Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • 8 Mayıs 1928; 1- Genel Müfettiş İbrahim Tali Bey’in yönetimi altında bulunan bazı doğu illerinin, baharda, yollar geçilebilir duruma gelince derhal geliş – gidişe açılacağı resmen bildirildiği halde bu söz gerçekleştirilemedi. Bu bölgeler eskisi gibi yine sımsıkı kapalı tutuluyor.  2- Diyarbakır’da oturan birisinin İngiltere Konsolosu Alexander Waugh’a anlattığına ve onun da bana aktardığına göre; Doğu…

  • … İslamlıktan sıyrılmış bir Türkiye’nin gelecekteki gelişmesine ve kültürüne temel olarak alabileceği kendine özgü bir uygarlığı yoktur. Şimdi bütün yapacağı şey Batı’yı taklittir.   … Ankara’da bulunan herkesin gördüğü gibi pek azı dışında kalanı ile bugünkü liderler hep dine karşı ilgisiz kişilerdir.  Bazıları kültürsüz, kimileri görgü ve ahlaki dürüstlükten yoksun, fakat her biri de ülkelerinin…

  • 20 Temmuz 1928 Akşam yemeğine oturmadan az önce Ruşen Eşref Bey’i telefona çağırdılar. Gazi, kendisinin hemen gelmesini istemiş. … Başka hiçbir ülkede görülmeyen bu şekildeki keyfi davranışlar karşısında ne düşündüğümüzü karımla birlikte kendisine söyledik…. dedi ki; “Türkiye bir avuç insanca yönetilmektedir., kendisi de bunlardan biridir. Gazi sabahları çok geç kalkmakta ve genellikle geceleri çalışmak istemektedir.…

  • 29 Şubat 1928  Türklerin ne sözlerine ne de davranışlarına bakarak, zihinlerinden geçen şeyi anlamak imkânsızdır. Rüştü Bey’le konuşmalarımı tahlil ediyor ve şunlarla karşılaşıyorum; Sözlerinden hiçbirini tutmadı. (Rüşdü, diye bahsedeceği Mustafa Kemal’in Dışişleri Bakanı, Tevfik Rüştü Aras)     7 Şubatta Amerikan okulları aleyhinde açılan basın kampanyasını durduracağını vaat etmişti.  Oysaki aynı mahiyetteki yayın on gün sürdü.…

  • 23 Mart 1928 Robert Kolejde iki Yunan öğrencinin Türkiye haritasını yırtması büyük bir olay oluyor.  .. Ülkede mutaassıp milliyetçilik o kadar şahlanmıştı ki. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 88) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş…

  • (1 Ekim 1927;) Pek doğal olarak Cumhurbaşkanı bir diktatör olmak zorunda kalmış. .. Türkler henüz kendi kendilerini yönetecek duruma gelmemişler; bir diktatörlük olmasa ülke parçalanabilir. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 63) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi…

  • (14 Ocak 1928 Dışişleri Bakanı Tevfik Bey hakkında;) Tevfik Bey bana … Çan Kay Şek’in yakında zaferi kazanacağını ve Çin komünistlerinin artık davayı kaybetmiş olduklarını söyledi.   Gazi, Ruşen Eşref ve Necati Bey ile sabaha kadar poker oynadık. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 75 ile 83 arası)…

  • (Ocak – Şubat 1923, Lozan’da Birinci Etap)  .. Nedenlerden biri, İngilizlerin petrol yataklarına sahip olmaları daha önemlisi ise Musul’un İran İslam Birliği ve doğu ülkeleri arasında askeri bakımdan kilit noktası olmasıdır.  … Ankara’dan pek ürkütücü raporlar geliyor, fakat biz buradaki Türk Delegelerinden pek dengeli olmayanlarının heyecanlı atıp tutmaları gibi, onların da aslında birer gösteriş ve…

  • (7 Aralık 1922 Lozan’da Birinci Etap) Herkes kapitülasyonların kalkması gerektiğini biliyor. Onlar kalkmalı, yalnız yerlerine inandırıcı garantiler elde etmeye çalışılmalı. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı – Sf. 21) kitabından birebir alınmıştır. BAKKAL’IN NOTU 1995; Kitabın yazarı olan Joseph Grew hem Lozan’da ABD temsilcisi olarak bulunmuş hem de 1927…

  • (12 Aralık 1922, Lozan’da Birinci Etap) Curzon bize büyük bir şans oyunu oynadıklarını bildirdi ve objektif bir gözle kendi kendisinin eğlenceli bir tasvirini yaptı; Türklere karşı sanki onlar barış şartlarını dinlemek için galiplerin huzuruna sürüklenmiş mağlup düşmanlar gibi alaycı ve müstehzi bir tonla konuştuğunu söyledi. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti.…

  • (Grew, ABD, imtiyazlar konusunda Türkiye’den yana, Türkiye pazarını Avrupa’nın yani İngiltere’nin kapatmasını istemiyor diyor:) 5 Haziranda yaptığımız bir görüşmede Paşa, … çok sıkışırsa müttefiklerin direnmesine peki demeyi düşündüğünü söyledi. Kendisine böyle bir şeyin Amerikan – Türk ilişkilerini ciddi şekilde sıkıntıya sokacağını anlattım. Alıntı: Atatürk ve İnönü – Joseph Grew (Kitapçılık Ltd. Şti. 1966 Baskısı –…

  • MADDE 1- Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.    MADDE 2- a) Herkes, ırk, renk cins, dil, din, siyasi veya diğer herhangi bir akide, milli veya içtimai (sosyal), köken, servet, doğuş veya herhangi diğer bir fark gözetilmeksizin işbu beyannamede ilan olunan bütün haklardan…

  • MADDE 20 – a) Her şahıs silahsız ve saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestîsine maliktir.   b) Hiç kimse bir derneğe mensup olmaya zorlanamaz.   MADDE 21 – a) Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketinin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.  b) Her şahıs; memleketinin kamu hizmetlerinden eşitlikle yararlanmak…

  • MADDE 27 – a) Herkes topluluğun kültürel faaliyetlerine serbestçe katılmak, güzel sanatları tatmak, ilim sahasındaki ilerleyişe iştirak etmek ve bundan faydalanmak hakkını haizdir.  b) Herkesin, sahibi bulunduğu her türlü ilim, edebiyat veya sanat eserlerinden doğan manevi ve maddi menfaatlerinin korunmasını isteme hakkı vardır.   MADDE 28 – Herkesin işbu beyannamede derpiş edilen hak ve hürriyetlerin tam tatbikini…

  • İnsan Hakları (The Right of Man) 1776’da ABD’de ve 1789’da Fransa’da bu haklar belgeleniyor. Uzun görüşmelerden sonra Birleşmiş Milletler Teşkilatının 10 Aralık 1948 tarihinde toplanan Paris Kongresinde kabul edildi. Teşkilata üye olan 48 devlet tasarıya olumlu oy verdi, sekiz devlet ise çekimser kaldı, bunlar; SSCB, Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Güney Afrika, Suudi Arabistan vs. Beyanname 1789…

  • İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir kabul etmez haklarının tanınması hususunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına. İnsan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin, insanlık vicdanını isyana sevk eden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurulmuş insanların, içinde, söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek…

  • Bahriye Vekâleti kurulurken muhalefet karşı çıkıyor. Rauf Bey; “-Kadro masrafından başka faydası olmayan lüks tedbir olarak vasıflandırıyordu.”  Topçu İhsan’ın Bakanlığının üzerinden üç yıl geçiyor. Kelimenin tam anlamıyla otoriter bir idare kurulmuştu. Halk partisi koyu bir merkeziyetçiliğe doğru gidiyordu. Mutemetler adı verilen teşkilat, İttihat ve Terakki’nin murahhas (yönetim kurulu) teşkilatına benzer olarak, Halk Partisi, tasfiyeye karar…

  • Seçimler, sessizlik hatta ilgisizlik içinde cereyan etti. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasının muhalefetine katılmış hatta bağımsız bir hareket, izlemiş olanlardan hiç kimseyi Halk partisi merkezi aday göstermemiş, meclis içerisinde bir muhalefetin oluşmaması için özel itina gösterilmişti.        Yeni Meclis 1 Kasım 1927 günü açılıyor. Halk Partisi Meclis gurubu Cumhurreisliği için aday göstermemiş. Bunun bizzat Gazi tarafından telkin…

  • O yılların suiistimale müsait olan tek konusu da mübadele, iskân, muhacir ve firarilere ait emlak ile Hanedandan kalan mülkler, saraylardaki eşya, Milli Emlak satış işleridir. Alıntı: Cumhuriyet Devrinde Suiistimaller I – Cemal Kutay (Ercan Matbaası 1956 Baskısı – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yeni Tevfik Paşa kabinesi kuruluyor. İstanbul hükümetinin yeni Posta ve Telgraf Umum Müdürü Orhan Şemsettin imzası ile Kastamonu Posta ve Telgraf Müdürlüğüne gelen bir telgrafta; Anadolu ile İstanbul arasında telgraf muhaberelerine bir an önce başlanması emrediliyordu. Mustafa Kemal bu emrin tanınmamasını, İstanbul’la temastan kaçınılmasını ve telgraf telleri tamir etmek bahanesi ile gelen olursa, hemen tevkif…