Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • “Biz Batı medeniyetine mensubuz” diyen ilk Padişah. “Müslümanı camide, Hristiyan’ı Kilisede, Musevi’yi Havrada tanıyorum, mabetleri dışında hepsi aynı insanlık haklarına sâhip, bu vatanın evlâdıdır.”   Alıntı: Meyyale – Hıfzı Topuz, (Sf. 12) Romanından birebir alınmıştır

  • “Türkiye’nin geriliğinin asıl nedeni Avrupa sermayesi tarafından sömürü alanı haline gelmiş olmasıdır: Türkiye’nin tarım, ticaret, doğal kaynaklar, demiryolları, bayındırlık tesisleri, gümrük ve maliye gelirleri Avrupalı mali karar vericilerinin kontrolü altındadır. Bu böyle oldukça Türkiye’nin kalkınması için bir çare bulunamaz. Türk köylüsünün ve esnafının iktisadi durumu bu koşullar altında gelişemez, dış borçlanma yoluyla kalkınma gerçekleştirilemez. Aksine,…

  • Alexander İsrael Helphand – Parvus Efendi (1867 – 1927); 20. yüzyılın en renkli entelektüel simalarından birisidir. Kendisi devrim tüccarı olarak bilinir. Toplumsal dönüşüm anlarının hemen öncesinde ya da sonrasında Almanya, Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu’nda bulunmuştur. Devrimler ve savaşlar üzerine yaptığı spekülasyonlarla dünyanın en zengin insanlarından biri olarak ölmüştür. Asıl adı Alexander İsrael Helphand’dır. Devrimciliğe ilk…

  • 1631 yılında Koçi Bey tarafından IV Murat’a sunulmuş. “….  Sonunda 1594 tarihinden başlayarak bu ulemaya saygı düzeni bozuldu. Önceleri Şeyhülislâm Sunullah Efendi birkaç kez yersiz olarak görevden alındı. Baş yargıçlar da sık sık görevden alındıklarından yerlerine gelenler devlet büyüklerine dalkavukluk yapmak zorunda kaldılar. Sf. 455 Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık…

  • III. Selim Kaymakam’a (1) gönderdiği fermanda; “Hükümet görevlilerinin yapmadıkları zorbalık kalmadı, yarın yüce Allah öteki dünyada bu durumu sorarsa ne demeli? Seni uyardığım yolsuzluklar doğrultusunda Şeyhülislam Efendimiz ve öteki ilgilerle görüşüp gerekli çözüm yollarını bulup bana sunasın. Ben doğru sözden kesinlikle incinmem, devletin iyiliği için doğru olan ne ise tüm gerçekleri bana bildiresin.” III. Selim…

  • Devlet görevi üstlenen bir kişinin, kendisini bu göreve atayan üst görevliye verdiği hediyedir. Kent yöneticilerinden alınan câize 18. yy’da 10.000 kuruştur. Defterdarla Yeniçeri Ağasının atanmalarında 30.000 kuruş, gümrük yöneticisinin (emin) atanmasında 30.000 kuruş alınmakta idi. …  Câize salt sadrazamlara değil Sultanlara bile veriliyordu. Sultanların aldıklarına “Tuğ-u Hümayûn câizesi” denilirdi. Vezirlerin câize olarak 22.500 kuruş vermeleri…

  • III. Selim döneminde rüşvete karşı önlemler alan bir yasa çıkartıldı yıl; 1840. 1849 yılında devlet görevlilerinin Kur’an üzerine ant içmesi dönemi başladı. Yasak olan hediyelere yönelik bir yönetmelik hazırlandı. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 278) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998) Osmanlıda Padişahların görev ilk başladıklarında para dağıtması olan ulûfe gelenek hâline gelmiş. Hatta hazine için yıkım olacak boyutlara ulaşmıştı. Yeniçeri için yeni padişah ulûfe demekti. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. ?) kitabından notlar alınmıştır.

  • 1494’ten 1503 yılına değin, II Bayezid dönemi, geçen dokuz yıllık süre içerisinde, kıtlık ve veba Türkiye’yi kırıp geçirmişti. İstanbul’da on binlerce insan ölmüş Padişah İstanbul’da oturamamış, dağıttığı yardımlarla hazineyi bomboş duruma getirdi. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin – (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 221) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1679 – 1680 yıllarında İstanbul’da bulunan Marsigli ekliyor; “Türkiye’de gerek işlemler gerekse düzenlemelere ilişkin olsun parasal işlerin yönetimi için uygulanan yöntem o denli düzenlidir ki, Hristiyan bir devlet kendi hükümet işyerlerinde göze çarpması olası olmayan birçok yolsuzluğun ortadan kalkmasını sağlayabilecek engin bilgilere bu yönetimi inceleyerek ulaşabilir. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu…

  • İlk dış borçlanma, Kırım savaşı öncesi, İngiltere ile yapılır. 27 Haziran 1855: 5 milyon Sterlin. Sf.60 Ve 20 Aralık 1881 (28 Muharrem 1299) Muharrem Kararnâmesi ile borçlarını ödeyemeyeceğini duyurdu ve Duyunu Umumiye kuruldu. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 60) kitabından birebir alınmıştır.

  • Fransa ile 12 Mart 1854 tarihinde yapılan antlaşmada, Hristiyanlardan haraç alınmasına son verildi. Mali değeri 40 milyon kuruştur. Alıntı: Osmanlı İmparatorluğu’nun İktisadi Tarihi – M. Belin, (Gündoğdu Yayıncılık – Sf. 30 ile 33 arası) kitabından birebir alınmıştır.

  • BAKKAL’IN NOTU (1998): Ümit Burnu’nun bulunuşu ve Amerika’nın Aztek ve İnka medeniyetlerinin altınlarının bulunuşu, zaten değerli maden darlığı çeken Osmanlının ekonomisini çok olumsuz yönde etkilemiş. 1460 ile 1560 yılları arasında birçok ürünün fiyatı % 200 artmış. Avrupalılar yoğun bir biçimde yüksek paralar ödeyerek Türkiye’den hammadde almaya başlarlar. Her türlü ürüne talep boldur ve Akçe’deki altın…

  • (Osman’ın) Babası Ertoğrul, amcası; Tundar, Oğlu Orhan, Orhan’ın oğlu Murat. Sf. 39 Alıntı: Aydınlık Zindan – Bilgesu Erenus ve Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Şubat 2000 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Azap askerleri, asimile olmuş, dönmeler. Bu nedenle büyük fırsatlar peşine takılıyorlar. Fetihlerde, kuşatmalarda en önde azap askerleri var.) Azaplar; bütün inançlarını yitirmiş ve yozlaşmış insanlardır; hemen inkâr edebiliyorlar. Karşı taraftan ilk sert mukavemeti görünce, büyük bir panik içinde kaçıyorlar. Önlemlerinin alınmış olduğundan hiç kuşku duyulmamalıdır. Güvenilir çavuşlar, baltaları ellerinde, biraz arkada bekliyorlar. Kendimi geleceğin baltası…

  • Osmanlının oluşumunda olumlu bir faktör; 1340 yılında “Black Death” kara veba salgını Avrupa nüfusunu 1500 yılında ancak 1340 öncesi nüfusuna geldi. Alıntı: El Kitabı – Yalçın Küçük, (Akış Yayıncılık 1. Baskı Kasım 1997 – Sf. 46) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kemal başa geçtiğinde, Türkiye resmi kayıtlara göre 65.246 sınai kuruluşa sahipti. Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 249) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngiltere cezalandırma konusunda şiddetli ve ibretlik bir eylem yapmaya karar verdiler; ancak, ülkenin iç kesimlerinden son İngiliz birlikleri de çekilmekte olduğundan, askeri eylem olanağı sadece İstanbul’da vardı. 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettiler. Sf. 100 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 100) kitabından…

  • 1919’un ilk ayları geldiğinde düşmanın ülke üzerindeki baskısı gevşemeye başlamıştı. Orduları terhis edilmiş, geri çekilmeye başlamıştı. .. Danışmanları Lloyd George’a “Türkiye’yi kendi hâline bırakın otomatikman parçalanacaktır. Biz de parçalarını sonradan bölüşürüz.” Demişlerdi. Sf. 83 Alıntı: Bozkurt (Kemal Atatürk’ün Yaşamı) – Harold C. Armstrong, (Arba Yayınları 4. Baskı Şubat 1997 – Sf. 83) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Eğer siz de uygun görürseniz” dedi Mustafa Kemal “Yaşamımı sizinkiyle birleştirecek bir şey önermek istiyorum.” Devamla “Bir Ordu’nun kumandasını almayı talep edin, Bütün Alman Prensleri bir orduya kumanda ediyor. .. Sonra da beni Kurmay Başkanı yapın.” “Hangi Ordunun Kumandanı olayım?” dedi Vahdettin. “Beşincinin” cevabını verdi Mustafa Kemal; Bu ordunun İstanbul ve çevresindeki bölgelerin denetimini elinde…