Kategori: Osmanlı Devleti
-
Moğollarda en büyük şef de, buna imparatorluklarda Cengiz denilmektedir, “Fatih” adı verilen bir asamblede yapılan seçimle belirleniyordu. “Fatih” çalışmamda Osmanlı Sultanlarının da seçimle geldiğini gösterebilmiştim; bir Sultan’ın tahtının belli bir döneminden itibaren başlayan ve muhtemel adayların, şehzadelerin demek istiyorum, öldürülmesi şeklinde devam eden süreç bir Sultan seçimidir. .. Kanlı seçimdir ve seçmenler, partiler şeklinde örgütlenen…
-
Öte yandan Marks, Rus Çarlığını genel bir demokratizasyonun en büyük engellerinden birisi olarak görüyordu; bu nedenle Rusofob ve Türkofil’di (Rusları sevmez ve Türkleri severdi) ve dolayısıyla Rusya’nın büyümesine baraj olabileceği düşüncesiyle Türkiye’yi ve Rusya’yı zayıflatacağı için de Polonyalıları tutuyordu. Sf. 34 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 34)…
-
Artık üç büyük hipotezle karşı karşıyayız; Bir, 1550 – 1600 yılları arasında Türkiye bir Yahudi partisi tarafından yönetiliyordu. Bir Turko – Judaik Devletten söz etmek mümkündür. İki; Modern Cumhuriyet bir rezerv devlet olarak kuruluyordu. Ön – örneğine işaret etmiş bulunuyorum. Üç; XIX yüzyılın başından beri bu topraklarda, kanlı iç çatışmaların bir Yahudi – Hıristiyan boyutu…
-
Osmanlıda ilk bilimsel deneyi yapan çok zaman da pozitivist bilimin kurucusu saydığımız Hoca İshak Efendi ile ilgili olarak Galante’nin açıklamaları çok öğreticidir; “İshak Efendi eski mezhebinden olanlarla hoş geçinerek yardımı esirgememiştir. Yahudilerce “Tershane Hahamı” olarak bilinirdi.” Demektedir. (Avram Galante “Türkler ve Yahudiler” kitabından.) Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 –…
-
Ayrıca, Ermenilerin XX yüzyılın başında kendilerine yapıldığını iddia ettikleri kötülüklerden birinci derecede Yahudilerle Sabatayistleri ve sonra da Kürtleri sorumlu görmeleri ciddiyetle incelenmeyi beklemektedir. Sf. 420 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.
-
Her yenilenin, yenenin âdet ve kurumlarına ilgi duyması ve bunların transplantasyonuna eğilim göstermesi doğaldır ve tarih tanıklık ediyor. Fakat biz Türklerde istisnai bir durum da görülüyor; Türkler, Roma’yı dağıtarak Anatolia’ya girmişti, kendisini muzaffer sayabiliyordu; ama yine de Roma kurum ve âdetlerini kopya ettiğini biliyoruz ve bizde, hayranlık ve bununla birlikte gelen aşağılık kompleksi neredeyse bir…
-
Ottoman Empaire of America kurulmaktadır; plan budur ve burada “Tükler” için yer yok. “Türk İslam Sentezi” veya “Avrasya Birliği” Amerikano – Judaik yayılmanın paravanasıdır. İleri sürdüğüm “rezerv devlet” kavramı tartışılmalı ve geliştirilmelidir. Irak’ta kurulmakta olan Kürdo – Judaik devletler de alınmalı ve incelenmelidir. İslâm’dan sonra Yahudi Devletleri, benim önerdiğim yeni bir kavramdır; a) İspanya’daki Arap…
-
Osmanlıdaki büyük İslâm âlimlerinin bir bölümünün Kripto – Yahudi veya Sabatayist olduklarını göstermek zor görünmektedir. .. Cumhuriyet tarihinde Sabatayist pek çok İlâhiyat profesörü ve hatta Fakülte Dekanı biliyoruz; başka çalışmalarımda, Sabatayist Mevlevî öğrenciler ve hatta Şeyh fotoğrafları yayınlamış bulunuyorum. Bektaşi Pirleri arasında da var; ayrıca Kabala ile Nakşibendi yakınlığını belirlemiş durumdayız. Sf. 354 Alıntı: Tekeliyet…
-
Muhtemelen Sabatayist bir aileden gelen ve gizli tarihi kısmen açıklayan Haluk Derviş, kısa ancak önemli bir incelemesinde, Sabatayizm’in ve dolaylı olarak ta Yahudiliğin Türkiye’de XX Yüzyılın başlarında altın çağını yaşadığını yazmıştı. Ben de .. Osmanlı Türkiye’sinde 1550 – 1600 yıllarında, bir Yahudi Partisinin iktidarda olduğunu ve Türkiye’yi yönettiğini ileri sürüyorum. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) –…
-
Yahudiler için Müslümanlar her zaman Hristiyanlara tercih edilmiştir ve Arap bağlarından koparılmış ve hatta Araplardan nefret eder bir hâle getirilmiş Türkler, çokça tercih ediliyordu. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 238) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kıbrıs’ı Osmanlının elinden alan Disraeli hem bir emperyalist hem de Yahudi şovenisti idi. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 234) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nasi, Sicilya şaraplarının tekeline sahipti ve Sakız ve Kıbrıs’ta bütün bağları kontrolüne almıştı. Bazı kaynaklara inanacak olursak, Osmanlı Sultanları tarafından Müslümanların şarap içmesinin yasaklanması, karaborsada kârı yükseltmek amacı güdüyordu. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 229) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kıbrıs Türkler tarafından alınmadan önce de önemli bir Yahudi nüfusu barındırıyordu. Selim’in Nasi’ye “Eğer dileklerim gerçekleşirse Kıbrıs Kralı olacaksın” dediğini biliyoruz. Nasi, İstanbul’daki savaş Partisinin yanındaydı ve Kıbrıs’ın fethinin mimarıdır. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 228) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (2004): Sokullu Mehmet Paşa, Nasi’nin Kıbrıs…
-
Yasef Nasi, koyu bir Hristiyan ve Venedik düşmanıydı; hakkında yazılanlardan çıkardığımıza göre, bir erken gelmiş Herzel idi, Siyonizm’in kurucusu anlamındadır ve her zaman Herzel ile karşılaştırılmaktadır. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.
-
Muhteşem Süleyman zamanında temelleri atılan bu siyasal güç İkinci Selim ile birlikte tam bir iktidara dönüşüyordu; Selim’in döneminde iktidarda bir Yahudi Partisi olduğundan kuşkulanamayız. Sf. 226 Muhteşem’in emriyle boğdurulan Prens Mustafa, seçimin dışına itilmiştir, demek, geriye Bayezid ve Selim adında iki aday kalıyordu; bunlardan Yasef Nasi’nin seçtiğinin Osmanlı tahtına oturduğunu biliyoruz; Selim’in Nasi tarafından Sultan…
-
Batılılar tarafından bile Osmanlı tahtının umudu sayılan, en kabiliyetli Şehzadesini bir mektupla tuzağa düşüren ve bir çadırda tereddüt eden celladı gözleriyle kışkırtarak boğduran, yönetimi saray kadınlarına ve entrikalarına bırakan, Osmanlı’ya Viyana bozgununu tattıran bir Sultan’a hâlâ muhteşem demeyi, tarihsel ölçülerde Yahudi terazisine de bağlayabiliriz. Sf. 223 Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1.…
-
Kapitülasyonların motoru olmasalar bile en çok yararlananlar Yahudilerdir. Alıntı: Tekeliyet 1 (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 223) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat’ın fethine çıkınca, Bağdat’taki Yahudilerin Türklerden yana bir tutum alarak savaştıklarını biliyoruz. Budapeşte’ye, eski adı Budin, hücum edince de şehirde yaşayanların hepsi kaçarken Yahudiler kalmışlardı. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 222) kitabından birebir alınmıştır.
-
Emir Orhan’ın Bursa’yı alınca Anadolu’nun diğer yerlerindeki Yahudileri Bursa’ya davet ettiği ve bir de yeni sinagog yapılmasını emrettiği kayıtlıdır. Alıntı: Tekeliyet I (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 215) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mevlit’in yazılmasında, Bursa’nın en büyük camisinde çıkan bir tartışmanın neden olduğunu biliyoruz. Namazdan sonra vaaz sırasında Müslümanların peygamberi Hazreti Muhammet’in en büyük peygamber olduğu söylenince, cemaatten İsa’nın da büyük olduğu yollu itirazlar gelmişti ve tartışma sırasında cemaatin önemli bir kısmı İsa’nın büyüklüğünde ısrar etmişti; bu tartışmanın arkasından da Peygamber Muhammet’in yüceliğini anlatmak ve yaymak amacıyla…