Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • 1894 yılında, Sasun’da (bugün Batman’a bağlı) başlayan toplumlararası çatışmalar, Hınçakların katkısıyla kısa sürede tüm bölgeye yayıldı. Kürtler ve merkezi ordular, işbirliği halinde Ermenileri ezmeyi başardılar. Olaylarda binlerce Ermeni hayatını kaybetti. Ölümlerin hepsi çatışmalar sonucu olmamıştı, açlık, hastalık ve yokluk nedeniyle ölenler de pek çoktu. Ermeni kayıplarını 80 bin olarak gösteren Kayzer II. Wilhelm gibi kaynakların…

  • Abdülmecid, gerek aldığı eğitim gerekse bu sohbetler ve dergiler sayesinde, Batılı kadınların serbestliğinin ille de ahlaki bir zayıflık anlamına gelmediğini, eğitimli kadının aileye ve topluma daha çok katkı yapacağını fark etmişti. Kızların eğitimi konusunda halka örnek olmak için şehzadesi Murad’la kızı Fatma Sultan’ı ellerinden tutup ilk mektebe kaydettirmesi tarihe düşülmüş bir nottu. Cevdet Paşanın Maruzat…

  • Türk orduları yaz kış dinlemez her mevsimde hareket ederlerdi. Düşman durmadan takip edilir, saldırmak için en uygun an beklenirdi. Saldırılar genellikle gece başlar veya bazen şafak beklenirdi. Türk askerleri bitkin bile olsa, savaşmak için uygun an yakalandığında savaşılırdı. Hızlıydılar, kendilerine güvenliydiler. Komutanları savaş taktiklerinde inanılmaz uzmanlaşmışlardı. Onların hem stratejileri ve hem de iradeleri vardı. Gerekmedikçe…

  • Arap ordusu, Arap olmayan toprakları ele geçirdikten sonra, geniş köylü kitlesinin Müslüman olması işlerine gelmiyordu. Böyle bir Müslümanlaşma, dihkanların da işine gelmezdi. Haraç vergisi bir köye kesilirdi. Bir köyün bir kısmı Müslüman, bir kısmı başka bir dinden ise, köyden alınan verginin tüm yükü Müslüman olmayanlara binerdi. Bu nedenle, Müslüman olsa bile köyde kalanlar, haraç vergisine…

  • Caesar, Asya eyaletinin Roma’ya verdiği verginin fazla olduğunu anlamıştı, bu vergiyi üçte bir oranında azalttı. Ama yaptığı en önemli reform, vergi mültezimleri (publicani) sistemini yürürlükten kaldırması oldu. Bundan böyle halkın verdiği vergiler, doğrudan doğruya kestöre (quaestor: en yüksek mali devlet memuru, pretör 1ci yardımcısı) verilecekti. Artık, vergiler doğrudan devletin elinde toplanıyordu. Halk, vergi mültezimlerinin elinden…

  • Teoman’ın hassa alayına kumanda eden oğlu Mete (Mo-tun), boy ve budun ileri gelenlerinin genel onayı ile bir av sırasında babasını ve yakınlarını öldürerek yerine kağan oldu. Mete (210 – 174), Tan-hu (Şan-yü veya Tanju) unvanını aldı. Bundan sonra, Tan-hu unvanı, bir hükümdar unvanı olarak, bozkırda yüzlerce yıl kullanıldı. Bundan 14 asır önce Göktürklerin kurucusu Bumin…

  • O dönemde 300.000 kişilik atlı bir ordu muazzam bir güçtür. Savaşa giden göçebe savaşçıların yanlarında 3 at götürdükleri düşünülürse, 1 milyon atı olan bir ordudan söz ediliyor demektir. Bu kadar çok sayıda atı ne Çin, ne Hindistan ve ne de Avrupa besleyebilir. Bu kadar çok atın, olsa olsa, İran ile Türkiye yaylalarında bir ölçüye kadar…

  • 1937 ve 1938 Yıllarında Kırım, Sürgün ve İdamla Dağıtılan Aşiret ve Ocak Büyükleri Hakkında Özet ve Toplu Bilgiler; 38 öncesinde Dersim toplumunun öncü ve yönetici öznesi, benim “Aşiret ve Ocak Büyükleri” olarak tanımlamayı tercih ettiğim birkaç yüz kişilik küçük bir toplumsal katmandır. Bu katmanın bir bütün olarak “feodal”, “ağa” ya da “derebeyi” olarak tanımlanması yanlıştır.…

  • Koçgiri Aşireti lideri Haydar Bey 2.000 kişilik bir kuvvetle 23 Nisan 1920’de, Erzincan ile Pilemori (Pülümür) istikametinden, Dersim kuvvetlerine iltihak üzere yola çıkmıştı. Haydar Bey’in komutasında bulunan kuvvetlerden Osmanlı hükümeti tedirgindi. Kürt aşiret lideri Haydar Bey’in kuvvetleri doğuya ilerledikçe, onun güçlerini arkadan takip ediyorlardı. Haydar Bey’in güçleri Erzincan’ın kuzeyinden geçerek Kureşan aşireti dâhiline yerleştiler. Haydar…

  • 1918 yılında Kangal ilçesine bağlı Yellice nahiyesinin Hüseyin Abdal tekkesinde Kürd istiklal savaşının tecellisi (gerçekleştirilmesi) hususunda bir toplantı yapıldı. Bu toplantıya Kurmesan, Canbegan ve bölgede bulunan diğer Kürd aşiretleri katıldılar. Toplantıda hazır bulunanlar ant içerek, Sevr antlaşmasının tatbiki ile Amed, Bitlis, Van, Dersim ve Sivas – Koçgiri mıntıkalarını kapsayan bölgede bağımsız Kürdistan kurmak için silaha…

  • Daha önce İstanbul’da kurulmuş bulunan Kürd Teali Cemiyeti 1918’de güçlendi. Bu cemiyetin lideri Seyyid Taha oğlu Seyyid Abdulkadir idi. Cemiyet bünyesinde İstanbul’da yapılan genel bir toplantıda; “Kürdistan istiklalinin ilanına karar verilmesi ve Kürdistan’da bir tek ecnebi kuvvet kalmaması.” karara bağlandı. Fakat Seyyid Abdulkadir bu karara itiraz ederek; “Türklerin düşkün oldukları, yani Ruslara yenik durumda bulundukları…

  • Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye 1869–1876 yılları arasında Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir heyet tarafından bölüm bölüm hazırlanarak kabul edilen, İslam dünyasının ilk ve en önemli medeni kanunu. Bir giriş ile 16 bölümden oluşmuştur ve 1851 madde içerir. AHMET CEVDET PAŞA (1822 – 1895) Osmanlı devlet adamı, tarihçi ve hukukçu. 12 ciltlik bir Osmanlı tarihi yazmış, Mecelle’nin…

  • Mecelle’nin 100 Maddesi; (Dil içi çevirme kısmen yapılmıştır) 41. Örf ile tayin nass ile tayin gibidir.   42. Vücudda bir şeye tabi olan, hükümde dahi ona tabi olur.     43. Tabi olan şeye ayrıca hüküm verilmez.     44. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin zarûriyyatından olan şeye dahi malik olur. 45. Asıl sakıt oldukta, fer’i dahi sakıt…

  • Mecelle’nin 100 Maddesi; (Dil içi çevirme kısmen yapılmıştır.) 1. İlm-i fıkh, mesâil-i şer’iyye-i ameliyeyi bilmektir.      2. Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir.    3. Ukutta itibar mekasıd ve meaniyedir; elfaz ve mebaniye değildir.    4. Şekk ile yakin zail olmaz.    5. Bir şeyin bulunduğu hal üzere kalması asıldır.   6. Kadim, kıdemi üzerine terk olunur.    7.…

  • 13-Usûlsüz vüsûl (ulaşma, erişme) olmaz  (lâ vusûle illâ bi’l-usûl)  Yani bir işi yapabilmek, neticeye ulaşabilmek, ancak o iş için asıl teşkil eden vâsıtaları bilip kullanmakla olur. Usûle metod da denir.  Her işin bir usûlü vardır.  Meselâ, bir akdi kurmak için gereken bir takım şartlar vardır.  Bunları yerine getirmeden o akdi kurmak ve neticelerine kavuşmak mümkün…

  • 7-  Sonradan verilen icâzet, başlangıçta verilen vekâlet gibidir  (inne’l-icâzete’l-lâhikati ke’l-vekâleti’s-sâbıka) Bir kimse bir başkası nam ve hesabına bir akid yapsa, sonradan o kimse bunu işitip icâzet verse (kabul etse), sanki başlangıçta onu vekil etmiş sayılır.  Buna fuzûlî denir. Günümüzde buna vekâletsiz iş görme adı verilmektedir.  Aynı şekilde bir kimse vekâleti yokken, hatta haberi bile olmadan…

  • 1-  Hüküm işin başlangıcına izâfe olunur  (yüdâfü’l-hükmü hasbe’l-evâhir) Yani bir işin hükmü, o işin başından itibaren geçerlidir.  Dolayısıyla ölümünden geriye doğru bir sene içinde ölüm hastalığı denilen durumdaki bir kimsenin yaptığı malî tasarruflar vasiyet hükmünde olup borçlu değilse mal varlığının üçte birinden yerine getirilir   2-  Hüküm zâhire (açık olana, görünür olana) göre verilir  (el-hükmü li’z-zevâhir) …

  • Mecelle’nin İlk 99 Hükmünden Bazıları; Beraat-ı zimmet asıldır. Borçlu olmamak asıldır. Borç ileri süren, ispatla mükelleftir. Def’-i mefasid celb-i menafiden evladır. Zararın defi, faydanın davetinden evladır. Ezmanın tağayyürü ile ahkâm tağayyür eder. Zaman değişince hükümler de değişir. Ukudda itibar makasıt ve maaniyedir, elfaz ve mebaniye değildir. Sözleşmenin amaç ve anlamı göz önüne alınır, söz ve…

  • 7 Zilhicce 1293 Tarihli Kanûn-U Esâsî’nin 102’nci Maddesi İle 2 Recep 1332 Tarihli 7’nci Ve 43’üncü Mevaddı Muaddelesini Muaddil Kanun; 26 Rebiülevvel 1333 – 29 Kânunusâni 1330 (1914) (Dil içi çevirme yapılmadı)  Madde 7 – Meclisi Umuminin miadında açılıp kapatılması, gerek vaktinden evvel gerek sureti fevkalâdede içtimaa daveti temdidi müddeti, üç ayı tecavüz ve tekerrür etmemek…

  • 7 Zilhicce 1293 Tarihli Kanûn-u Esâsî’nin 102’nci Maddesi İle 2 Recep 1332 Tarihli 7’nci ee 43’üncü Mevaddı Muaddelesini Muaddil Kanun; 2 Recep 1332 (1916) – 15 Mayıs 1330 (1914) (Dil içi çevirme yapılmadı) 7’nci Maddenin Fıkrai Muaddelesi  “… Otuzbeşinci madde mucibinde Heyeti Mebusanın ledeliktiza feshi ve müddeti teciliye ve tatiliyenin mecmuu müddeti içtimaiyel seneviyenin nısfını…