Kategori: Osmanlı Devleti
-
II. Abdülhamit, saray bahçesinde çalışan insanlara “Eşek Türk” diye bağıran Arnavut subayı “Ben de Türk’üm” diye azarlamış. Alıntı; Türk, Türklük ve Türkler – Tuncer Baykara, (Halk Kitabevi – Sf. 242) kitabından birebir alınmıştır.
-
İkinci Balkan Savaşı’nda olduğu gibi, müttefikler birbiriyle savaşa tutuşmamışlarsa, bunun nedeni Almanya’da bir Enver Paşa bulunmamasından… Sf. 588 Lloyd George, eski Reich şansölyesi Simon’un hazır bulunduğu bir toplantıda alaylı bir tavırla: “Almanlar kendilerine lider olarak zeki adamlar bulmasını bilmiyorlar” demişti. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 –…
-
Hükümdarlar paraya ihtiyaç duydukça, Yahudi’nin halktan emdiği kanının bir kısmını, mübarek elleriyle ondan alırlar.… Her sarayın bir Saray Yahudi’si vardır. Alıntı; Kavgam – Adolf Hitler, Ç; Oktay Ertaş, (Beda Yayıncılık 2. Basım Ekim 2004 – Sf. 271) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ticaret adamı kimliğiyle gelir ve ilk başlarda milliyetini saklamaya gerek görmez. … Yerliler yabancıya karşı misafirperverliklerini gösterirler. Yahudi yavaş yavaş ekonomik hayata sokulur, ancak bir üretici olarak değil, aracı olarak. … Kısa bir zaman içinde ticaret Yahudilerin tekeline girer. Önce fahiş bir faizle borç para verir. Gittikçe gücü artar, devlet içinde devlet olmaktadır. … Para…
-
II. Abdülhamid; 23 Aralık 1876’da Birinci Meşrutiyet’i ilan etti, ancak 13 Şubat 1878’de Osmanlı-Rus Savaşı’nı bahane ederek Meclis’i dağıttı. Ahmed Tevfik Paşa: Osmanlı İmparatorluğu’nun son sadrazamı (Kasım 1920) olarak tarihe geçti. Akgöl (Eyüp Sabri), Bleda (Mithat Şükrü): Mustafa Kemal’in emri üzerine 1935’te Sivas mebusu seçildi. Masondu. Çetinkaya (Ali): Kel Ali de denir (Afyon 1878-İstanbul 1949). …
-
(Dede Yakup Cemil;) “Ermenilerin Van’daki saldırıları artınca Van Valisi Cevad Bey şehirdeki Türklerin başka illere göç etmelerini emretti. 30 000 Türk göç etmek zorunda kaldı.” Sf. 231 … “İstanbul’daki Ermeniler yerlerinden edilmemişti. Şehirde 77.000 Ermeni yaşıyordu ve sadece 3.000’e yakını sürülmüştü. … Ruslar, özellikle Ermeni Ortodoksları kışkırtıyordu. İstanbul’daki Katolik ve Protestan Ermeniler bu kışkırtmalara hiç…
-
(Dede Yakup Cemil anlatıyor;) Bölgedeki bazı görevliler, Teşkilatı Mahsusa’nın Kafkasya sorumlusu Bahaeddin Şakir, Trabzon Valisi Cemal Azmi ve benim hakkımda “Ermenilerin katledilmelerine ve yağmalanmalarına göz yummaktadırlar.” diye İstanbul’a jurnal telgrafları gönderiyorlardı! Hakkımızda tahkikat açılmasını istiyorlardı. Sf. 211 … Yeni görev yerim Bitlis’ti. Alayın kumandanı Afyonkarahisarlı Kel Ali’ydi (Çetinkaya). … İttihat ve Terakkinin gözü pek fedailerinden…
-
… İttihat ve Terakki seçimlerinde Taşnak Komitesi’yle hep ortak liste çıkarırdı. Ermeni cemaati bizim listelerden Meclis’e her seçimde (1902-1912) 14 milletvekili sokardı. Ne eksik, ne fazla, hep 14 milletvekili. Sf. 208 … Kâğıt üzerinde her şey düşünülmüştü. Boşaltılan evleri işgal etmek isteyen Müslümanlar, buralarda ancak kiracı gibi oturacaklardı. Kiralarını hep şehir merkezinde kurulan fona yatıracaklar,…
-
(Dede Yakup Cemil;) Osmanlı Devleti 2 Ağustos (1914) günü seferberlik ilan etti. .. 21 yaşından 41 yaşına kadar bütün vatandaşlar silahaltına çağrıldı. Seferberlikten birkaç gün önce Almanya’nın İstanbul Elçisi Baron Vangenheim ile Sadrazam ve Hariciye Nazırı Said Halim Paşa arasında Osmanlı – Alman ittifakı anlaşması yapılıp imza edildi. Bazı arkadaşlar savaşa girmeye, hele Almanya’yla ittifak…
-
Çok konuşan bir adam değildi Enver Paşa. Onun hayatında beyanatlara, nutuklara rastlamazsınız. O emir veriri gibi kısa ve kesin konuşurdu. Sessiz, sakin, hatta çekingendi. Ancak bu dış görüntüsünün altında sükûn bulmaz bir ihtiras adamıydı. … “…Harbiye Nazırı olmasına hiçbir sebep yoktur.” diyor. Ve hemen bizi şikâyet ediyor: “O yanındaki eli silahlı işsizler Enver Bey’i kışkırtıyor.” …
-
(Dede Yakup Cemil Enver’i anlatıyor;) Enver Bey miralay (albay) olmuştu. Mektebi Harbiye Komutanlığına atanmıştı. Ancak o, bu yeni makamına aldırmamış hatta görevine başlamamıştı. Bu atamanın kendisini pasifleştirmeye yönelik komplo olduğunu düşünüyordu. O artık harbiye nazırlığını alarak ordunun başına geçmeyi düşünüyordu. Sadece harbiye nazırlığını da değil Erkânıharbiye Umumiye reisliğini de almayı düşünüyordu. Sf. 172 … Biz…
-
Türklerin tarihinde bir ilki gerçekleştirmiştik Cumhuriyet kurmuştuk. Bayrağımız bile vardı. Üç rengi vardı bayrağımızın: matem rengi, siyah; Müslümanlığı temsil eden, yeşil; aydınlık günleri temsil eden, beyaz. Ay-yıldızımız yeşil zemin üzerindeydi. Ayrıca birer yıldız da siyah zemin üzerindeydi. Başkentimiz Gümülcine. Pul bile bastırdık. Bulgarlarla Osmanlı Devleti 29 Eylül1923’te İstanbul Anlaşması yapıldı. Edirne, Karaağaç ve Dimetoka’yı içine…
-
(Dede Yakup Cemil İttihatçı terörünü anlatıyor;) 11 Haziran 1913’te Sadrazam ve Harbiye Nazırı Mahmud Şevket Paşa’nın otomobili silahla taranıyor. Kurşun sesleri ortalığı birbirine katıyor. Sf.161 … Suikastı tertip edenlerden Prens Sabahattin, Gümülcineli İsmail Hakkı Bey yurtdışına kaçmışlardı. Sf. 162 … Amaçları ihtilal yapıp İttihat ve Terakki hükümetini yıkmak, kendi hükümetlerini işbaşına getirmekmiş. Sf. 163 … …
-
(Dede Yakup Cemil darbe ve sonrasını anlatıyor;) Enver Bey hep kısa konuşurdu. Hürriyet ilan edildiğinde de ancak ısrarlar üzerine birkaç söz söylemişti. … Babıâli binasının önünde Şeyhülislam Cemalettin Efendi’nin otomobili duruyordu. Hemen ona atladık. Şoförü tehdit ederek Dolmabahçe’ye gitmesini emrettik. Saraya giderken tabancamdaki boş yerlere kurşun doldurdum! Sf.140. … Zatışahane’nin huzuruna çıkmak istediğimizi Başmabeyinci Halit…
-
(Dede Yakup Cemil 1913 darbesini anlatıyor;) “Enver Bey, Doktor Abidin Bey’e “Kapıları derhal kapayınız. Vazifelilerden başka içeri kimse girmesin” emrini verdi.” (Dipnot: Dr. Abidin Bey, 1926 yılında Atatürk’e İzmir’de yapılan suikasta karıştığı iddiasıyla idam edildi. İttihat ve Terakkinin öncü gücünün birini subaylar oluşturuyorsa, diğerini tıp doktorları oluşturuyordu.) Sf. 135 “Bir yanda Erkânıharbiyeyi Umumiye reisinin (Genelkurmay…
-
(Dede Yakup Cemil Enver Paşa’nın hükümet darbesini anlatıyor;) “23 Ocak 1913 hükümet Dolmabahçe sarayında toplanacak. Toplantıyı Sadrazam Kamil Paşa istemiş. … Kamil Paşa İstanbul’u kurtarmak için Edirne ve Çatalca’yı Bulgar’a verecek! … Gabriel Noradunkyan’ın hazırladığı Fransızca sulh metni elimize ulaşınca iyice kanaat getirdik; bunlar vatanı satıyordu! Biz fedailer; Babıali’deki Meserret Kıraathanesi’nde ara sıra bir araya…