Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Şiirler
-
Ancak herkes böyle ‘uyumlu’ değildi. Başta Erzurum, Rize, Sivas, Maraş, Giresun, Kırşehir, Kayseri, Tokat, Amasya, Samsun, Trabzon ve Gümüşhane olmak üzere pek çok yerde, “din el-den gidiyor!”, “gâvur memur istemeyiz!”, “şapka istemeyiz!” sloganlarıyla gösteriler başladı. Çoğu küçük olaylardı ama 25 Kasım 1925 günü Erzurum’daki olaylar ancak silah zoruyla bastırıldı. Rize’de İmam Şaban ve Muhtar Yakup…
-
Ayaş ve Çankırı’ya gönderilen ilk grup arasında papaz, kompozitör, müzikolog, ‘Ermeni müziğinin babası’, Anadolu’nun Türkçe, Kürtçe, Gürcüce, Ermenice türkülerini ilk derleyen Gomidas (Komitas) Vartabed de vardı. Halide Edip (Adıvar) Gomidas’la yakın arkadaştı. “İnsan ve sanatçı olarak çok nadir karşılaşabileceğimiz bir değerdi. Gomidas benim evime gelir saatlerce çalar, söylerdi.” Sf. 243 Gomidas tutuklandığında öğrencilerinden biri Gomidas’ın…
-
Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim’el Hayyam veya Ömer Hayyam (1048 – 1131), şair, filozof, matematikçi ve astronomdur. Yaşadığı çağda o kadar ünlenmişti ki “zamanının bütün bilgilerini bildiği” söylenirdi. Hayyam Nişabur kentinde doğdu. Yaşadığı dönemin ünlü Nizamülmülk ve Hasan Sabah ile aynı medresede zamanın ünlü âlimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el Lübad’tan eğitim görmüş ve hayatı…
-
Roma edebiyatı, M.Ö. 100 yılından başlayarak Augustus’un ölümüne kadar altın çağını yaşamıştır. Bizzat Augustus’un hamilik yapması ile edebiyat, tarih ve felsefeyi destekleyen pek çok zengin şahsiyet ortaya çıkmış, bu da özgün eserlerin yaratılmasına yardımcı olmuştur. Edebiyatçıları destekleyen en önemli kişilerden biri de Maecenas’dır. Maecenas’ın kültür ortamı içinde kendine yer bulan, Q. Horatius Flaccus (M.Ö. 65…
-
“Babil ırmakları kıyısında oturup Siyon’u andıkça ağladık; Çevredeki kavaklara Lirlerimizi astık. Çünkü orada bizi tutsak edenler bizden ezgiler, Bize zulmedenler bizden şenlik istiyor, ‘Siyon ezgilerinden birini okuyun bize!’ diyorlardı. Nasıl okuyabiliriz Rab’ın ezgisini El toprağında? Ey Yerüşalim, seni unutursam, Sağ elim kurusun. Seni anmaz, Yerüşalim’i en büyük sevincimden üstün tutmazsam, Dilim damağıma yapışsın! Yerüşalim’in düştüğü…
-
Babası Ebu Bekir, şair. Araplar arasında şiirleri ile anılırdı. Hz Aişe ondan etkilenmiştir. Aişe’nin şiirle olan ilişkisini bilen Arap şairleri gelip şiirlerini ona gösterirler, tasdik ettirirlermiş. Alıntı; Hz. Aişe (Entelektüel ve Siyasi Bir Kişilik Olarak) – Meryem Canan Ceylan, (Ahsen Yayınları, 3. Baskı Mart 2005 – Sf. 90, 91) kitabından birebir alınmıştır.
-
Toplum içinde adı Hüccet ül-Mülk’e (yöneticilerin kılavuzu) çıkmış saygın bir bilgindi. Alıntı; İslam’da Bilimin Yükselişi ve Çöküşü – Cengiz Özakıncı, (Otopsi Yayınları 2004 – Sf. 108) kitabından birebir alınmıştır.
-
“Şu bizim dönme dolap Ahmet Emin Milletin din-ü imanına çatmadadır Ağrımaz başım etsem de yemin Vatanı on kuruşa satmadadır.” (Neyzen Tevfik Kolaylı) Alıntı; Dönmeler (Sabatayistler) Tarihi – Abdurrahman Küçük, (Aziz Andaç Yayınları, 7. Basım Temmuz 2005 – Sf. 442, 443) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şair Eşref gerek Jöntürklere gerekse İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne Yahudi kökenlilerin hâkimiyetini dile getirmek için çok anlamlı bir dörtlük söylemiştir. Bu dörtlüğünde şöyle diyor; “Avdetiler ile hükümetimiz, Benzedi devlet-i Yehuda’ya, Bab-ı fetvayı da çıfıtlık edip, Verdiler en nihayet Musa’ya” Alıntı; Musa’nın Çocukları (Tayyip ve Emine) – Ergün Poyraz, (Togan Yayınları, 16. Basım Haziran 2007 –…
-
Sultan II. Abdülhamid döneminde, “İttihatçı” diye kendisini jurnal edince, deniz subayı Şair Edib Harabî, Topal Tevfik hakkında şu şiiri yazdı: Ben ehl-i tariykim diye davalar edersin Bir hırka giyip heyet-i dervişle gezersin Lâkin biliriz biz seni her boku yersin Noksan seni halk etti Hûda çünkü bodursun Lanet sana mecra-yı fesad-fitne fücursun.. Sf. 294 Alıntı; Beyaz…
-
“Tanburî Cemil Bey’in (oğlu Mesud Cemil) babasının veya babasının babasının Macar mühtedisi (dönmesi) olduğunu vaktiyle işitmiş ve üzerinde durmamış, hatta unutmuştum. Fakat bunların Macar olmayıp ‘Macar Tziyani’ (Çingene) olduklarını hiç duymamış, hiç bitmiyordum. Bunu Asım Sönmez Beli’den işittim ihtiyatla naklediyorum. Büyük şairimiz (Yahya Kemal) Varşova’da elçi, oranın ileri gelme Yahudilerinden birine sormuş: ‘Niçin Polonya’da Yahudiler…
-
Herhalde, traduttore traditore, İngilizcede translator traitor, sözü en çok şiirde doğrudur; gerçekten de şiirde tercüme ihanete yaklaşmaktadır. Bu, çevirenlerin hain olmalarından kaynaklanmıyor, belki Orta Çağ İtalya’sında “tercümanlar”, çoğunlukla hain idiler; ancak ve aslında şiirde çeviri, kendi halinde hain bir iştir, şiir tadını koruyabilmek için çok zaman ihanet gerekli olmaktadır. İhanetin tat verdiği nadir alanlardan birisinin…
-
Bir nokta var, ümmi olması ayrı, Yunus açıkça cahilleşmeyi savunuyordu, yeni bir düzen, “Cumhuriyet” kurulmuştu, okumayı ve öğrenmeyi reddeden bir köylü âşığın doktrin haline getirilmesi, bir “yol” olarak empoze edilmesi bir paradokstur ,.. Sf. 192 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 192) kitabından birebir alınmıştır.
-
Osmanlı münevveri ve yüksek bürokratının “Türk” sözünü bilse de telaffuz etmeye değer bulmadığını da görüyoruz. Ali’nin “Vilayet-i Rum” dediğinde Türk illerini, “Rumi” dediğinde, muhtemelen Türkleri, “Rumzade” ile Türk delikanlılarını ve “Rumiye” ile de Türk kadınlarını kastettiğini anlıyoruz. Bu Rumileri sevmediği anlamına gelmemektedir; tam tersine, Kahire’de yakışıklı birisi varsa, he is Rumi or the son of…
-
“Erdem, yaşamaktan korkmakta değil, baba, Belalara karşı koyup diretmekte Yolundan dönmemektedir.” Sf. 190 Alıntı: Denemeler – Michael de Montaigne, (Kum Saati Yayınları, 2004 – Sf. 190) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nâzım, deniz kuvvetlerini isyana tahrikten “suç ortağı” ve daha sonraki yılların romancısı Kemal Tahir’le birlikte hapis yatıyordu, Tahir’e söylüyor ve Tahir de dışarıya yazdığı mektuplarıyla bizlere bırakıyor; çok iyimser haberler almaktadır. “Dehşetli iyi haber aldık. İsmet İnönü haber yolladı” türünden haberler Nâzım’ı coşturuyordu ve İsmet Paşa “günahsız olduklarına eminim” diyor ve bunlar, koğuşundaki Nâzım’ı buluyordu.…
-
İnsanın zaafsız insanı sevdiği görülmemiştir ve insan, zaafsız insan karşısında hep korkmuştur; hâlbuki Türkiye insanı, en korkunç olduğu zamanda bile Nâzım’ı sevmiştir. Türkiye’nin bu en “Büyük” çocuğu bu sevgiyi hak ediyordu. Alıntı: Sırlar – Yalçın Küçük, (YGS Yayınları 2. Baskı Mayıs 2002, Sf. 213) kitabından birebir alınmıştır.
-
En büyük acımasızlıkla zindana kapatanlar, iktidarda olan Kemalistlerdi ve büyük bir yüreklilikle yeniden canlandıranlar ise yine, bu kez muhalefette, Kemalistler oluyordu. Sf. 562 Nazım’ımız düz yazıda olağanüstü başarısızdır. Sf. 568 Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 562 ile 568 arası) kitabından birebir alınmıştır.
-
Şiir’i ekonomik sözde erimiş müzikli felsefe olarak anlasam da, şairin filozof olmadığı ve olamayacağını biliyorum. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 546) kitabından birebir alınmıştır.
-
Nazım Hikmet’in Kemal Tahir’e Mektuplar kitabı, bana göre tüm zamanlar için başvuru kitabıdır. Alıntı: Tekelistan – Yalçın Küçük, (YGS Yayıncılık 4. Baskı – Sf. 495) kitabından birebir alınmıştır.