Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Ankara’da Meclis’in açılışı bayram havasında geçti. 23 Nisan 1920’de önce Hacıbayram Camii’nde dualar edildi ve kurbanlar kesildi, sonra da eski İttihat ve Terakki merkezi olan binada Bü­yük Millet Meclisi açıldı. İstanbul’un işgalinden kaçan mebuslar, Kuzey Amerika çiftçilerinin Amerikan İstiklâl Beyannamesinden sonra yaptığı toplantılara benzer şekilde, atlarıyla gelip atla­rını meclisin önündeki parmaklığa bağladılar. Bu arada Yunan…

  • Ankara’yı destekleyen kabine iktidara geldiğinde İttihat ve Terakki Komitesi mensupları, İstanbul’da bir teşkilat kurmuşlardı. Teşkilât; askerî, siyasî ve ticarî olmak üzere üç kısımdan müte­şekkildi. Askerî kısım, İstanbul’dan gençleri zorla askere alarak veya subay kaydederek Anadolu’ya sevk ediyordu. Ayrıca Ankara için askerî malzeme ve kurye gönderiyor ve istihbarat topluyordu. Siyasî kısım da subayların kontrolündeydi ve askerî…

  • Hükümete, bu hareket kontrol altına alınmazsa, sulh şartlarının daha da sertleşeceği bildirildi. Zavallı İstanbul, hem Milliyetçi Hareketin kontrol altına alınmasını isteyen, hem de onların üzerlerine asker gönderilmesine izin vermeyen İngilizlerin tam olarak ne istediğini anlayamamıştı. Sf. 380 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos…

  • Gitmemesinin di­ğer bir sebebi de Fransızlardan İstanbul’un işgal edileceğini öğrenmesiydi. Mustafa Kemal, İstanbul’daki Milliyetçilere haber göndererek, işgalden sonra mebuslardan hükümet kurmaya ye­tecek kadar kısmının Ankara’ya gelmesini istedi ve geleceklerin yol masrafı için Osmanlı Bankası’na para yatırdı. Sf. 380 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık,…

  • Ankara’ya gelmiş ve ilk gecesini Vehbi Koç’un ortağı Ya­hudi Yasef Ruso’nun evinde geçirmişti. Mustafa Kemal’in Anadolu’ya çıktığı zaman Padişah’tan al­dığı para dışında elinde, İttihat ve Terakki Komitesi tarafından kendisine verilen paralar bulunuyordu ama onun daha fazlasına ihtiyacı vardı. Bu yüzden Anadolu’ya geçer geçmez Kâzım Karabekir’den Bolşeviklere adam gönderip anlaşma yapmasını iste­mişti. Sf. 375 Alıntı; İngiliz…

  • Mustafa Kemal’in İngilizlerin onu sevdikleri için Kürtleri bir ni­zama sokmaya çalıştığını düşündüğünü de raporuna ekledi. Raporun sonunda Lawrence, Mustafa Kemal ile Enver’i kıyaslıyordu: “Mustafa Kemal, oradaki [Çukurova-Kilikya] Fransız faali­yetlerinden kaygılanıyor. Kendisi şimdi İngiliz yanlısıdır. Çünkü (Montagu, C. Amery ve Aubrey Herbert’ten oluşan) Türk yandaşlarımıza güveniyor. Sf. 369 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey…

  • Mustafa Kemal’in Pera’da görüştüğü ve İngiltere Hükümetinin reisi Lloyd George ile yakın bağlantıları olan Rahip Frew, Damat Ferit’e İngilizlerin artık Mustafa Kemal’e karşı olduğunu söylüyor ve ona karşı cephe alması için Sadrazam Ferit’i kışkırtıyordu. Buna inanan Damat Ferid, Anadolu’da kendi hükümetlerini kuran Milliyet­çiler üzerine asker göndermek istedi ama İngilizler bunu kabul etmedi. Hatta Heyet-i Temsiliye’nin…

  • Kongre esnasında birileri, Elaziz Vâlisi Ali Gâlip ve İngiliz is­tihbaratçısı Binbaşı Noel’in, İstanbul Hükümetinin deste­ğiyle Mustafa Kemal’in üzerine asker gönderip Milliyetçi Hare­keti dağıtacağı dedikodusunu yaymıştı. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Ali Gâlip ve Binbaşı Noel’in derhal tevkif edilmelerini emredip üzerlerine bir ordu gönderdi. Ali Gâlip Sivas’a gitmesi emredildiği halde oyalanıyordu. Milliyetçiler gelince geride oku­maları için birtakım…

  • Anadolu artık halaskâr [kurtarıcı] Mustafa Kemal’in ge­lişini bekliyordu. O ise yola çıkmadan önce son hazırlıkları yapı­yordu. İstanbul Harbiye Nezâreti’nde İngiliz İrtibat Subayı olan Yüzbaşı John G. Bennett ile görüşmüş ve ona İngilizlerin kont­rolü altında büyük bir Türk ordusu teşkil etmeyi teklif etmişti. Başka bir gün de İtalyan bir işadamının bürosunda İtalyan Yük­sek Komiseri ve mason Kont…

  • Mustafa Kemal, ertesi gün otelde Daily Mail gazetesinin muhabiri ve Aubrey’in arkadaşı George Ward Price ile buluştu. George’a, “Eğer İngilizler Anadolu için mesuliyet kabul edecek olurlarsa, tecrübeli Türk valileri ile işbirliği halinde çalışmak ihtiyacını duyacaklardır. Böyle bir salâhiyet dâhilinde hizmetlerimi arz edebileceğim münâsip bir yerin mevcut olup olmayacağını bilmek isterim” dedi ve kendisini Karadeniz Ordusunun…

  • Mustafa Kemal, Lawrence ile 27 Eylül gecesi tekrar görüştü. Ona, Genç Araplarla, yani Emir Faysal’ın adamlarıyla anlaştığını, Türk­lerin başka milletlere ait toprakları terk etmesi ve Anadolu’ya odak­lanması gerektiğini söyledi. Orduyu bu yüzden geri çekiyordu. Türk ordusu ricat ederken İngiliz tayyareleri yukarıdan üzer­lerine aralıksız bomba yağdırıyordu. Askerler panik halindeydi­ler. O kargaşa içinde Şam’a doğru çekilirken Mustafa…

  • Kesinlikle, ben şahsen bir Siyonist’im. Filistin, bizden çok si­zin toprağınız. Biz sadece sizden epey asır sonra memleke­tin idarecileri olduk. Rıza Tevfik, The London Times, 12 Mart 1909 Sf. 331 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 331) kitabından birebir alınmıştır.

  • Türk istiklâlinin muhafazası veya Osmanlı İmparatorlu­ğunun muhtemel dağılması halinde Rusya’nın ilhak planı­nın durdurulması çok mühim bir meseledir. Karl Marx Sf. 319 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 319) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mütarekeden sonra Aubrey, Türk askerleri arasında oldukça popüler oldu. Bir keresinde çarpışmaların şiddetli bir anında Türk subaylar büyük bir kara tahtaya, “Binbaşı Aubrey Herbert buraya gelip bizimle yemek yiyecek mi?” yazıp siperden havaya kaldırdı­lar. Aubrey de karşı siperden aynı şekilde “Memnuniyetle” diye cevap verdi. Bunun üzerine iki taraf da ateşi kesti ve Türkler, Aubrey’i alması…

  • İngilizler binlercesini öldürdüğü halde Türkler onlara karşı hâlâ çok kibardı. Türk ve Anzak askerleri, bir yandan birbirlerine sigara ikram ediyor, bir yandan da ölülerini gömüyorlardı. Bir grup Türk, Aubrey’e gelip etrafta hiç subayları olmadığını ve ölülerin ceplerinden para alacaklarını söylediler ve kendisinden şahit olmasını istediler. Saat 16’de Türkler tekrar gelip Aubrey’e bir emri olup olmadığını…

  • Lawrence, Kahire’den ailesine yazdığı 12 Şubat 1915 tarihli bir mektupta Aubrey’i şöyle tarif edi­yordu; “Sonra Aubrey Herbert var, şaka gibi; fakat çok iyi biri. Okuyamayacak ve birini fark edemeyecek kadar miyop. Türkçeyi iyi konuşuyor, ayrıca Arnavutça, Fransızca, İtalyanca, Arapça ve Almanca biliyor… Bir zamanlar Balkan Birliği’nin, İttihat ve Terakki Komitesi’nin ve Arnavut İhtilâl Komitesi’nin reisiydi.…

  • Herkes büyük bir çatışma bekliyordu, fakat hâdisenin tamamı Komite tarafından tertip edildiğinden, Taksim’de bir iki ufak çatışmadan sonra, Hürriyet Ordusu şehri kolayca kontrol altına aldı. Hürriyet Ordusunun Bulgar Komitacıları, câmilere sığınan masum hocaları ve talebeleri vurdular. Daha sonra Düyûn-u Umumiye’nin Türkiye temsilcisi olacak olan gazeteci Hüseyin Cahit,  Avrupalı bir gazeteciye, “Hristiyanları orduya almanın çok lazım…

  • Genç Türkler, iktidara gelir gelmez hükümete çok sayıda İngiliz mü­şavir aldılar ve Osmanlı donanmasını İngiltere’ye, orduyu Alman­ya’ya ve mâliyeyi de Fransa’ya emanet ettiler. Sf. 179 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 179) kitabından birebir alınmıştır.

  • Mehmed Cavit (1875-1926): Dönmelere ait Feyziyye Mektebinin müdürüydü. Hem Talât’ın komitesine hem de Macedonia Risorta Locasına kayıtlıydı. Meşrutiyetten sonra Selânik ve Çanakkale mebusu oldu. 1909-1918 arası çeşitli defalar Mâliye Nâzırı oldu. Mütareke esnasında yurtdışına kaçtıysa da 1921de Ankara Hükümeti adına Londra Konferansına katıldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Düyûn-u Umumiye’nin Türk vekillerinden oldu. Rothshildlerin itimat ettiği biriydi.…

  • Aubrey, tanıdığı İttihatçıları ise şöyle tarif ediyordu; “Talât güce, sertliğe ve hemen hemen gaddar bir kişiliğe sa­hipti. Gözlerinde insanlarda nadiren, fakat alacakaranlıktaki hayvanlarda sık sık görülen bir ışıltı vardı.” Sf. 168 Alıntı; İngiliz Derviş (Yeni Türkiye’nin Doğuşu ve Aubrey Herbert) – Mehmet Hasan Bulut, (IQ Kültür Sanat Yayıncılık, Ağustos 2016 – Sf. 168) kitabından birebir…