Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Zenginliğin gerisi topluluğundur ve topluluğun iyiliği için kullanılması gerekir. Sf.439 “Benim gerçek inancım odur ki” diye ekledi, “devlet, kapitalizmi şiddet yoluyla ortadan kaldırırsa, kendisi şiddet şeytanının eline düşecek ve şiddetin üstesinden gelme başarısını hiçbir zaman gösteremeyecektir.” Sf. 440 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,…

  • Programının iki ana teması, bağımsızlık (Svarac) amacı ve bazen “pasif direnme” olarak da adlandırılan şiddete başvurmaksızın işbirliğinden kaçınma (Satyagraha) yöntemi, okumuş Batılıların çok iyi bildikleri şeylerdir. Sf. 438 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 428) kitabından birebir alınmıştır.

  • İngilizlerin Hindistan’da endüstrinin gelişmesine karşı çıkmış oldukları da doğruluk payı olan bir saptamadır. Sf. 411 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 411) kitabından birebir alınmıştır.

  • Baharat ya da çivit satın almak isteyen birinin, onu akla yakın bir fiyatla alabilmesinin tek yolu, orada, malı fiyatların düştüğü hasat zamanında pazarlık yaparak alabilecek ve bir gemi gelinceye dek depolayacak bir adamını bırakmasıydı. İngilizler, bu tür nedenlerle kurdukları depo ve kalelerden, ülkenin daha içlerine uzanıp çivit, haşhaş, jüt satın aldılar ve bunların ticaretini yapabilmek…

  • Her şeyi kast’ın yoluna koyduğu köyde gerçekten yapacağı bir şey olmadığından, hükümet, özellikle yağmacı bir kuruluş olarak görülmüş olmalı. Düzeni korumak için hükümete gerek yoktu. Sulama sistemlerinin bakımındaki rolü, Marx’ın izniyle, son derece önemsizdi. Sulama işleri de büyük ölçüde yerel olaylardı. Merkezi devlet konusunda Çin ile Hindistan arasındaki yapısal farklılık son derece çarpıcıdır. Sf. 401…

  • Son “Büyük Mogul” olan (1707’de ölen) Evrenzib’in bir mektubundan, gezgin Bernier’nin bulup sakladığı bir parçayı aktarır: “Bir Omrah (soylu) ya da zengin bir tacir, son nefesini verir vermez, hatta bazen yaşam kıvılcımı uçup gitmeden önce kasalarını mühürlemeyi, hane halkı hizmetçilerini ya da görevlilerini, tüm mülkü, hatta en küçük mücevhere dek, eksiksiz olarak açıklayana kadar hapiste…

  • Servet biriktirmenin tehlikesi ve onu vasiyetle başkalarına geçirme yolunun önüne konan engeller, gösterişe yönelik harcamalara büyük bir hız kazandırdı. “Yığma” değil “savurma” zamanın egemen özelliğiydi. Hindistan’ı gezenleri bugün bile şaşırtan ve Mogul dönemi Hindistan’ını gören Avrupalı gezginlerde derin izler bırakan sefilliğin bağrından yükselen görkemin temelinde bu olgu yatsa gerek. İmparator’un görkemi, saray çevresinin kendisini izleyeceği…

  • Batı’nın etkisi altına girmesinden önce Hindistan’ı ele geçiren bir dizi fatihin sonuncusu, Büyük Moğol önderi Cengiz Han’ın izleyicilerinden büyük bir kola verilen adla “Mogullar” idi. On altıncı yüzyılın başlarında, Mogulların ilk öncüleri Hindistan’ı istila etti. Mogullar erklerinin doruğuna Kraliçe I. Elizabeth ile aynı çağda yaşamış olan Ekber (1556-1605) yönetimi zamanında ulaştılar; daha sonraki yöneticiler de…

  • Bir ayaklanmanın ciddi bir tehdit oluşturabilmesi için, hareketin hükümet denetiminden kurtarılmış, bağımsız bir toprak parçası üzerinde üslenmesi ve bu toprağın sürekli genişletilmesi gerekir. Böyle bir üssün ele geçirilmesi ise, bu topraklar üzerinde bulunan bütün köylerin, eski bağlılıklarını bırakıp tüm olarak saf değiştirmelerini gerektirir. Çin’de bu, içlerinde o yerde yaşayan gentry’nin de bulunduğu, bölgenin tanınmış kimselerinin…

  • Avrupa faşizmiyle olan benzerlikler daha çok Çang Kay-şek’in ya da onun öğreti ağırlıklı açıklamalarını kaleme alanların birbirinden farklı öğeleri bir araya getirme kalıbından ve birini ya da diğerini vurgulama eğilimlerinden kaynaklanmaktadır. Sf. 248 1943’te Çang, Çinlilerin çoğunun, Sun Yat-sen’in derin felsefi önermesi olan “anlamak güçtür; yapmak kolaydır” sözünde yatan gerçek bilgeliği kavrayamadıklarını ve hâlâ “anlamak…

  • Yerli komünistlerden ve Sovyetlerden alınan önemli bir destek sayesinde Komintang, Güney’deki üssünden başlayarak 1927 sonunda Çin’in büyük bir bölümünü denetimine geçirdi. O tarihe kadar başarısını daha çok köylüler ve işçiler arasındaki hoşnutsuzluk dalgalarını iyi kullanmasına ve bunları körüklemesine borçluydu. Sf. 237 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin…

  • Çinliler, Batı sınırlarında yaşayan göçebe topluluklar kadar Batılı endüstri ülkelerinin insanlarını da barbar olarak görüyorlardı; aynı anlayışı Japonlar da benimsemişlerdi, Sf. 227 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 227) kitabından birebir alınmıştır.

  • Herhangi bir endüstri öncesi toplumda, büyük çaplı bir bürokrasi kurma girişimi, kısa süre sonra memurların üstlerine bağımlı kalmalarını sağlayacak maaşları ödeyebilmeye yetecek kaynakların halktan toplanması gibi çok büyük bir güçlükle karşılaşır. Yöneticilerin bu güçlüğü aşmak için buldukları yolların tüm toplumsal yapıda son derece büyük etkisi olur. Fransız çözümü, görevlerin satılması; Rus çözümü, Rusya topraklarının uçsuz…

  • Yabancı tehdidi genellikle periyodik olarak gündeme gelen barbar fetihleriyle sınırlıydı. Barbarlar yeterince toprak ele geçirip yeni hanedan biçiminde Çin’in başına yerleştikten sonra, kendilerini kurulu toplumsal düzene uyarlıyorlardı. Çin yöneticileri, İmparatorluk çağı boyunca, kendileriyle az çok eşit koşullara sahip başka yöneticilerle sürekli bir askeri rekabet içinde bulunma sorunuyla yüz yüze kalmadılar. Dolayısıyla, toplumun kaynaklarının önemli bir…

  • Totaliter kılıf, Almanya’da olduğu gibi Japonya’da da, birbirleriyle rekabet durumundaki birçok çıkar grubunun itişip kakışmasını gizlemekteydi, iki ülkede de sağ kanat radikalleri, gerçek iktidarı hiçbir zaman ellerine geçiremediler;  Sf. 360 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 360) kitabından…

  • Toprak zenginliği bürokrasiden kaynaklandı ve varlığını korumak için ona yaslandı. Sf. 218 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 218) kitabından birebir alınmıştır.

  • Toprakbeyi, kiracılarının iyi ürün alabilmelerini sağlayabilmek yolunda sulamanın doğru dürüst yapılmasıyla yakından ilgiliydi. Onun için yerel toprakbeyi aileleri, hükümetin kanallar vb. su denetleme sistemleri kurması için, hükümete sürekli baskı yapıyorlardı; bu yoldaki baskılarının etkili olabilmesiyse, aile üyelerinden hiç değilse birinin akademik bir sıfata sahip olmasını ve bu sıfatın olanak verdiği resmi ilişkileri kurabilmesini gerektiriyordu. Sf.…

  • Bu dönemde, Çin’de, bir “memurlar ve bilginler” sınıfının var olduğu konusunda da yaygın bir görüş birliği bulunmakta ve akademik mürekkep yalamış olanlarla olmayanları birbirinden ayıracak kesin çizgiler olmakla birlikte, bu gurup içinde memurlarla bilginleri ayıran çizginin çekilmesinde sorunlar çıkacaktır. Sf. 211 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin…

  • Yirminci yüzyılın 1960’lı yıllarından oluşan on yılından bakarak değerlendirecek olursak, demokratik olmayan, hatta antidemokratik olan yollarla da pekâlâ çağdaşlaşabilindiği olgusunun, tarihsel gerçekliğin bir parçasını oluşturduğunu görürüz. Sf. 206 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 206) kitabından birebir alınmıştır.

  • Devrimin bir anlamı da, siyasal kurumların toplumun yeni bir yön almasına olanak verecek biçimde şiddet yoluyla yıkılmasıdır. Sf. 194, 195 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 194, 195) kitabından birebir alınmıştır.