Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Sağlık, Tıp

  • Kimyasal ve biyolojik savaşlar, bu kategori altında İkinci Dünya Savaşı sırasında geliştirildi. Bakteriyolojik savaş özellikle Japonlar tarafından en uç noktalara götürülerek geliştirildi. Japonlar, Shiro Ishii tarafından kötücül ve yıkıcı bir programı yürüttüler. İnsanlar üzerinde Mengele tarzında korkunç ve iğrenç deneyler yaptılar, amaçları bakteriyolojik ve diğer biyolojik savaşların biçimlerini geliştirmekti. Öyle görünüyor ki çok ileriye gitmişlerdi.…

  • Çinli kadınların ayak bağlama uygulaması kadar uç olan çok az uygulama vardır. Genç kızların, bazen çocuklukta dahi ayakları o kadar acı verici derecede sıkı bandajlanırdı ki ayakların normal gelişimi mümkün olamazdı. Gerçekten de o kadar sıkı bağlanırdı ki, ayak parmakları ayağın altına doğru bükülür ve bu yüzden de genellikle kırılırdı. Istırap pahasına kanla ve irinle…

  • Doğum sonrası depresyonun sebeplerinin, anne ve aile için gelecek kaygısı (yetersiz anne olma korkusu dâhil), kadının, bireysel psikolojik özellikleri, östrojen ve progesteron seviyesindeki değişimlerin olduğu düşünülmektedir. Sf. 179 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • Protein açısından eksik olsalar da Bena Benalılar tavukların dışkı yediğine inandıkları için ne tavuk ne de tavuk yumurtası yerdi. Lâkin favori besinleri olan domuzlar zaten dışkı yiyordu. Sf. 85 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 –…

  • Cesaret ve agresiflik eğilimli genlere sahip bireylerin zürriyeti, genleri pasif ve çekingen olanlara kıyasla daha fazla olacağı söylenir. Sf.63 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı Yayınevi,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır.

  • Zararlı bir inanç ya da uygulama, bireyin fiziksel ve akıl sağlığını tehlikeye atacaktır. Tütün içmek bir örnek, ölüme sebep olabilecek yüzlerce tabudan herhangi birini ihlal etme korkusuyla yaşamak da başka bir örnek olabilir. Sf. 33 Alıntı; Hasta Toplumlar (İlkel Düzen Efsanesine Bir Meydan Okuyuş) – Robert B. Edgerton, Ç; Harun Turgut (Berbat bir çeviri), (Buzdağı…

  • Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi ayrıdır ve anlatıyor: Koluyla işaret ederek, “bunlar kuluçka makinaları” dedi. Yalıtılmış bir kapıyı açıp raflar dolusu deney tüpünü gösterdi. “Bu hafta kullanılacak yumurtalar. Kan sıcaklığında bekletiliyorlar; erkek gametlerse” dedi ve başka bir kapıyı açtı. “Otuz yedi yerine otuz beş derecede bekletilmek zorundalar. Tam kan sıcaklığı kısırlaştırır. Termojene sarılı koçlar kuzu doğurtmaz.”…

  • Ama yapıyoruz ve insanoğlunun en harika icatlarından birisi olan dilin serüvenlerinden biliyoruz; insan olarak kolay olana yatkınız. Aç kaldığımızda ve yiyecek bulamıyorsak, kendimizi yemeye başlarız ve vücudumuzun yağlarını yiyeceğimizi düşünürüz; hayır, yağ yemek zordur. Karaciğerimizi, eklemlerimizin etrafındaki kıkırdakları yeriz, çok kolaydır. Kolay olanı biliyoruz ve seviyoruz. Sf. 42 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın Küçük,…

  • Biz bu sözcüğü, aslı “haste”, pek çok zaman olduğu üzere, Farisi’den alıyoruz, Farisi’de “hastan” fiilinden geliyor, yorulmak, yaralamak, dermansız kalmak ve yapmak anlamındadır. İranlılar, bizde ki “hasta” sözcüğü için “bimar” ve “mariz” kelimelerini kullanırlar ki, bu sonuncusu Türk argosunda, “hasta” ve “dengesiz” hale getirmek anlamları var. Ancak İran’da “hastahane”, bizdeki anlama da gelmektedir. Demek ki,…

  • Tabii burada, pek dindar Dostoyevskiy’nin kumara ve şehvete aşırı ve frenlenemez düşkünlüğünü tekrar not etmek zorunda kalıyoruz; yeridir. Sf. 288 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 288) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dostoyevski şöyle devam etti: “Siz sağlıklı insanlarsınız; o mutluluğun nasıl bir his olduğunu, biz epileptiklerin nöbetten bir saniye önce duyduğu mutluluğun derecesini tahmin bile edemezsiniz. Muhammed, cenneti gördüğünü, orada bulunduğunu, kitabı Kuranda inanarak anlatıyor. Tüm zeki ahmaklar ise, kendilerinden pek emin, onun yalnızca bir yalancı, bir şarlatan olduğunu düşünür! Ama hayır, Muhammed yalan söylemiyor! O…

  • Dostoyevskiy’nin hayatı ise sanki para isteme için bir vesiledir; bazı tanınmış epileptik misli paraya da aşırı düşkündür. Hep para istediğini biliyoruz. Sf. 283 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 283) kitabından birebir alınmıştır.

  • İki sözcükten oluşuyor, Elen’ce “şizien”, parçalama anlamındadır ki schism, “hizip” de aynı köktendir ve “frinia”, akıl karşılığıdır; böylece, ikisi birleşince, “parçalı akıl” manasını veriyor. Güzel, buradan bir adım daha atabiliyoruz, bu şizofreni, “parçalı akıl” hali de diyebiliyoruz, ise epileptiklerde sık sık manifeste oluyor; Doktor Lishman bu çıkışın iki kanalına işaret ediyordu ki, aktarmıştım ve burada…

  • Galen, cinsel ilişkinin, hem ruh hem de vücut üzerinde iyileştirici etkisi olduğuna inanıyordu ve tabii savunuyordu; melankolik halde olan ve kızgın bir insan, cinsel ilişkiden sonra daha makul bir duruma geçiyordu. Ayrıca Galen’e göre, cinsel münasebet, aşka düşmüş ve aşkla kavrulan bir insanın ölçüsüz ateşini indirebiliyordu; tabii, ölçüsüz olduğu takdirde, insanı zayıf düşürdüğünü not etmekten…

  • Galen ya da “Galenus” ki “barışçı” anlamındadır, en çok babasına ve Hippocratese hayran idi ve Hippocrates’e atfedilen “en iyi hekim aynı zamanda bir filozof’tur” diktum’una hep bağlı kalmıştı, her disipline merak saldı ve hep öze inmeye çalıştı. Sf. 271 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 263) kitabından…

  • Dünya’da ilk kalp transplantasyonunu yapan Christian Barnard da, Amerikalı veya İngiliz değildi, Güney Afrikalıydı; Güney Afrika, Doktor Barnard’ın transplantasyon denemeleri yaptığı zamanlarda ırkçılığın en şiddetli olduğu yer olarak bilinmektedir. Doktor Barnard’ın, insandan önce köpekler üzerinde pek çok de-neme yaptığı hep haber veriliyordu; ancak Güney Afrika’da zenciler köpeklerden daha değerli değillerdi ve trafik kazasından yaralı gelenler…

  • Sir Edmund, papazı bir konuda bilgilendirmek gereğini duyuyor. “Biliyorsun, insanlar asılır veya boyunlarında demir halka sıkılarak boğulurken ereksiyon yaşıyorlar ve tam nefes kesilince boşalıyorlar”; şimdi bu sahneyi oynamak üzeredirler. Sf. 259 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak Yayınları  1. Basım, Kasım 2010 – Sf. 259) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Sodom” eski bir Filistin şehridir; ancak yaygın seks, genç oğlanlar ve hayvanlarla yapılıyordu, öyle ki, bu kentin adından pek çok sözcük çıkmış durumdadır, “sodomi”, erkekler arasında ve hayvanlarla yapılan anal seksi anlatmaktadır; sözcüğün “sefahat” anlamı da var. Yakup Kadri’nin “Sodom ve Gömere” romanından genellikle anlaşılan budur. Bunun dışında, İngilizce “sodomize” fiili, iradi veya zorla, anal…

  • Bir nokta, etimolojik düzlemde, “porn” sözcüğü ile “oruspu” kelimesi arasında bir fark bulunmuyor; “porn”, Antik Elenistan’da “fahişe’nin karşılığı olan sözcüklerden sadece birisidir. Ama şimdi, cinsel ilişkiyi tahrik için cinsel ilişkinin, sözle veya resimle ve her türlü estetik kaygıdan uzak olarak, temsil edilmesi anlamında kullanılmaktadır. Kısacası, erotizmde estetik var, pornografide tahrik ön plandadır. Sf. 258 Alıntı;…

  • Bir epileptik, nöbetler arasında son derece zaaflıdır, nöbetler, epilepsi hastasını belleği ve iradesi çok zayıf bir yaratık yapmaktadır. İradesi ve öğrenme kabiliyeti son derece zayıf ve paraya ve hırsızlığa meyyaldirler. Dostoyevskiy’de bu zayıflığı kumarda ve şehvet düşkünlüğünde netlikle teşhis edebiliyoruz. Bu iki açıdan Dostoyevskiy tam bir lümpen kişiliğe sahiptir; kumar ve şehvet tutkusunun esiridir. Bu…