNİZ”
about
Kategori: Kültür
-
Şam sokaklarında sürü sürü keçiler gezer. Her birinin memesinde beşer altışar okka sütü vardır. Tulum gibi sarkıp gezer. Sahibi (Halebüssisül asfar?) diye süt satar. Süt isteyene hemen sağıp verir. Fazlasını yine keçiye verir. Daha Şam’da ne garip şeyler vardır. Defterdar- zâde Mehmed Paşa Vâli iken yaptığı nüfus yazımında 600 bin adam yazılmıştır. Böyle bir adam…
-
Yiyecek ve içecek pazarlarından meyhane, bozahâne gibi yerler ayrı bir semtte kurulmuş olup acâip ve garip seyredilecek yerlerdir. Bütün kefere ve sapıklar buralarda mevcut olup toplam üç yüz kırk aded meyhâne vardır. Her birine yüzer, iki yüzer atlı yolcular konup, içip göçerler, misafir olurlar, dinlenirler. Hem hândırlar, hem meyhânedirler. Ev sahibi kefereler hayâsızca şarap satıp,…
-
Şahlarının ölüsünü yerler. Ateş yaksalar ateşe taparlar. Onun için ölülerini ateşte yakarlar. Ama bunların bir iyi halleri var: Asla yalan söylemezler, yalan nedir bilmezler. Zina, .livata … nedir hiç bilmezler. Bütün kadınları yüzleri açık gezerler. Erkekleri ne kadar çirkinse kadınları o kadar güzeldir. s. 504 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya…
-
Hatta bir gün Muncak Şah’ın bir oğlu ölmüş onu ateşte kebap ederek yağını ve kanını akıttıktan sonra yemişler. Hem güle oynaya yemişler. Hâkim geçerken beni de sofraya çağırıp: «Gel padişahımın oğlundan sen de yemiş ol» dediler. «Ya adam eti yenir mi?» dedim. Onlar da «Bah yenir, ya biz onun etini yiyoruz ki canı birimizin canına…
-
Kalmuk Kavminin Garip İşi: Bazı Kalmuklar iki yüz ve üç yüz yaşına varıncaya kadar yaşarlar. Kuvvetleri kesilip elden ayaktan düşünce, akrabaları bunu gezdirmekten bıkarlar. İki semiz domuzun kuyruğunu pişirip adamın ağzına birbiri ardı sıra sokarlar ve öldürürler. Şehit oldu derler… Hepsi birbirlerini yerler. Ama kur’aya göre amel edip birbirlerinin leşini ölünce yerler. s. 504 Alıntı;…
-
Kalmuk kavmi Hulûlî mezhep (ruhların birinden birine geçtiğine inanma) oldukları için ölümden korkmazlar, «ölürsem ruhum filan kadının karnındaki filana canım girer veyahut karımın karnına canım girip yine dünyaya gelirim,» diye ölümden korkmazlar. s. 503, 504 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu Evliya Çelebi, Sadeleştiren; Tevfik Temelkuran ve Necati Aktaş, Hazırlayan; Mümin Çevik,…
-
Bu Vadilerde tuz madeni olmadığı için gözleri gayet küçüktür. Ama batıdan doğuyu seçerler. Sanki gözleri dürbün aynasıdır. Ama beş on adım yerden bakan adam Kalmuğun gözleri gibi yoktur zanneder. Anadan doğdukları zaman bazısının gözleri köpek gibi bir hafta sonra açılır. Bazısının gözleri açılmayıp ustura ile gözlerini kesip açarlar ve tuz sürerler. Bu kavmin başları Adana…
-
Buralarda hiç gıybet, kötülük, gevezelik, sövme kötü düşünce, kibir, kin ve düşmanlık yoktur. Ama başka kavimlere düşmanlık ederler. Üzerlerine gidip mallarını yağmalarlar. Bütün Kalmuk kavmi on iki padişahlıktır. Her biri beşer, altışar yüz bin adama sahiptir. Hepsinin dilleri birbirlerine başka olup on iki dilleri olduğu inşallah yerleriyle birlikte yazılacaktır. Karanlık dünyaya varınca dünyayı sarmış çeşitli…
-
Ama Tatar kavmi ömürleri boyunca su içmek ve yemek yemek nedir bilmezler. Eğer ekmek yeyip su içerlerse hemen o saat ölürler. Devamlı at sütü, deve sütü, boza ve talkan içerler. At sütüne kımız derler. Deve ve sığır, at, koyun keçi, domuz, yaban devesi, yaban atı, yaban mandası ve yaban eşeği yerler. Yaban sığırını tutup arabaya…
-
Bu Saray Tatarlarının çeşitli lisanları vardır. Birbirlerinin lisanlarını tercüman ile anlarlar. Bu Tatar kavminde asla dedikodu, kötülük, yalan ve iftira yoktur. Yalan, bir insandan yahut hâkimden korkunca söylenir. Bunlar ise asla bir kimseden korkmaz ve çekinmezler. Onun için yalanı seçmezler ve yalan nedir bilmezler. Sf. 480 Alıntı; Evliya Çelebi Seyahatnamesi VII – Mehmet Zilli Oğlu…
-
Çerkezlerin Âyini: Yemeğe başlarken ağaç sofraları meydana getirirler. Bir bal mumu yakarlar. Herkes balmumuna bir kere «Dânü dânü Mâmelük» deyip muma tapınır. Ondan sonra yemek yemeğe başlarlar. Yine yemekten sonra muma öyle deyip sofrayı kaldırırlar. Bir garip âdettir. s. 420 Bu Çerkez kavmine kâfir desek o an aman zaman dinlemeden adamı öldürüverirler. «Lâilaheillallah» derler ama…
-
Özdemir oğlu Osman Paşa atları soylu diye beş baş Çerkez esirine bir at alırlar ve verirler. Ama gayet hırsız kavimdirler. Hani bu diyarda hırsızlık etmeyenlere «yiğit değildir» diye kız vermezler. Onun için gece olunca siyah elbiseler giyip hırsızlığa giderler. Kızları, oğlanları, hatta kart adamları bile evde, dağda, tarlada bulduklarını alıp sağ salim köyüne dönerse kurtulur.…
-
Van’ın azil kabul etmeyen idare merkezleri; Hükümet benderi Hakkâri: Van’ın kıble tarafında Vustan, Şatak, Eşir Çolemerek kalelerinden ibaret bir hanlıktır. Kırk yedi bin askere sahiptir. Hepsi tıraşlı, heybetli, korkunç görünüşlü yiğit kimselerdir. Sadece çenelerinde Felemenkliler gibi azıcık sakalları vardır. Brabaş, Potkali, Ahmalıh Kazağı gibi, alınlarında saçları bulunur. Başları kazan kadar vardır. Çoğunun kulakları halkalıdır. Her…
-
Kadınlarının elbiseleri topuklarına iner. Tam bir sene karınlarında çocuğu taşımayınca doğurmazlar. Çocuklarına önce siyah köpek sütü verirler. Bunların ülkelerinde bir köpeğe bir taş atsan, o taşı atana aman zaman vermeyip öldürürler. Zira büyük küçük hepsinin de evlerinde beşer onar köpekleri vardır. Yemeği önce köpeğe verirler. Onu doyurduktan sonra kendileri yerler. Köpekleri ile birlikte yatarlar. Bin…
-
Eyüb hamamı hastalara, Ayasofya hamamı büyük şeyhlere, Sofular hamamı: sofulara, Azablar hamamı azablara, Bostan hamamı bostancılara, Cuma pazarı hamamı pazarcılara, Çukur hamamı mülhidlere, Çinili hamam nakkaşlara, Koca Mehmed Paşa hamamı yeniçerilere, Irgat hamamı ırgadlara, Cerrah Paşa hamamı hekimlere, Aksaray hamamı saraylılara, Sicanlı hamam zencilere, Sultan Bayezid hamamı velîlere, Alaca hamamı delilere, Sırt hamamı hamallara, Sultan…
-
İnalcık’a göre, “Osmanlı istilasının mahiyet ve esprisine ait eski kanaatlerde bir hayli değişiklik yapmak ve bilhassa bu istilayı bir haçlı seferi mistiği içinde Hıristiyanlık dinini ve Hristiyanları yok etmek için harekete geçmiş bir taassup dalgası halinde görmekten vazgeçmek lazımdır. Hakikaten, elde mevcut arşiv vesikaları, Arnavutluk için olduğu kadar, fethe ait bir tarihe ait olmadıkları halde…
-
İttihatçılar devrim ya da ıslahat olarak başka neler yapıyordu? Kadınlara hürriyet, şefkat, “kadınlı erkekli müsamereler”, şapka ve harf devrimi için hazırlıklar. Kooperatifçilik ve yerli malı kullanma propagandaları. s. 94 Yahya Kemal şöyle yazıyor (o sırada Paris’tedir): “Cemal Bey’in (Paşa) Üsküdar Mutasarrıfı olduğunu, orada entari ile gezmeyi kaldırdığını, Meşrutiyetin ilk ıslahatından biri olarak işittim.” Şüphesiz bu…
-
Weir, “müşrik Araplarda kadının vaziyeti, bazı bakımlardan, İslamiyet’tekinden daha serbest idi” bilgisini veriyor ve “tesettür de meçhul idi” notunu ekliyor. İslam, Cahiliye’yi atlayarak, tesettürü Yahudilikten almıştı ve Weir yine, “şeriatın nikâh meselesinde en kötü hükümlerinden biri olan hülle, cahiliye devrinde bilinmiyordu” demektedir ki İslam’da, cahiliyeye göre yapılan eklemelerin, tamamının “ileriye” dönük olmadığını görebiliyoruz. Ancak Yahudilik…
-
Yahudi him’ler yazıyorlardı; tepki çekmesi kaçınılmazdır. Bu çekişmeden ise bu zenginlik döneminde, Osmanlı kadın-elitlerinin İspanya’dan gelenleri kıskandıracak türde giyindiklerini ve Osmanlı toplumunda, erotik şiirler yazılıp okunduğunu çıkarıyoruz. Demek ol tarihte Osmanlı bir başkadır; muhafazakârlığın daha sonra geldiğine hükmetmek zorundayız. Sf. 78 Alıntı; Tekelistan I (İsimlerin İbranileştirilmesi) – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları, 2. Basım Kasım 2006…
-
İstanbul’umuzun pek müstekreh bir (kerih, nefret edilecek) âdeti vardır. Erkeklerin vapurda, köprüde, çarşıda, sokakta, mesirelerde tesadüf ettikleri İslam kadınlarına edepsizcesine laf atmaları. Buna bazı ihtiyar kadınların biraz hüsnü tabiata delalet edecek derecede güzel giyinmiş hanımlarımıza karşı lisanlarıyla ve hatta bazen elleriyle tecavüz etmelerini de ilave edebiliriz. İstanbul Muhafızı olduğum sıra duçar-ı tecavüz olan bir kaç…