Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Mustafa Kemal Paşa

  • Ayaklanmanın fevri bir hareketle ani olarak patladığı hakkında Şeyh’in ileri sürdüğü iddiaya karşı; Genç Valisi İsmail Hakkı’nın İstiklal Mahkemesi’nde yapılan sorgusunda, Çapakçur öğretmenlerinden Mehmet Zeki ile eski Genç Milletvekili Hamdi Beylerin İçişleri Bakanlığı’nı ayaklanmadan çok önce ayrı ayrı uyardıkları, Ağnot bucak müdürü Tevfik Bey’in isyan propagandası hakkında valiye rapor verdiği ve nihayet asilerden Fakih Hasan’ın…

  • Örneğin Erzurum milletvekili Ziya Efendi, Kürt ayaklanmasından (Şeyh Sait İsyanından) iki hafta önce Meclis’te bu ayaklanmanın belirtisini ortaya koyan bir konuşma yapmıştı. Hoca bu konuşmasında; dansa, Marmara plajlarında erkekli kadınlı deniz banyosu yapıldığına hayli çattı. Suçun, fuhşun arttığından yakındı. Müslüman kadınların bozulmaya doğru sürüklendiğini ileri sürdü. Sarhoşluk himaye ve teşvik ediliyor, dini hisler kayboluyor, yeni…

  • Mecliste bu tartışmalar olurken, Kürtler de kendi içlerinde “neden başarılı olamadıklarının” muhasebesini yapmaktaydı. Kürt ayaklanmasında etkin rol oynayan Veteriner Doktor Nuri Dersimi bu konuya, “Türk kuvvetlerinin teçhizat ve sayı üstünlüğü’’ dışında şu açıklamayı getirmektedir: “Kürt milletinin genellikle aşiret şeklinde bulunması, aşiretler arasındaki husumetler, kurtuluş savaşları için gereken birlik ve ahengi baltalamıştı. Orta halk tabakasının noksanlığı…

  • 4 Ekim 1921 günkü Meclis oturumunda Erzincan Milletvekili Emin Bey, Nurettin Paşa’nın uygulamalarını şöyle eleştirmekteydi:         “Asi diyoruz ve üzerine asker sevk ediyoruz. Onlar hükümetin tekmil metalibini (bütün isteklerini) kabul etmiş bulunuyorlar. Nurettin Paşa’nın bunları çember içine aldıktan sonra hükümetin tekalifini daha taşdit edeceğim (şiddetlendireceğim) ‘ diyerek, çember altına aldım diyor ve tuttuğunu öldürmeye, ırzlara geçmeye,…

  • Böylece Fırat boyunu tutan askeri birlikler asi köyleri temizlemeye başladılar. Karnı Köyü’nde isyana katılanların evleri Tavginer Köyü’ndeyse bütün evler yıkıldı. Bölgenin güney taraflarında yürütülen harekâtta da köyler ve evler yakılıp yıkılmaktaydı. Pazarcık Köyü direndiği için, köy ele geçirildikten sonra tamamen yakıldı. Sf. 346, 347 Mayıs ayında çarpışmalar şiddetini kaybetmiş, olay hâlâ bir arada bulunan küçük…

  • Sonuçta Kürtler 6 Mart 1921 tarihinde İmranlı’yı sardılar. Gece çökünceye kadar süren çetin bir çarpışmanın ardından, Albay Halis’le birlikte birçok subay ve asker öldürülürken 90 er de esir edildi. Ümraniye merkezine Kürdistan bayrağı çekildi. Sf. 343 13 Mart 1921 tarihinde alınan Vekiller Heyeti Kararı’yla Merkez Ordusu Komutanı Nurettin Paşa ayaklanmayı bastırmakla görevlendirildi- Olayları önlemekle görevlendirilen…

  • 9 Aralık 1920’de Merkez Ordusu kurulmuş, komutanlığına da Nurettin Paşa tayin edilmiştir. 1923 yılının ilk aylarına kadar sürdürülen mücadele neticesinde Pontus çetelerinin isyanı tamamen bastırılmıştır. Bu olay]ar sırasında Pontus çeteleri tarafından 1.814 Türk öldürülmüş, 3 713 ev yakılmış, 1.800 civarında gasp ve soygun olayı gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık bu mücadele sırasında 11.118 Rum çeteci öldürülmüştür Bu…

  • 18 Aralık’a süren takibatta Demirci’nin 800 adamından 700 kadarı yakalanmıştır. Araya sokulan aracılar vasıtasıyla ikna edilen Demirci Mehmet Efe 30 Aralık 1920’de teslim olmuştur. Daha önceki hizmetleri karşılığında hayatı bağışlanan Mehmet Efe köyünde sakin bir hayat sürdürerek 1959 yılına kadar yaşamıştır. Sf. 319 Alıntı;  İç İsyanlar ve Şeyh Said İsyanı – Mehmet Aydoğan,  (Nokta Kitap,…

  • Esasen, Soner Çağaptay’ın dediği gibi, “On yedinci yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşayan Yahudilerin sayısı, dünyanın başka yerlerinde bulunan toplam Yahudi sayısından daha fazlaydı.” Sf.214 Osmanlı İmparatorluğu’nun çökmesinden sonra, Yahudilerin Avrupa’daki perişan durumlarına duyarlı olan Türkiye Cumhuriyeti, II. Dünya Savaşı patlak vermeden önce dahi Avrupa’dan gelen Yahudilerin Filistin’e geçişleri kolaylaştırmıştı. Her ne kadar bu hareket, kısmen, Arap…

  • İspanya’da Franco’ya “Coudillo”; Almanya’da Hitler’e “Führer”; İtalya’da Mussolini’ye ‘Duçe” Türkiye’de ise Alpaslan Türkeş’e diğerleriyle aynı anlama gelen “Başbuğ” diyordu partili arkadaşları. s. 21 Alıntı; Reis (Gladio’nun Türk Tetikçisi) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitap, 28. Baskı Ağustos 2004 – s. 21) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Nizam’ül-Mülk’ün Sultan Melikşah’a sunduğu Siyasetname kitabından;) Vilayet, ikta ve hediyelere dair divandan ve hazîneden birtakım fermanlar sadır olmaktadır. Bu fermanlardan bir bazısı sarhoşluk esnasında verilmiş olabilir. Bu, muazzam derecede mühim bir mevzu olduğundan ötürü üzerinde pür dikkat durulsa gerektir. Söyleyen galat etmiş olabileceği gibi dinleyen de söyleneni tam olarak işitmemiş olabilir. s. 119 Alıntı; Siyasetname…

  • Osmanlılarda zamanla iki cephenin kurulduğunu görüyoruz. Bunlardan biri yeniçeri-lonca esnafı-ulema’dan meydana gelen İslamcı halk cephesi, diğeri de Batıcı ya da yenilikçi taraftan bürokrat cephedir. s. 177 Yunan’ı yenerek Cumhuriyet’i bürokrat subaylar kurmuştur. Bunlar da devrim, yenilik, Batılılaşma diye Batı kapitalizminin üstyapı kurumlarını almaya devam etmişler, üretim güçlerini yeterince geliştirme yolunu bulamadıklarından devlet masrafları, değer yaratan…

  • Egemenlik: Bunun esas ölçüsü şudur: Egemen olan, kendisi hakkında karar alabilmeli ve bu kararların uygulanışının nihaî kontrolünü yapabilmelidir. Bir ulusun egemenliği, ulusun kendi kararlarını kendisinin alıp alamaması ve onları nihaî olarak kontrol edip edememesi ile belirir. O halde, bir ülkede alınacak ulusal kararları (kanun vesaire biçiminde) alıp bunların uygulanmasının nihaî kontrolünü yapanlar, ulus içinde egemen…

  • Büyük kitleler, çıplak güç karşısında onun öğretisine sağır kalma koşullarına itilebilir. Çıplak güç: Kendi dışında kalanları, hain, cahil, geri diye nitelendirmez miydi? Kendi dışında kalanları, ona karşı olanlardır. Kendi dışında kalanları, almaşık değil, haindir. s. 219 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1.…

  • Türkiye’nin tarihi zaten bir gün yeniden yazılacaktır. s. 133 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 – s. 133) kitabından birebir alınmıştır.

  • Böylece, ilk defa, sosyal ilişkileri toplumcu olan bir çoğunluk Türkiye’de seçimleri kazanmış oluyor. Onun için Üçüncü Cumhuriyet’i kutlayabiliriz. Millî Selâmet Partisi bu anlamda toplumcudur: Bugünkü AP, DP, CHP’nin aksine toplumcudur. s. 120 Alıntı; İdris Küçükömer’le Türkiye Üzerine Tartışmalar, Yöneten; Ali Gevgili – İdris Küçükömer, Yayına Hazırlayan; Yücel Yaman, (Profil Yayıncılık, 1. Baskı Ağustos 2010 –…

  • Birinci Cumhuriyet döneminin ideolojik, ekonomik, hukuki karakterlerine bakmak gerekir: Eğitimde tek tip insan yetiştirme, insana tapma motifi hâkimdir. Bu, demokratik sıfatı ile bağdaşamaz. Bilimler, birbirinden ayrılmış; ayrı bir iktisat, ayrı bir hukuk, ayrı bir sosyoloji öğretilmiş, bunlar da doğal bilimlerden ayrılmıştır. Oysa gerçek hayattaki ilişkiler bunlar arasındadır. Bütünü kapsayan, bütünün hipotezini yapan insan Türkiye’de yetiştirilmemiştir.…

  • Bizim için, bundan da önemlisi, İngiltere’nin kendi içindeki çelişkilerdir. Bir yanda Lloyd George’un desteklediği Yunanlılar, öte yanda ise, Lord Curzon ile askerî çevrelerin taraftar olduğu Kemalistler arasında bir savaş verilmiştir. İngiliz İmparatorluğunu savunmak ve geliştirmek için farklı stratejiler söz konusuydu. Bu, onun içindir ki antiemperyalist bir savaş değildi. Savaş Rus-İngiliz ilişkilerinin yumuşaması ve Yunanlıların kısmî…

  • Prof. Küçükömer; “1970’lerde demokratik “üçüncü Cumhuriyet’i kutlamakla söze başlayabiliriz. Türkiye ellinci yıla demokratik niteliği daha ağır basan bir seçim ve sonuçları ile girmiştir. Burada Sayın Erbakan’la aynı fikirdeyim. Birinci Meclis demokratikti; muhalif İkinci Grup’un tasfiyesiyle bu rejimin demokratik niteliği kaybolmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonunda, iç ve dış etkilerle nispeten demokratik ikinci Cumhuriyete girilmiştir. Ellinci yıl…

  • Bir zamanlar Jön Türk hareketi vardı. Büyüğümsü bir çocuktum ben; ona da katılmıştım. Fakat bütün bunlarla düşüp kalktığım sıralarda, “Günün birinde Cumhuriyet ilân ederiz” gibi bir fikrin hiçbir ağızdan çıktığını duymadım. Jön Türkler arasında Cumhuriyet diye bir şey söz konusu değildi. Jön Türklerin tek ideali vardı: Kanuni esasî (Anayasa) ve meşrutiyet… İdarî nitelikte sayılabilecek bir…