Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- DİNDIŞI AHLAK
- “HAZLARI SÖZ KONUSU OLUNCA, TANRI DA, TEHDİTLERİ DE, VAATLERİ DE KİMSEYİ BAĞLAMAZ”
- “BİZZAT İNCELEMEKTENSE, BAŞKASININ SÖZÜNE İNANMAK DAHA KOLAYDIR”
- “YARATTIKLARININ ÖĞRENMELERİNİ İSTEDİĞİ ŞEYLERİ, KENDİLERİNE İLHAM EDEBİLİRDİ”
- “TANRISI HAKKINDA AYNI FİKİRLERE SAHİP OLAN YA DA OLABİLEN İKİ KİŞİ YOKTUR”
about
Kategori: Osmanlı Devleti
-
(Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti. 30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 … “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti. Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü. … Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu. İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…
-
(Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı! Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 … Yeni görev yerim Bitlis’ti. Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya). … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…
-
… İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı. Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı. Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208 … Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü. Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı. Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…
-
(Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı. Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi. Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…
-
Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa. Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız. O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu. Sessiz, sakin, hatta çekingendi. Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı. … “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor. Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …
-
(Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu. Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı. Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı. Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu. O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu. Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 … Biz…
-
Türklerin tarihinde bir ilki gerçekleştirmiştik Cumhuriyet kurmuştuk. Bayrağımız bile vardı. Üç rengi vardı bayrağımızın: matem rengi, siyah; Müslümanlığı temsil eden, yeşil; aydınlık günleri temsil eden, beyaz. Ay-yıldızımız yeşil zemin üzerindeydi. Ayrıca birer yıldız da siyah zemin üzerindeydi. Başkentimiz Gümülcine. Pul bile bastırdık. Bulgarlarla Osmanlı Devleti 29 Eylül1923’te İstanbul Anlaşması yapıldı. Edirne, Karaağaç ve Dimetoka’yı içine…
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor. Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor. Sf.161 … Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162 … Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …
-
(Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu. Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti. … Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu. Hemen ona atladık. Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik. Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum! Sf.140. … Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…
-
(Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız. Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi. İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.) Sf. 135 “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…
-
(Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak. Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş. … Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek! … Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu! Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçıların kanlı hükümet darbesini anlatıyor;) “İstanbul’da çoğu kimse, İtalyanların Trablusgarp’taki katliamlarını değil, Şişli Camii önünde otomobiliyle bir Arnavut’a çarpan İtalyan elçisinin şoförünü konuşuyordu. Kader; İstanbul’daki ilk otomobil kazasını da bir İtalyan yapmıştı. … İttihat ve Terakki, dört yıllık iktidarını 16 Temmuz 1912’de muhaliflere bırakmış, muhalefete geçmişti. …muhalefet Arnavutluk’ta dağa çıkarak bizim hükümeti…
-
(Dede Yakup Cemil Trablusgarp günlerini anlatıyor;) İtalyanlara karşı savaşmak için İstanbul’dan, kızgın çöllere giden gönüllüler arasında ben de vardım. Kimler yoktu ki; Enver Bey, Mustafa Kemal, Fethi (Okyar) Bey, Rauf (Orbay) Bey, Sapancalı Hakkı, İzmitli Mümtaz, Ömer Naci, Abdülkadir, Cevad Abbas, Atıf, Süleyman Askerî, Doktor Refik (Saydam), Kuşçubaşızade Eşref, Afyonkarahisarlı Ali (Çetinkaya), Enver Beyin kardeşi…
-
İstanbul’daki büyük yangın, 23 Ağustos 1908 .. Sf. 66 … 31 Mart Ayaklanmasından bir gün sonra Adana’da Ermeniler isyan bayrağını açmışlardı. 17.000 Ermeni, 1.850 Türk hayatını kaybetmişti. İttihat ve Terakki Cemiyeti de, beni “müfettişi umumi” olarak Adana’ya gönderdi. Mutlak salahiyetli Divanıharp de bizimle beraber Adana’ya geldi. Sf. 70 Olaylar sonunda kurulan Divanıharp kararını verdi: 48…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) 7 Temmuz 1908, Manastır’daki postaneden çıkan Müşir Şemsi Paşa… 10 Temmuzda, Saray’a sürekli jurnaller gönderen Manastır Topçu Alayı Müftüsü Mustafa Şevket Efendi, 17 Temmuzda, Zatışahane’nin fermanını okurken, Manastır Mıntıka Kumandanlığı erkânıharbiyesinden Osman Hidayet Paşa ve Cemiyet’e düşman oldukları bilinen, Debre Mutasarrıfı Hüsnü bey, Polis Müfettişi Sami, Avukat Sabri Efendi, Kanun (İnzibat)…
-
(Dede Yakup Cemil Anlatıyor;) “Mustafa Necib, 29 Mayıs 1908 akşamı İsmail Canbulat ve Enver Bey’in yardımıyla, Nazım Bey’i vurdu ama öldüremedi. Yaralanan Nazım Bey İstanbul’a götürülürken, Enver Bey Tikveş’e kaçıp saklandı. Zira olay sırasında Nazım Bey kayınçosunu görmüştü!” Sf. 29 “25-30 Haziran 1908 tarihleri arasında, beş gün, Manastır’da, geceli gündüzlü gizli toplantılar yapıldı. Başlatılacak harekâtın…
-
Sapancalı Hakkı’yla Selanik’e gitmiştik. Tahlif (yemin) merasimi için geceyi beklemek gerekiyordu. Bekledik. Hava karardı. Namzet (aday) gözleri bağlı olarak arka sokaklardan yemin töreninin yapılacağı eve faytonla götürülürmüş; bana da aynen öyle yaptılar, gözlerimi bağladılar. Burada koluma arkadaşım Sapancalı Hakkı girdi. O bana kefil olmuştu. Sf.26 … yemin merasimine geçildi. “Yakup Cemil, sağ elini Kuranı Azimüşşan’a…