Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Kürtler
-
İzmir’in işgaline kadar kurtuluş hareketinin başlamasında, pek az istisna dışında, Ermeni tehdidi, tek motor durumundadır. Türkler ve Kürtler, yaşadıkları yerlerde bir Ermeni Devleti kurulmasından ve Ermeni egemenliği altında yaşamaktan ölümcül bir korku duyuyorlar. İzmir’in işgali buna bir de Helen egemenliği altında yaşama korkusunu ekliyor; böylece çaresizlik içinde kurtuluş mücadelesi eğilimlerini artırıyor. Sf. 360 Alıntı; Türkiye…
-
Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda, pek az ayrığıyla, Doğu’daki bütün milli demokratik devrimciler, mandacıdır. Manda’yı kurtuluş kabul ediyor. Mustafa Kemal, mandacıdır. Kürt liderlerinin pek büyük çoğunluğu mandacıdır. Ermeni liderlerinin nerede ise tümüne yakını mandacıdır. Arap liderlerinin, küçük bir azınlık hariç, tümü mandadan yanadır. Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarında Doğu’ya manda egemendir. Doğu’da manda ne ise Batıda «Wilson…
-
Harbord, raporuna, bu nedenlerle, Yakın Doğu’da yaygın bir sözü alıyor; “Ermeniler, hukuken hiç bir zaman yanlış ve ahlaken hiç bir zaman doğru olmazlar.” Bu kadar değil; Harbord Raporu, bu bölgedeki Amerikan misyonerlerinin, kendileri için hayatlarını riske ettikleri Ermenileri hiç sevmediklerini, bunun yerine, daha sempatik, üşengeç ve zevk düşkünü Türkleri, the more genial but indolent and…
-
Bunun yarattığı Amerikan sempatisinin, «pejmürde kılıklı Kürtlere, makul Gürcülere, kuşkucu Azerilere, yetenekli Ermenilere ve vakur «Türklere» aynı ölçüde yayıldığına işaret eden Harbord Raporu, Sf. 241 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler V – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 1. Basım 1990 – Sf. 241) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2022): Manda: Yabancı bir kelime, İngilizcesi Mandate, Fransızcası Mandat.…
-
MHP Genel Başkanı Türkeş, Diyarbakır’a sokulmadı. Çıkan olaylarda 2 kişi öldü. (1) Sf. 353 Alıntı; Türkiye Üzerine Tezler IV – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınları, 3. Basım 1990 – Sf. 353) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2016); (O dönemler Diyarbakır’da Kürtçülerden çok, solcuların MHP’ye ciddi alerjisi vardı. Diyarbakır MHP örgütü Türkeş’e mitingi iptal etmesi için…
-
“1945 Yılı sonbaharında Yunanistan’daki gelişmeler, Yunanistan’da bir iç tehlike olduğunu gösteriyordu. İran’da ise 1945 Kasım ayında Cafer Pişaveri ayaklanması başladı. Bu ayaklanma İran Komünist Partisi TUDEH’ten destek aldı ve 12 Aralık’ta Tebriz’de Muhtar Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilanına yol açtı. Bunu kısa bir zaman içerisinde Mahabad Bağımsız Kürt Devleti izledi.” Alıntı: Türkiye Üzerine Tezler II – Yalçın…
-
“Bilal Şimşir’in “İngiliz Belgeleriyle Türkiye’de Kürt Sorunu-1975” eserinden; “Daha 1924 yazında doğudaki Kürtlerin her türlü hazırlığı yapıp harekete geçmeye hazır bir duruma geldikleri, planlarını görüşmek üzere İngiliz elçiliği ile temasa geçmek istedikleri ve bu isteğin Türkiye’deki İngiliz Elçiliği tarafından reddedildiği.” belirtiliyor. Ancak İsyan başlar başlamaz, Türk basınının, ayaklanmada “İngiliz parmağı olduğu yolunda Ankara çevrelerindeki kanıyı”…
-
Türkiye’ de Kürtçe konuşanların oranı % 7 civarındadır. (1965 Türkiye İstatistik Yıllığı, Genel Nüfus Sayımı) Alıntı: Çağdaş Türk Sosyolojisi – Orhan Türkdoğan (1979 – Sf. 426 ile 427 arası) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2007): Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde iken, yanında görev yapan Doç. İsmail Beşikçi’yi doğudaki etnik yapıyı incelemek üzere görevlendiriyor.…
-
“Hamit “Aşiret Mektebi” açtı. Osmanlı toprakları içindeki Arap ve Kürt aşiretlerinin reislerinin çocuklarını burada toplamaya çalıştı. Bunlara gerekli özen gösterildi.” Alıntı: Aydın Üzerine Tezler II – Yalçın Küçük (Tekin Yayınevi 2. Basım 1985 – Sf. 484) kitabından birebir alınmıştır.
-
(6 Mart 1923 Tarihli Gizli Celsede Lozan’ın Musul Meselesi Görüşülüyor:) Mustafa Durak (Erzurum); … Biz İnönü Zaferini bin kişi ile yapmıştık, bunlarda derme çatma bir takım çetelerden ibarettir. … dört bin kişi ile zafere nail olmak … İkinci İnönü zaferini yaptığımız zaman, zannıma (kanaatime) göre, on altı bin kişi ile yapmıştır. Zannedersem on altı bin…
-
(20 Ocak 1923 tarihli gizli celsede Musul meselesi görüşülüyor:) Hüseyin Rauf Bey (Hükûmet Başkanı) (Sivas): ” … Bir kıtamız vardır ismi Musul’dur. Bunun maden ve toprağından çok Doğu Vilâyetlerimizin bakışı açısından çok önemli ve çok hayatidir.” Alıntı: TBMM Gizli Celse Zabıtları III – (İş Bankası Yayını No:267 – Sf. 1202 ile 1206 arası) kitabından birebir…
-
(22 Temmuz 1922 tarihli gizli celsede Nihat Paşa’nın yolsuzluğu görüşülüyor:) Lütfi Bey (Siverek): “…efendiler bugün bendeniz Kürdistan mebusuyum… Fransız ordusunu Urfa’da mağlup eden, gerçekte, asi dediği Kürt askerleridir. .. Nihat Paşa’nın askerleri sayesinde değildir. … Büyük Millet Meclisi bütün Müslümanlardan Bedeli Nakdi (Askerlik yerine bedel ödemek) alınmasını reddettiği bir sırada Nihat Paşa hangi yetkiyle Müslümanlardan…
-
(5 Ekim 1921 tarihinde Koçgiri ve Ümraniye ile Karadeniz’deki Rum tehciri görüşülüyor:) Vehbi Efendi (Konya); “Hükümetçe tedibi (terbiye edilmesi) gereken on dört köy yerine yetmiş-seksen köy mahıv ve perişan olmuş.” Ziya Hurşit Bey (Lazistan); (1) “.. Nurettin Paşa Rum tehciri (zorunlu göçürmesi) sırasında Samsun’un içinde bunlar için gayrimesul (sorumsuz) çeteler yapılıyordu. Bunun üzerine Rumlar dağlara…
-
(4 Ekim 1921 tarihli gizli celsede Koçgiri ve Ümraniye olayları görüşüldü:) Emin Bey (Erzincan); “.. Ümraniye meselesi şu şekilde olmuştur. Karacaören Nahiyesinde eskiden beri bilinen on sekiz ile yirmi kişi, eşkıyalık ettiklerinden birkaç kez mahkûm olmuşlardı. .. Alişir adındaki habis (kötü huylu) adam bu eşkıyalığa bir siyasi renk vererek … bundan yararlanmak için kalemi ile…
-
(11 Ağustos 1921 tarihli gizli celsede Jandarmanın durumu görüşülüyor:) İsmail Şükrü Efendi (Karahisar-ı Şarki); “Efendim jandarmalardan ahali (halk kelimesinin çoğulu) nefret etmiştir. … Çünkü jandarmalar şimdiye kadar köylerde birer irtişa (rüşvet) aleti, hırsız ocağı olmaktan başka bir şey değildir. … Bir taraftan bir tarafa bir tarafa bir kumandan naklederken yirmi bin lirayla oynuyor… Jandarma hırsız…
-
“Ben meselâ Doğu Anadolu’da büyük bir yol yaptırsaydım, Rusya kıyamet koparırdı. Bununla beraber yavaş yavaş çalıştım. Orada okul gibi yol gibi bayındırlık işlerinin büyük bir bölümü benim zamanımda ortaya konmuştur. Hükümdarlar fertler karşısında değil, dünyada tarih, ahrette tanrı huzurunda saltanat günlerinin hesabını verirler.” Alıntı: Abdülhamit’in Hatıra Defteri – Hazırlayan: İsmet Bozdağ, (Kervan Yayınları 1968 –…
-
“İstanbul’dan yeni gelmiş biri ile görüştüm. Çok şey anlatıyor. Feci şeyler. Kürtleri Ağrı Dağında tamamen imha ettik diye Kumandan Salih Paşa tebliğ yaptı. Meğerse Kürtler karlar içerisinde iki Fırkamızı imha etmişler. Müthiş masraf olmuş. Kürtler dağdan bizim araziye inmişler. Asker silahlı Kürtlere bir şey yapamamış fakat pek çok köy yakmışlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım IV…
-
“Şeyh Sait’in vakasından sonra, Kürdistan daima isyan içinde idi. Hükûmet bunu halktan gizliyor, gazetelere de yazdırmazdı. Meğerse olaydan bir yıl sonra, büyük çapta bir tarama hareketi de yapmışlarmış. .. Fakat bu tarama çok başarılı olamamış. Kürtlerin sadece hayvanlarını almışlar, köylerini yakmışlar. Bu ne vahşi tedbirlerdir? Bu bir tedbir değil, eşkıyalıktan ibarettir.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım…