Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Siyonizm ve İsrail

  • Yalnız bir mesele daha var neden Aşkale; eğer taş kırmak ve yol yapmak ise, yapılacak yol ve kırılacak taş mı kalmadı, Aşkale çok uzaktadır; üstelik Aşkale‘ye gidenlerin hiç birisinin taş kırıp yol yapmadığını biliyoruz. Evlerde veya otellerde kaldılar, evlerinden uzaktılar, sıkıntı çektiler, ama güven içindeydiler. Sf. 239 Öyle mi, “varlık vergisi faciasını” mı, bizim masalımızda…

  • Theodore Herzl, Abdülhamit tarafından da kabul ediliyordu, burada ticaretini yaptığı meta başkadır; Hamid’in, Filistin kapılarını, daha fazla Yahudi göçmene açması karşılığında, Osmanlı mülkünde Ermenilere yapılanlara, dünya matbuatının gözlerini kapatmasını, öneriyordu. Herzl, dünya matbuatındaki Yahudi hegemonyayı pazarlık masasına hep getirmiştir ve dünya Yahudileri de hala bu noktadadır. Sf. 212 Alıntı; Gizli Tarih I – Yalçın Küçük,…

  • Vladimir Jabotinsky’nin “The Story of the Jewish Legion” nam eseri de, kısmi bir otobiyografi telakki ediliyor; İstanbul’da aynı zamanda, 1919 yılıdır, dört Siyonist yayın olduğunu öğrenmekle hayli şaşırıyoruz; Jabotinsky bunların dördünün birden genel yayın yönetmeni idi. Encyclopedia Judaica, bunların, Fransızca, İbrani ve Ladino yayın yaptığı konusunda bizi malumattar yapıyor. Sf. 203 Alıntı; Gizli Tarih I…

  • Şimdi Lloyd George, çok kısa zaman içinde mandater olacağı Filistin’de, İsrael oğullarına bir “ev” vadetmekle, Yahudilerin İttihat ve Terakki iktidarına desteğini söndürebileceğini hesaplıyordu. Demek ki Balfour Deklarasyonu, esasta, İttihat ve Terakki’nin ayağının altındaki toprağı kaydırmak için bulunmuştu. İkincisi, Kayzer, yirminci yüz yılın başlarında, Siyonizm’in koruyucusu rolündeydi, Hitler’e bakıp yanılmamayı ve Hitler’de bir tepki görmeyi de…

  • Eğer o tarihte yaşayanlar arasında birisine “efsanevi ihtilalci” dememiz gerekiyorsa, Doktor Nazım, buna en layık olanıdır. Vladimidir Jabotinsky, ol zamanda, dünya Siyonist Teşkilatı’nın üst memuru olarak İstanbul’da bulundu, teşkilat yaptı, Bu çok malumattar Siyonist dirijana göre, 1908 İhtilalini kuran ve başlatan Nazım idi ve Osmanlı devletinin sonunu hızlandırdı; nakletmek mecburiyetim var. Bir güzel Ankara gecesinde,…

  • Bu uyarılarla, bir birlikte çıkışı tespit edebiliyorum; Siyonizm ile Turanizm çıkışları, nerde ise, aynı on yıldadır. İkisinde de bir “ana” yurt tarifi ve tespiti var; bizde “Turanizm” tespiti Ziya Bey’e bağlanıyor ki, en yakın çalışma arkadaşının Moiz Kohen olduğunu biliyoruz. Daha sonraki yıllarda Munis Tekinalp adıyla Kemalizm’i kodifiye eden Kohen’in, Siyonist kongrelere katıldığını ve Osmanlı…

  • Abdülhamid yönetimi ile Almanya arasında gelişen dostluk neticesinde, 1899 sonlarında Bağdat demiryolu hattının ön imtiyazının Almanlara verilmesi üzerine, tedirgin olan bir kısım İngiliz çevreleri ile çıkarlarını İngiltere’ye bağlamış olan bazı Osmanlıların; bütün Osmanlı borçlarının ödenmesi karşılığında Filistin’de toprak isteyen ve bu isteklerini elde edemeyen Siyonistlerin desteği, hattâ katılmasıyla Jön Türk akımı birden canlılık kazandı. 2…

  • Ne tesadüf; Körfez Krizi’nde Ortadoğu ülkelerine, Pentagon aracılığıyla silah satan ABD’nin silah devleri Mc Donnel Douglas, General Dynamics, General Electric, Yahudi firmalarıydı. Kuveyt’in 60 milyar dolarlık imarını gerçekleştiren, General Motors, Chrysler, Motorola, Kenet, FMC Corporation, Betchel, Mitel, Raythelon, Caterpillar da Yahudi şirketleriydi. Sf. 487 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) –…

  • Türkiye küçük bir grupla, Zahle kenti yakınlarındaki Asala kamplarına yapılan operasyonlara katıldı. Burada ilginç bir olay meydana geldi; Asala’nın örgüt kayıtları, üyeleri, tetikçileri, para kaynakları listeleri de ele geçirildi, ancak MOSSAD bunu Türkiye’ye vermedi… Sf. 361 Alıntı; Bay Pipo (Bir MİT Görevlisinin Sıradışı Yaşamı; Hiram Abas) – Soner Yalçın ve Doğan Yurdakul, (Doğan Kitapçılık 26.…

  • (Emekli Pilot Albay Hüseyin Avni Güler anlatıyor;) “.. Fatin Rüştü Zorlu bizzat nezaret etmekteydi. Bazı pilotlar uçaklara ne yüklendiğini merak edip sorsalar da, hep “yiyecek içecek taşındığı” yanıtını alıyorlardı. Yüklenen uçakların uçuş yönü Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’ydı: Tam 85 sorti yapıldı, malzemelerin hemen hepsi Lübnan’ın Beyrut Havaalanı’na götürüldü. Bir seferinde merakımızı yenemedik ve sandıkları açtık. Sandıklarda…

  • Ertuğrul Özkök değindi: “Olay 1958 yılında geçiyor. Dönemin başbakanı, rahmetli Adnan Menderes, dışişleri bakanı, rahmetli Fatin Rüştü Zorlu ve Dışişleri Bakanlığı müsteşarı da yine rahmetli Melih Esenbel. Bu üçlü, 1958 yılında bir gece Başbakanlık Konutunda çok gizli bir görüşme yapıyor. Görüştükleri kişiler İsrail’in tanınmış iki siması. Birisi dönemin Başbakanı Ben Gurion, öteki ise Golda Meir.…

  • Devamla, buraya, Sovyetler Birliği’nin en iyi diplomatlarından, Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığı yapan Gromiko’nun hatıratından bir sayfa alıyorum. Ayrıca bu sayfanın neden bu kadar ihmal edildiğini de bilemiyorum. Kennedy cinayetinden iki ay önce, Washington’da büyükelçi iken, Beyaz Saray’da Kennedy ile yaptığı görüşmeyi ve izlenimlerini yazmaktadır. Bir nokta var, bu görüşmeden kısa bir zaman önce Kennedy…

  • 5 Haziran 1967 tarihinde İsrael, “preemptive strike” denilen bir hücumu başlattı, Mısır, Suriye ve Ürdün’ü perişan etti. Sonunda, İsrael, Sina’yı ve Golan Tepelerini eline geçirdi; su imkânları açısından önemli Golan Tepeleri ve stratejik Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi artık İsrael’in işgali altındadır. Altı Gün’de dengeler değişmiş ve İsrael Devleti, yaşayabilir olduğunu, en küçük şüpheye yer…

  • Tağmaç Darbesi, İsrael’in art arda Araplara büyük yenilgiler tattırdığı 1967 ve 1973 Savaşları arasındadır. Bu arada, Sovyetler Birliğinde, Sovyetler Birliğini paralize etmeye yönelik “aydın muhalefeti” başlamıştı ve yükseliyordu. Çoğu ve başta Saharov Yahudi idiler. Sf. 486 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 486) kitabından birebir alınmıştır.

  • Burada asıl soru bu değil, şimdi PKK çok mu önemli? Asıl soru budur. PKK eylemliliğinden dolayı kayıplar, misal olsun, cinnet geçiren polisler nedeniyle günlük kayıplardan daha mı fazla; bir süre unutamaz mıyız? Şöyle de sorabiliriz, artık Türkiye’nin “Kürt Sorunu” PKK mı, yoksa Barzani-Talabani mi? Bir devlet, çıkarlarını bilmek zorundadır. “PKK sorunu”, asıl sorunu unutturmak için…

  • (Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;) “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen hare­kette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121 “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir…

  • 27 Mayıs, Türkiye’nin dış politikasında Araplara, Shlaim’in kitabının baş­lığındaki sözcüklerle, “Demir Duvar” örülmeye başlandığı tarihtir. Bir de, Washington ile “ikili antlaşmalar” üzerinde çok yararlı açıklamalar yapmış olan 27 Mayısçıların, bu çok önemli İsrael gizli antlaşmasından hiç söz etme­meleri bir muamma izlenimi veriyor.  Sf. 40 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 40)…

  • “1960’ta, İsrail Genelkurmay Başkanı General Leskov, Türkiye’yi gizlice ziyaret etti ve Suriye’yle ilgili gizli planlar hazırladılar.” Sf. 35 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 35) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Tabii 1999’da, (herhalde 1994, yk) Tansu Çiller’in, 1996’da da Sü­leyman Demirel’in İsrael’e yaptıkları resmi ziyaretlerin çoğunda bulun­dum. Bayan Çiller, o zamanki Başbakan Rabin ve Peres’i çok şaşırttı. Kendisi, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceği ve yapılabilecek işbirliği için o zaman çok ütopik görünen teklifler sundu. Herkes şaşırmıştı.” O sırada Dışişleri Bakanı olan Mümtaz Soysal, duyduğumuza göre o seyahatte…

  • “Yahudi Vektörü” olmadan, son yüz elli yıllık tarihimizi anlamak ve İsrael parmağını teşhis et­meden son elli yılın politikasını, askeri müdahaleleri, büyük cinayetleri çöz­mek mümkün değildir, cevabını veriyorum. Gözlerdeki perdeyi kaldırdım. Önce kendi gözümü açtım, şimdi daha iyi görüyoruz. Sf. 30 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.