Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Medya, Propaganda

  • Yapılan propagandanın en zehirlisi “İstanbul’da öldürülen zabitler kabuklu, sünnetsizmiş.” cümlesi idi. Bu cümle harekât sırasında benim de işime yaradı. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset 1982 Baskısı – Sf. 449) kitabından birebir alınmıştır. BAKAL’IN YORUMU (1996): Bu cümle hâlen de işe yarıyor. Ve daha…

  • Murat Bey Mizan’da 4 Ağustos 1908’de “-Şimdiki gibi hafi ve başsız ve vücutsuz bir ejderanı hası ümmeti tahrişe bir müddet daha devam edecek olursa, halkı gidene rahmet okumaktan men edememek mesuliyeti önünde kalır.”  (Murat Bey 26 Eylülde tevkif olunur, 27’sinden sonra artık Mizan Gazetesi çıkartılmıyor.) Şubat 1325’da (1909) tekrar çıkmaya başlıyor.   Dün gece köprüde öldürülen…

  • İki şahıs ve iki gazete iki cephe yarattı ve istibdat (baskı düzeni) taraflarına ümit verdi; Hüseyin Cahit’in Tanin gazetesi ile Ali Kemal’in İkdam gazetesi. Bu hal 31 Mart irticaına (gerici hareketine) temel taşı oldu. 17 Temmuz’da hafiyeliğin (iç casusluğun, jurnalciliğin) kaldırıldığı ilan olundu. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu?…

  • Ben müstakil (istiklâline sahip, bağımsız) adamım diyor. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl İdare Olundu? – Kâzım Karabekir (Türday Ofset1982 Baskısı – Sf. 332) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Karabekir, Hüseyin Cahit için ‘Tanin’de yardım ederim’ diyor sonra mebus olmak için cemiyete girdi diyor.

  • Talat Bey yanına Emanuel Karasu’yu da alarak İstanbul’a geliyor, Veliaht Reşit Efendi’den el yazısı ile meşruti idareye sadık kalacağına dair bir taahhütname alıyor.   Paris’te çıkan Je Sais Tont (Ben Her Şeyi Bilirim) mecmuası bu aralık Sultan Reşad’ın fotoğrafını basmış ve altına da hürriyetsever olduğunu yazmış. Alıntı: İttihat ve Terakki Cemiyeti Neden Kuruldu, Nasıl Kuruldu, Nasıl…

  • 27 Ocak 1931 Gazi, Anadolu ve Trakya’da büyük bir inceleme gezisi yaptı, bu sırada İzmir’e gelmeyi de tasarlamıştı. Aynı anda Halk partisi baştan ayağa yeniden örgütlenme yoluna gitti. Eğer yanlış düşünmüyorsam, bu yeniden örgütlenme, Halk Partisini faşist prensipleri üzerine kurulu bir politika ve eğitim organizması durumuna getirecek; faşizm Türkçeye çevrilince yeni bir Kemalizm’e eşit olacak.  …

  • (26 Eylül 1927 İstanbul;) Biz buraya gelmeden birkaç gün önce komünistlerden bir gurup, Beyoğlu Caddesindeki Tokatlıyan Oteli’nin tam bitişiğinde bir oda tutarak içerisine bomba ve daha pek çok silah depo etmişler, amaçları, pek açık olarak otele yaptığı ziyaretlerden birinde Gazi’yi öldürmekmiş. Polisler bunu öğrenip odayı basmaya teşebbüs edince yaylım ateşine tutulmuşlar ve üçü ölmüş. Komünist…

  • 31 Temmuz 1924 tarihli İleri gazetesi; “-Dün akşam Gaziantep Mebusu Kılıç Ali Bey idarehanemizde Celal Nuri (İleri) Bey’i yaralamıştır.” (Kılıç Ali Telefonla Celal Nuri Bey’i arıyor;)   “-Ben Kılıç Ali! Dâhiliye Vekilinin açıklamasını okudun mu? Okudunsa bu konudaki fikrini söyle!“ “-Ne yapacaksınız?” “-Ben ne yapacağımı bilirim!  Şimdi geliyorum!” .. Kılıç Ali Bey yanında mebuslardan Rauf…

  • (Ali Kemal, Kemal Paşa karşıtı, Boris Johnson’un dedesi, Lale Kemal’in babası, 1922’de Sakallı Nurettin Paşa tarafından feci şekilde öldürülen gazeteci. 17 Mart 1920 Peyamı sabah Gazetesinde yazıyor:) “Ne oldu ise bize oldu!  Biz aylardan beri bu hazin sonucu şu naçiz (aciz) idrakimizle keşfediyor, bütün vatandaşları seçimlere davet ediyorduk. Düşüncelerimiz kuru bir vehime dayandırılıyordu.”  19 Mart…

  • (Kitabı basan Sinan Bey’i yolda yakalayıp kaçırır gibi Ali Çetinkaya’nın evine götürüyorlar Karabekir’in evini basan ekip orada ama Kılıç Ali Sinan Bey ile teke tek konuşuyor:) Kılıç Ali sözü döndürüp dolaştırıp basılmakta olan kitaba getiriyor. Ve henüz satışa çıkartılmamış yani mahiyeti (içeriği) hiç kimsece bilinmeyen bu kitabın muzır (zararlı) olduğunu ileri sürerek bazı mütalaalarda (görüşlerde)…

  • Siirt Mebusu Mahmut Beyle (1) partili arkadaşları, basılmakta olan kitabın formalarını peyderpey matbaadan aldırarak kitabın baskısını adım adı takip etmiş ve tam baskı sona erince de imha kararını vererek, bu girişimi başlatmışlardı. Sinan Bey’den (matbaanın sahibinden) “Bastığım Kâzım Karabekir Paşa’nın İstiklâl Harbimizin Esasları adlı eserin üç bin suretini zararlı bulduğum için imha ettim.” yazılı bir…

  • 1933 Haziranının 4’ünü 5’ine bağlayan gece, sabaha doğru, polis müdürü Fehmi Bey’in kumandasında seferber olmuş, yüz kadar polis Kâzım Karabekir Paşa’nın Erenköy’de istasyon yakınındaki köşkünü sarıyordu.    Köşkte Kâzım Karabekir Paşa, eşi, iki kızı, iki evlatlığı ve misafir Cafer Tayyar Paşa vardı.  Arama emri yoktu. Aynı anda, Cafer Tayyar Paşa’nın Üsküdar’daki evi ile Kardeşi olan Hamdi…

  • “4 Haziran 1933 gecesi, ..100 polis, Kâzım Karabekir’in Erenköy’deki köşkünü basıyor. .. Ellerinde hiçbir emir ya da belge yok. ..90 klasör yazı ve evrak alıyorlar. ..Paşa’nın kitabının beş nüshasını soruyorlar, Paşa da Eşinin onları ocakta yaktığını söylüyor. .. Ertesi gün Paşa, Savcılığa dilekçe vererek alınan evraklarının geri verilmesini istedi. Feridun Kandemir de Emniyet’e alındı ve…

  • Paşa’nın Erenköy’deki köşkü gözetim altında idi. Kundura boyacısı, seyyar satıcı, köylü, dilenci kılığına sokulmuş bir sürü memur köşkün dört bir tarafını sarmışlar … köşkten çıkanları takip ediyorlar.    İstiklâl Harbimizin Esasları eseri, forma forma basılmaya başlandığı sırada .. 7. mektup gazetelerde yayınlanmadı.   Ve 18 Mayıs 1933’de Nuri Conker Milliyet Gazetesinde Paşa’nın kendiliğinden sustuğunu yazıyor. Alıntı: Siyasi…

  • İstanbul’da TBMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya (İstiklâl Mahkemesi Eski Başkanı), Sinop Mebusu Recep Zühtü (Mustafa Kemal’in Yaveri, Tetikçi), Antep Mebusu Ali Kılıç (İstiklâl Mahkemesi Eski Üyesi), toplanarak, Kâzım Karabekir Paşa’nın “istiklâl Harbimizin Esasları”  adlı kitabı dağıtılmadan bir gün önce imhaya (yok etmeye)karar veriyorlar. Önce CHP İstanbul Merkezi memurlarından iki kişi matbaa sahibi…

  • Haziran 1933 İstanbul’a gelen BMM Başkanı Kâzım Özalp, Afyon Mebusu Ali Çetinkaya, Sinop Mebusu Recep Zühtü, Gaziantep Mebusu Ali Kılıç beyler hemen burada bulunan Cevdet Kerim İncedayı (CHP İstanbul yetkilisi) ile buluşup, bir meclis kurarak Kâzım Karabekir Paşa’nın, basılıp ta ertesi günü kitapçılara dağıtılmak üzere ciltlenmekte olan … İstiklâl Harbimizin Esasları adlı kitabını imhaya (yok…

  • Halk Partisi’nin bir numaralı gazetesi durumundaki Siirt Mebusu Mahmut Bey’in Milliyet Gazetesinde 14 Mart 1933 Salı günü, Ankaralının Defteri isimli bir yazı dizisi başladı; “-…İstiklâl Harbi’ne ait olayların halâ gerçeğini bilmemekliğin iki önemli sebebi vardır. Biri; yapanların şimdiye kadar bir şey yazmamış olması, ikincisi; yazıcılarımızın da yapanlardan gerçeği öğrenmek için bir şey sormamalarıdır.”           Kâzım…

  • Ağaoğlu Ahmet Bey Hatıralarında, İstanbul CHP İl Başkanı, Cevdet Kerim İncedayı, Serbest Partiyi irtica ile ihanetle itham ediyordu.  Necmettin Sadak Bey ise gazetesinde, Fethi Bey’e hitaben; “-Muhalefet yapmak için kaç para aldın?” diye yazıyordu. Bakanlıklar ve resmi daireler; onlar artık kelimenin tam anlamıyla, seferber hale getirilmiş ve yapılan seçimlerde her türlü ölçü ve kanun sınırını…

  • “Yakup Kadri’ye (Karaosmanoğlu) verdiğim cevapta; “Aramızdaki fark şudur; Ben inandım, sen inanmadın. Ben inandığımın cezasını çekiyorum, sen de küfürün ödülünü alıyorsun!” demiştim. … 8 Eylül 1930 akşamı Gazi Paşa etrafında toplanan Halkçı Parti (CHP) ileri gelenleri, Halk Partisi’nin çok tehlikeli bir duruma düştüğünü, bunu önlemek için hiç olmazsa kamuoyuna, CHP’ye bağlılıklarını açık bir biçimde ilan…

  • “-… engizisyon devrinden sonra, medeni ve hür dünyada ve bilhassa hakimiyeti halka dayanan bir demokrasi ve cumhuriyette, kimse fikir ve mesleğinden (ideolojisinden) dolayı muhatap ve sorumlu olmamıştır. ..Ben mesleğimin (Siyasi görüş ve ideolojimin) de tetkik (incelenme) ve tahlil (araştırma) edilmesinden çekinmem; Cumhuriyetçi değil miyim? Laik değil miyim? Yenilenme aşığı değil miyim? Demokrasi savunucusu değil miyim?…