Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Psikoloji ve Kişisel Gelişim

  • Pasaportunuzun şizofreniyle ne ilgisi mi var? Öyle anlaşılıyor ki, yeni bir ülkede göçmen olarak yaşamanın getirdiği toplumsal baskı, şizofreninin gelişmesinde devreye giren kritik etkenlerden biri. Birçok ülkeyi kapsayan çalışmalara göre, kültür ve dış görünüş bakımından ev sahibi ülkeden en büyük farklılığı sergileyen göçmenler, en büyük risk grubunu oluşturmaktadır. Bir başka deyişle, çoğunluğun arasına kabul düzeyi…

  • Sara örneğini ele alalım. Sara nöbeti eğer şakak lobundaki (temporal lob) belirli bir noktada odaklanıyorsa kişi motor nöbetler geçirmeyecek, daha üstü kapalı bir deneyim yaşayacaktır. Bir tür bilişsel nöbet olarak tanımlanabilecek bu etki, kişilik değişimleri, aşırı dinsellik (din saplantısı ve din konusunda kendinden aşırı emin olma), hipergrafi (genellikle de din olmak üzere belirli bir konuda…

  • Tütün, alkol ve kokain, ruh halini değiştirmek gibi evrensel bir amaçla insanların kendilerine uyguladıkları maddelerdir. Nörobiyoloji hakkında başka hiçbir şey bilmesek de, narkotiklerin varlığı bile, davranış ve psikolojimizin moleküler düzeyde yönlendirilebileceğine dair bütün kanıtları sunmak için yeterlidir. Sf. 209 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı…

  • Tüm bunlar, bizi çok temel olan bir soruya yöneltiyor: Biyolojimizden ayrı olan bir ruh taşıyor muyuz; yoksa umutlarımızı, özlemlerimizi, düşlerimizi, arzularımızı, espri anlayışımızı ve tutkularımızı mekanik biçimde üreten son derece karmaşık bir biyolojik ağdan mı ibaretiz yalnızca? Gezegendeki insanların çoğu oylarını biyoloji dışı ruh yönünde kullanırken, nörobilimcilerin çoğu da ikincisi, yani çok geniş bir fiziksel…

  • Bütün arkadaşlarınızın tanıyıp sevdiği siz, beyninizdeki transistör ve vidalar yerli yerinde olmaksızın var olamazsınız. Eğer buna inanmıyorsanız, herhangi bir hastanedeki herhangi bir nöroloji servisine girin ve bakın. Beynin küçük parçalarına gelen hasarlar bile şaşılası derecede özel bazı becerilerin kaybıyla sonuçlanabilir; hayvanları isimlendirme, müziği işitme, riskli davranışlarla baş etme, renkleri ayırt etme ve basit kararlar vermede…

  • Rakipler takımı çerçevesi, bu konuda da yeni kapılar açar bize. Beyinde birbirine rakip unsurları genellikle motor ve fren benzetmesiyle yorumlarız: Bazı birimler sizi belli bir davranışa yönlendirirken diğerleri sizi durdurmaya çalışır. Sf. 201 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 201) kitabından…

  • Mantıkta neden başarısız oluruz? Kendimize öfkelendiğimizde, kim kime kızmaktadır aslında? Sf. 201 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 201) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bu doğru değildir. Biyolojik açıklama, suçluları aklamayacaktır. Beyin bilimi, hukukun işlevlerini engellemeyecek, aksine adli sistemi geliştirecektir. Toplumun düzgün biçimde işleyebilmesi için, aşırı saldırgan, empati yoksunu ve dürtülerini denetleyemeyen suçluların sokaklardan toplanması devam edecek ve bu kişiler yine hükümetin denetimine verilecektir. Sf. 194 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo…

  • Aslına bakılırsa, olgunlaşma dediğimiz şey de bundan ibarettir. Genç beyinlerle yetişkin beyinler arasındaki temel fark, alın loblarının gelişmişliğinde yatar. İnsanda prefrontal korteksin yirmili yılların başlarına kadar tümüyle gelişmemesi, dürtüsel ergen davranışlarının altında yatan temel nedendir. Alın lobu, bazen toplumsallaşma organı olarak da nitelendirilir; çünkü toplumsallaşma dediğimiz olgu da, aslında en ilkel dürtülerimizi bastırmak için uygun…

  • Bir vatandaşın toplumla yeniden bütünleşmesine yardım ederken güdülen etik hedef, davranışlarının, toplumun gereksinimleriyle uzlaşmasına olanak tanımak için onu mümkün olduğunca az değiştirmektir. Bu önerimizin çıkış noktası, beynin, farklı nöron gruplarının birbiriyle yarıştığı bir rakipler takımı olduğu bilgisidir. Bunun bir yarışma olması, sonucun taraflardan biri lehine gelişebileceği anlamına gelir. Sf. 185 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı)…

  • Moinz’e Nobel Ödülü kazandıran frontal lobotomi, suçlu davranışlarının düzeltilmesinde artık doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. İyi ama lobotomi suça engel oluyorsa, neden uygulanmasın? Bu noktadaki etik sorun, bir devletin, vatandaşını ne ölçüde değiştirmesine izin vermek gerektiğidir. Sf. 185 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran…

  • Ortak bilinç içinde hâlâ yaşamakta olan bir korkuyu da unutmamak gerekir bu arada: “frontal lobotomi”. Başlangıçta “lökotomi” adı verilen lobotomi ameliyatlarının mucidi, beynin alın (frontal) loblarını bir neşterle devre dışı bırakarak suçlulara yardım edilebileceği düşüncesiyle yola çıkan Egas Moniz idi. Prefrontal korteksin (ön-alın korteksi) bağlantılarının kesilmesinden ibaret olan bu basit sayılabilecek ameliyatın sonucu, önemli düzeyde…

  • Bir başka deyişle, ortada ölçülebilir bir beyin sorunu olması, sanığa karşı hoşgörülü bir yaklaşımı da beraberinde getirir. Suçlanması gereken aslında o değildir. Ama elimizde biyolojik bir sorunu saptamaya yetecek teknoloji yoksa, pekâlâ suçlayabiliriz o kişiyi. Bu da bizi tartışmanın kalbine; sorumlu tutulabilirliğin, özünde yanlış bir soru olduğuna götürecektir. Sf. 177 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı)…

  • Bu savunma, kişi bir davranışı “otomatize” halde gerçekleştirdiğinde öne sürülür; diyelim ki, bir araç sürücüsünün, sara krizi nedeniyle arabasını kalabalığın içine sürmesi durumunda. Eğer avukat, eylemin gerçekleşme nedeninin müvekkilinin kontrol edemediği bir biyolojik süreç olduğunu iddia ederse, otomatizm savunmasını kullanmış demektir. Sonuçta, ortada bir suç eylemi varsa da, eylemin ardında herhangi bir seçim yoktur. Sf.…

  • Ama yine de, hiç kimse fiziksel olmayan varlık (özgür irade) ile fiziksel varlığın (beyin maddesi) etkileşimi problemini doğru biçimde çözmenin yolunu henüz bulabilmiş değildir. Sf. 169 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 169) kitabından birebir alınmıştır.

  • Sözgelimi, obez bir insan görmek, Tourette sendromlu kişiyi “Şişko!” diye bağırmaya zorlayabilir. Düşüncenin yasaklanmışlığı, onu bağırarak dile getirme zorunluluğunu doğuran niteliğin ta kendisidir. Sf. 165 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.

  • ABD’de Yılda İşlenen Şiddet Suçlarının Ortalama Sayısı       Suç                                          Genleri Taşıyanlar.           Genleri Taşımayanlar. Ağır cezayı gerektiren saldırı                 3.419.000.    .    .   .    .    .435.000 Adam öldürme.    .   .    .    .    .    .    .        14.196.    .    .    .    .    .   1.468 Silahlı soygun.    .    .    .    .    .    .    .   2.051.000.    .    .    .   .      157.000   …

  • Nasıl biri olacağınızla ilgili ihtimaller bile çocukluğunuzdan çok öncesine, varoluş anınıza dayanır. İnsan davranışlarında genlerin önemli olmadığı görüşündeyseniz, şu inanılması güç gerçeği bir düşünün: Eğer belirli bir gen grubuna sahipseniz, bir şiddet suçu işlemeniz olasılığı yüzde sekiz yüz seksen iki oranında artar. Sf. 160 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık…

  • Öyleyse gerçek “siz” kimdir aslında? Fransız deneme yazarı Michel de Montaigne’in ifadesiyle “Kendimizle aramızdaki fark, bir başkasıyla aramızdaki fark kadar büyüktür.” Sf. 151 Alıntı; İncognito (Beynin Gizli Hayatı) – David Eagleman, Türkçesi; Zeynep Arık Tozar, (Domingo Yayınları, 17. Baskı Haziran 2016 – Sf. 151) kitabından birebir alınmıştır.

  • Siz de mutlaka fark etmişsinizdir ki, bir sırrı açık etmenin nedeni, genellikle yalnızca açık etmiş olmaktır; yoksa tavsiye istemek değil. Dinleyici, olur da sırla birlikte ortaya dökülen soruna bariz bir çözüm görüp bunu önerme gafletinde bulunursa da, anlatanı öfkelendirmekle kalır yalnızca. Çünkü anlatıcının aslında tek derdi sırrını anlatmaktır. Sırrı anlatmak, başlı başına çözümün ta kendisidir…