Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Osmanlı Devleti
-
Osmanlı merkezî kuvvetleri, bütün zayıflıklarına karşın, Kürt Prensi Bedirhan’ın liderliğindeki isyanı bastırmayı başarmıştır; bundan sonra, Kürt hareketliliğinde, asil sınıfların önderliği bitmiş olmaktadır. Artık Kürt aşiret ve topluluklarını, şeyhlerin sürüklediğini görüyoruz; aşiretleri bir araya toplayarak isyanlar çıkarabilen ve ulusal birlik programlarına yaklaşanlar da bunlardır. Çok azı Kadirî ve çoğunluğu Nakşibendi olan bu şeyhler, hiçbir zaman Müslüman…
-
Musul sorununun tartışılmasını erteliyorlardı; bu erteleme, Türkiye’nin görünüşü kurtarmaya yönelik tepkilerine bile sahne olmadan, Musul’un Büyük Britanya mandasındaki Irak’a bağlanması sonucunu doğurmuştur. Süleymaniye Valisi Şeyh Mahmut’un, bundan sonra, arada bir bağımsız Kürt Devleti’ni ve kendi krallığını ilân ettiğini ve arkasından, İngiliz kuvvetleri tarafından uzaklaştırıldığını ve sonra tekrar Süleymaniye’ye getirilerek yönetici yapıldığını görüyoruz. Bunları, Mahmut’un, fırsatları…
-
İttihat ve Terakki’nin birkaç kuruluş tarihinden söz edebiliriz; ancak öncelikle, Harp Okulu öğrencisi dört arkadaş tarafından kurulduğu, genellikle, kabul edilmektedir. Bunlardan İbrahim Temo, Arnavut kökenli iken, Mehmet Reşit Çerkes ve geriye kalan Abdullah Cevdet ve İshak Sükûti ise Kürt idiler. Bunu da, modem Türkiye tarihinin uç sahnelerinde, Çerkes ve Kürt aktörlerin sıklıkla görülmesinin ayrı bir…
-
Osmanlı vilayeti Musul’un, Büyük Britanya için, Türkiye’den ayrı, önemiyle ilgili elimizde tarihsel göstergeler bulunmaktadır; bunlardan birisi, doğrudan doğruya, galip taraf ile teslim olduğunu bildiren Bab-ı Ali arasında silâh bırakışma anlaşmasının imzalanmasının geciktirilmesidir. İstanbul Hükümeti, Türk tarafında esir bir İngiliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdiğinde, müttefiklerin, Türkiye’yi almak için hiç de acele etmediğini…
-
Türkiye’de ilk parlamentonun kurucusu ve halk tasarruflarının koruyucusu olarak tanınıyor buna rağmen, kemiklerinin Türkiye’ye getirilmesi, Kemal Paşa’nın ölümünü ve İsmet Paşa’nın iktidardan düşüşünü bekliyor; fazla şaşırtıcı bulunmamasını öneriyorum. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlı yıkıntısı içinde, yirminci yüzyılın başlarında, hiçbir emperyalist gücün Türkiye’nin bugünkü sınırları içinde kalan topraklara talip olmaması ve bölge halklarından gelen manda yalvarmalarına ise kulak vermemesi var. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.
-
Mithat Paşa için, L’Encyclopédie de L’Islam’da, A.J. Wensinck, “Türkiye tarihinin en iyi ve en dikkate değer devlet adamlarından birisiydi” demektedir ki, son derece isabetlidir. Bektaşî, özel yaşamında çok neşeli ve hattâ alaycı olan Mithat, ilk atandığı ikinci derece İdarî görevden itibaren, olağanüstü bir idarecilik ve reform kabiliyeti sergiliyordu; Tuna Vilayeti Valiliği sırasında yaptıklarını, yine Wensinck,…
-
Osmanlı sisteminde, valileri, belki de dışişleri dışında tam yetkili ve Mısır Hidivleri hariç, genellikle merkezden atanan birer devlet başkanı olarak düşünmek yerindedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 133) kitabından birebir alınmıştır.
-
… İleri sürdüğüm “Osmanoğlu Cumhuriyeti” nitelemesi bir ipucudur ve Osmanlı düzeni, sanıldığından daha çok bir Cumhuriyet niteliği taşıyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 110) kitabından birebir alınmıştır.
-
Bursa bölgesindeki ilk mukavemeti kuranlardan Bekir Sami, “Zeraho” Aşiretinden bir Çerkes’di (1) ve ilk dışişleri bakanlarından, Ankara kuvvetlerini Londra’da temsil eden adaşı Bekir Sami ise “Kunduh” idi. Millet Meclisi’nde öldürülen Deli Halit Paşa, İzmir Suikastı nedeniyle asılan “Hatko” İsmail Canbulat, yirmili yıllardaki komünist harekette önemli yerleri olan Hakkı Behiç, Şeyh Servet hep Çerkes idiler, bunlardan…
-
Kemal Paşanın kararnamesinde, silah ve cephanelerin rezistans (direniş) kuvvetlerine verilmesini önlemek de olmakla birlikte, (1) Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 105) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU (1) (2004) Vahdettin, silahsız, siyasi bir mukavemet mi düşünüyordu acaba? Silahlı bir mukavemetin iç savaşı ve veya bir dış tehdidi doğuracağını mı tahmin…
-
Osmanlı yönetiminin göçüklerin coğrafî dağıtımında son derece politik davranmasına bir nokta daha eklenebilir; her coğrafî yerde hem kavim ve hem de aşiret olarak bir güç olmamalarına çok dikkat edilmiştir. Hiçbir yerleşim bölgesine damgalarını vuramıyorlar; hem Türkler ile hem de başka kavimlerle karıştırılıyorlar. Böylece bağımsız bir siyasal güç olmamaları için gerekli özen gösterilmiş olmaktadır. Alıntı: Sırlar…
-
Batılılar, helâ’yı bilmiyorlardı; dillerinde, istikrarlı bir helâ sözcüğünün bulunmaması ve zaman zaman, “wc”, water-closet, türünden son derece üstünkörü göstergelere başvurmaları, bunun kanıtıdır. Ayrıca, teknoloji tarihi, Fransa’da parfüm sanayiinin gelişmesini, helâ’yı bilmeyen Fransız asillerinin deodorant ihtiyacına bağlayan görüş, genellikle kabul görmektedir. Hamam türünden, a la turca helâ’nın, bir Doğu ve Osmanlı icadı olması mümkündür. Alıntı: Sırlar…
-
Sadece fetihler yoluyla değil, Türkler’in her vesile ile karışmak istemeleri ve başkalarının âdet ve way of life’nı almaya karşı en küçük direnme göstermemeleri, Türkler’e uygun görünen tutuculuk damgası ile kökten çelişmektedir. Tutucu olmamak bir yana, belki de “köksüz” denecek kadar açık olduklarını saptayabiliyoruz. Benim için acı bir saptamadır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları…
-
Osmanlı Sultanı Selim’in, cenge tutuşmak üzere olduğu İran Şahı İsmail’e Farsça mektup yazması ve İsmail’in cevabını Türkçe göndermesi de tarihin büyük ironilerinden birisi olarak önümüzde durmaktadır. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 68) kitabından birebir alınmıştır.
-
1920 Yılında, İstanbul’daki işgal kuvvetleri tarafından yapılan çeşitli hesaplamalar, bu yılın sonuna kadar, İstanbul’a gelen Rus göçmenlerin sayısının 50 bin ile 200 bin civarında olduğu yönündedir. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.
-
Kemal Paşa’nın tarihsel misyonuna, başlamış olan mukavemet hareketlerini dağıtmayı görev kabul ederek çıkmış olduğu, tarihsel kayıtlara göre kesindir; kuşkusuz, burada, hırslı ve tarihsel şansını denemek için uzun yıllar beklemiş Paşa’nın, İstanbul’dan Samsun’a üstelik güven verecek geniş bir maiyet ile gelebilmek için, böyle bir hilei şeriye’ye muhtaç olduğunu ileri sürmek mümkündür. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük,…