Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • Mehmet’in (Fatih) diğer oğlu Beyazid’in, adının Abayezid veya Ebuyezid olması gerekmektedir; doğru söylenişi Beyazid değil, “Bayezid” olmalıdır. Yezid’in babası anlamındadır. Demek Fatih Mehmet, çocuklarına isim koyarken İslâmik ortodoksinin dışına çıkmakta ve hatta Müslüman dünyayı rahatsız edici isimleri çekmekten çekinmemektedir. Bir oğlu da Cem.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 106)…

  • Diasporada yaşayanların iki ismi olmaktadır; birisine “gentile” isim deniyor, Musevî olmayan anlamındadır ve bir de İbranî isim olması zorunludur. Sf. 90 Osmanlı’da tutsak alınan Hristiyan çocuklarına da baba adı olarak “Abdullah” yazılıyordu, mezar taşına da. Fatih’in annesinin babasının adı da Abdullah olarak yazıyordu, demek tutsak bir cariyenin oğludur. Bu, Osmanlının ilk dönemlerinde Yeniçerilerin tümünün baba…

  • Türklerde din değiştirmelerin hep politik gerekçelere dayandığını ve bu nedenle Türklerin hiçbir zaman bir dinin bağnaz taraftarı olmadıklarını da biliyoruz. Orhan adı da pagan Tatarlardan alınıyor. Orhan’a gelince Müslümanlığını çok yüzeysel saymak zorunluluğu var. Bir kez Bursa’yı alınca, çevredeki Roma topraklarında, ne kadar Yahudi oturuyorsa bunları Bursa’ya çağırdığı bilinmektedir; o kadar öyle ki, gelen Yahudilere…

  • Ağzımızın “g” hariç, arka seslerden “u” sesini de sevmediğini görüyoruz. .. Belki de dilin azalan çabalar yasasına göre çalıştığı önermesi, açıklamalarda yardımcı olur.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • “İs ten polin” “kente doğru mu” anlamında bir söz.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 86) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kaşgarlı;  “Boğaz harflerinden olan خ ھ ؏ harfleri dahi yoktur. Türk ağzı “h” harfini çıkarmayı sevmemektedir.” Gerçekten de Muhammet – Mehmet – Memet transformasyonu olmakla birlikte özensiz konuşmada hep “me’met” diyoruz ve bunu A’met veya bunu ka’ve örneklerinde de tekrarlıyoruz. Aslında bu “h” sesi birçok ağız için sorun yaratmaktadır; dilbilimciler İran halkının bu harfi söyleyememesinin…

  • Kurucu kabile söğüt çevresine geldiğinde pagan olduğu tezi de ilk defa ileri sürülmüyor. Sf. 73 İlk akla gelen de kurucusunun adının “Ataman” veya “Atman” olabileceğidir. Sf. 74      Osmanlı devletinin kuruluşuna kadar Türklerde bir tek Osman adına rastlanmamaktadır. Bunun dışında ise iki “Otman” adını görüyoruz; ayrıca “Orhan” bugün hâlâ Kürt köylerinde Urhan olarak söylenmektedir ve Arapların…

  • 1916 yılında Oxford Üniversitesi yayınevi tarafından çıkartıldığında deprem etkisi yaratan Gibbons, Osmanlı’nın pek çok zaman ileri sürüldüğü üzere bir Türk kabile tarafından değil birçok dinden ve kavmin karışmasıyla oluşan yeni bir millet tarafından kurulduğunu ileri sürüyordu. Sf. 73  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 73) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN YORUMU…

  • Osman’ın dedesinin adının Süleyman veya Soliman olduğu rivayet edilmektedir. Babasının adı ise Er Togrul’dur; “togrul” yırtcı kuştur, çağro, balaban, tonga, togan veya doğan, hep ana hep aynı yırtıcı kuşun çeşitleridir. Kardeşlerine gelince; Tundar var, kendisi öldürüyor, Gündüz, dönüyor, bir diğerine, Neşri “Sarı Yatı” diyor, ancak tartışmalıdır bir çalışmanın yazarı Prof. Sümer “Sarı Batu” olduğundan kuşku…

  • Rus Albay Averyanov’un 1900 Tiflis baskılı çok değerli incelemesi.  19. Yy Türko – Rus ve İrano – Rus savaşlarında Kürtlerin davranışını ve politikasını ele alıyor, … bu savaşlarda Türkiyeli ve İranlı Kürtler, hep Rusya kuvvetlerinin yanında savaşıyorlardı.  Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 64) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin’in ölüm telgrafı Mustafa Kemal’e Adana’da verildi. Reisicumhur dostlarıyla yemeğe oturmuştu. Haberi işitince; “Çok namuslu bir adam öldü.” Dedi. “İsteseydi Topkapı’nın bütün cevahirini götürür ve öyle bir Ordu kurup dönerdi ki!” Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 413) kitabından birebir alınmıştır.

  • Otopsi operasyonunu yapan Prof. Fava’nın ücretine yetecek para kimsede yoktu ve ona da borçlanıldı. 2 bin 200 liretlik borcu günler sonra Şahbaba’nın kızı Sabiha Sultan küpelerini satarak ödedi. Sf. 392 Bakkal Steiner ve manav Mori’nin toplam alacağı 60 bin liret. Sf. 392 Onların hemen arkasında haciz memurları göründü. … Manolya Villasında ne varsa her şeye…

  • 13 Mayıs 1926 Kahire’de Hilafet toplantısı için El Ezher Üniversitesi başkanına mektup yazıyor, Halife Ben’im diyor. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 390) kitabından birebir alınmıştır.

  • “… Türk halkı halen cebir ve şiddet yoluyla kendisini âlet eden ve masumiyetiyle temiz kalpliliğinden yararlanarak onu aldatan, çoğunun kökü ve inançları belirsiz, etkili bir azınlığın yönetimi ve güdümü altında bulunmaktadır.”  Sf. 337 Ve bu mektubu Osmanlı İmparatoru olarak imzalıyor. Sf. 338 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 338) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin 20 Ağustos 1923’te İngiltere Kralı 5. George’a bir mektup yazdı. Ailesi ile beraber Kıbrıs’a yerleşmek istediğini söylüyor ve hem bu konuda hem de Türkiye’deki mallarını geri alabilmesi hususunda kralın tavassutunu (aracılığını) rica ediyor, kibarca reddedildi. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 323) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tarihin garip cilvesi olacak, aynı zırhlı tam 16 sene sonra bir başka görev için İstanbul’a geldi. Mustafa Kemal’in cenaze merasimine gelmişti. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 255) kitabından birebir alınmıştır.

  • Torunu Hümeyra Hanım Sultan’a göre; “… 20 bin sterlin şahsi parası varmış, bir de ağızlığıyla tespihi. Bizlerden kim hazineden bir şey alıp gitti ki? Son dakikada yanındaki mücevher kutusunu bile iade etmiş giderken. Belki de Türk Hükümetinin makamıyla münasip (uygun) bir şeyler vereceğini ümit etmiştir. Ama her neyse 20 bin sterlinle gitti, selamlığıyla, haremiyle böyle…

  • Anadolu’daki gazilere ulaştırılmak üzere açılan yardım kampanyalarına Padişah başta olmak üzere Hanedanın hemen bütün mensupları katılıyor. Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ferit Paşa’nın 1920’nin 16 Ekimindeki istifasının hemen ertesi günü, İtilaf Devletlerinin İstanbul’daki Yüksek Komiserleri, Padişah’a yaptıkları toplu ziyarette Vahdettin’den Anadolu ile anlaşabilecek bir hükümet kurmasını rica ettiler. … Sadarete Tevfik Paşa getirildi. (1) Sf. 221 Alıntı: Şahbaba – Murat Bardakçı, (Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1) (2002): Tevfik Paşa gereğini yaptı; Milliciler ile…

  • O günlerde .. Damat Ferit Paşa’nın yalısından bile Kuvayı Milliye’ye destek gitmekteydi. .. Paşa Baltalimanı’ndaki yalıda küçük bir inşaata girişti, deniz tarafına yığma taştan iki kulübe yaptırdı; Kuvayı Milliye’nin başta Maslak olmak üzere çeşitli semtlerdeki İngiliz ve Türk birliklerinden kaldırdığı silahları Anadolu’ya nakletmede kullanacağı iki kulübe….” Sf. 220 Rıhtıma geceleri Murad isminde, ayağı sakat bir…