Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Kretschmer bu örüntüye dikkati çekmişti ve sadece kriz zamanlarında çoğalan ve hayatta kalan bakteri metaforuyla açıklamıştı. “Parlak coşkulu, radikal fanatik ve peygamber, tıpkı düzenbazlar ve caniler gibi daima oradadırlar, hava onlarla doludur,” fakat onlar ancak kriz sırasında gelişebilirler. “Barış zamanında, onlar bizim hastamız olurlar”, der Kretschmer ünlü sözlerini yazarak: “O zaman onları biz yönetiriz. Kriz…

  • En iyi kriz liderleri ya akıl hastasıdır ya da zihinsel olarak anormaldir; en kötü kriz liderleri ise zihinsel olarak sağlıklıdır. Sf. 30 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Manik durumdaki biri için geçmiş yoktur; bugün de pek geçerli değildir; sadece gelecek hesaba katılır ve orada her şey mümkündür. Kararlar kolayca alınır; suçluluk duygusu, kuşku yoktur. Sf. 25 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 25) kitabından…

  • Çeşitli önemli iç savaş liderleri akıl hastası ya da anormaldiler. Sf.15 İkinci Dünya Savaşı’nın bütün liderlerinin akıl hastası ya da anormal oldukları, makul bulgularla gösterilebilir: Göreceğimiz gibi, Churchill, FDR (Roosevelt) ve Hitler; yanı sıra Stalin ve Mussolini; her biri ağır depresif, hatta manik olaylar yaşamışlardır. Amerikan yurttaşlık hakları hareketinin iki önemli şahsiyeti, John Kennedy ve…

  • Depresyon, liderleri daha gerçekçi ve empatik yapar, mani de onların daha yaratıcı ve esnek olmalarını sağlar. Depresyon tek başına olabilir, yine de bu yararlardan bazılarını sağlayabilir. Maniyle birlikte gerçekleştiğinde -bipolar bozukluk- daha çok liderlik belirtisi açığa çıkabilir. Sf. 14, 15 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz…

  • Tabii ki, meşhur olmak için psikopat olmanız gerekmez. Ancak büyük yardımı dokunabilir! Bir insan meşhur olmak istiyorsa yükselmesini hızlandıracak ve kolaylaştıracak çeşitli psikopatik karakter özellikleri vardır. Pişmanlık veya suçluluk duymaktan yoksun olmak, tepeye çıkarken insanların üzerine adeta basamak taşlarına basar gibi zahmetsizce basıp geçebilecekleri anlamına gelir. Benzer şekilde, kendilerinde her konuda haklı görme hisleri, meşhur…

  • Kabilecilik çoğunlukla yabancılardan korkmakla, nefret etmekle, onlara tahammül etmemekle bağdaştırılır. Sf. 541 Alıntı; Belleğin Peşinde – Eric R. Kandel, Çeviren; Mehmet Doğan, (Boğaziçi Üniv. Yayınları, 1. Baskı Ağustos 2016 – Sf. 541) kitabından birebir alınmıştır.

  • Olaylar göründükleri gibi değil. NBC’nin sahibi General Electric, ABC’ninki Disney ve CBS’ninki Viacom olup, CNN ise devasa bir AOL Time Warner şirketler topluluğunun parçasıdır. Gazetelerimizin, dergilerimizin ve yayınevlerimizin büyük çoğunluğunun mülkiyeti – ve idaresi – büyük uluslararası şirketlerin elindedir. Medyamız, şirketokrasinin bir parçasıdır. İletişimimizin neredeyse tamamını kontrol eden memurlar ve yöneticiler yerlerini bilir: Hayatları boyunca…

  • Eylemlerinin ekonomik büyüme yarattığı gösterilebildiği sürece – ki böyle bir büyümeyi hemen her zaman gösterebilirler – ET’ler, çakallar (1) ve ordular çoğalmaktadır. Bir şehri bombalayıp onu yeniden inşa ettiğinizde tahmin, ekonometri ve istatistik gibi “taraflı” olabilen bilimleri kullanarak ekonomik büyüme verilerinde büyük bir fırlama olmuş gibi gösterebilirsiniz. Sf. 293 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları –…

  • Dünya standart para birimi olarak doları kabul etmeye devam ettiği sürece, bu aşırı borç şirketokrasi için ciddi bir engel oluşturmaz. Ancak, başka bir para birimi gelip de doların yerini almaya kalkacak olursa ve ABD’nin alacaklılarından bazıları (örneğin, Japonya veya Çin) alacaklarını istemeye karar verirse, bu durum radikal olarak değişir. ABD, kendini birdenbire son derece tehlikeli…

  • Böylece, Ekvador gibi ülkelere, hiçbir zaman geri ödemeyeceklerini bildiğimiz borçlar veririz; hatta borçlarını ödemelerini istemeyiz de; elimize koz veren, bizim diyetimiz olan da budur. Normal şartlar altında, sonunda kendi kaynaklarımızı tüketme riskini taşırız; sonuçta, borç veren hiçbir kimse, geri gelmeyen çok fazla miktarda borcu kaldıramaz. Ancak, bizimkiler normal şartlar değildir. ABD’nin bastığı paranın arkasında altın…

  • Aralık 2002’ye gelindiğinde, gerek Venezuela ve gerekse Irak’taki durum kriz noktasına ulaşmıştı. Bu iki ülke, birbirlerinin tam karşıtı olarak gelişmekteydiler. Irak’taki tüm üstü örtülü çabalar – hem ET’ler, hem de çakallar (1) – Saddam’ı yola getirmeyi başaramamıştı ve biz de şimdi son çözüm olan işgal için hazırlık yapıyorduk. Venezuela’da ise Bush yönetimi Kermit Roosevelt’in İran…

  • Ama hepsinden önemlisi, Irak, Amerikan teknolojisi ve mühendislik becerileri açısından devasa bir pazar idi. Dünyanın en büyük (bazı tahminlere göre Suudi Arabistan’da bulunanlardan bile daha büyük) petrol sahalarından birine sahip olduğu gerçeği, çok büyük altyapı ve endüstrileşme programlarını finanse edecek durumda olduğunu garanti ediyordu. Tüm büyük oyuncular; mühendislik ve inşaat firmaları, bilgisayar sistemleri sağlayıcıları, uçak,…

  • Saddam’ın patolojik bir despot olması, kitle katliamları nedeniyle ellerine kan bulaşmış olması, acımasız davranış ve eylemlerinin Adolf Hitler’inkileri çağrıştırıyor olması önemli değildi. ABD, bu tip insanlara bundan önce de birçok defa hoşgörü göstermiş, hatta onları desteklemişti. Petrodolarlar, kesintisiz petrol sağlama sözü ve tahvillerin faizinin tüm Irak’ın altyapı sistemlerini iyileştirmek, yeni şehirler yaratmak ve çölleri birer…

  • Washington’un bu saldırı için öne sürdüğü mazeret tek bir adama dayanıyordu. ABD’nin genç kadın ve erkeklerini hayatları ve vicdanları pahasına, sayısız çocuk da dâhil olmak üzere masum insanları öldürmeye ve Panama Şehri’nin büyük bir bölümünü ateşe vermeye göndermesinin ardındaki tek neden Noriega idi. Noriega, insanlık düşmanı kötü bir kişi ve uyuşturucu tüccarı bir canavar olarak…

  • Gerçi dünya buna hazırlıklı olmalıydı ama 20 Aralık 1989’da, ABD, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bir şehire yapılmış en büyük hava saldırısıyla Panama’ya saldırınca, dünya şaşkına uğradı. Bu, sivil bir topluma yapılan anlamsız bir saldırıydı. Sf. 241 Bu askeri operasyon, bir kitle katliamı veya başka bir insanlık suçu işleyen bir ülkeye – örneğin, Pinochet Şili’sine…

  • Ama Torrijos boyun eğmiyordu. Roldós gibi o da, tehditlere kulak asmayı reddediyordu. O da Summer Dil Enstitüsü’nü ülkesinden kovdu ve Reagan yönetiminin Kanal Anlaşması’nı yeniden masaya yatırma isteğini inatla reddetti. Roldós’un ölümünden 2 ay sonra Omar Torrijos’un karabasanları gerçekleşti; o da bir uçak kazasında öldü. Tarih 31 Temmuz 1981 idi. Sf. 219, 220 Latin Amerika…

  • 1981’in başlarında, Roldós yönetimi yeni Hidrokarbonlar Yasası’nı Ekvador parlamentosuna resmen sundu. Bu yasa, eğer uygulanırsa, ülkenin petrol şirketleri ile olan ilişkilerinde bir reform yaratacaktı. Birçok yönden devrimci, hatta radikal olarak nitelendiriliyordu. Sf. 217 Yasa teklifini parlamentoya göndermesinin üzerinden sadece haftalar geçmişken ve enstitü misyonerlerini henüz birkaç gün önce kapı dışarı etmişken Roldós, petrol şirketleri de…

  • Washington ve iş dünyası el ele verip, Şah’ı bir kalkınma sembolüne dönüştürmek için işbirliği yaptılar. Sf. 159 Alıntı; Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – John Perkins, Çeviri; Murat Kayı, (Aprıl Yayınları, 24. Baskı 2016 – Sf. 159) kitabından birebir alınmıştır.

  • Salt ekonomik açıdan bakınca, MAIN (1) için çok akıllıca bir karar olmuştu. Yine de, Claudine’nin bana telkin ettikleriyle tutarlı değildi; küresel imparatorluğa yardımcı olmuyordu. Acaba şimdi, çakalların salıverilmelerine mi neden olmuştu? O gün Torrijos’un (2) bungalovundan çıkarken, Latin Amerika tarihinin ölü kahramanlarla dolu olduğunu düşündüğümü hatırladım. Tanınmış kimseleri yozlaştırmak üzerine kurulu bir sistem, yozlaşmayı reddeden…