Kategori: Osmanlı Devleti
-
Çünkü uzun yılların ezikliğini taşıyan Osmanlı aydını Ekim Devriminden son derece hızlı bir biçimde etkileniyor ve nerede ise kütlesel bir biçimde komünizmi kurtarıcı görmeye başlıyor. Berlin’de okuyan aydınlar, Ankara’da toplananlardan önemli bir bölüm, İstanbul’da üniversite öğrencileri ve Kafkas savaş esirleri arasında komünizmin ve Bolşevizm’in cazibesine kapılanlar önemli orana ulaşıyor. Anadolu direnişi biçimlenirken Türk aydınları arasında…
-
Gazeteler Lloyd George’un, İstanbul’un uluslararası Hilafet’in merkezi olarak dinsel bir başkent, Türklerin saltanat merkezinin de Anadolu’da bir yer olması önerisini konferansa götüreceğini yazıyorlar. Bu önerinin protesto edilmesi için her tarafa duyumlar yapıldı. Sf. 161 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…
-
23 Ekim 1919 Urfa’dan İngilizlerin çekildikleri ile ilgili olarak, 13’üncü Kolordu’ya bilgi ulaşmış. İngilizler çekilirlerse Fransızlar işgal edecekler. Maraşlılar İngilizlerin gidip Fransızların geleceğini duymuş, “Ne yapalım?” diye sormuşlar. Heyet-ı Temsiliye’ye “Fransızlar gelmezler.” diye cevap verilmiş. 27 Ekim 1919 İngilizler Ayıntap’tan (Gaziantep) çekilmişler. İki Fransız subayı gelerek telgrafhaneyi denetim altına almış. İngilizlerin Urfa ve Maraş’tan çekilmeleri…
-
6 Ekim 1919 Ayın dördünde öğle üzeri Eskişehir Mutasarrıfını kimliği belirsiz bir kişi tabancayla öldürmüş. (1) Gece bu kentten sıkıyönetim kaldırılmış. Kiraz Ahmet Paşa yanındakilerle birlikte İstanbul’a kaçmış. Belediye Başkanı Mehmet Ali Bey sekiz İngiliz askerinin korumasında İstasyona gelerek trene atlamış, o da İstanbul’a kaçmış. Ali Fuat Paşanın dediği gibi Eskişehir içinden zapt edildi. Bu…
-
5 Ekim 1919 İngilizlerin Samsun’u ekim ayının dördünde tümüyle boşalttıklarının müjdesi geldi. Sivas’ta şenlikler yapıldı. Olay her yana bildirildi. Gece halk büyük bir fener alayı düzenledi. Renkli kâğıtlar üzerinde “Kahrolsun işgal!’’, “Yaşasın Sivas Kongresi!”, “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey!” gibi ulusal duyguları yansıtan yazılar okunuyordu. Sf. 91 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı,…
-
24 Eylül 1919 İngilizlerin İzmit, Eskişehir arasında 25.000 kişilik önemli bir kuvvet topladıklarını telgraf memurları bildirmişler. İngilizlerin askeri durumları 10.000’den çok asker yığmalarına uygun değil. Bu 10.000 kişi aynı zamanda halkın güvenliğini de sağlayacak. Elimizdeki doğru bilgilere göre, iki tugaydan fazla askeri güçleri de yoktur. İtilaf Devletleri’nin genel durumları İngilizler’in Anadolu’daki ulusal güçlerin üzerine asker…
-
7 Eylül 1919 Mustafa Kemal Paşa Recep Zühtü’ye, Ali Galip’in öldürülmesini tembih etmiş. Rauf Bey şiddetle karşı çıktı. Yalnız yakalanıp getirilmesini, zorunluluk olmadıkça adam öldürülmemesi şartını öne sürdü. Ali Fuat Paşa’ya Konya ve Ankara valilerini tutuklayıp bir tarafta alıkoyması yazıldı. Bu eylem başarıyla sonuçlanırsa ülkemizi İngilizlere satan İstanbul Hükümeti beceriksizliği yüzünden düşecek, Sultan Hamit’in bir…
-
14 Ağustos 1919 Mustafa Kemal Paşa’nın evinde toplanıldı. Kirpi-i Natüvan imzasıyla Kalem gazetesinde mizah yazıları yazan ünlü yazar Refik Halit, Hürriyet ve İtilaf Fırkasına girerek İttihat ve Terakki karşıtı birkaç yazı yazmış. Sabah’ın başyazarlığını Ali Kemal’den sonra üstlenen Refik Halit bu arada Posta Telgraf Genel Müdürlüğü’ne de atanmıştı. Kaptan Rauf Bey’in anlattığına göre, bu vatansız…
-
Ülkenin kurtulması için kendi canımızı düşünmenin sırası değildi. Posta Müdürü, Kirpi-i Natüvan (zayıf veya beceriksiz çingene) takma adıyla tanınan ünlü mizah yazarı Refik Halit kalemi ile ününü koruyacak yerde mevki hırsına kapılarak politika yapmaya, hatta İttihatçılara özenerek komiteciliğe (teşkilatçılığa) yeltenmeye başlamış. Tanık ve belgelere dayanarak öğrendiğimize göre Refik Halit, Konya’nın ünlü rüşvetçi valisi Cemal Bey’e…
-
1Temmuz 1919 Harbiye Nâzırı Ferit Paşa’dan Mustafa Kemal Paşa’ya uzun bir şifre var. Padişahımız efendimizle görüş alış-verişi yapmışlar, resmen memuriyet görevinin uzatılması olanağı yokmuş, hava değişimi isteyin diyor. 2 Temmuz 1919 .. Padişahtan da Mustafa Kemal Paşa’ya hava değişimi alması hakkında bir şifre gelmiş, Ferit Paşa’ya olumlu cevap verildi. Sf. 46 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları…
-
Mustafa Kemal Paşa üç gün sonra Sadarete uğradığında Ferit Paşa resmen görüşemediğini itiraf etmiş. Fakat İngilizlere “Mustafa Kemal Paşa sizin şikâyet ettiğiniz konuları göz önüne alacaktır.” dediğini, onların da her türlü ilişkilerde yardımcı olmaya söz verdiklerini söylemiş. Padişah da Mustafa Kemal Paşa’nın doğruluğundan emin olduğunu belirtmiş. Yunanlıların İzmir’i işgalinden, İngilizlerin kendisine karşı cephe aldıkları anlamını…
-
Canik Mutasarrıfı Deli Hamit Bey, İstanbul’dan gelen iki kişiden aldığı bilgiye dayanarak İngilizlerin Kahire’den kovulduklarını, Fransız gemilerinin İstanbul’u ayaklanma halinde terk ettiklerini, İmam Yahya, Seyyid İdris ve İbni Reşid’in Mekke’ye karşı savaşa başladıklarım bildiriyor. Sf. 49 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım…
-
Mustafa Kemal Paşa, Karabekir Paşa Komutasındaki 15. Kolordu ile Sivas’taki 3. Kolorduya doğrudan doğruya emir verme ve komuta etmek yetkisine sahipti. Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
Judaica’ya (Yahudi Ansiklopedisine) göre, Bayezid’in oğlu Yavuz Selim, Yahudileri daha çok yönetime yaklaştırmıştı. Yahudiler ondan çok yararlanmıştı, Yahudilere çok iyi davrandığını, Judaica, özellikle kaydetmektedir. İslam’dan çıkış olmamasına karşın zorla Müslüman olduğunu söyleyenlerin Yahudiliğe dönmelerine izin verdiği anlaşılmaktadır. Yavuz Selim yeni Sinagogların yapılmasına da müsaade etmişti; .. Yahudi Cemaati ile Saray arasındaki ilişkileri düzenlemek için “Kâhya…
-
Bayezid, sadece Yahudileri kabul etmekle kalmıyor ve aynı zamanda, Romanyot ve Seferad Yahudiler’in, İstanbul’da iktidarının kapılarını da açıyordu. Bayezid’e göre Ferdinand aptal ve kendisi akıllıdır ve bu akılla ki, 1481 -1512 tarihleri arasında, Yahudiler, hem Saray’da ve hem de dışında büyük bir güç olmaya başladılar. Sf. 457 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük – (İthaki…
-
Profesör Doktor Faruk Sümer’in her açıdan eşsiz “Şahıs Adları” çalışmasına bakma cesaretini gösterirsek bir büyük sürpriz ile karşılaşmamız kaçınılmaz olmaktadır. Çünkü bu kaynağa baktığımızda Türk Tarihinde “Mehmet Ali” adını taşıyan hiçbir kimseye rastlamıyoruz. .. Osmanlı dinastisitesinde (hanedanında) Mehmet Ali’ler bir yana tahta oturmuş hiç “ali” görünmüyor ve daha da önemlisi Profesör Sümer “ali” adını da…
-
Büyük keşiflerin, Türklerin İstanbul’u alarak Doğu yollarını kesmeleri üzerine zorunlu hâle geldiği iddiası ciddiyetten uzaktır; bir kez İstanbul’un Fethi sembolikti ve Türkler o zamana kadar yeterli ölçüde ilerlemişti. İkincisi; Türkler hiçbir zaman ticarete engel çıkartmadılar ve kapitülasyonlar vermek te dâhil her yolla özendirmişlerdir. Üçüncüsü asıl zenginliğin Hindistan’da olduğu çok önceden biliniyordu, karayolu hem çok pahalı…
-
Birinci Selim, İdris-i Bitlisi’nin de yardımıyla Kürt iklimini zapt ettiği zaman, buraları yönetmemeyi tercih etmişti. Kürt feodalleriyle bir üst egemenlik üzerinden anlaşıyordu. Anlaşma yazılıdır ve feodal devlette, Lordun vasalları ile yaptıklarından çok daha ayrıntılı olduğunu tespit edebiliyoruz. Hükümdar ya da Hükkâm denilen Kürt prensleri, ayrı ayrı, askerlik ve vergi meselelerinde ve kuşkusuz yargıda egemen oluyorlardı…
-
Montesquieu. .. sıcak iklimlerle despotizmi özdeşleştirmektedir. .. Batı Avrupa misali ılımlı iklime sahip ülkelerde meşruti monarşi ve buna mukabil Arabistan ve iç Asya türünden sıcak iklimli bölgelerde despotizm olacağını netlikle kaydediyor. .. bir ek gözlem olarak anlayabiliyoruz. Sf. 157 Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 157) kitabından birebir…
-
“Fransa’nın zaptı kolay fakat yönetimi zor ve Türkiye’nin, Osmanlı demek istiyorum, zaptının zor fakat yönetiminin kolay olduğu” yollu formülü hem hârika hem de dâhiyanedir. Alıntı: Tekeliyet II (Ansiklopedi) – Yalçın Küçük, (İthaki Yayınları 1. Baskı 2003 – Sf. 43 ile 47 arası) kitabından birebir alınmıştır.