Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Hrant Hovhannesi Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1908, Muş) “O Kürt dostun evinde tuvalet yoktu; evin arkasına gidip tuvaletimizi orda yapıyorduk. İşemek için dışarı çıktığımda ablamla ağabeyimin döndüklerini gördüm. Ablamı beş yerinden vurmuşlar; ağabeyimin ise bağırsaklarını dışarı dökmüşlerdi. Gidip ormanın içine girdik. Annem öküzdiliyle o yaraları iyileştirdi. Bir de başımda bir kaşıntıdır başladı. Başımı kaşıyınca elimde iki…

  • Şoğer Abrahami Tonoyan’ın Tanıklığı (D. 1901, Muş, Vardenis Köyü) “Yaşadığımız ev büyüktü. Bahçemiz yoktu. Evimizde özel bir yer vardı; orda katlanmış yatakları üst üste yığarlardı, yataklar tavana yaklaşırdı. Karyola yoktu. Karanlık bir dünyaydı. Koyun, inek, manda, kısrak beslerdik. Buğday, mercimek, keten ekerdik. On iki mandamız, sekiz ineğimiz, iki yüz koyunumuz vardı. Sabanımız vardı. Beş-altı ev…

  • Arakel Karapeti Davtyan’ın Tanıklığı (D; 1904 Sasun Arivdem Köyü) “1930’da, Taşnak olarak görüldüğü için erkek kardeşimi Sibirya’daki İrkutsk’a götürdüler. Orda 6 yıl kaldı. 1936’da geri geldi. 1937’de gene götürdüler ve kendisiyle birlikte Vardan, Arşak, Nerso ve başka birçoklarının katledildiklerini duyduk.” Sf. 128 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler;…

  • Khaçik Grigori Khaçatıryan’ın Tanıklığı (D; 1900 Sasun, Şenik Köyü) “1914’te 18 yaşından büyük erkekleri askere almaya başladılar. O yüzden de erkek çocuk doğunca askere götürmesinler diye cinsiyetini papaza kız olarak kaydettirirlerdi.” Sf. 124 “Çırılçıplağız ve yalınayak; benim ayaklarım kanıyordu. Askerin biri elbisesini çıkarıp, giymem için bana verdi. Masada bir ekmek duruyordu; ekmeği vermedi. Sadece kurutulmuş…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “İzin verin de şu yüce dağın üzerinde durup, öksüz kalan vatana, onun kutsal kiliselerine, anıtlarına, çiçek kokulu dağlarına, verimli ovalarına, ırmaklarına ve kaynaklarına son bir kez “Hoşçakalın” diyeyim ve bir göçmen olarak az sayıdaki soydaşımla hâlâ açlık ve göçün hüküm sürdüğü, kanın aktığı Doğu Ermenistan’da misafir edilip yaşayayım.” Sf.…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “28 Haziran (1915) gecesi sabaha kadar Kırdagom, Hasköy ve Hunan’ın büyük ahır ve samanlıklarının içinde on-on iki bin Ermeni kadın, çocuk, yaşlı ve genç alevler içerisinde yanıp kömürleşti. Aynı gece Şeyh Hazret, Musa Bey’in iki kardeşi Khasum ve Nırho beyler, Avran ve çevresindeki köylerde Koloto Zuber ve Çeçenler, Aziz…

  • Yegyazar Karapetyan’ın Tanıklığı (D; 1886, Sasun) “7 Nisan’da Osmanlı hükümetiyle Ermeniler arasında eşitsiz Van muharebesi başlamıştı. Ahmet Paşa, Aziz Arakelots Manastırı’nın küçük dua yerinin yakınlarında cereyan eden çarpışmalar sırasında Ermeni fedailer tarafından vurulmuştu. Sasun Sancağı mutasarrıfı Servet Paşa, Ahmet Paşa’nın mezarı başında yaptığı konuşmada şöyle diyordu: “Ahmet! Oğlum! Sen rahat uyu! Ben, ölümünün karşılığında senin…

  • Henry Morgenthau ABD’nin Türkiye Büyükelçisi olarak görev yaptığı süre boyunca (1913-1916) Ermenilere karşı başvurulan şiddete bir son verilmesi için uyararak İttihat Hükümeti’nin İçişleri Bakanı Talât’ı kınamış ve şöyle demiştir: “…Ermenilere karşı şiddete başvurmanızdan dolayı Amerikalılar kendilerini hakarete uğramış hissetmektedirler. Siz prensiplerinizi insan severlik üzerine inşa etmelisiniz, ırk ayrımcılığı üzerine değil; aksi takdirde Birleşik Devletler sizi…

  • Ancak hasım, asi Ermenileri cezalandırmak için yeni yeni güçler yığmaktadır. Musa Dağlıların ise erzakı ve cephanesi bitmek üzeredir. Bolca yağan yağmur toplam sayıları 300 olan av tüfeklerini kullanılamaz hale getirmiştir. Musa Dağlılar dağın denize bakan tarafından yardım almak umuduyla beyaz çarşafları birleştirip birinin üstüne “Hıristiyanlar tehlikede, kurtarın,” diğerinin üstüne de kızıl haç işareti çizer ve…

  • 1915 yılının Nisan ayının 15’inde, İTF Hükümeti’nin Dâhiliye Nazırı [İçişleri Bakanı] Talât Paşa, Harbiye Nazırı (Savaş Bakanı) Enver Paşa ve İttihat’ın Genel Sekreteri ve Eğitim Bakanı Dr. Nazım imzalı, Ermenilerin tehcir edilip yok edilmesine ilişkin gizli bir emir yetkili makamlara iletilir ve “Ermenileri yok etmek lâzım” diye büyük bir nefretle uyaran Talât Paşa bu uğurda…

  • Temmuz’un 18’inde Kesab Ermenilerini sürgüne gönderme emri ulaşır. O günlerde kıdemli Protestan rahip Tigran Andreasyan Zeytun’dan zorla sürgün edilmiş kervanlardan kaçarak kendi memleketi olan Musa Dağ’a varır ve tehcir edilen zavallı Ermenilerin çektiği anlatılması güç eziyetleri anlatır. Sıranın kendilerine geleceğini anlayan Musa Dağ’ın 7 köyünün hemen hemen tüm temsilcileri 19 Temmuz’da birleşerek o feci tehcir…

  • 6 Ağustos 1914 günü Türk-Alman İttifak Antlaşması İstanbul’da imzalanır. Alman Büyükelçi Wangenheim İTF Hükümeti’ne verdiği notada şöyle diyordu: “Eğer Osmanlı hükümeti sorumluluklarına sadık kalarak Üçlü îttifak’a karşı harbe girerse, Almanya ona şu avantajları sağlar.” İmzalanan antlaşmanın 6 maddesinden biri de şöyleydi: “Almanya Osmanlı İmparatorluğu’nun doğu sınırlarının, Rusya’da yaşayan Müslüman nüfusla Türkiye’nin direkt teması sağlanacak şekilde…

  • 1909 yılında, kutsal Paskalya haftasının, 1-3 ve 12-14 Nisan günleri, Adana çevresiyle birlikte alevler içindeydi. Kana susamış kalabalık Adana’nın Ermeni mahallelerine ve çevre köylere saldırıyor, bütün dükkânları yağmalıyor, kadın çocuk demeden silahsız ve korumasız Ermenileri katlediyordu. Adana katliamı önceden planlanmış bir mahiyet içermekteydi. İçişleri danışmanı Adil Bey’in Kilikya bölgesindeki bütün memurlara gönderdiği telgraf bunu kanıtlıyor.…

  • (Lundekvist’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâh Başkanı’na Gönderdiği Gizli Mektuba Ek Olarak Yazılan Not (10 Ekim 1879) Zeytun Ermeni Meselesine dair;) Kaymakam ve kadıların tutumları da şikâyetlere neden oluyordu. Söz konusu bölgede maddî hırslarını tatmin edemeyen kaymakamlarla kadılar, yağma ve hırsızlığı yaygınlaştırıyor ve hırsızları himaye altına alıyorlardı. Kendilerinin keyfi davranışları da sınır tanımıyordu, isyan öncesi görev…

  • (Belge; 54 Erzurum’daki Rusya İmparatorluğu Başkonsolosluğu’nun Sekreteri E. E. Vışinskiy’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı General-Kvartirmeysterma Gönderdiği 8 Kasım 1913 Tarihli Rapor. GİZLİ.)   Sonu olmayan eşkıyalık ve soygun vakaları, iktidar ile Müslümanların baskısı ve askere alınma korkusu ile başlayan Ermenilerin Rusya ile Amerika’ya göçleri, tehlikeli bir hâl almıştır. Ermenilerin göçü ile ilgili raporlar gelmeye devam…

  • (Belge; 50 Van’daki Rusya imparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 10 Aralık 1912 Tarihli Rapor.) Ermeniler Eski milletvekili, Taşnakların Van’daki lideri Vramyan (pasaporttaki adı: Gabriel’in oğlu Onik Ter-Dzakyan) bu günlerde Rusya’ya gitti. Ayrılmadan önce beni ziyaret etti ve bana şunları söyledi: “Ermeniler, artık kesinlikle Türklere güvenmiyorlar. Bir zamanlar inandığımız Türk…

  • (Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Ermeniler, Van ve Bitlis vilayetlerinin nüfusunun önemli bir bölümünü teşkil ediyorlar. Maevskiy’in istatistiklerine göre, 1899’da Van vilayetinin nüfusunun yüzde 26’sını Ermeniler oluşturuyordu. Şimdilerde ise bu oran büyük ihtimalle daha düşüktür. Bitlis’teki Rus Konsolos Şirkov’un bilgilerine göre günümüzde Bitlis vilayetinin…

  • (Belge; 46 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. P. Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 30 Ağustos 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Bundan iki – üç yıl önce bütün Türk Ermenilerinin “Türk Meşrutiyeti”ne büyük ümit bağladıkları bilinmektedir. Ancak Meşrutiyet, onlara endişe ile hayal kırıklığından başka hiçbir şey getirmedi. Ermeniler, pratik insanlardır. Yeni rejimin kendileri için neredeyse…

  • (Belge; 45 1 Temmuz 1912) Aslında Taşnaklarla Jön Türkler, birbirlerinden aşırı derecede nefret ediyorlar. Her geçen gün bu nefret biraz daha artıyor… Son seçimlerde bu devrimcilerin yüzsüzlüğü son haddine ulaştı. Onlar burada bir nevi kendi polis birliklerini oluşturdular. Söz konusu polisler silahlı bir şekilde köylerde dolaşarak köylüleri, Taşnaksutyun’un emirlerini yerine getirmeleri için zorluyorlar. Yetkililer ise…

  • (Belge; 43 Van’daki Rusya İmparatorluğu Konsolos Yardımcısı S. R Olferyev’in Kafkasya Askerî Bölge Karargâhı’na Gönderdiği 20 Mayıs 1912 Tarihli Rapor. GİZLİ.) Ermenilerin Kürtleri, Kürtlerin de Ermenileri öldürdüklerine dair haberler gelmeye devam ediyor. Türkler tabiî ki de Kürtleri destekliyorlar. Hükümet ve fırka, asırlarca yan yana yaşamak zorunda kalacak iki halkı birleştirmek yerine kurnaz bir siyaset izleyerek…