Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- PSİKOPAT OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ, PSİKOPAT OLMANIZA NEREDEYSE HİÇ İMKÂN YOKTUR
- ŞÖHRET KÜLTÜRÜ ÇOCUKLARIN ARZU VE İSTEKLERİNİ ARSIZLAŞTIRIYOR
- EN MÜLAYİM KİŞİLER BİLE SADİST GARDİYANLARA DÖNÜŞEBİLECEKTİR
- ÜNLÜLERDE NARSİSTLİK
- MEŞHUR OLMAK İSTEYENİN İŞİNİ KOLAYLAŞTIRACAK PSİKOPATİK KARAKTER ÖZELLİKLERİ VARDIR
about
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Şeyh Sâîd, yeni kurulan rejim hakkında fetvasını vermiş ve kıyam (ayaklanma) kararı almıştır. Şeyh Sâîd eve döner ve 2 Ocak 1925’te hanımına durumu izah ederek evden ayrılacağını ve devlete karşı ayaklanacağını söyleyince hânımı karşı çıkar: “Bey bey! Bizi bırakıp da nereye gidiyorsun? Sen gidersen bizim namusumuzu kim koruyacak? Bizim namusumuzu hiç düşünmez misin?” Ama Şeyh…
-
1865 yılında, Mezra (Elâzığ) ili Palo (Palu) ilçesinde Şeyh Mahmud Efendi’nin bir oğlu olur. Adını “Mûhâmmed Sâîd” koyarlar. İşte bu çocuk, İslâmî serhıldanın rehberi Şeyh Sâîd’dir. Mûhâmmed Sâîd, daha sonra babası Şeyh Mahmud Efendi tarafından Kalikala (Erzurum)’nın Hınıs ilçesine yerleştirilip ikâmet ettirilmiş, burada medrese tahsili görmeye ve fıkıh, tefsir ve hâdis dersleri almaya başlamıştır. Halkın…
-
Yıl 1640… Yer Amed (Diyarbakır)’e bağlı Bismil ilçesinin Çılsıtun (Kırksütun) köyü… Topyekûn bir halkın, şeyh ve mollaların önderliğinde başlattığı İslâmî direniş dalgasını kırmak için IV. Murad’ın verdiği emir (ferman) yerine getirilir ve Çılsıtun başta olmak üzere Bismil’in köyleri katliâma uğrar. Canını kurtarabilen birkaç çocuk ve kadından başka, herkesin canına kastedilir. Köyler boşaltılıp yıkılır ve köy…
-
Daha sonra gelen Sokullu Devri (1566 – 1579)’nde siyasal bağlamda önemli bir hâdise çıkmaz; ancak bu dönemde Kürdistan’daki şeyhler, mollalar ve halk arasında sürekli bir huzursuzluk yaşanır. Kürtler, bu devirde Osmanlı Devleti’nden nefret eder duruma gelirler. Bunun sebebi, Sarı Selim’in içkiye ve III. Murat’ın da kadına olan aşırı derecedeki düşkünlüğüdür. Alıntı; Şeyh Sait İsyanı –…
-
Yavuz Selim zamanında doruk noktaya ulaşan mezhepçi yönetim, 1520 yılında tahta geçen Kanunî Sultan Süleyman tarafından devam ettirildi ve Kanunî, saltanatının yedinci yılında kendisine karşı Şiî bir isyanın oluşmasına engel olamadı. 1527 yılında Kalenderoğlu, Yavuz zamanından beri sinmiş olan Şiileri etrafında topladı. Kanunî tarafından idâm edilip dirliği dağıtılan Gırgûm (Kahramanmaraş) Beylerbeyi Dulkadiroğlu Ali Bey taraftarları…
-
XV. yy’da ve XVI. asrın başlarında, Kürdistan İslâm toprakları, İran – Safevî Şâhlık devletinin egemenliği altındaydı. Yavuz Sultan Selim’in 1512 yılında tahta geçmesiyle beraber Osmanlılar, tamamen bir “siyaset-i şarkîyye” (doğu siyaseti) izlemeye başlamış ve bütün uğraşılarını Doğu üzerinde yoğunlaştırmışlardır. Tahta çıktıktan hemen iki yıl sonra Yavuz Sultan Selim, ilk seferini, mezhebî gerekçelerle İran üzerine yapar.…
-
1623 yılında, IV. Murad’ın tahta geçişiyle beraber, Kürdistan, yeni bir sosyo – politik sürecin içine girer. IV. Murad, sert yöntemlerle ilk başta isyancıları itaat altına alır. Kendisi tiryaki derecesinde içki müptelâsı olduğu halde IV. Murad, memlekette içkiyi, tütünü ve sigarayı yasaklar, gece sokağa çıkma yasağı getirir. Devrin bilginlerine raporlar hazırlattırır. IV. Murad, Revan Seferi neticesinde…
-
“Ben, idâresi altındaki memlekette içkiyi yasaklayıp, kendisi sarayında içki içen adama bi’at etmem!” Bu sözler, Amed (Diyarbakır) ilinin Bismil ilçesine bağlı Çılsıtun (Kırksütun) köyünden mümtaz ve saygın bir şahsiyet olan Şeyh Kâsım-i Haşim’e ait… 1640 yılında, Osmanlı Padişahı IV. Murad’a söylenmiştir. İlmi, takvası ve dinî önderliğiyle nam salmış olan Şeyh Kâsım, bir başka âlim olan…
-
Fyodor Tyutçev, “Rusya sizin bildiğiniz ülke değildir.” diyor. “Onun aklını ölçemezsin; çok büyüktür senin aklınla o anlaşılmaz, Rusya’ya inanmak gerekir. Rusya bir iman meselesidir.” Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 152) kitabından birebir alınmıştır.
-
Geçen asırda İran toplumu, bunun adını çook mizahi bir biçimde koymuştur; “depremzede” gibi “garbzede” diye bir tabir .. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yani milliyetçiliğin ilk kateşizmi (1) Mustafa Celaleddin Paşa’nın Les Turcs Anciens et Modernes (Eski ve Modern Türkler) adlı kitabıdır. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 149) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2016); Kateşizm; Hristiyanların dine girenler için kullandıkları soru cevap şeklindeki ilk temel ritüeller kitabı.…
-
Avusturya ve Rusya’ya karşı ayaklanan Macar ve Polonyalı milliyetçiler, bu büyük mücadeleleri sırasında bir ara Macaristan’da 1848’de müstakil bir cumhuriyet ilan etmelerine rağmen, Rusya ve Avusturya ittifakı tarafından bastırılıyorlar ve Devlet-i Âliyyemize sığınıyorlar. Rusya ve Avusturya bunları geri istiyor. Biz vermiyoruz. Ordumuz bile yok, … Bu insanların bir kısmı dinlerini muhafaza ederek burada kalmıştır; bir…
-
Mülkiye mektebinin kuruluşu 1850’lerin sonudur. Hukuk mektebinin faaliyeti geçtir. Mekteb-i Nüvvab’ınki de (Naibler mektebi anlamında, kadı yetiştirmek üzere açılan mektep) öyledir. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 130) kitabından birebir alınmıştır.
-
Burada insanlar okusaydı, şu veya bu zümre yasaklasa, matbaayı kurdurmasa bile, nasıl cam geliyor, kumaş geliyorsa, Venedik’te basılıp Türkçe kitap da gelirdi. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 123) kitabından birebir alınmıştır.
-
Selanik gibi –ki bütün dünyanın büyük Yahudi metropolitiydi- … Ama Mezopotamya’ya gittiğimiz zaman Museviler Arapça konuşur, Kürtçe konuşur ve daha ilginci Aramca dediğimiz bugünkü Süryani kilisesinin dili konuşulur. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 90) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bu özellik, yani Harem’in politik entrika merkezi olması bizim tarihimizde bir asrı kapsar. Yani Hürrem Sultan ile Kösem Sultan’ın büyük valide olduğu iki devir arası dışında; saray hareminin herhangi bir mahfilden daha politik olduğunu söylemek zordur. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 78) kitabından birebir alınmıştır.
-
Esirciler tarafından Habeşistan’ın güneyinde avlanan zenci çocuklar ne gariptir ki Yukarı Mısır’daki Hıristiyan Kıbtî manastırındaki rahipler tarafından ameliyatla hadım edilir ve haremlere sevk edilirdi. Sarayın bu kesimi onların muhafazasındaydı. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 77) kitabından birebir alınmıştır.
-
Devletin kuruluşundan 16. asrın sonuna kadar bütün hükümdarların hepsi büyük mareşallerdir, askeri dehâlardır. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 53) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bilen, tarih okuyan, musikiler dinleyen, Şark’a ve Garib’e açık, kendi emperyal protokolünü kendisi çizen, sarayını buna göre tersimleyen (resmeden, düzenleyen), mütevazı da olsa bir büyük hükümdar vardır. Ve o, ateşli silahları kullanan bir ordunun başındaki mareşaldir. Bu da çok önemli; babası da mareşaldi, dedesi de mareşaldir, büyük dedesi de mareşaldir; fakat Fatih, ateşli silahların kullanıldığı,…
-
Osmanlı donanması geçen asırda Paskalya ve Noel gibi Hıristiyan bayramlarında demir atardı. Çünkü neferlerin, çavuşların yortu dolayısıyla evlerine gitmeleri gerekiyordu. Alıntı; Son İmparatorluk Osmanlı – İlber Ortaylı, (Timaş yayınları 2. Baskı Kasım 2006 – Sf. 50) kitabından birebir alınmıştır.