Kategori: Kurtuluş Savaşı
-
“Mustafa Suphi ve arkadaşları, Erzurum’dan itibaren Trabzon’a kadar kademe kademe halk toplanıp bunların yüzüne tükürmüş. Türlü sözler ile bunlara hakaret edilmiş. Bunları yaptıran kısmen hükümet idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.730) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Hint Müslümanları adına Mustafa Sağir adında biri geldi. Bir miktar da para getirmişti. Hatırladığıma göre 30.000 İngiliz Lirası idi. Bu parayı Mustafa Kemal aldı. Önceden Hint’ten gelen paralar gibi onu da uyuttu! Mustafa Sağir, güzel yüzlü, zeki, tahsil görmüş birine benziyordu. Bazı şeyler sordum. Verdiği cevap biri birini tutmadı. Dalgın, düşünceli, korkulu bir yüzü vardı.…
-
“Mustafa Kemal bunları iğfal edip (kandırıp) Ankara’ya getirmiş. Bakanlar Kurulu toplandı. “İzzet Paşa’yı, hepsini birden dolaba koydum (tezgâha getirdim), Ankara’ya getirdim. Bunları geri yollamayalım. Her birisini bir Bakan bir göreve tayin etsin.” dedi. .. görüşmeler yapacağız diye bekliyorlar, Mustafa Kemal bir telgraf tamimi ile bu heyetin bize katıldığını her tarafa bildirmiş. Bir süre sonra tevkif…
-
“Eski Van Valisi Mithat, Samsun’a Reji (Tekel, Gümrük) Müdürü olmuş, Orada Nemlizadeler’le birlikte, kaçmış veya ölmüş Rum tacirlerinin geriye kalmış tütünlerini Nemlizadeler’e yok pahasına vermiş. Onlardan iki – üç yüz bin lira rüşvet almış. İşi araştıran Maliye Müfettişi Remzi, “Açık bir irtikâptır (aşırmadır) “dedi. Mithat derhal kurtulmanın yolunu buldu, Kılıç Ali’ye bacanak oldu, hemen mahkemeden…
-
“Mustafa Kemal Ethem’in kazandığı şöhreti bir türlü hazmedemiyordu., içini kurtlar yiyordu. Onu imha (ortadan kaldırma) fikrine düştü. Ali Fuat’ın (Cebesoy) Ethem’le beraber olduğuna (birlikte hareket ettiğine) kani (ikna olmuş, inanmış) idi. .. Bizimki (Mustafa Kemal) entrikada usta. Ali Fuat ise cidden içi saf bir çocuk. Çabucak onu dolaba koydu (tezgâha getirdi). Yani önemli bir askeri…
-
“Çiçerin (Sovyet Dışişleri Bakanı) Van’ı Ermenilere istemiş. Bekir Sami de Yusuf Kemal (Tengirşek) de razı olmuş ancak, “Önce Büyük Millet Meclisi’ne soralım.” demişler. Bekir Sami; “Eğer Asetinler’e bağımsızlık verirseniz ben de Meclis’i ikna edip Van’ı Ermenilere veririm” demiş. Bunu Çiçerin’e sordum, tasdik etti (doğruladı).“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1.…
-
“Ali Fuat (Cebesoy) Gediz’de Yunanlılara taarruz etti (saldırdı). Perişan oldu. Mustafa Kemal, Ali Fuat aleyhinde fena propaganda yaptı.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 675) kitabından birebir alınmıştır.
-
“İsyanlardan çok ürkmüş idik…. Halkın ve askerin daima “Padişah Baba, Halife” demesi önemli bir nokta idi. .. Meselâ Veliaht Mecit Efendi Ankara’ya gelse derhal “Padişah ve halife İstanbul’da esirdir. Ama Veliahd’ı kaçırıp yolladı. Padişah’a vekillik ediyor.” derdik. ..İsyan kalmazdı. Bu teklifi bir gün Bakanlar Kurulunda Celalettin Arif getirdi. Mustafa Kemal derhal küplere bindi. Köpürdü. Şiddetle…
-
“..bir gün Bakanlar Kurulu toplandı. Mustafa Kemal söze başlayıp şunları söyledi: “Arkadaşlar! Biliyorsunuz çok zamandır komünist örgütlenmesi ile meşgulüm, her şeyini yaptık. Mükemmel bir güç olarak Yeşil Ordu’yu (Çerkez Ethem’in özel milis birliklerine verilen ad) vücuda getirdik. Bu memleket ancak Bolşeviklik ile kurtulur. Artık zamanı gelmiştir. Kararınızı verin. Türkiye’nin komünist ve Bolşevik olduğunu cihana resmen…
-
“Çok geçmedi Mustafa Kemal ile Halide Hanım’ın arası açıldı. Halide Hanım, Mustafa Kemal aleyhinde söylenmeye başladı. Sebebi (galiba) Halide Hanım görüşmelerde adeta müstebit (baskıcı), daima kendi fikrinin kabulünü her şeyde kendisine sorulmasını istiyordu. Bu ise Mustafa Kemal’in en sevmediği şeydi. Nihayet Halide ve Adnan (kocası)Türkiye’nin “Yedi Başlı Ejderhasına” (Mustafa Kemal’e) karşı harekete başlamışlar. Karşıt partiye…
-
“Para yoktu. Bankaların paralarını cebren (zor kullanarak) alıyorduk.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf.636) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Bir milli marşın güfte ve bestesini en iyi yapana beş yüz lira para ödülü vereceğimi duyurdum. Ben orada iken otuz kadar güfte birkaç ta beste gelmişti. Ben Rusya’ya gidince Hamdullah Suphi (Rıza Nur’un yerine Maarif Bakanı oldu) bunları hiç göz önüne almayıp, Mehmet Akif’in bir şiirini Meclis’te okuyup kabul ettirmiş. … ben ise bunları bilenlerden…
-
“Dokuz ay bu kırık sandalyede oturdum… Sultanilere Lise adını verdim. Derhal yazışmaların Türkçe ile yapılmasını emrettim. Lakapları kaldırdım…. Lozan’dan sonra bu “Zat-ı âlileri” vb. gibi takıları resmi yazılara dâhil ettiler. .. ilk olarak istatistik müdürlüğünü bu devlette ben kurdum.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 625 ile…
-
“Bana Maarif (öğretim) Vekilliğini, Yusuf Kemal’e (Tengirşek) İktisat Vekâletini verdiler. Genelkurmay Başkanlığının kabineye dâhil edilmesi gibi bir hata yapıldı. Bu Müthiş bir militarizm (askerin siyasete girmesi) idi. Bunu yapan Mustafa Kemal’dir. İsmet Genelkurmay Başkanı oldu. Fevzi Paşa Milli Savunma Bakanı yapıldı. .. Mustafa Kemal aynı zamanda hem Meclis’i hem de Hükümeti elinde tutmak için İcra…
-
“23 Nisan 1920 sonrası kurulan hükümette Şeyhülislam’a Umur-u Şer’iyye Vekili (Şer’i işler bakanı) denmesini teklif ettiler. Ben şu teklifte bulundum; Hepsi iyi ancak, şu vesile (sebep) ile dini devletten ayıralım, laik bir hükümet yapalım, dedim. .. Hakikatten benim dinim yok. Fakat ben din aleyhinde değilim. .. Mustafa Kemal laik tabirinden bir şey anlamıyordu. Bu görüşmelerde…
-
“İstanbul Meclisinden Ankara Meclisine gelen mebusların adedi 40’ı geçmemiştir. İstanbul’da işgalden önce, 40.000 Fransız, 35.000 İngiliz, 4.000 İtalyan, 2.000 Yunan olmak üzere 81.000 kişilik bir işgal kuvveti vardı. Rumlar ve Ermeniler İngiliz ve Fransızların hizmetinde Türkleri ateş içinde yakıyorlardı. İstanbul Hükümeti kımıldayamaz halde idi.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur, (Altındağ Yayınevi 1.…
-
“İşgal kuvvetlerinin ve komiserlerinin hükümete verdikleri ortak önerge gösteriyor ki, İstanbul Hükümeti pençe altında ve kötü sıkıştırılmaktadır. Mustafa Kemal bunlara yardım edeceğine o da sıkıştırıyor. .. Hükümet… Mustafa Kemal’in bu hallerine bakıp kızmayarak, Anadolu’ya harıl harıl cephane göndermişlerdir.“ Alıntı: Hayatım ve Hatıratım III – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1967 – Sf. 602, 603) kitabından…
-
“Ferit Paşa (Sadrazam Damat Ferit) işgal kuvvetlerine karşı bir kuvvet elde etmek ihtiyacını hissetmiş. Bir rivayete göre de bu ihtiyacı hisseden Vahdettin’miş. Bu kuvvet Anadolu’da, Ordular ve halktan askeri bir kuvvet yapıp bunu işgal kuvvetlerine ve Padişah’a muarız (arızalı, karşıt) gösterip bunlara istiklâl (bağımsızlık) talep ettirmekmiş (istetmekmiş). Bu projeyi fiile (uygulamaya) çıkartmak için Mustafa Kemal’i…
-
“Mustafa Kemal Sivas’tan Ankara’ya geleceği zaman (Aralık.1919) Ali Fuat Paşa onu himaye etmiş (korumuş) ama Ankara Valisi Ref’i Cevat’ın babası Muhittin Paşa, İngilizlerin adamı olduğundan, Vali’yi ortadan kaldırmak gerekmiş. Kırşehirli Rıza’ya söylemişler. Beş on atlı ile gelmiş Vali’yi şehirde gezmeye çıkarmış, Çankırı kapısının yakınında pusu kurmuş, Vali’yi yakalayıp götürmüş. Bunun üzerine Mustafa Kemal Ankara’ya gelebilmiş.…
-
“İstanbul’da meclis kapanınca Mustafa Kemal her tarafa emirler vermiş. Her şehirden adeta sokaktan toplarcasına beşer kişiyi Mebus diye yollamışlar. Bu mebuslardan bir kısmı da korkup gelmemiş, zorla yollamışlar. Meselâ Sinop’tan Arnavut Rıza köye kaçıp saklanmış, jandarma ile bulup yollamışlar.” Alıntı: Hayatım ve Hatıratım II – Rıza Nur (Altındağ Yayınevi 1. Baskı:1968 – Sf.534) kitabından birebir…