Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
recent posts
- DİNDIŞI AHLAK
- “HAZLARI SÖZ KONUSU OLUNCA, TANRI DA, TEHDİTLERİ DE, VAATLERİ DE KİMSEYİ BAĞLAMAZ”
- “BİZZAT İNCELEMEKTENSE, BAŞKASININ SÖZÜNE İNANMAK DAHA KOLAYDIR”
- “YARATTIKLARININ ÖĞRENMELERİNİ İSTEDİĞİ ŞEYLERİ, KENDİLERİNE İLHAM EDEBİLİRDİ”
- “TANRISI HAKKINDA AYNI FİKİRLERE SAHİP OLAN YA DA OLABİLEN İKİ KİŞİ YOKTUR”
about
Kategori: Siyaset
-
Batı düşüncesinde Anadolu Devrimini abartma izlerine rastlanmıyor. Batı düşüncesi için Kemalizm, uzun yıllar Batı üstünlüğü karşısında ezilen Türkiye’nin Batı uygarlığı kurumlarının bir bölümünü ve tepeden kabul etme olarak görüyor. Fazla heyecan yarattığı söylenemez. Bunun karşısında Sovyet siyasal yazılarında ve özellikle bunların Türkiye’ye yönelik bölümlerinde Anadolu Devriminin son derece abartılı bir çözümlemesine rastlanıyor. Sf. 27 Alıntı:…
-
Feyyaz Berker’di: Çetin Altan’la birlikte ziyaret ettik. Çok memnundular; ancak sohbetimiz birkaç kez Abdi İpekçi’nin telefonuyla kesildi; konuşmanın bir tarafını biz de duyuyorduk ve diğer tarafını Feyyaz Beyle saklamaya çalıştığı büyük bir böbürlenme ile aktarıyordu, İpekçi, saat başı o günkü önemli İç politika olayını aktarıyor ve başyazısı hakkında Berker’in görüşlerini alıyordu. Abdi İpekçi’nin yazılarını kim…
-
Yemekler yenilip içkiler içilirken. ‘Atatürk Selim Sırrı’ya bir soru yöneltiyor: “Sen dinde devrim yapılması hakkında yazılar yazıyormuşsun, amacın nedir?” Tarcan bu konudaki görüş ve düşüncelerini açıklayarak hükümetin din işinde de öncülük yapması gerektiğini, yoksa dinin yok olup gideceğini söylüyor. Bunun üzerine Atatürk “Bu din batacak, ileride yeni bir din çıkacaktır. Sen bu konularda yazı yazmayacaksın,…
-
Hükümette görev almış bazı siyasiler, birçok milletvekili, kolay yoldan para kazanmış müteahhitler, milli savunma ihalelerinde yükünü tutmuş namussuzlar ve az sayıda memur için bu kentsel yapım çalışmaları önemli bir gelir kaynağı oluşturdu. Sf. 264 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…
-
Sakarya Savaşı, düşman ordusunu üslerinden uzaklaştırarak Anadolu’nun içine çeken, isteklendirmek için kendi ordumuzu kaynaklarına yaklaştıran bir savunma savaşıdır. Sf. 250 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 250) kitabından birebir alınmıştır.
-
Alman Büyükelçisi, Cumhurbaşkanı tarafından olağan bir törenle kabul olunduktan sonra Lâtife Hanım, ertesi gün de elçiyi kendisinin kabul edeceğini bildirmiş. Hatta bu iş için bando ve tören birliği hazırlanmasını bile emretmiş, Ancak olayı tam zamanında öğrenen Gazi bu işin önüne geçmiş. Sf. 248 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede,…
-
Ağaoğlu Ahmet Bey şöyle bir olay anlatmıştı: Atatürk bir gece Pera Palas otelinde baloya gitmiş. Karşı masada genç, güzel, hoppa bir hanımla bir erkek görmüş. Kim olduklarını sormuş. Bir Paşanın kızı ile kocası olduğunu söylemişler. Kadını yanına çağırmış, herkesin karşısında şapır şupur öpmüş. Kadın da bu iltifattan (!) memnun olup gurur duymuş. Sf. 239 Alıntı:…
-
Mustafa Kemal Paşa’nın eski emir subaylarından milletvekili Salih (Bozok), Ethem çetesiyle birlikte gitmişti. O zaman Salih’in “Biraz da biz soyalım.” dediği söylenmiş, eski bir jandarma subayının eşkıya ruhu ile kendi soydaşlarını soymak için isyan bastırmaya gitmesinden çok acı duymuştum. Bu adamın emekli olarak İstanbul’da tütün bayiliği yaparken âdeta yoksulluk içinde kaldığını ve kendi başvurusu üzerine…
-
Ankara’da o günlerde İstanbul’dan gelme bir jandarma yüzbaşısı gördüm. Bu subay İngilizlere “Ankara’ya gidip Mustafa Kemal Paşa’ya isteklerinizi söyleyebilirim.” diyerek, onların sözcüsü gibi davranıp Anadolu’ya geçmeyi başarmıştı. Doğal olarak bir daha İstanbul’a dönmeyen bu onurlu, yurtsever yüzbaşı bana İngiliz Polis örgütünün Rauf Bey’den sonra tutuklamak için beni aradığını ve kendisinden sorduklarını söyledi. İngiliz Polis örgütünün…
-
Recep, bu mektubunda, Heyet-i Temsiliye karargâhı olan Ziraat Okulu’nda içkili, kadınlı âlemler yapıldığını, sabahlara dek göbek atmakla vakit geçirildiğini, Sofya’dan gelen Makedonya delegesi Gospodin Açıkof’un onuruna verilen ziyafette Türklük ve Müslümanlık adına utanç duyduğunu, artık orada kalamayacağını, bizden bu durama bir çözüm yolu bulmamızı istiyordu. Bu fuhuş ve rezalete Paşa’nın yakın çevresindekilerin neden olduklarını, içlerinde…
-
Gazeteler Lloyd George’un, İstanbul’un uluslararası Hilafet’in merkezi olarak dinsel bir başkent, Türklerin saltanat merkezinin de Anadolu’da bir yer olması önerisini konferansa götüreceğini yazıyorlar. Bu önerinin protesto edilmesi için her tarafa duyumlar yapıldı. Sf. 161 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002…
-
28 Kasım 1919 tarihinde Fransızlar Maraş’ta kentin kalesine Osmanlı bayrağının çekilmesini yasaklamışlar. Halk camiye toplanıp sancağı kapmış, büyük bir yürüyüşle kaleye çekmiş. Olay bu kadarla yatışmamış. Halk havaya ateş ederek “Yaşasın Osmanlı” diye bağırmış. Daha sonra ellerinde Türk bayrakları olduğu halde hükümet konağına doğru yürüyüp “guvernör (devlet bankası müdürü) Ermeni Vahan’ı istemeyiz!” diye haykırmışlar. Vahan…
-
23 Ekim 1919 Urfa’dan İngilizlerin çekildikleri ile ilgili olarak, 13’üncü Kolordu’ya bilgi ulaşmış. İngilizler çekilirlerse Fransızlar işgal edecekler. Maraşlılar İngilizlerin gidip Fransızların geleceğini duymuş, “Ne yapalım?” diye sormuşlar. Heyet-ı Temsiliye’ye “Fransızlar gelmezler.” diye cevap verilmiş. 27 Ekim 1919 İngilizler Ayıntap’tan (Gaziantep) çekilmişler. İki Fransız subayı gelerek telgrafhaneyi denetim altına almış. İngilizlerin Urfa ve Maraş’tan çekilmeleri…
-
13 Ekim 1919 Milletvekili seçiminde Mecliste güçlü, yurtsever bir grup oluşması için, bu gibi kişilerin seçileleri gerektiği konusunda askeri ve mülki makamlar gizlice uyarıldı. Bir yandan bu haklı uyarı ve aydınlatmalar yapılırken öbür yandan Mustafa Kemal Paşa’nın yaveri Cevat Efendi adındaki değersiz, doğru dürüst Türkçesi olmayan, basit bir adamın, Bolu’dan aday olmasına çok üzüldüm. Sivas’ta…
-
7 Ekim 1919 Ulusal irade ve Heyet-i Temsiliye’ye dayanılacağı üzerine söz veriliyor, telgrafların çekilmesi ve hükümeti tanımamız isteniyor. Sf. 93 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı, Atatürk ve Devrimler) – Hüsrev Gerede, Hazırlayan: Sami Önal, (Literatür Yayıncılık, 2. Basım Kasım 2002 – Sf. 93) kitabından birebir alınmıştır.
-
6 Ekim 1919 Ayın dördünde öğle üzeri Eskişehir Mutasarrıfını kimliği belirsiz bir kişi tabancayla öldürmüş. (1) Gece bu kentten sıkıyönetim kaldırılmış. Kiraz Ahmet Paşa yanındakilerle birlikte İstanbul’a kaçmış. Belediye Başkanı Mehmet Ali Bey sekiz İngiliz askerinin korumasında İstasyona gelerek trene atlamış, o da İstanbul’a kaçmış. Ali Fuat Paşanın dediği gibi Eskişehir içinden zapt edildi. Bu…
-
5 Ekim 1919 İngilizlerin Samsun’u ekim ayının dördünde tümüyle boşalttıklarının müjdesi geldi. Sivas’ta şenlikler yapıldı. Olay her yana bildirildi. Gece halk büyük bir fener alayı düzenledi. Renkli kâğıtlar üzerinde “Kahrolsun işgal!’’, “Yaşasın Sivas Kongresi!”, “Yaşasın Mustafa Kemal Paşa, Rauf Bey!” gibi ulusal duyguları yansıtan yazılar okunuyordu. Sf. 91 Alıntı: Hüsrev Gerede’nin Anıları (Kurtuluş Savaşı,…
-
24 Eylül 1919 İngilizlerin İzmit, Eskişehir arasında 25.000 kişilik önemli bir kuvvet topladıklarını telgraf memurları bildirmişler. İngilizlerin askeri durumları 10.000’den çok asker yığmalarına uygun değil. Bu 10.000 kişi aynı zamanda halkın güvenliğini de sağlayacak. Elimizdeki doğru bilgilere göre, iki tugaydan fazla askeri güçleri de yoktur. İtilaf Devletleri’nin genel durumları İngilizler’in Anadolu’daki ulusal güçlerin üzerine asker…
-
7 Eylül 1919 Mustafa Kemal Paşa Recep Zühtü’ye, Ali Galip’in öldürülmesini tembih etmiş. Rauf Bey şiddetle karşı çıktı. Yalnız yakalanıp getirilmesini, zorunluluk olmadıkça adam öldürülmemesi şartını öne sürdü. Ali Fuat Paşa’ya Konya ve Ankara valilerini tutuklayıp bir tarafta alıkoyması yazıldı. Bu eylem başarıyla sonuçlanırsa ülkemizi İngilizlere satan İstanbul Hükümeti beceriksizliği yüzünden düşecek, Sultan Hamit’in bir…
-
7 Eylül 1919 Rauf Bey, Refet Bey ve Selahattin Bey bir araya gelerek Mr. Brown ile manda konusunda görüş alış verişi yapacaklar. Bu manda düşüncesi. İstanbul’dan geldi. Ali Fuat Paşa’nın babası İsmail Fazıl Paşa bu konuya çok yatkın. Olayı, bir kişinin tıraş oluncaya dek kafasını berbere teslim etmesine benzetiyor. Durum çok kritik bir döneme giriyor.…