Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Kurtuluş Savaşı

  • (5.7.1920 tarihli gizli celse konuşmaları:) Mustafa Kemal (Ankara); ” .. Hilafet ve saltanatın korunması zaten birinci esasımızdır. ..makamı  hilâfet ve saltanata olan bağlılığımız ve o makamın bütün gerekli koşulları ile korunması birinci esasımızdır. … maatteessüf (üzüntülerimle) şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat bu millet için hain bir adamdır.” (1) “..İstediğiniz adamlarla görüşebilirsiniz ve…

  • (4.7.1920 tarihli TBMM Gizli Celse. Üç gizli celse yapılmış, ilkinin zabıtları yani tutanakları var son iki celsenin zabıtları yok! 5 Temmuz’daki gizli celsenin baş ve son kısmının zabıtları yok.) Vehbi Efendi (Konya); “Efendiler! Köylü yedi senedir, yetmiş senedir, yüz yetmiş senedir kasaba eşrafı (şereflileri, önde gelenleri) adına öle öle usanmış! Canı boğazına gelmiş. Onlar, dostlar…

  • (Haziran sonundaki büyük bozgundan sonra İsmet Paşa Meclis’in bu ilk gizli celsesinde (oturumunda), işgalden korkulmamasını, işgal genişleyince de küçük harp yani çete harbi yapılacağını söylüyor:)       Süleyman Sırrı Efendi (Yozgat); “Soyguncu Başkanı Edip Bey ile görüştük…. Edip Bey bana bir soru sordu ‘Siz orada geçici bir hükümet kurdunuz, başkentten vazgeçtiniz, Padişah’ı unuttunuz, sonra biz padişahı…

  • “Bir patlak; Bahriye (Denizcilik) Bakanı Topçu İhsan Yavuz’un tamiri ve havuzun (Yavuz gemisinin tamiri için onun çekileceği tamir havuzu) yapımı işinde önemli rüşvet almış. Bu işi Mebus Dr. Fikret ile birlikte yapmış. Bunları Yüce Divan’a veriyorlar. Gerçekten Yavuz çürük yapılmış, çatlamış, hapsettiler. Tuhaf! İrtikâptan (yolsuzluktan) iki yıl sonra hesap soruluyor. İsmet Yüce Divan olayından birkaç…

  • “Zamanında Moskova’da Ruslardan aldığımız paradan 100 bin Rus altınını Safvet alıp Almanya’ya gitmiş ve Kütahya milletvekili Nuri (Conker, Mustafa Kemal’in has adamı, yaveri) ile beraber zevkle yemiş, bir tane fişek bile göndermemişti. Milli Savunma Bakanlığı’nda Divan-ı Harp (savaş suçlarına bakan yüce mahkeme) Safvet’in mahkemeye çıkmasına karar vermişti. Araştırma için Almanya’ya heyetler gönderilmişti. Bunlar Safvet’ in…

  • Meclis’i fesih edince (görevine son verince) Adliye Bakanını, savcıyı, hâkimleri, jandarma subaylarını bütün azil (görevden alma)  ve perişan etti. …. Mebus Arnavut Haydar Bey bir önerge ile Osman’ın asılmasını teklif etti. Bu teklif kabul edildi. Osman’ın cenazesini mezardan çıkartıp astılar. Çirkin bir şey idi. … Ziya Hurşit (Lazistan Mebusu, İzmir suikastı nedeni ile asıldı) ve…

  • Bir gün Ali Şükrü ile konuşuyorum. Kimse yok. O, beni dinsizim diye sevmezdi, fakat namusludur. Biz Lozan’da iken başına gelenleri anlattı.  .. Mustafa Kemal bir gün Keçiören’de Kılıç Ali’nin bağına gitmiş, içmişler. Mustafa Kemal zilzurna olmuş. Topal Osman’ın adamlarından olup, emrinde bulunan muhafızlardan (korumalardan) üç kişiyi çağırmış, emir vermiş; “Şimdi gideceksiniz, nerede ise Ali Şükrü’yü…

  • Bir gün Meclis’e girdim. Mustafa Kemal kürsüde. Bir aralık önümde; “-Ah deyyus! Seni ne zaman geberteceğim?” dediğini işittim. Yüzüne baktım, Ali Şükrü.  … Osman Ağa’ya (Topal Osman) sokakta rast geldim. Dedi ki; “-Yahu, Meclis’te birçok vatan haini mebus varmış. Bunlar memleketi satıyorlarmış. Niye bana haber vermiyorsun? Meclis’i basıp hepsini keseceğim! Başka çare yok!” Dedim ki;…

  • “Venizelos Lozan’da Antlaşma bittikten sonra İsmet’le bana; “Bu Avrupalılar kötü insanlardır. Bizi İzmir’e yolladılar, bırakıverdiler. Para, yardım vermediler. Bu felakete uğradık.” dedi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 955) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Adapazarı civarından 12 bin Abaza Yunan Ordusu ile kaçtı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 952) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Abdülhamit zamanında bütün Çerkezleri, Sivas ve Çukurova’da toplayıp istiklâl yapmak (bağımsız yapmak) istediler. Abdülhamit işin önüne geçti. .. İngilizler Papaz Fru, Sait Molla ve Ali Kemal’ler tarafından idare edilen İngiliz  Muhipler (sevenler) Cemiyetini oluşturuyor….. Milli Kıyam (Milli ayaklanma, kalkışma) ve hareket binefsihi (kendi kendine, yourself) ve her tarafta millet tarafından düşünülmüş ve yapılmıştır.” Alıntı: Hayatım…

  • “Mustafa Kemal Başkumandanlığı bırakmıyor. Süresi bittikçe uzattırıyor. Bu sefer de uzatmak istemediler. Üçüncü uzatmada istemeyenler o kadar çok idi ki, Kanun’un(Başkomutanlık Kanunu) uzatılması teklif edilmiş, çoğunluk sağlanamamış, kanun demek ki reddedilmiştir. İş bitmiş demektir. Fakat bir gün sonra Mustafa Kemal Meclis’e gidip, mebusların bir kısmını yine yalan-dolan, kimini tehdit ile elde etti. Hatta bu sefer…

  • “Ordudan fena haberler var, yine asker adeta tabur tabur kaçıyor.  Orduyu besleyemeyiz. Düşündük; “Mustafa Kemal’den Hintlilerden gelen parayı alalım.”  dedik. İstedik. Vermedi. Zorladık, olmadı. .. Bakanlar Kurulunda “Bu para benimdir Hintliler bana gönderdiler.” dedi…. Ben Rusya’ya gidince Hükûmet bu parayı almış. Fakat 5-10 gün sonra Maliye Hazinesine ilk para girince, Mustafa Kemal Maliye Bakanı Hasan…

  • “Çal Dağı’nın düşmesi bütün ümitleri yitirdi. Bunun üzerine Mustafa Kemal umumi ricat (genel geri çekilme) emri vermiş. Bu haber de geldi. Mustafa Kemal ata binmiş, sarhoşmuş, düşmüş, kaburga kemiği de kırılmış. … meğerse on gündür söktüremediğini gören Yunan ordusu ümitsizliğe düşüp ricat emri vermiş. Bunu Fevzi (Çakmak) sezmiş ve Mustafa Kemal’e demiş; “Aman ricat etme!…

  • “Mustafa Kemal şimdi döner dönmez Meclis’ten gazilik unvanı ve 4 milyon lira ödül istedi. Mebuslar yine köpürdü. Nihayet gaziliği aldı. Fakat para vermediler. Ne yüz! Kendi kendine istiyor! Nutkunda (Mustafa Kemal’in Nutuk kitabı) “Meclis bana gazilik unvanını verdi.” diyor. Müşirliğe (mareşallik unvanını da vermişler.) itiraz etmemişlerdi. Birkaç gün geçince de “Bana Meclis dört milyon lira…

  • “Derken Mustafa Kemal Başkumandanlığı kabul etmem dedi ve bunda temerrüt etti Bütün Meclis de buna kızıyor. Meclis pek sinirlendi. O, kabul etmem diyor. Kızmışım. Bir aralık; “Peki senin vücudun âleme rahmet mi? Ne güne duruyorsun? Hangi işe yarayacaksın?” diye bağırdım. Kızılca kıyamet koptu. Mustafa Kemal bana kürsüden küfürler ve tehdit yağdırdı. Ve bu arada yine…

  • “Eskişehir – Afyon cephesinde müthiş yenildik. Bu öyle bir hezimetti ki (ağır yenilgiydi ki), öyle bir kaçış kaçtılar ki, şimendifer (tren) köprülerini, raylarını bile atmaya (bozmaya) zaman bulamadılar veya akıl edemediler. ..İsmet resmi kumandan ama Mustafa Kemal’in rey (oyu) ve emri olmadan, ondan emir almadıkça hiçbir şey yapmaz. Afyondaki saldırının şiddetine rağmen bizim kumanda, harp…

  • “Bu işi o savaşta bulunan subaylardan öğrendim. Sürekli mağlup olan İsmet, son gün büsbütün yenileceğini zannederek, genel geri çekilme emri vermiş. Oysa düşman da yorulmuş, bıkmış geri çekilmeye başlamış. O sırada bizim ilk hattan bir subay Yunanlıların geri çekildiğini görüyormuş. ..Cephenin güney kısmını Refet (Bele) idare ediyormuş. Dumlupınar’da galip gelmiş, Mustafa Kemal de onu alkışlamış,…

  • “Neriman’a sordum; “Rus Casusudur!” dedi. İşte bu adam İbrahim Abilof dur. Ankara dönüşümüzde onu Azerbaycan Büyükelçisi, Mustafa Kemal’in en baş ve gizli dostu olarak buldum. Herifin yanında birkaç tane de güzel Rus karısı var. Mustafa Kemal her gece Azerbaycan Büyükelçiliğinde sabahlıyor.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.…

  • “Ruslar Azerbaycan hududuna dayanmışlar. Enver’in amcası Halil Paşa’yı Bakü’ye yollamışlar. Azeriler savunma tertibi almışlar. Meclisleri olağanüstü toplanmış. Halil Paşa Meclis’e gelmiş; “Savunma yapmayınız, Ruslar buraya yerleşmek için gelmiyorlar. Türkiye’deki kardeşlerinize bir yardım ordusu gönderecekler. Bu ordu buradan geçecek. Bunu bana Mustafa Kemal Paşa yazdı. Savunma yapmasınlar diyor.” demiş. Uzun tartışmalar olmuş, sonuçta Meclisleri “geçsinler”  demiş.…