Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Gene o yıl Hamburg’daki sinagogda âdet gereğince krala dua edildiği zaman, onunla aynı payedeymiş gibi “Mesih Sabetay Sevi”ye de dua edildi. Kısacası, bütün Yahudileri bir delilik nöbeti sarmış gibiydi. Ama Sabetay Sevi şeriatın altını üstüne getiriyordu. Kesin olarak yasak edilmiş bazı şeylerin mubah olduğunu ilan etmekten çekinmiyordu. Yüzyıllar boyunca hahamların sıkı bir disiplin altında tutabildikleri,…

  • Bir Macar Yahudi’si olan Üreghli Salomon, on üçüncü yüzyıl baharında kölesi olan bir genç kızı, Judaizm’e döndürmüştü. Macar şehri Buda’nın Türklerin egemenliğinde olduğu dönemde (1526-1686), Yahudilerin Hıristiyan kölelere sahip olması ve nihayetinde bunları Judaizm’e döndürerek evlenmeleri çok sık rastlanan bir durumdu. Sf. 373 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç; İsmail…

  • Polonya Yahudileri, Türk tarzı giyimi, Hıristiyan komşuları tamamen unuttukları halde, uzun süre sürdürmüşlerdir. Bir Yiddiş sözcüğü olan ve “uzun erkek üstlüğü” anlamına gelen kaftan, Türkçeden türemiştir. Hazarların giydiği “bol ceket” muhtemelen bir kaftandı. Sarmatya kökenli Polonya soyluları da uzun kaftanlar giyerlerdi. Sf. 317, 318 Alıntı; Hazar Yahudileri (Bir Türk İmparatorluğu) – Kevin Alan Brook, Ç;…

  • Hazarya, ortaçağ Avrupa’sında, içinde çeşitli milletlerden insanları barındıran ülkelerden bir tanesiydi. Judaizm’i, İslam’ı, Hıristiyanlığı ve diğer inançları benimsemiş, Slav, Türk, İran, Arap ve Kafkas ırklarının oluşturduğu çok ırklı bir toplumdu. Dokuzuncu ve onuncu yüzyıllarda, Judaizm Hazarlar arasındaki en etkili din olmaya başlamıştı. Diğer dinler de imparatorluğun çeşitli klanları arasında oldukça rağbet görüyordu. Örneğin, Hazarların bir…

  • 19 Eylül 1900 tarihinde Donna adlı bir Yahudi kızı, Kaymakamlığa başvurarak, Müslüman olmak is­tediğini belirtmişti. Kaymakamlık, Donna’nın isteğini Kadı’ya iletmiş, Kadı da isteği kabul etmişti. Bunun üzerine, Kadılık, Musevi toplumu li­deri Hacı Hahambaşı’na çağrıda bulunmuştu. Kent meclisinde Hahamba­şı, Donna’yı bir kenara çekerek uzun telkinlerde bulunmuş, ancak, Donna’nın kararlı olması nedeniyle kararı onaylamak zorunda kalmıştı. Ta­nıklar…

  • Yunan işgali sırasında Türk-Yahudi yakınlığı daha da belirgin hale gelmişti. Yunan birlikleri kendilerine tam destek vermedikleri gerekçesiy­le Yahudileri daima eleştirmektedir. Türklerle Yahudiler arasında o denli güven vardı ki, zaman zaman müftüler vekâlet vermeleri gerektiğinde “Rabin”lere geçici olarak vekâlet verebiliyorlardı. Hatta kent yöneticile­ri, Tire’nin Yunanlılarca işgal edildiği yıllar içinde her türlü bilgiyi Yahudilerden alabiliyorlardı. Sf. 74…

  • Ancak, Rumların kenti terk etmelerinden sonra ekonominin kontrolü tamamen Yahudi iş adamlarına geçmiştir. Özellikle bu yeni süreç tüccar sınıfının giderek canlandığını ve sayısal artış gösterdiğini açıklamaktadır. Kent merkez çarşı hâkimiyeti genel olarak Yahudi iş adamlarının kontrolüne geçmekle kalmamış, ticari yaşam canlılık kazanmıştır. Cumhuriyet Dönemi, Yahudiler’in ekonomik ve sosyal yaşamında, önceki dönemlere göre oldukça farklı bir…

  • Tanzimat’ın getirdiği ticari haklar ki bunların başında ekonomik yaptırımlar ve zorunluluklar gelmektedir, dengeleri değiştirmiştir. Kara gümrüklerinin kaldırılmasıyla ekonominin Rumların lehine çalışması ve nüfusun ticari ayrıcalıklar elde etmesinin yanında, geniş kapsamlı bir organizasyonun da öncüsü olmuştur. “Tanzimat-ı Hayriye”nin ilanıyla kara gümrüklerinin kaldırılması ve vergi alınmaması esası dış ticaret girişimlerinin önünü açmakla kalmamış, mahkemelerin fiyat tespitleri Rum…

  •  İlginçtir ki, 1908 yılındaki meclis idare heyetinde, gerek nüfusça gerek ekonomiye hâkimiyetlerine karşın kent yönetiminde Rum kesiminden temsilci yoktur. Buna karşın Yahudi cemaatinden Çelebon Beje’nin seçil­mesi anlamlıdır.  II. Meşrutiyet’ten itibaren Belediye Meclislerinde, Haim Beja Robeno, Haim Beja Sebatay, Bohor Danon ve Şmail Barsimento’nun görev aldığı­nı görüyoruz. İlginç bir konu da Belediye örgüt yapısı içinde Yahudi…

  • Tire çerçileri, Rum Ermeni ve Yahudi olarak görünmekteyse de asıl ağırlık Yahudi çerçilerde toplanmaktaydı. Tire tarihinin ekonomik lokomotifini oluşturan Yahudi iş adamları önce çıraklık örneği mesleğin kurallarını ve ahlakını “Çerçilik” aşamasıyla kazanmışlardır. Bu nedenle çerçiler üzerinde durulması gereken ciddi bir kesimi oluşturmaktadırlar. Çerçiler, geleceğin Yahudi tüccarlarının pişmesini, ticareti öğrenmesini sağlamakla kalmamış, ticaret ahlakını da çevreleriyle…

  • Avram Galante, 1904 Tire ziyaretinde, kentte 360 aile bulunduğunu ve yaklaşık olarak bunun 1.600 nüfusu karşıladığını belirtirken, özellikle da­ha sonra 1914-1918 arasında Filistin’e önemli göç olduğu ve Tire’den 200 ailenin ayrıldığını eklemektedir. 1927 yılı resmi rakamını ise 1.063 olarak vermektedir. Yine Galante’nin Tireli Yahudilerin ifadelerine daya­narak kentteki Yahudi nüfusu, Selanik, Bursa ve İstanbul Yahudileri ya­kından…

  • Diğer bir bilgi de Yahudi bir din adamının naklidir. Havra’da görevli İlya Sağman’ın, Yahudiler’in kentteki ilk mezarlıklarında bulup okudukları bir kitabedir. Alayparkı ile Askerlik Şubesi arasında yol yapım çalışmaları sırasında ele geçen kitabenin 700 yıl önceye ait olduğunun tespitidir. Havra müezzini İlya Sağman’ın bu nakli 1953 yılma aittir. Nakle göre mezar taşı 1200’lü yıllara uzanmaktadır.…

  • Diğer taraftan Şeyh Bedreddin olayları sürecinde bölgedeki Yahudi varlığından söz edilmesi belgelerle uyuşmaktadır. Osmanlı tarihçilerin­den Murat Bey; “Tarih-i Ebül Faruk” adlı kitabında, ayaklanmacıların “Cami, kilise ve sinagoglara” dokunmadıklarından söz etmektedir. Bu ve diğer kaynaklarda ifade edilen “Sinagog” varlığı bölgede önemli Yahudi nüfusunun bulunduğunu göstermektedir. Diğer taraftan Bedreddin olayla­rının Manisa ayağındaki lideri Torlak Kemal’in Yahudi olduğu…

  • Yahudiler, Beylikler Döneminden, İsrail Devleti’nin kuruluşuna değin, Osmanlı toprakları üzerinde huzurlu bir yaşam sürmüşlerdir. Tarihsel sü­reçte Fatih ile başlayan koruma şemsiyesi hanedan zincirinde aralıksız de­vam etmiştir. İstanbul’daki Hahambaşılık Kaymakamlığı daima saygı görmüş ve kimi istekler doğrudan Sultan’a iletilebilmiştir. Öyle ki, Theodore Herzl, II. Abdülhamit’ten Yahudiler için özerk nitelikli bir İsra­il yerleşimine izin vermesini istemesine karşın,…

  • “Kan İftirası” denen bir suçlamanın yaygınlık kazanması, Yahudi toplumuna karşı bir dikkat un­suru oluşturmuştu. Yahudiler’in “Hamursuz” bayramlarında hamura insan kanı karıştırdıkları yolundaki inanç, Yahudi katliamlarına değin uzanmış­tı. Bu iddia tarih boyunca Hristiyan -Yahudi dünyasını karşı karşıya ge­tirmiş ve tarihe “Kan İftiraları” adıyla tehlikeli bir malzeme oluşturmuş­tu. Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Tire’de de çocukları korkut­mak…

  • Hatta bu göç hareketleri 20.yy’a değin devam et­miştir. Özellikle, İzmir’in Beni İsrail, Sansino ve Hahambaşı mahalleleri ile Bayındır ve Ödemiş Yahudi mahallelerinin Tire kaynaklı göçlerden ol­dukça beslendikleri nüfus kütük kayıtlarından anlaşılmaktadır. Sf. 15 Alıntı; Anadolu Tarihinde Tire Yahudileri – A. Munis Armağan, (Bilkar Matbaacılık 1. Baskı Mayıs 2005 – Sf. 15) kitabından birebir alınmıştır.

  • Öyle ki, 1531’de dahi İzmir’de Yahudi yerleşimi yoktur. Oysa Tire, 14, 15 ve 16.yy’larda bölgenin en gelişmiş kentidir. Kentin, İzmir’ den önce bölge­nin en hareketli liman kenti olan Kuşadası’nın ulaşım yolu üzerinde bulu­nuşu ve kervanların Tire’den geçmesi gelişimde etken olmuştur. Öyle ki, belgelerde Gediz’den Kuşadası’na yönelen kervanlardaki deve sayısının 800-1.000 arasında değişmesi canlılığın göstergesidir. Hatta…

  • Yakubiler; Selanik’te umumiyetle İdarî makamlar işgal ettiler. Kapaniler ise daha ziyade tüccar idiler. Sonraları serbest mesleklerde temayüz ettiler ve içlerinden pek çok tabip ve kanun odamı çıktı. Selanik’in bütün berberleri de Dönme İdi ve bunlar her zümre mensuplarının saç ve sakallarını farklı stilde tıraş ederlerdi. Karakaşlara gelince, onlar da daha ziyade zanaatkârlık, ayakkabıcılık, çorapçılık, amelelik,…

  • Dönmeler, iki yüz seneden fazla bir zaman boyunca Türk mahkemelerine müracaat etmekten içtinap ettiler (çekindiler). Dönme cemaatinde yavaş yavaş Talmud bilgisi azalınca, davalarının halli İçin, Selanik’in önde gelen hahamlarına müracaat etmeye başladılar; onlardan aralarında Talmud gereğince hüküm vermelerini istiyorlardı. Bu hâl 1860‘lara kadar sürdü. Sonra bir gün Türk makamları bu İşin farkına varıp 1858 senesinde…

  • Dönmelerin en radikal zümresinin mezarlığının (ki reisleri Barukiya RUSO’nun -veya Müslüman İsmiyle Osman Baba’nın da mezarı oradadır) Selanik’teki Bektaşi tekkesinin hemen yanı başında olması herhalde tesadüf değildir. Sf. 273 Alıntı; Yahudilik ve Dönmeler – Yesevizâde Alparslan Yasa, (Özyılmaz Matbaası – Sf. 273) kitabından birebir alınmıştır.