Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • Normallik eğilimi: Daha önce olmamış bir felaketin yaşanma olasılığını yok sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnanılırlık eğilimi: Bir savın geçerliliğini sonucunun inanılır oluşu temelinde değerlendirme eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hale etkisi: Bir kişinin tek bir olumlu özelliğini bütün diğer özelliklerini de kapsayacak şekilde genelleştirme eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Grup kimliği eğilimi: Gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına değer verme, buna karşılık farklı bir gruba mensupmuş gibi algılanan kişilerin inançlarına ve tutumlarına itibar etmeme eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Geçmişe pembe bakış eğilimi: Geçmişteki olayları gerçekte olduğundan daha olumlu hatırlama eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bizden olmayan eğilimi: İçeriden gelmeyen bir inancın ya da bilgi kaynağının değerini yok sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Beklenti eğilimi / deneyci eğilimi: Gözlemcilerin ve özellikle bilimsel deney yürütenlerin bir deneyin sonucuyla ilgili beklentilerine uyan verileri görme, seçme ve bildirme, buna karşılık aynı beklentilerle çatışıyor görünen verileri görmeme, yok sayma ya da inanılır bulmama eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 –…

  • Adil dünya eğilimi: Talihsiz bir olayın mağdurunun bunu hak etmiş olmasına sebep olabilecek şeyleri arama eğilimi. Barnum etkisi: Belirsiz ve genel kişilik tariflerini son derece kesin ve özgül sayma eğilimi. Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 345) kitabından birebir alınmıştır.

  • Algı sistemi ve onun verilerini analiz eden beyin, daha önce benimsenmiş inançlardan derin biçimde etkilenir. Bunun bir sonucu olarak, gözlerimizin önünden geçen şeylerin birçoğu başka bir şeye odaklı beyne görünmeyebilir. Sf. 344 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 344) kitabından birebir alınmıştır.

  • Deneklere böyle seçeneklerin sunulduğu araştırmalarda, tasarruf edilecek miktarın aynı olmasına karşın, çoğu kimse birinci senaryoda yolculuğu göze alırken, ikinci senaryoda buna kalkışmaz! Niçin? Çerçeveleme, tercihin algılanan değerini değiştirir. Sf. 338, 339 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 338, 339) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sonradan bakış eğilimi, zamanın tersine çevrildiği bir tür doğrulama eğilimi olarak, şimdiki bilgilere uyacak şekilde geçmişi yeniden kurgulama eğilimidir. Bir olay meydana geldikten sonra, dönüp geriye bakarak, bu işin nasıl olduğunu, niçin başka bir seyir yerine öyle bir seyir izlediğini ve ortaya çıkışını niçin görmüş olmamız gerektiğini yeniden kurgularız. Sf. 328 Alıntı; İnanan Beyin –…

  • 1-İncinme / gözetme: bağlanma sistemlerine sahip memeliler olarak geçirdiğimiz uzun evrimle ilişkilidir ve başkalarının acısını hissetmeyi (ve bundan hoşlanmamayı) sağlayan bir yetidir. İyilik, yufka yüreklilik ve duygusal destek gibi ahlaki erdemlerin temelinde yatan şey budur. Sf. 301 2.Hakkaniyet / karşılıklılık: “Sen beni kollarsan, ben de seni kollarım,” anlayışıyla karşılıklı fedakâr olmayı getiren evrim süreciyle ilişkilidir.…

  • Bununla birlikte, dopaminin birçok inançta olduğu gibi dinsel inançta da rol oynaması, bu kitabın beyinde çok çeşitli bağlamlarda inançları yaratan ve değerlendiren belirli alanlarla bağlantılı bir inanç motorunun bulunduğu yolundaki tezini desteklemektedir. Bu motorun oynadığı rollerden biri, en başta Tanrı’ya inancı da kapsamak üzere, varsayıma dayalı bütün savlara inancı ödüllendirmektir. Bir başka deyişle, Tanrı’ya inanmak…

  • Bir fareyi ya da bir insanı dopaminden yoksun bırakırsanız, katatonik (1) hale gelirler. Dopamin salgılamasını uyardığınızda ise, farelerde çılgınca davranışlar ve insanlarda şizofrenik davranışlar ortaya çıkar. Sf. 220 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 220) kitabından birebir alınmıştır.  BAKKAL’IN NOTU (1) (2018);…

  • Bilimin ileriye doğru gidişiyle birlikte, normal-ötesi ve doğaüstü şeylerin normal ve doğal şeyler kapsamına girmesi ya da düpedüz çözülmesi gerekli bir sorun olmaktan çıkması kaçınılmazdır. Sf. 204 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 204) kitabından birebir alınmıştır.

  • Pilotların çoğu Whinnery’nin “küçük rüya” diye adlandırdığı kısa süreli tünel hayali yaşamaktaydı; bazen havada süzülme ya da felce uğrama duygusuyla birlikte tünelin sonunda parlak bir ışık görmekte ve tekrar bilince kavuştuğunda çoğu kez aşın mutluluğa, bir huzur ve dinginlik duygusuna kapılmaktaydı. Sf. 198 Whinnery on altı yıllık çalışması sırasında, santrifüjün kontrollü koşulları altında bu üç…

  • Bilimcilerin psişik konusunda kuşkucu kalmasının – daha anlamlı veriler yayımlanırsa bile kalacak olmasının- daha derinde yatan sebebi, psişiğin işleyişine dair açıklayıcı bir teorinin bulunmamasıdır. Psişik savunucuları göndericinin beyninde nöronlarca yaratılan düşüncelerin ötedeki alıcının kafatasından geçerek beynine nasıl girdiğini açıklayamadığı sürece, kuşkuculuk yerinde bir tepkidir. Bulgular açıklanması gereken psişik diye bir fenomenin var olduğunu gösterse dahi…

  • Kraliyet Derneğinde araştırmacı olarak çalışan Sheldrake kitabında ve Geçmişin Varlığı adlı en popüler kitabında, biçimsel rezonansı “organizmalar arasında gizemli, telepati tarzına karşılıklı bağlantılar ve canlı türleri içinde kolektif bellekler fikri” diye açıklar. Sf. 190 “Görme yetisi iki yönlü bir süreci, ışığın içeriye doğru akışını ve zihinsel görüntülerin dışarıya doğru yansıyışını kapsıyor olabilir,” diye belirtir. Sf.…

  • Dopaminin hazla bağlantılı bir sinir iletici madde olduğu ve öğrenmeyi pekiştirmede rol oynadığı unutulmamalıdır. Sf. 177 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,  2. Baskı Ocak 2015 – Sf. 177) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dopamin artışı, kalıp saptamayı artırır. Uzmanlar dopamin agonistlerinin öğrenmeyi güçlendirmenin yanı sıra, daha yüksek dozlarda, sanrı gibi psikoz belirtilerini tetikleyebileceğini saptamışlardır; bu durum belki de yaratıcılık (ayrım gözetici kalıpsal-yaklaşım) ve delilik (ayrımsız kalıpsal-yaklaşım) arasındaki ince çizgiyle ilişkilidir. Doz kilit etkendir. Sf. 157 Alıntı; İnanan Beyin – Michael Shermer, Türkçesi; Nurettin Elhüseyni (çok kötü), (Alfa Yayınları,…