Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
İşte insan hakları, kişilerde insanın olanaklarını koruma talepleri olarak, yani hiçbir kişinin insan olarak olanaklarını gerçekleştirmede doğrudan doğruya veya dolaylı olarak engellenmemesini -ama yalnızca bunda engellenmemesini- talep eden pratik ilkeler olarak anlaşıldıklarında; temel insan haklarının kısıtlanabilirliğine ilişkin her sav, ama aynı zamanda tanınan hakların kısıtlanamazlığına ilişkin her sav düşer. Bazı hakların korunmasına öncelik vermekle ilgili…
-
Kişi özgürlüğü ve güvenliği denen haklar ve bunların mantıksal sonuçları: “hiç kimse kölelik ve kulluk altında tutulamaz”, “hiç kimseye işkence veya zalimce, insanlık dışı ya da onur kinci muamele yapılamaz ve bu tür ceza verilemez”, “hiç kimse keyfî tutuklanamaz” ve düşünce, ifade, barış içinde toplanma özgürlüğü gibi özgürlükler, her kişiden insana zarar vermemeyi, “dokunmamayı” talep…
-
İnsanlık olarak çağımızda attığımız önemli adımlardan biri, ‘insan hakları’ denen hakların uluslararası düzeyde “resmen” tanınması, en başta da “insan hakları” fikrinin kendisinin “resmen” kabul edilmesidir. Diğer yandan çağımızdaki en büyük garipliklerden biri, resmî ya da resmî olmayan politikada, bazı insan haklarının başka bazı insan hakları adına pervasızca çiğnenmesidir. Dünyamızın dört bucağında at oynatan terörizm -bu,…
-
Bense, ‘ahlâksal politika’ derken, hangi düzeyde olursa olsun, amacı olarak temel insan haklarının korunmasını ve yaşanmasının sağlanmasını gören, ilkelerini de o andaki tarihsel koşulların içinde bu amaca göre türeten bir politikayı anlıyorum. Sf. 125 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 125) kitabından birebir…
-
Bunun için, devlet açısından bakıldığında insan hakları; belirli bir devlette devletin temel ödevlerini dile getiren talepler oluyor -her devletin yurttaşlarına karşı ödevlerini, başka bir deyişle de belirli bir devletin çeşitli organlarında görevli olanların en temel ödevlerini. Bu ödevlerin başında, insan haklarına uygun yasalar çıkarmak geliyor. Ve devletin bu ödevleri arasında, insan haklarına uygun olarak çıkarılan…
-
b)Muamele görme ilkeleri olarak insan hakları, doğal ya da rastlantısal özellikleri ne olursa olsun her insanın ve bütün insanların etik olarak nasıl bir muamele görmesi ya da görmemesi gerektiğini dile getiriyor. Bundan dolayı insan hakları yasama için temel normlardır. c)Muamele etme ilkeleri olarak insan hakları ise, aynı zamanda insanlararası ilişkiler için, özellikle de kamu yaşamında…
-
Birçok hukuk fakültemizde “hak, hukukla korunan menfaattir” şeklinde tanımlanıyor. Büyük tepkim var bu, sözüm ona, hak “tanımı”na, çünkü adaletle bağdaşmayacak bir hak tanımıdır. Bağdaşamaz, çünkü menfaat / çıkar korunduğunda, bu menfaat kimin menfaatiyse, o, hak ettiğinden daha fazla bir şey almış oluyor, hem de karşı taraftan eksilen bir şeyi alıyor. Ve bu, çıkarlararası çatışmalarda etik…
-
Kimi yargıç, temsil ettiği “grup” adına -onun koyduğu “normlar: yasalar, kurallar adına- yargılar. Bu, kendini “grubuna” karşı bu yasalardan v.b. sorumlu duyan yargıçtır. Böyle bir yargıcın kişileri yargılarken aslında korumaya çalıştığı kişiler değil, bu yasalar, kurallar ve bunların amaçladığı –ne çeşitten olursa olsun- toplumsal düzendir. Burada bir kişinin bir eylemini yapılmaması gereken bir eylem -“suç”-…
-
Eşitlik, medeni haklar bağlamında eşitliktir. Bu, yasalar önünde herkesin eşit olması ve fırsat eşitliği anlamına gelir. Topyekûn aynı olmak anlamına gelme, çünkü artık 6 milyar bireyin her birinin benzersiz olduğunu biliyoruz. Sf. 323 Alıntı; Evrim Nedir? (What Evolution Is) – Ernst Mayr, Çeviri; Nurdan Soysal, (Say Yayınları, 3. Basım 2018 – Sf. 323) kitabından birebir…
-
Karşınızdaki manzara çöküşe işaret ediyor; Türkiye’yi çökertiyorlar. Bozarak insanımızı öldürüyorlar. Kurşundan beter bir ölüm bu; acılar içinde. Bilincimizi, belleğimizi yıktılar. Sürü yaptılar insanoğlunu; doktorumuzu cahilleştirdiler maalesef; yabancılaştırdılar kendine ve mesleğine. Acı çekerek yazdım elinizdeki kitabı… Mesleki ihaneti durdurabilmek umuduyla… Her çöküşte bir kurtuluş vardır çünkü… Sf. 534 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın,…
-
Türkiye, “sağlıkta küreselleşme” projesine 7 Ekim 1988 tarihinde kanun hükmünde kararname ile dâhil oldu. Dünya Bankası tarafından ortaya atılan; “Çok Taraflı Yatırım Garanti Sözleşmesi (MIGA)nin” altına imza koyan Türkiye, MIGA’nın kurucusu olarak şu kısıtlamalara tabi oldu: “-Yabana şirketler hakkında, yatırımın mülkiyetinden veya denetiminden veya elde edeceği önemli çıkardan mahrum edecek şekilde, idari ve hukuki tedbir…
-
Bağımlılık bunlardan biri, uyuşturucu gibi, 1500lerin başında Portekiz tüccarları gelmeden önce Çinliler kuşkusuz afyonu biliyor ve ağrı kesici olarak kullanıyordu. Uyuşturucu olarak kullanımına, “uygar insan” İngilizlerin milli şirketi The British East India Company’nin tütünle afyonu karıştırmasıyla başlayıp bağımlı oldular. Bunun bugünün ilaçlarından farkı var mı? Sf. 372 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın,…
-
Tıp, siyaset üstü değildir. Neyin yararlı olduğuna -politikacıları satın alan- küresel ilaç şirketleri karar verir! Sf. 355 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 355) kitabından birebir alınmıştır.
-
12 Eylül darbesi “kardeşkanı dökülmesin” diye mi yapıldı; yoksa 12 Eylül darbesini getirmek için mi “kardeşkanı” döküldü? Sf. 117 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 116, 117) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dünyada sadece reçeteli ilaç satışlarının 2022 yılında 1,43 trilyon dolar seviyesine ulaşacağı öngörülüyor! On yıl önce 700 milyon dolardı; iki katından fazla artış gerçekleşecek görünüyor… Ya Türkiye? Türkiye 7 milyar dolar ile dünyada en büyük 16’ncı pazar. 2023 yılında dünyanın en büyük 10’uncu pazarı olması bekleniyor. 1980’lerde ilaç ihtiyacının yüzde 80’ini yerli üretim ile karşılayan…
-
Öte yandan “kapitalizmin Kâbe’si” ABD’de 36 milyon Amerikalı parasızlıktan sokaklarda yatıyor. Ama mortgage krizi nedeniyle de 36 milyon ev boş duruyor! Sf. 114 Alıntı; Kara Kutu (Yüzleşme Vakti) – Soner Yalçın, (Kırmızı Kedi Yayınevi, 1. Basım 2019 – Sf. 114) kitabından birebir alınmıştır.
-
Dünyada en fazla sayıda tıp fakültesi ve hekime sahip Hindistan’daki sağlık adaletsizliği neoliberalizmin gerçek yüzüydü! Küresel şirketlerin ilaç ürettirdiği Hindistan’da, nüfusun üçte ikisi ilaca erişememektedir. l950’lerden beri komünistlerin yönetimde olduğu Kerala eyaletinde kamucu sağlık politikaları sonucu durum oldukça farklı, örneğin, Hindistan genelinde bebek ölüm hızı binde 40 iken, Kerala eyaletinde binde 12’ye kadar indirildi. Ortalama…
-
Darbeciler Tıp Fakültesi müfredatını bile değiştirdi. Şöyle: Türkiye Tıp Fakültelerinde ilacın temel taşı “Farmasötik Toksikoloji” adında kürsüler ilk kez 12 Mayıs 1965 tarihinden itibaren kurulmaya başlandı. Darbeciler, ilacın canlılar üzerindeki etkisini konu alan bu dersi ortadan kaldırıp farmakoloji içine hapsetti! Ne diyorlardı: “12 Eylül kardeş kavgasına son vermek için yapıldı!” Şimdi, kurşunla-bombayla değil; gıdayla-ilaçla “toplu…