Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Mussolini’ye ölmeden birkaç gün önce soruyorlar; “İtalya’nın bir İngiliz sömürgesi mi yoksa Sovyet Cumhuriyeti mi olmasını tercih edersiniz?” “-Ben ikincisini tercih ederim.” Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 30, 31) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yurtseverlik gelenekçi, derin kökleri olan, içe dönük ve savunmacıdır; Milliyetçilik; popülist, dışadönük, saldırgan ve ideolojiktir. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 27) kitabından birebir alınmıştır.
-
20. Yüzyılın en büyük devrimcisiydi, Simon Weil aynı yıl şunları yazıyordu; “halkın afyonu din değil devrimdir.” Bunlar Hitler’e çok uyan sözlerdi. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 28) kitabından birebir alınmıştır.
-
Marksizm’in 1914’te bir daha asla alt edemeyecekleri ağır bir darbe yemiştir. Marks sınıfların milletlerden daha önemli gerçekler olduğuna inanıyordu. 1914’de bir Alman işçisinin bir Fransız işçisinden çok bir Alman fabrikatörüyle ortak yönleri vardı. Mussolini önce İtalyan sonra sosyalist olduğunu fark etmişti. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf.…
-
“Babamdan korkardım ama onu hiç sevmezdim.” Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 25) kitabından birebir alınmıştır.
-
Yirminci Yüzyılın başlıca politik gücü milliyetçilik olmuştur, komünizm değil. Alıntı: Yirminci Yüzyılın ve Modern Çağın Sonu – John Lukacs (Sabah Yayınları – Sf. 10) kitabından birebir alınmıştır.
-
“-Varlığımızı Türkiye Halkına armağan ettik. Bunun aksini iddia edenler vatan hainidir.” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 280) kitabından birebir alıntıdır.
-
“..baba Mektup elinize geçtiği zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. … oğlun ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir. Seninle düşüncelerimiz ayrı ama beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, Türkiye’de yaşayan Kürt ve Türk halklarının da anlayacağına inanıyorum…. ” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 299) kitabından birebir…
-
1969 yılının Mayıs ayının ilk haftasında, eski Demokrat Partililerin siyasi haklarının geri verilmesiyle ilgili TBMM’ye bir kanun önerisinde bulunulur. 17 Mayıs 1969 Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye aktarılmak üzere CHP Genel Sekreteri Kemal Satır’a özetle şunları söyler; “Ordu bu kanunun çıkmasını istemiyor. İsmet Paşa bu gerçeği bilsin ve eğer bu…
-
TMGT eski Başkanı Kâzım Kolcuoğlu .. Deniz’le cezaevinde yaptığı görüşmeyi anlatıyor; ” ..Kendimizi korumak için, belli radikal unsurlarla ister istemez dayanışma içerisine girdik . Yani askeri unsurlarla… ” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 245) kitabından birebir alıntıdır.
-
Demirel 8 Kasım 1968 Cuma günü; “Öğrenci yürüyüşü ile sokaklar eskimez. Yeter ki kanuni olsun.” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 124) kitabından birebir alıntıdır.
-
İlk genel isyanı, 1964 Temmuzu. Üniversite yönetimi .. Kayıt, kabul, sınav ve ders harçlarının miktarını arttırır. Bunun üzerine öğrenciler TMTF, MTTB, ve İÜTB .. Protesto hareketine başlar. Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 60) kitabından birebir alıntıdır.
-
SBF (Siyasal Bilgiler Fakültesi) Öğrenci derneği Başkanı olan Cengiz Çandar bir bildiri yayınlayarak; “- ..Devrimci gençliğin önderlerinden Deniz Gezmiş, kahpece ve sinsice alınan bir kararla İstanbul Üniversitesinden çıkartılmıştır.” Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 64) kitabından birebir alıntıdır.
-
Deniz’in DÖB’lü (Devrimci Öğrenci Birliği) olarak katıldığı en önemli eylem 30 Ekim ile 10 Kasım 1968 günleri arasında Samsun’dan Ankara’ya yapılan “Tam Bağımsız Türkiye İçin Mustafa Kemal Yürüyüşü.” dür. Alıntı: Deniz (Bir İsyancının İzleri) – Turhan Feyzioğlu (Belge Yayınları 6. Baskı – Sf. 122) kitabından birebir alıntıdır.
-
Kemal Paşa … Kurtuluşa .. Çok büyük ihtimalle Damat (Damat Ferit) vasıtasıyla İngilizlerin onayı sağlanarak katılıyor.. Bu tarihe kadar Türkiye Ordusunda sıradan subaylardan birisidir; başarısızlıkları, başarılarından çok çok fazladır. Sevgisiz, geçimsiz, hiçbir özgürlük ve ihtilal hareketine girmemiş, kendisine son derece güvensiz, hatta sıkıştırılmışlık kompleksi olan bir kimsedir. Geçmişi politik açıdan boş, ve geçmişinde başarıdan çok…
-
Sivas Kongresinin oy birliğiyle; Mustafa Kemal’in de oyuyla Amerikan mandasını isteme kararı aldığı da kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 457) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU (1996): Manda, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bazı az gelişmiş kabul edilen ülkeleri, kendi kendilerini yönetecek bir düzeye eriştirip bağımsızlığa kavuşturuncaya kadar Milletler…
-
Mustafa Kemal Vahdettin’in “fahri”, bugünkü dille “onursal” yaveridir. Kemal daha sonraki tarihçilerin yazdıklarının aksine bir mücadeleci değil, bürokratik manevralarla yükselmeyi seven, sayısız Osmanlı subayından birisidir. Hep şikayetçi, hep hırçın ve son derece kıskançtır; Jön Türk döneminde sivil aydınlar İngiliz yanlısı ve subaylar ise çok büyük ölçüde Alman taraftarı olarak görünüyorlar. Kemal çok küçük istisnadan…
-
İngilizlerin kendilerine karşı direnen 6. Ordu Kumandanı Ali İhsan Sabis’i görevden alarak yerine Mustafa Kemal’i atamak istedikleri belgelerle kesindir. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 455) kitabından birebir alınmıştır.
-
Podgorni tarafından kabul edilişlerini anlatıyor. Türkmen de diplomat olarak oradadır; Podgorni hiç saklamıyor ve Türk parlamento Heyetine; “Bu Amerikan casusunun burada ne işi var?” diye bağırıyor. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 427) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dilini sevmeyenin halkını sevebileceğini hiç sanmıyorum. Dili katledenlerin halkını sevdiğine inanmam mümkün değildir. Felsefesi ve insan içini çözümleyen romanı olmayan hiçbir dilin gelişmesini mümkün ve muhtemel göremiyorum. Alıntı: Emperyalist Türkiye – Yalçın Küçük (Başak Yayınları, Temmuz 1992 – Sf. 394) kitabından birebir alınmıştır.