Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Tarih

  • Hermann Samuel Reimarus (1694-1768) gerçekten de İsa’nın eleştirel bir biyografisine girişti: Reimarus, İsa’nın yalnızca ilahi bir devlet kurmak istediğini ve kurtarıcılık görevi başarısızlığa uğrayınca ümitsizlik içinde öldüğünü öne sürdü. İsa’nın Dört İncil’inde, insanlığın günahlarının bağışlanması için geldiği iddiasının asla bulunmadığını belirtti. Batı Hristiyan dünyasının temelini oluşturan bu düşünce, yalnızca Hristiyanlığın sahici kurucusu olan Aziz Pavlus’a…

  • Safevi Hanedanı’nın kurucusu Şah İsmail 1503’te Azerbaycan’da iktidara geçmiş ve iktidarını batı İran ve Irak’a yaymıştır. Sünniliği sürüp çıkarmaya kararlıdır ve Şiileri daha önce pek kalkışılmamış bir insafsızlıkla amaçları için zorlamıştır. Sf. 377 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 377)…

  • Tarikatın kurucusu öğrencileri tarafından Mevlana (Efendimiz) olarak adlandırılan Celaleddin Rumi’dir (1207-73) Orta Asya’da Horasan’da doğmuş fakat Moğol ordularından Konya’ya kaçmıştır. Sf. 351 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 351) kitabından birebir alınmıştır.

  • Miladi birinci yüzyıla gelindiğinde, Yahudilik’in Roma İmparatorluğu’nda oldukça güçlü bir konumu vardı. Bütün imparatorluğun onda biri Yahudi’ydi; Filon’un İskenderiye’sinde Yahudiler nüfusun yüzde kırkını oluşturmaktaydı. İmparatorlukta insanlar yeni dinsel çözümler arayışındaydı; tektanrıcı yaklaşımlar gündemdeydi ve yerel tanrılar giderek daha kapsayıcı bir tanrısallığın açık tezahürleri olarak görülmekteydi. Sf. 122, 123 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler;…

  • Musa’nın bir İsrailli köleye kötü davranan bir Mısırlıyı öldürmesi üzerine Mısır’ı terk etmek zorunda kaldığı hatırlanacaktır. Sf. 51 Alıntı; Tanrı’nın Tarihi – Karen Armstrong, Çevirenler; Oktay Özel, Hamide Koyukan, Kudret Emiroğlu, (Pegasus Yayınları, 1. Baskı Ocak 2017 – Sf. 51) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tanrılara insan kurban etmek pagan dünyasında yaygın bir uygulamaydı. İlk çocuğun, genellikle, anneyi bir çeşit senyörlük hakkının (droit de seigneur) gereği olarak gebe bırakan bir tanrının çocuğu olduğuna inanılırdı. Çocuğu dünyaya getirirken tanrının enerjisi azalırdı, dolayısıyla, bunu yenilemek ve bütün olası manaların dolaşımını sağlamak için ilk çocuk kutsal babasına geri gönderilirdi. Sf. 46 Alıntı; Tanrı’nın…

  • Darwin’in kendi başarısını dehasına değil “inatçılığı”na atfetmesi ünlüdür. Sf. 39 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Napoleon’un “stratejik yoğunlaşma” kavramını kullanan bir ordu, ana kuvvetleri tekrar tekrar cephenin merkezine taarruz edecek şekilde yığarak, başarısız olduğunda tekrar deneyerek, öteki orduyu imha etmeliydi. Modern silahların kullanıldığı çağda Napoleon stratejisi sadece katliama yol açıyordu. Sherman farklı bir yaklaşımı benimsedi: Georgia ve Carolina’daki taarruzuyla isyanın ekonomik ve moral merkezine, kesin, öldürücü bir darbe indirdi. Sf.…

  • En iyi kriz liderleri ya akıl hastasıdır ya da zihinsel olarak anormaldir; en kötü kriz liderleri ise zihinsel olarak sağlıklıdır. Sf. 30 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik ile Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz Alogan, (İthaki Yayınları, 3. Baskı Ekim 2016 – Sf. 30) kitabından birebir alınmıştır.

  • Depresyon, liderleri daha gerçekçi ve empatik yapar, mani de onların daha yaratıcı ve esnek olmalarını sağlar. Depresyon tek başına olabilir, yine de bu yararlardan bazılarını sağlayabilir. Maniyle birlikte gerçekleştiğinde -bipolar bozukluk- daha çok liderlik belirtisi açığa çıkabilir. Sf. 14, 15 Alıntı; Birinci Sınıf Delilik (Liderlik İle Akıl Hastalıkları Arasındaki Bağlantılar) – Nassır Ghaemi,  Çeviren; Yavuz…

  • Çoğumuz akıl sağlığı hakkında temel ve makul bir varsayım oluştururuz: Sağlıklı olmanın iyi sonuçlar verdiğini düşünürüz ve akıl hastalığının bir sorun olduğuna inanırız. Bu kitap, en azından hayati derecede önemli bir durumda, akıl hastalığının iyi sonuçlar verdiğini ve akıl sağlığının bir sorun olduğunu öne sürüyor. Kriz zamanlarında akıl hastası liderler tarafından yönetilmek, zihinsel bakımdan normal…

  • Tarihteki en başarılı kültürlerin Homo sapiens için en iyisi olduğunu düşünmemiz için hiçbir kanıt ya da veri yoktur. Tıpkı evrim gibi, tarih de bireysel organizmaların mutluluğunu yok sayar, dikkate almaz. Bireyler de genellikle tarihin akışını kendi lehlerine değiştirebilmek için çok bilgisiz ve güçsüzdürler. Sf. 243 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul…

  • Tarihin yaptığı seçimleri açıklayamayız, ama bunlar hakkında önemli tespitlerde bulunabiliriz: Tarihin seçimleri insanlığın faydası için yapılmamıştır. Tarih ilerledikçe insanların iyilik ve mutluluğunun geliştiğine dair hiçbir kanıt yoktur. İnsanlara iyi gelen kültürlerin daha başarılı olduğuna ve iyi yayıldığına, buna karşılık insanlar için daha az iyi olan kültürlerin ortadan kaybolduğuna dair de kanıt yoktur. Hıristiyanlığın Maniheizm’den veya…

  • Tarih determinist bakışla açıklanamayacağı gibi, kaotik olduğu için de öngörülemez. Tarihte o kadar çok etken o kadar karmaşık biçimde etkileşime girer ki, en ufak değişiklikler bile sonuçta çok büyük farklar yaratabilir. Buna ek olarak, tarih “ikinci seviye” bir kaotik sistemdir. Kaotik sistemler iki tiptir; birincisi öngörüye göre değişmeyen kaotik sistemdir. Örneğin hava durumu birinci seviye…

  • Roma’nın emperyal kültürü Romalı olduğu kadar da Yunan’dı; Abbasilerin imparatorluk kültürü kısmen İranlı, kısmen Yunan, kısmen Arap’tı. Moğol İmparatorluğu’nun kültürü de Çin kültürünün kopyasıydı. Sf. 202 Alıntı; Sapiens (Hayvanlardan Tanrılara) – Yuval Noah Harari, Türkçesi; Ertuğrul Genç, (Kolektif Kitap Yayınları, 11. Baskı Aralık 2016 – Sf. 202) kitabından birebir alınmıştır.

  • En azından Cyrus’un ve Qin Shi Huang’in zamanından beri imparatorluklar faaliyetlerini haklı ve gerekli göstermeye çalışmıştır (gerek yol yaparak, gerekse kan dökerek) ve bunu da yönetilenlerin yönetenlerden bile daha fazla faydalandığı bir üst kültürü yaymak için yapmıştır. Bu faydalar bazen dikkat çekici (yasalar yapma ve uygulama, şehir planlaması, ağırlıkların ve ölçülerin standartlaştırılması), bazen de daha…

  • İmparatorluklar pek çok küçük kültürü daha az sayıdaki büyük kültüre dönüştürmekte belirleyici rol oynadı. Fikirler, insanlar, metalar ve teknoloji büyük bir imparatorluğun sınırları içinde politik açıdan bölünmüş bir bölgede olabileceğinden daha hızlı yayılıyordu. Sıklıkla imparatorluklar, bizzat kendileri bu fikirleri, kurumları, gelenekleri ve normları yayıyorlardı. Bunun bir nedeni de bu unsurların imparatorlukların da işini kolaylaştırmasıydı. Her…

  • Romalılar MS 83’te İskoçya’yı işgal ettiğinde, Kaledonya kabilelerinin çok ciddi direnişiyle karşılaştılar ve buna tüm ülkeyi yakıp yıkarak cevap verdiler. Romalıların barış girişimlerine karşı şef Calgacus, Romalıları “dünyanın kabadayıları” diye adlandırarak ve “yağmalamak, kesip biçmek ve çalmak için kurdukları şeye imparatorluk diyerek yalan söylüyorlar, sonra ortalığı çöle çevirip bunun adına da barış diyorlar,” diyerek cevap…

  • Hammurabi Kanunları, Babil toplumunun düzeninin tanrılar tarafından belirlenmiş evrensel ve ebedi adalet ilkeleri temelinde olacağını öne sürer. Hiyerarşi ilkesi muazzam önemdedir. Kanunlara göre insanlar iki cinsiyete ve üç sınıfa ayrılırlar: üst insanlar, sıradan insanlar ve köleler. Her bir cinsiyetin ve sınıfın farklı değerleri vardır. Sıradan vatandaş olan bir kadının hayatının değeri 30 gümüş şekel, köle…

  • Peki, neden tarım devrimleri Ortadoğu, Çin ve Orta Amerika’da ortaya çıktı da Avustralya, Alaska veya Güney Afrika’da ortaya çıkmadı? Sorunun cevabı çok basit: çünkü çoğu hayvan ve bitki türü evcilleştirilemez. Sapiens lezzetli mantarları toplayıp yünlü mamutları avlayabilir, ama bunları evcilleştirmek söz konusu bile değildir. Mantarlar evcilleştirmek için fazla güvenilmezdir, dev hayvanlar ise çok vahşi. Atalarımızın…