Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Osmanlı Devleti

  • .. Millet kavramı dinsel içeriğinden dolayı kapsayıcı bir anlama sahiptir. Alıntı: Bilim, Resmi İdeoloji, Devlet, Demokrasi ve Kürt Sorunu – İsmail Beşikçi (Yurt Kitap Yayın 2. Baskı Aralık 1991 – Sf. 161) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kürt dili, Kürt kültürü üzerinde Osmanlı baskısı asla yoktur. Alıntı: Diriliş Tamamlandı Sıra Kurtuluşta – Abdullah Öcalan (Güneş Ülkesi Yayıncılık 1995 Baskısı – Sf. 19) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Genelkurmay Harp Tarihi Dairesi yayınından alıntı;) “Çünkü sırasıyla, Tanzimat’ın ve meşrutiyetin, Kürtlerin yaşayışı üzerinde yapacağı değişiklik, doğrudan doğruya, ağa, bey, reis, şeyh ve hocaların bu ilkel sürüler üzerindeki nüfuzlarını kıracak nitelikte idi. İnsanlığı bile idrak etmemiş olan bir kitleye ise, Kürtlük telkin etmeye imkân yoktu, bu kitle varlığının manasını bir avuç gulgul (bir nevi darı)…

  • (Yalçın Küçük’ün savunmasından:) Ben Türkiye’de Darülfünunun (üniversitenin) ilk emini (rektörü) Hoca Tahsin Efendiden geri kalamam. Hoca Tahsin Efendi, canlıların Tanrı yoluyla değil de, örnek olsun havasızlıktan öldüklerini gösterebilmek için bir deney yaptığı gerekçesiyle, darülfünundan kovuldu. Fakat kovulduğu yere yakın bir oda kiralayarak derslere serbestçe ve buradan devam ediyordu.   Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük…

  • Bu kadar değil; Jawad, ek bilgiler veriyor. “Britişler Kürtler ile doğrudan temaslar kurarak ve tanınmış bir Kürd’ü, Süleymaniye’nin Berzenci aşiretinden Şeyh Mahmud’u Süleymaniye’ye vali atayarak, daha da teşvik ettiler.” Ancak burada da kalmıyor; Mahmut Berzenci, ya Londra’nın niyetini tam kestiremiyor ve iyimser yorumluyor ya da kendisini güçlü hissediyor, bağımsızlık için, 1919 Mayıs ayında bir isyan…

  • Talat Paşa, İçişleri Bakanı olur olmaz, Hamid’in adamı Şeyh Ubeydullah’ın oğlu Abdülkadir, derhal Kürt bölgelerine giderek Rusya’ya karşı isyana hazırlanmalarını öneriyor. Ancak daha önce değindim; Kürtler, artık Türklere karşı başkaldırmayı tercih ediyorlar. Sf. 71  Hamid’i, aynı ideolojinin daha soğukkanlı ve temkinli, ittihatçıları da daha hızlı ve cüretkârı olarak düşünmek gerekiyor. İttihatçılar, Kürtlerin, eskiden olduğu gibi…

  • Kürt egemenlerine, Ermeni köylülerini köle olarak kullanma hukuku doğuyor. Osmanlıda toprak köleliği bilinmiyor. Bilinen ev hizmetlerinde kullanılan ve çoğunluğu Kuzey Afrika’dan getirilenlerdir. Kürtler ve Ermeniler söz konusu olunca tam anlamıyla köle uygulamasının bulunduğu anlaşılıyor. Bu o kadar öyle ki, Lazarev, Ermeni kızları için Kürt egemenlerinin “ilk gece hakkı” ile de donatıldıklarını ve köle Ermenilere sarı…

  • Devlet otoritesi bölgelerde parçalara ayrılıyorsa ve otoritenin anlamlı bir bölümü irsiyet temeline göre önemli kişilere devrediliyorsa, feodal düzenden söz etmek mümkün görünüyor. Ancak buna askeri feodalite ya da diğer bir deyişle, askeri-tımar sistemi demek daha doğrudur; bu da temel tarım sistemine uygun düşüyor. Çünkü hu dönemde Kürt feodalleri yerleşik tarımdan çok hayvancılıkla uğraşıyorlar; ancak on…

  • Şeyh Mahmud Berzenci, 1922 yılında Süleymaniye’yi “Kürdistan’ın başkenti”, kendisini Kürdistan Kralı ilan ettiği zaman bir de “Kürdistan Kabinesi” kuruyor. Başkanlığı Şeyh Kadir, Milli Savunma Bakanlığı’nı bir başka Şeyh Mahmud, İçişleri Bakanlığı’nı Şeyh Muhammed, Adalet Bakanlığı’nı Şeyh Ali, polis şefliğini Seyit Ahmet, Eğitim Bakanlığı’nı Hacı Mustafa Paşa üstleniyor. Şeyh Mahmud’un Kürdistan Krallığı hükümeti nerede ise bir…

  • Garo Sasuni’nin “Kürt-Ermeni İlişkileri” başlıklı çalışmasından aktarma yapmak istiyorum; “Uzak mesafeli bir amacı güdüyordu. Şöyle ki, Kürtleri ulusal bilinçlilikten yoksun bırakıp, onları ulusal bağımsızlık savaşından uzaklaştırmak ve onları yalnız bir dini toplum haline getirerek yavaş yavaş Türkleştirmekti,” Taşnaktsiyun Partisi’nin merkez yayın organı Troşak’ta 1901 yılında yayımlanan bir başyazıdan aktarma yapmak durumundayım, başyazıda bu paragraf da…

  • Kürtlerde Sünniler çoğunluktur ve Osmanlı yanlısı bir tutum içinde yaşıyorlar. Şiiler ise daha çok Iran içinde yaşıyorlar ve genellikle Iran Devleti yanlısı bir politika izliyorlar. Bir de bunların arasında ve Anadolu’nun ortalarına yakın bir yerde yaşayan, etnik kökenleri tartışmalı Zazalar var. Bunlar Dımbıllı Kürtleri olarak da biliniyorlar; “Kızılbaş” sayılıyorlar. Ancak Kürtlükleri çok tartışmalıdır; Kürtler bile…

  • Kütükoğlu, bunları Mühimme Defterlerinde okuyor ve yazmamak edemiyor; “Umumiyetle İran’la münasebeti sabit olan Kızılbaşlar ya aileleriyle Kıbrıs’a sürülüp tecrit edilmişler veya hırsızlık, şakilik (eşkıyalık) ve sair töhmetler isnadı ile idam edilmişlerdir. Akıbetlerini öğrenmemekle beraber İran’la münasebeti olduğu itham altında kalıp teftiş edilmeleri istenilen kimselerin bir hayli yekûna baliğ olduğunu görüyoruz.” Osmanlı, dinsel hoşgörülü bir devlet…

  • Hamidiye, Ermeni köylerine saldırırken hiçbir sınır tanımıyordu, köyleri basıyor ve ürünleri imha ediyordu; kuşkusuz Ermenileri kıyıyordu, Burada kalmıyor ve hızını alamayarak Türk, Arap ve Kürt köylerine de baskınlar düzenliyordu. Sf. 58 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 58) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bir: Osmanlı’nın son dönemindeki Hamidiye Alayları ile Adalet Partisinin ikinci dönemindeki Milliyetçi Hareket Partisi birlikleri ve Ülkü Ocakları, nitelik olarak bir ve aynıdır. Birincisinin beyni ve ruhu Sultan Hamid’dir. İkincisinin beyni ve otorite kaynağı Süleyman Demirel oluyor. Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 59) kitabından birebir alınmıştır.

  • Taşnak, Ermenice “federasyon” anlamına geliyor. Çeşitli Ermeni örgütlerini bir araya getiriyor. Garo Sasuni’nin bir ara Taşnak’ın üst kurullarında görev yapmış olduğunu incelediğim bazı kaynaklarda rastladığımı ifade etmiştim. Şimdi yine Garo Sasuni’nin “Kürt-Ermeni İlişkileri” başlıklı çalışmasından aktarma yapmak istiyorum; “Sultan, Kürt beyleri hesabına şeyhleri güçlendirerek bir dini İslam devleti yaratmak ve gayretkeşliğinde İslam dini sayesinde bütün…

  • Mustafa Kemal’in Çanakkale’den sonra bir yıl görevlendirilmemesini Enver’in rekabeti şeklinde düşünmek yanlıştır. … Hiçbir Orduda Başkomutan ile bir yarbay arasında rekabet söz konusu olamıyor.  Kemal, sınıflarında da parlak bir öğrenci sayılmıyor. Kâzım, Ali Fuat, Kemal’den çok daha parlaktırlar. Ayrıca Osmanlı düzeninde Harbiye’yi parlak bir biçimde bitiren kurmaylar, Makedonya Ordularına atanıyorlar; Kemal Bey Suriye’de göreve gönderildi.…

  • Misakı Milli Damat Ferit Paşa tarafından, Anadolu’ya görevle gönderilmiş bulunan Kemal Paşa’nın İstanbul Hükûmeti ile bağlarını gevşeterek kendi adına hareket etmeye başlaması üzerine, Kemal Paşa hareketinin etkisini kırmak için İstanbul’daki yöneticilerin almış oldukları bir karardır. Alıntı: Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük (Dönem Yayınları, 1. Baskı Ağustos 1990 – Sf.139) kitabından birebir alınmıştır.

  • Vahdettin ve Ferit’i “hain” ilan ediyoruz pek güzel, ancak bir soru kalıyor: Kemal Paşayı görevlendirmekle Vahdettin ve Ferit mi yanılıyor, yoksa Kemal Paşa mı bunlara verdiği sözden dönüyor? Sf. 51 Alıntı; Kürtler Üzerine Tezler – Yalçın Küçük, (Dönem Yayıncılık Ağustos 1990 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu parantezden sonra Hamid’in politikasına dönüyorum. Hamid, Kürtlerle savaşmak yerine Kürtleri kullanma politikasını başlatıyor. Burada özgün ve önemli adımlar atıyor. Bu adımları atmasında, 1877-78 Türk- Rus Savaşı’nda gönüllü Ermeni birlikleriyle de savaşmak zorunda kalması ve Kürtler içinde Rusya yanlısı eğilimlerin güçlenmesi de etkili oluyor. Bu politikanın özü şudur: Kürtlere Kürtlüklerini unutturmak. Hamid’in diğer politikalarında da…

  • Kürtler bunu çok iyi bilirler, İttihat ve Terakki’nin içinde yer alırlar, Aslında İttihat ve Terakki’nin kurucularının dökümü son derece ilginçtir. Dört kurucudan birisi, Mehmet Reşit, Çerkez’dir ve İkincisi, İbrahim Temo, Arnavut oluyor, üçüncü Abdullah Cevdet ile dördüncü İshak Sükûti ise Küttürler. Sadece kişi düzeyinde değil hareket ve delegasyon planında da Kürtler Jön Türk hareketi içinde…