Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
Kategori: Siyaset
-
Doktrinel inanışlar zorla ve dur durak bilmeden vatandaşın kafasına sokulmalıdır. Çünkü olan bitene halk nezdinde meşruiyet kazandırmanın da ötesinde bir tehlike söz konusudur. Mesela herhangi bir siyasal anlaşma ABD’nin talepleriyle zıt düşüyorsa şiddete başvurma hakkı doğmuştur. Olur ya, gerçeklerden kopuk olarak “düşmanın ihaneti” kartını oynamak gerekebilir. O yüzden düşman ihaneti gibi bir kategori, doktrin içinde…
-
ABD’de iş dünyasının yalnızca dar bir yelpazedeki siyasal parti ve muhalif basına hayat hakkı tanıdığını biliyoruz. Siyasete ilgisini geniş ölçüde kesmiş böyle bir toplumda bile, toplumsal eylemlilik siyaseti önemli ölçüde etkileyebiliyor. Sf. 30 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 30) kitabından birebir…
-
Franklin Delano Roosevelt, ABD ve müttefiklerinin faşizmle mücadelede savunacağı Dört Özgürlüğü (ifade özgürlüğü, ibadet özgürlüğü, muhtaç olmamak ve korkusuz olmak) açıklarken bu yol gösterici ilkeyi ıskalamıştır. Sf. 22 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 22) kitabından birebir alınmıştır.
-
Günümüze gelirsek, ABD eşi benzeri görülmemiş küresel bir terörist kampanyasına kendini kaptırmış haldedir. Olur da bir gün bize zarar vermeyi aklından geçirebilir diye şüphe edilen kim varsa hedef tahtasına oturtulmuştur Sf. 18 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 18) kitabından birebir alınmıştır.
-
Haliyle ABD yalnızca “uzun zamandır gözettiği geleneksel iktidar yapılarını riske sokmayan kısıtlı ve tepeden inme” demokratikleşme biçimlerini hoş görebiliyordu. Sf. 16 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 16) kitabından birebir alınmıştır.
-
Ünlü hukuk yorumcusu ve insan hakları savunucusu Anthony Lewis, “masum sivilleri” öldürmenin münasip olduğunu, “aksi takdirde katil devletlerin karşılık görmekten korkmayacağını” kaydetmiştir. Şüphe yok ki “ulvi idealizmimiz” sivillerin elimizden sağ kurtulmasına olanak verecek kadar ulvi değildir. Sf. 10 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019…
-
Devlet sponsorlu uluslararası terörizme meşruiyet kazandırmak için deveye hendek atlatan bu bahanelerin eşi benzeri yoktur. Sf. 9 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 9) kitabından birebir alınmıştır.
-
Reagan’ın terörizme olan bağlılığı adeta oya gibi incelikle işlenmiştir. Sf.8 Günümüzde İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün bir parçası olan Americas Watch, ABD’nin had safhada uyguladığı devlet terörüne karşı çıkmışsa da itirazlar büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Sf. 8 Alıntı; Terörizm Kültürü – Noam Chomsky, Çeviri; Zeynep Nur Ayanoğlu (çok kötü), (İnkılap Yayınları, 1. Baskı 2019 –…
-
Yapılan en yaygın karıştırmalardan biri, değerler ile değer yargılarını karıştırmaktır. Bu karıştırmanın teorik olumsuz sonuçları olduğu gibi, yaşamda da bol bol değer harcamalarına yol açıyor. Ahlâkla ilgili değer yargıları, bir grupta belirli bir süre geçerli olan iyi ve kötü olana ilişkin yargılardır; “şu iyidir”, “bu kötüdür” yargıları ya da gruptan gruba fark gösteren, aynı grup…
-
Ne var ki şiddet eylemlerini gerçekleştiren herkes, bunları başkasına zarar verme niyetiyle yapmayabilir. Ama zarar vereceğini bilse de, bu, o anda onun için fark yaratmaz, yani bunun farkına varmanın o an etkisi pek olmaz. Bir şiddet eylemi zarar verme amacıyla yapıldığı zaman ise “vahşet” dediğimiz eylemlerle karşılaşıyoruz. Vahşet, şiddet eylemlerinin bilinçli gerçekleştirilmesidir. Bu iki noktayı…
-
Şu anda, dünyamızın dört bucağında bazı yöneticilerin, başka yollardan başa çıkamadıkları sorunlarla savaşmak için, insan haklarını ihlâl eden hukuk düzenlemeleri yapmayı savunduğuna ve hukuku bir intikam aracına dönüştürmeye veya çıkar koruma aracına indirgeyen bazı düzenlemeler yapmaya giriştiklerine tanıklık ediyoruz. Sf. 160 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1.…
-
Beslenme Hakkı Özel Raportörünün 2014 raporunda şunu okuyoruz: “Gıda ve tarım sektöründe, ticarî tohum ve tarım ilâçlarının global pazarı, aynı zamanda da gıda perakendecileri, yaklaşık on şirketin kontrolünde ve tekelindedir” Sf. 157 Alıntı; Ahlak, Etik ve Etikler – İoanna Kuçuradi, (TFK Türkiye Felsefe Kurumu Yayınları, 1. Baskı 2019 – Sf. 144, 145) kitabından birebir alınmıştır.
-
Olan ihtiyaçlar ile duyulan ihtiyaçları çakıştırmayı öğrenmek gerekiyor. Günümüz koşullarında bunun olabilmesi için, yani tüketim toplumunun tuzağına düşmemek için, önemli ölçüde ve en başta kendimizi tutmayı öğrenmek ve çocuklarımıza kendilerini tutmalarını öğretmek gerekiyor. Bunu öğrenen, sonunda duyduğu ihtiyaçları, olan ihtiyaçlarla çakıştırmayı da öğrenebiliyor, hatta ancak olan ihtiyaçları duyan bir insan olabiliyor. Bunu öğrenmemiş bir insanın…
-
Serbest pazarın yarattığı acımasız yarışta kullanılan yollardan biri reklamlardır. Bunun için tüketim toplumuyla hesaplaşırken, üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri reklamların niteliği ve kişiler üzerindeki etkileridir. Amaç, reklamını yaptıkları malı olabildiğince çok sattırmak olan reklamların niteliğini etik bakımdan sıfıra düşüren, ama amacına ulaştırabilen bir etken de, reklamın hitap ettiği insanların çoğunda egemen -kültürlerinde yaygın-…
-
İnsan hakları bilgisiyle olan bitene baktığımızda, çıkar yol olarak -bu yolu tek cümleyle dile getirmek gerekirse-, 20. yüzyıldan beri ulusal ve uluslararası politikaların ana amacı olan, sıfatları ne olursa olsun, gelişmenin/kalkınmanın yerine, açıklıkla kavranılmış insan haklarını koymak ve ulusal ile uluslararası düzeyde gerektirdiklerini yerine getirmek görünüyor. Bu gerektirdiklerinden biri de, başta zengin olmayan ülkelerde sosyal…
-
Dolayısıyla, “serbest” (free) pazarın teşviki, refah düzeyi yüksek olmayan ülkelerde, yalnızca, ekonomik hakların sınırlarını özel ya da grupsal çıkarlara göre çizen yönetimleri saf dışı bırakmayı istemek (“devleti küçültmek”) olmuyor; aynı zamanda ulusal ve uluslararası düzeyde ekonomik ilişkilerin düzenlenmesinde temel hakları belirleyici kılma imkânını ortadan kaldırıyor, ya da rastlantılara bırakıyor. Sf. 141, 142 Alıntı; Ahlak, Etik…
-
Bu da, benim görebildiğim kadarıyla, a) kişi haklarının farklı çeşitleri arasında fark yapmamaktan, yani kişinin temel hakları ve temel olmayan hakları (sosyal ve ekonomik haklan) arasında bir fark görmemekten; ayrıca da b) iki farklı türden temel kişi haklarının farklı olan korunma yollarının karıştırılmasından ileri geliyor. Örneğin “düşünce özgürlüğü”nü koruma yolu, bir kişi hakkı olarak görülen…
-
İzninizle, bu düşüncemi keskin bir dille ifade edeyim. İnsan hakları, demokrasi ve serbest pazar arasında zorunlu bir kavramsal ya da olgusal bağlantı görmediğim gibi ölçütsüz özelleştirmeye ve “devletin küçülmesine” dayanan serbest pazarın, yoksul ülkelerde ve refah düzeyi düşük ülkelerde insan haklarının daha iyi korunmasına götüreceği beklentisinde saklı yeni bir çıkmaz görüyorum. Sf. 138, 139 Alıntı;…
-
Sosyal adaletsizliğin, “olan”ın eşitçe paylaştırılmamasından kaynaklandığı düşünülür genellikle. Oysa birçok gelişmekte olan ülkede bu “olan”, devletin tasarrufunda değildir; ya da tasarrufunda olan, bütün yurttaşların bu tür temel haklarının, minimum derecede bile yaşanmasını sağlamaya o anda yetmiyor. Bunun için sosyal adaletsizlik durumunun ortaya çıkmasının temelinde yalnızca “var’ların eşitsizce paylaştırılması değil, “yok”ların da eşitçe paylaştırılmaması bulunuyor. “Yokların…
-
Kullanıp atma -şeyleri, hatta insanları kullanıp atma- tüketim toplumunun ana özelliklerinden biridir. Kullanılan en önemli araç ise reklamlar. Bu nedenle tüketim toplumunun sorunlarıyla savaşmak istiyorsak, yaşam biçimlerini olduğu kadar, ülkelerde ve dünyada ekonomik ilişkilerin bugünkü düzenlenme biçimini -serbest pazar denileni- de gözden geçirmek ve bu ilişkileri başka ilkelerle -insanın değerini / insan onurunu kişilerde korumayı…