Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Enver Başbakanlığı birkaç arkadaşı ile bastığı zaman, Başbakan yapacağı Paşa’yı yanlışlıkla öldürdüğü zaman bile, yolunda tereddüt etmeyen bir revolüsyoner – nasyonalisttir.  Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 33) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2022): Manabendra Nath Roy (1887-1954); bilinen adıyla Roy, Bengal kökenli Hint devrimci, anarşist ve aktivist.…

  • “Bir gazeteci olarak Hamid’in saltanatını izlemiş olan Gaulis, Hamid’in, saltanatının ilk yir­mi yılında, bütün dünyada, “çok asil ancak kendisini biraz nankör bir hizmete hasretmiş, ilerle­meden yana, liberal bir hükümdar” olarak kabul edildiğini kaydediyor. Gaulis, 1882 yılında, Fransız Meclisi’nde bir milletvekilinin, “aydınlanmacı prens, çalışkan, halkı tarafından sevilen, bugün imparatorluğu büyük bir bilgi, fedakârlık ve yüksek dirayetle…

  • Bölünmekten korktuğumuz için hiç “bâtınî” (derinlikli) olamıyoruz ve hep sathiyat (yüzeysellik) ile yetiniyoruz. Bizde “bölünme” içgüdüsü çok güçlü ve “red” refleksi ise olağanüstü zayıftır; red’den korkumuz, sadece yüzeye bakmakla kendisini belli etmekte ve aynı anlama gelmek üzere gizlemektedir. Bu gerçekten korku anlamındadır ve olgulara yiğitçe bakamadığımız için hep yüzeyde kalıyoruz; derin, bizim ürperti alanımız olmaktadır.…

  • İç Asya bozkırında her etnik kökenli kavmin, varlığını ancak birlik olarak sürdürebileceği olgusunu başlangıç noktası alabiliriz; buna karşılık Erzurum – Van çevresi veya daha güneyi labirenti hatırlatan vadi, dağ, ırmaklarıyla, buradaki Ermeni veya Kürt Aşiretleri için birlik, hiçbir zaman hayati bir zorunluluk olmuyordu. ..  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf.…

  • .. her emperyal yayılmacılık ideolojik bayraklara muhtaçtır, kolonyalizmde bu, Hristiyan uygarlığını götürme, İkinci Dünya Savaşı sırasında Amerikan emperyalizmi için hürriyeti savunma, şimdi insan haklarını müdafaa veya demokratizmi yayma, hepsi hepsi, emperyal ekspansiyonun aletleridir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 555) kitabından birebir alınmıştır.

  • İttihat ve Terakki’nin Askerî Tıbbiyede kurulması çok dikkat çekicidir, asker ocakları zaman zaman bir vapur dolusu, şeref vapuru, sürgün verecek kadar hareketliydi.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 552) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sultan savaşa giderken atının üzengisini tamir eden yeniçeriyi çok ağır biçimde cezalandırmış, deli mi idi yoksa Kanuni, bunu sormak durumundayız. Eğer asker üzengi tamir edebiliyorsa, o zaman da sermaye sınıfının bir bölümü olan esnaf ile iç içedir. Süleyman bunu yasa dışı buluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 495) kitabından…

  • “Parti” taraf olmak demektir, bir görüşe, bir fikre bir tarafa ayrılmak, bu tarafı çoğaltmak, güçlendirmek ve iktidar yapmak anlamındadır ve bu işe de siyaset diyoruz, Arapça “seyis” kelimesi ile aynı kökten geliyor, alıp götürmeyi içermektedir. Sf. 489 Lenin, bir partinin gücünü yayınlarının tirajı ve topladığı aidatlarının miktarı ile ölçüyordu. Bu tarife göre CHP, kesinlikle parti…

  • G.G. Scholem “Gizli Yahudi Cemaati; Türkiye Dönmeleri” başlıklı önemli açıklamasında, şunları da yazıyordu; “1800’lerde İzmirlilerin lideri Derviş Efendi’nin yalnız büyük bir Kabalist değil, aynı zamanda açıkça kadın değişmenin mistik doktrinini ve Zina Ayinini savunmuş olduğu, 1900’lerde dönmeler arasında hâlâ söylenmektedir. Hatta o, bu uygulamaya, Zohar ve Kabbala’da temel bulmaya çalışmış olmalıdır. Neşretmiş (yayımlamış) bulunduğumuz manüskritler,…

  • Sabetayistler, Kemalist olmaktan çok Osmanisttirler.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 452) kitabından birebir alınmıştır.

  • Elenlerin Türkiye’den bağımsızlığını elde ettikleri tarihe kadar, başta diplomasi olmak üzere seçkin kamu pozisyonları, daha çok “Rum” denilen Elen kökenli Osmanlı yurttaşları tarafından tutuluyordu.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 450) kitabından birebir alınmıştır.

  • Osmanlıda yargıçlar da Üniversite öğretim üyeleri de aynı sınıftan “ilmiye” sınıfından sayılıyorlardı.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 379) kitabından birebir alınmıştır.

  • Nazım Hikmet’in Şeyh Bedrettin’i çok abartılı ve önemli ölçüde yanlış sunduğu görüşünü burada hatırlatıyorum; bu kalkışma Komünizan olmaktan çok üç kitabî dinden bir din çıkarmaya yöneliyordu ve ayrıca bütün ilkel dinlerin hem bir cinsel özgürlük ve hem de Komünizan terörü olduğunu bilmek zorundayız.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 178)…

  • Güvenilir kaynaklar, Dervish Efendi’nin Fransız Devriminin rüzgârı eserken İzmir’de ortaya çıktığını kaydediyorlar, asıl adının Yahudi Levi Tuva…  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dilimiz için Latin karakterlerinin mükemmel olduğunu ileri sürmek, her türlü ciddiyetten uzaktır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 134) kitabından birebir alınmıştır.

  • Her dönme, birisi yaşadığı sosyete ve diğeri kendi sosyetesinde kullanılmak üzere iki isme sahip olmak zorundadır. Bu kural bütün dönmeler için geçerlidir.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 119) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatay Sevi Yahudiliği liberalize etti. Ölümden kurtulmak için Müslüman olduğunu söyledi; Mehmet efendi oldu. Sf. 118 İsmail ve Aişa Sabatayist dönmelerin hâlâ en sevdikleri isimler arasındadır.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 118) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sabatayizm on yedinci yüzyılda Osmanlı kenti İzmir’de ortaya çıkan ve en büyük gelişmesini yine bir Osmanlı kenti olan Selanik’te yaşayan, Yahudilik işinde bir Mesih Hareketi idi. Başlangıcı İslam’a dönüşle ilgili hiçbir iz taşımıyordu; Mesih olduğunu iddia eden ve bir süre öylece kabul edilen Sabatay Sevi, idam ile İslâm arasında tercih yapmak zorunda kalınca, ikincisini seçti…

  • Yahudileri ikiye ayırmak esastır; bir tarafta Aşkenazi Yahudileri var, Aşkenazi veya eskenazi de deniliyorlar ve bu daha yaygındır. Büyük Britanya, Fransa, Almanya, Polonya ve Rusya Yahudileri Eskenazi kategorisine giriyorlar ve Yidiş ana dilleridir. İspanya, Portekiz, Kuzey Afrika, İtalya ve Ortadoğu Yahudileri ise Seferad adını alıyorlar ve konuştukları dile Ladino deniyor. …. Türkiye’ye gelmeden “Arabize” idiler.…

  • Avrupa’da “Kralın dini halkın dinidir.” İlkesi geçerli idi. Türk – Moğol dünyasında hep tam tersi ilke geçerli olmuştur; pek çok Moğol Hânı İslâm’a geçmiş, yalnız halkın dini olmadığı için geri dönmüştür. İkinci Mehmet’e kadar Osmanlı halkı pek büyük ölçüde gayrimüslim idi.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 107) kitabından birebir…