Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyaset

  • Amerikalılar, Almanya’nın kalbini oluşturduğu zayıf, istikrarsız bir Avrupa’yı, komünist yayılma için uygun bir zemin olarak görüyorlardı. Bunun ötesinde Almanlar, Sovyetler Birliği ile açık ya da, örtülü bir tür ittifak biçimi oluşturabilirlerdi. Bunu daha önce yapmışlardı. I. Dünya Savaşı’nın sonunda Versailles Antlaşması ile konulan koşullardan rahatsızlık duyarak 1919’da Almanya, Sovyet yardımı ile yeniden silahlanmak için bir…

  • Amerikalılar, Sovyetlerin ne kadar ve hangi sınıftan askerlerinin olduğunu, bunların nasıl silahlandırıldığını, nerede olduğunu veya liderlerinin onlarla ne yapmak niyetinde olduğunu bilmiyorlardı. Ortaya çıkarma yeteneğine de sahip değillerdi. Ama Hitler’in Sovyet askeriyesi ile ilgili uzmanı General Reinhard Gehlen’e sahiptiler. Bu etkileyici bilgi deposuna ek olarak Gehlen, Amerikalılara kaçınılmaz olarak istedikleri bilgileri sağlayabilecek bir şebekesinin Doğu…

  • Rorschach kayıtlarını kullanarak, Nazileri sıradan insanlardan ayırmanın bir yolu yoktu. Her durumda Harrower, kişilik özelliklerinin Nazi rejiminin vahşeti ve gerçekleştirdiği zulümle çok az ilgisi olduğunu düşünüyordu. Alman faşizminin yükselişinde daha belirleyici olan, normal insanların mitlere, propagandacı manipülasyona, aldatmaya ve korkuya olan yatkınlığıydı ve bu yatkınlık, bizim türümüzün karakteristik bir özelliğiydi. “Burada da gerçekleşebilir,” dedi Harrower.…

  • Kelley, Almanları açıklamak için tekrar sosyoloji, tarih ve Korzybski semantiğine döndü. “Delilik, Nazilerin durumunu açıklamıyor,” diye yazdı. “Her insan gibi onlar da kendi çevrelerinden etkilenmişlerdi. Birçok insandan daha büyük ölçüde, kendi çevrelerini de etkilemişlerdi.” Üçüncü Reich’ın yükselişini merak eden birçok insan gibi Kelley, Nazi ideolojisinin büyümesi ve Alman kültüründeki uzun soluklu zulüm eğilimi ve tarafgirlik…

  • Tutsaklarla uzun süre boyunca yakın olan Kelley, birkaç nitelik gösterdiklerine inanıyordu; şaibeli bir doğruluk dürtüsüyle gerçekleştirilen hemen hemen her hareketi haklı gösteren ölçüsüz bir hırs, zayıf bir ahlak ve aşırı bir vatanseverlik. Sf. 191 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 191) kitabından birebir…

  • Hess’in ifadesi, tutarsızlığıyla öne çıkıyordu. Savcılığı, uydurma belgeler düzenlemekle ve yalancı tanıklar göstermekle suçladı. Nazileri Almanya’yı bu şekilde yönetmeye iten şeyin “anormal [bir] akıl durumu,” olduğunu iddia etti. Lafı uzattıkça uzatırken, Göring onu susturmaya çalıştı. “Hiçbir şeyden pişman değilim… İnsanlar ne yaparsa yapsın, bir gün beni Tanrı yargılayacak. Ben ona cevabımı vereceğim ve benim masum…

  • Gilbert sonunda Almanlara kendisinin Yahudi olduğunu söylediğinde, çoğu önemsemediklerini, “Yahudilere karşı kişisel olarak hiçbir garezlerinin olmadığını, her şeyin ideolojik bir saçmalık olduğunu ve en iyi arkadaşlarının bazılarının Yahudiler olduğunu,” söylediler. Sadece Streicher ve Rosenberg, Gilbert’ın açıklamasına sinirlendiklerini gösterdiler. Sf. 131 Alıntı; Nazi ve Psikiyatrist – Jack El-Hai,  Çeviren; Tolga Yalur, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak…

  • Brickner, Nazi rejimi dâhil tüm Alman halkının paranoyadan muzdarip olduğuna kanaat getirdi: “[Paranoya] psikiyatristin kendisini korkutan tek zihin durumudur. Çünkü kontrol edilmezse, cinayetle sonuçlanır… Cinayet, paranoyanın dünya görüşünün mantıklı bir sonucudur.” Paranoyak insanlar, başkalarına hükmetme, zulmetme ve dünya görüşlerine uygun şekilde geçmişi yalanlama ihtiyacı demek olan megalomaniden mustariplerdir. Faşizm, öfke ve Yahudi aleyhtarlığı, Nazi Almanya’sına…

  • Ayrıca Kelley, İşçi Cephesi lideri Ley’in Almanya işçilerinin yararına tamamen mantıksız program önerilerinde bulunduğunu öğrendi: İşçileri keyif gezilerine çıkarmak için yüz gemi inşa edilmesi, ülkenin konut kıtlığını azaltmak için büyük rezidansların yapılması ve işçiler için yeni araçlar tedarik edilmesi, bu öneriler arasındaydı. Hitler’i o kadar kalpten idolleştirmişti ki ona bir methiye kitabı bile yazmıştı ve…

  • Almanya’da okumuş olan Estonya doğumlu Rosenberg, Hitler’den evvel Nazi Partisi’nin öncüsü olan Alman İşçi Partisine katılmıştı. Akademik geçmişi mühendislik ve mimarlık alanında olmasına karşın, Rosenberg’in yazıları Almanlar gibi İskandinav halkların ırksal üstünlüğünü, Nasyonal Sosyalist hareketin Hristiyanlığın ötesine geçmesini, Avrupa’nın motive edici esin kaynağı gibi düşünüyor; Marksist ve kapitalist Yahudilerin, bölgenin politik kontrolünü eline almaya çalıştığını…

  • Bir defasında Kelley, Göring’e Nazi Partisi’nin Ari ırkından gelmeyen ırkların daha aşağıda olduğu yönündeki görüşüne katılıp katılmadığını sordu. “Kimse bu zırvaya inanmaz,” dedi Göring. “Altı milyon insanın ölümüne neden olduğunu söyleyince,” diye hatırladı Kelley, “Göring, ‘Politik propaganda olarak iyiydi,’ diye ekledi.” Bu konuşmadan Kelley, tutsağın “ahlaki değerden tamamen yoksun” olduğunu çıkardı. Sf. 81 Alıntı; Nazi…

  • Göring, Emmy’yle 1935’te evlendi. Carinhall’dan en sevdiği dinlence yeri olarak söz etmeye devam etti ancak başka bir av bölgesine de Emmyhall adını verdi. Emmy, kızları Eddayı doğurduğunda üç yıldır evliydiler. Göring, kutlama için Hava Kuvvetlerinin beş yüz uçağına, Berlin üzerindeki gökyüzünde yarış yapma emir verdi (Emmy bir erkek doğurmuş olsaydı, bu sayıyı iki katına çıkarmış…

  • “Bir Alman, hoş bir adam demektir; iki Alman birleşince organizasyon kurar; üç Alman bir araya gelince savaş çıkar. Öte yandan, bir İngiliz tek başına aptaldır; iki İngiliz hemen bir kulüp kurar; üç İngiliz bir araya geldiğindeyse İmparatorluk. Bir İtalyan her zaman tenordur; iki İtalyan düet yapar; üç İtalyan bir araya gelince de inzivaya çekilirler. Bir…

  • Hitler olmasaydı Holokost da olmazdı denilmiştir. Ancak Hitler Nazi rejimini tek başına yaratmadı ve sürdürmedi. Diğer pek çok Nazi liderinden yardım gördü. Bu liderler, artık biliyoruz, zihinsel bakımdan gayet sağlıklıydılar. Sf.307 Hitler’e gerekliydiler, onun gözü, kulağı, kolu ve eliydiler. İkinci sınıf Nazi liderler olmadan hiç kimse böylesine totaliter bir devleti yönetemezdi. Şu paradoksla yüzleşmek durumundayız:…

  • David Owen bunun “Hubris sendromu” olduğunu hatırlatır ve bir iktidar bozulması olduğunu düşünür. Liderleri on yıllarca uluslararası siyasetin en yüksek saflarında gözlemlemiştir ve uzun süre iktidara maruz kalmanın bu insanların çoğunun eleştiriyi kabul etme ya da kendi inançlarına ters düşen olayları doğru biçimde yorumlama konusunda isteksiz olduklarına, hatta bunu yapamadıklarına inanır. Hubris Sendromu, yönetimde kalma…

  • Chotiner, Nixon’a agresif siyaseti öğretti. Bu siyaseti Chris Matthews şöyle özetler: “Chotiner’in iki ilkesi vardı. Birincisi, oy vermenin negatif bir edim olarak görülmesiydi: İnsanlar birisi için değil, birisine karşı oy verirlerdi. Chotiner’in ikinci kuralı, seçmenlerin bir kerede ancak iki ya da üç sorunu kavrayabilecek kadar zihinsel kapasiteye sahip olduklarıydı. Her bir kampanyanın hedefi, bu nedenle,…

  • Yakın arkadaşlarının olmaması (Reagan gibi) ve içe dönüklüğü (Carter gibi) nedeniyle Nixon kendi sınırlarını biliyordu. “Dandik bir kişiliğe sahip olduğumu biliyorum,” demişti bir keresinde. Dehşet küfrederdi: Beyaz Saray tapelerinde açığa çıkan, en fazla kullandığı sözler, “saksocu” ve “lanet Yahudiler” idi. (Kennedy, “sikiş” ve “siktir” sözcüklerini tercih ederken, Johnson kurmay toplantılarını başkanlık tuvaletinden sürdürür, işeme ve…

  • Ne var ki, bu terimlerin genel tanımlarını uyguladığımız zaman, büyük liderler belirgin biçimde zihinsel olarak hastadırlar ve başarısız mevkidaşları da zihinsel olarak sağlıklıdırlar. Bu ya tuhaf bir rastlantıdır ya da gayet anlamlıdır. Sf. 260 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim…

  • Onun ılımlı bipolar bozukluğunun 1937’ye kadar, karizmasını, esnekliğini ve siyasi yaratıcılığını ateşleyerek, siyasi karakteri üzerinde olumlu bir etki yarattığını düşünüyorum. Bu tarihten sonra, esas olarak damardan verilen amfetaminlerin -bipolar bozukluğu nedeniyle bu maddelere özellikle duyarlıydı- zararlı etkisi, Hitler’in liderlik yeteneklerini felaket niteliğinde sonuçlar yaratacak şekilde sakatlayarak onun manik ve depresif epizotlarını kötüleştirdi. Sf. 250 Alıntı;…

  • Kariyerinin ilk dönemlerinde Hitler yetki verme konusunda sıkıntı yaşamazdı. Kapsamlı siyasetler oluşturur, askeri ve siyasi danışmanlarının bunları uygulamalarına izin verirdi. Artık ayrıntıları takıntı haline getiriyor ve komutanlarına her fırsatta ne yapmaları gerektiğini detaylarıyla söylüyordu. Hitler’in özel onayı olmaksızın hiçbir emir verilemez hale gelmişti. Feldmareşal von Rundstedt şöyle diyordu: “izin almadan sevk ve idare edebildiğim yegâne…