Kategori: Kürtler
-
Şiddetin bu kadar yoğun ve ayrımsız denebilecek dozajda uygulanmasının iki temel sonucu görünüyor; birincisi, Türkiye’de yaşayan insanlar, giderek küçülüyorlar. 1930 yıllarında, son derece dar ufuklu, itiraz etmesini bilmeyen, giderek daha çok edilgen, küçük bürokratik işlerini yapabilmek için beceri biriktiren, küçük işlerini yaptığı zaman çok büyük coşkular alabilen bir insan türü yaratılıyor. Bu dönemde, toplumun bürokratlar…
-
13 Şubat 1925 Piran’da Şeyh Sait İsyanının başlaması 14 Şubat 1925 Ardahan Mebusu Halit Paşa’nın ölümü 17 Şubat 1925 Aşarın kaldırılmasının yasalaşması 28 Şubat 1925 Dini politikaya alet etmenin Hıyanet-i Vataniye Yasası kapsamına alınması 3 Mart 1925 İsmet Paşa’nın başbakan olması ve yeni hükümetini kurması Takrir-i Sükûn Yasasının kabulü 4 Mart 1925 Birisi Ankara’da…
-
İttihat ve Terakki’nin politikada en önemli yöntemi, şiddettir; THKP, bu yolu yeniden açma denemesi yapıyor. PKK, şiddet kullanmayı spontane olmaktan çıkararak sistemleştirmeyi ve örgütlemeyi ilke sayıyor. Sf.747 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 747) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ağrı Dağı İsyanı daha gizli bir hazırlık dönemi geçiriyor; 1927 yılı İlkbahar’ında, Lübnan’da bir araya gelen, dört Kürt örgütünün, Kürdistan Teali, Kürdistan Teşkilat, Kürd Milleti ve Kürdistan Bağımsızlık Komitesi’nin, temsilcileri, «Hoybun» adı altında bir üst örgütte birleşmeyi kararlaştırıyorlar. Sf. 732 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf.…
-
1927 yılında başlayan Ağrı Dağı İsyanı, ilk başlarında yine başarılı gelişiyor: Hasretyan’ın çalışmasında, 1930 yılı başında hemen hemen tüm Kuzey-Batı vilayetlerinin Kürtlerin eline geçmiş olduğu kaydediliyor. Başta Kutschera, bazı kaynaklar, bu isyanın bastırılmasında Sovyet birliklerinin de rol aldığına dair işaretler bulunduğunu yazıyorlar; ancak kesin bir kanıtlama yapılamıyor. İsyan bastırıldıktan sonra kurulan mahkeme, 1932 yılında, otuz…
-
Abdülkadir, Hürriyet ve İtilafçı olduğu için asılmıyor. Sait İsyanına katıldığı için asılmıyor. Kemal’e bağlanamadığı için asılıyor. 1920 yıllarında bunun adı, İttihatçılık olarak konuyor. Sf. 726 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 726) kitabından birebir alınmıştır.
-
Cibranlı Halit Bey ile Yusuf Ziya derhal yakalanıyorlar ve bir daha özgürlüklerine kavuşamadan kurşuna diziliyorlar. Bu durumda liderlik, Şeyh Sait’e geçiyor; Sait, hiç hazırlığı olmadığı bir alanda büyük sorumluluklar yüklenmek zorunda kalıyor. İhsan Nuri ve arkadaşlarının hareketinden sonra Halit ve Yusuf Ziya, sonradan serbest bırakılan Hacı Musa’nın yakalanmasına karşın Şeyh’in tutuklanmamasını ilginç buluyorum; Şeyh’e Askeri…
-
Burada bir parantez açarak, bu parantezin içine, «Resmi» tarihin yazımını koymak gerektiğini düşünüyorum. Tüm ideolojiler türünden resmi tarihin de tümüyle yanlış olmadığı, bir kapının yerleştirildiği çerçeve örneği mutlaka bir kaç doğru ve sağlam menteşenin olması gerektiği yolundaki düşüncemi tekrarlıyorum. Genelkurmayın hazırladığı «Ayaklanmalar» tarihinden aktarmalar yapmak istiyorum. Sf.729 «Şeyh Sait Piran’da kardeşi Abdürrahim’in evinde konuk bulunduğu…
-
Kürt tarihi kadar ihaneti bol bir başka tarih bilmiyorum. Sf. 710 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 710) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu başarılara güvenen Bedir Han, M. Emin Zeki’ye göre 1842 yılında, Lazarev’e göre, 1843 tarihinde, bağımsızlığını ilan ediyor. Ancak bu başarılar Bab-ı Ali’yi yıldırmıyor; Bedir Han’ın en güvenilir müttefiklerinden ve akrabası İzzettin Şir’i elde etmekte gecikmiyor. İzzettin Şir, kuvvetlerini Osmanlı kuvvetleriyle birleştirerek Cizre Kalesi’nde olan Bedir Han’ın üzerine saldırıyor; Bedir Han, yaşamını kurtarmayı, Osmanlı kuvvetlerine…
-
İkinci Mahmut, Kürt feodalitesini yıkmakla birlikte, yerine bir düzen getiremiyor. Kürdistan, «beylik» düzeni sona erince bir tür toplumsal anarşinin içine düşüyor; bu düşüşle birlikte Kürt’ler arasında şeyhlik sisteminin gücü artmaya başlıyor. Uzunca süre liderlik şeyh ve seyitlerin eline geçiyor. Sf. 711 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 –…
-
İkinci Mahmut zamanında başlayan Kürdistan’ın fethine «ikinci» değil, birinci demenin daha uygun olabileceğini düşünüyorum; çünkü Birinci Selim’in zaptında Kürdistan olduğu gibi ve tümüyle Kürt feodallerine bırakılıyor. Bu o kadar öyle ki, Osmanlı fetihleriyle birlikte giden tahrirler, Osmanlı fethi son derece dışta kaldığı için, Kürdistan’da yapılmıyor. İster «ikinci» isterse «birinci» fetih densin, Mahmut’un başlattığı Kürdistan fethi…
-
“Osmanlı vahşetinin sadece savaşların olduğu bölgelerde değil, bütün Kürt halkına yönelik oluşu ve bunun yanı sıra Kürt aşiret reislerinin, Kürt aydınlarının, emirlerinin ve şeyhlerinin Kürt halkı arasında dolaşmaları ve ajitasyonları sonucu, bütün Kürt bölgelerinde feodal nitelikte de olsa Kürt feodal nitelikte de olsa Kürt ulusal bilincini oluşturdu.» Garo Sasuni, Kürt Ulusal Hareketleri ve Ermeni –…
-
Bu büyük kırım, Kürtler arasında bir anti-Türk örgütlenmenin oluşmasını kolaylaştırıyor; belki de «Rum hayine, vehte vi tune» sözünün kullanımı da bu zamana denk düşüyor. Bu örgütlenmeyi, Botan Emiri Bedir Han gerçekleştiriyor; son derece dindar bir lider olan ve daha sonraları Kürt ulusçuluğunun babası sayılan Bedir Han Beg, diğer emir ve şeyhlerle ittifaklar kurarak Osmanlı düzenine…
-
Kürtler, Ermeni göçürülmesinde böylesine aktif ve son derece gayretkeş bir rol oynarlarken bir zaman sıranın kendilerine geleceğini hiç akıl etmiyorlar. Kuşkusuz, Hamidizmin, belki de on beş yıl kadar kısa bir zaman aralığından sonra, Kemalizm olarak devam edeceğini tahmin etmeleri çok zordur; ancak akılsızlıklarının nesnel temelleri de bulunuyor. Sultan Hamid’in, Türkler açısından son derece usta mekanizma…
-
Kürdoloji’nin kurucusu sayılan Minorskiy de «ekrad beyliği» ve «Kürt-hükümeti» yönetimlerini birbirinden ayırıyor. Diyarbakır’da hem klasik sancakların ve hem de Kürt Sancaklarının bulunduğuna işaret ediyor: Minorskiy, beş Kürt-Hükümeti’nin hanedanını koruduğunu ve beylikte yönetimin babadan oğula geçtiğini yazıyor. Sf. 707 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 707) kitabından…
-
Kürt sorununun ciddi ve ölçülü yazıcısı Profesör Lazarev, bir buçuk milyondan fazla Ermeni’nin toprağından söküldüğünü yazıyor; Sovyet araştırıcısına göre bunlardan önemli bir bölümü yolda ölüyor. Profesör Lazarev, Ermeni ölümlerinden, esas olarak, Türk düzenli birliklerini, yerel yöneticileri sorumlu tutmakla birlikte, Kürt feodallerinin de ellerinden geleni yaptıklarına işaret ediyor. Sf. 701 Ermeni kökenli Amerikan araştırmacısı Hovinnissian sekiz…
-
Aşiret erkekleri üçe ayrılıyorlar; 17-20 yaş gurubu «ibtidaiye», 20-32 yaş gurubu «nizamiye» ve 32-40 yaş gurubu ise «redif» olarak adlandırılıyor. Hamidiye alaylarında komutanlar, «alaydan» yetişiyor; aşiret mensupları, çok kısa eğitimden sonra, .Hamidiye subayı sayılıyorlar. Aşiretlerin önde gelenleri «miralay», albay yapılıyorlar; daha sonra Hamidiye Alaylarından fırka kurulunca, bu yolla, «paşa» olanlar da çıkıyor. Bunun dışında Hamidiye…
-
Hamid, modelini «Rus çarı İkinci Nikola döneminde Rusya’da uygulanan halkları birbirine karşı kışkırtıp Kazak Alayları oluşturarak ezme politikasından almaktaydı». «Özellikle Kürdistan’da Ermenistan’ın iç içe geçtiği bölgelerde, yani Van, Bitlis, Muş, Harput, Diyarbakır, Bingöl ve Dersim gibi yörelerde, Kürt aşiretlerinden Hamidiye Alaylarının yaygın bir şekilde teşkiline gidilmiştir.» Hamidiye Alaylarının kuruluşunu kazak alaylarına benzetme eğiliminin yaygın olduğu…
-
Cumhuriyet düzeninde köylü başkaldırıları Kürt renklidir. Sf. 630 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 630) kitabından birebir alınmıştır.