Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ülkeler, Halklar

  • “Rojava’dakiler ilkeli yaklaşmalı, İsveç gibi kantonlar, demokratik özerk bölgeler olur. Hangi rejim olursa olsun, özerk yönetimler olacak artık. Başka çözüm yok, Suriye’de öyle homojen bir yapı ve yaşam mümkün değil artık. Salih bu çerçevede yaklaşmalı.” Sf. 200 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • (3 Nisan 2013 tarihli görüşme tutanağından) “Zaten önümüzdeki günlerde Suriye’deki duruma dair Heyet’le (kendisiyle düzenli bir şekilde görüşen MİT Heyeti’ni kastediyor) konuşacağız, bazı kararlar alacağız herhalde. Yeni oluşacak Suriye’de bizimkiler başat rol oynayacaklar. Orada özerk bölgeler olur; Kürtler, Aleviler hatta Araplar için de özerk bölgeler olacak gibi. İsviçre gibi özerk bölgeler.” Sf. 91 Alıntı; İmralı…

  • (17 Ağustos 2013 tarihli görüşme tutanağında) “Kendimizi asla tasfiye ettirmeyeceğiz…” “Sn. Beşir Bey’in bilmesi lazım, kendimizi asla tasfiye etmeyeceğiz. Cemil’den gerillaya kadar herkese siyaset hakkı, kimine şimdi, kimine 5 ay sonra olur. 1 Eylül dediğimiz süre de budur. Ya stratejik çözeceğiz ya da oyalamayı bırakacağız. Sf. 88 “PKK, tarihin iç-dış en büyük savaş potansiyeline sahiptir.…

  • 1952 yılında Mısır’da genç subaylar Kral Ömer Faruk’u tahttan indirdiler ve “cumhuriyet” kurdular. Başlarında Albay Nasır vardı, yobazları asıyordu; sömürgecileri kovuyordu ve emperyalizmin, daha önce “bizim” dedikleri servetleri millileştiriyordu, Süveyş baştadır. Ve bu Nasır ciddi bir insan izlenimini veriyordu, dünyada sayıldı; ilk defa biliyoruz. Sf. 304 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…

  • Yaşar Ocak kitabında, Babailerin siyasal eğilimlerini kastederek, “İranlılaşarak kendilerine yabancılaşmış Anadolu Selçuklu merkezi yönetiminin yıkılışını hedefleyen bir ideolojinin mensupları … bir başka devletin, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda rol aldılar” notunu da düşmektedir. Demek ki, Osmanlının kuruluşuna katılanlar, Selçuklunun yıkılışını isteyenlerdi. Selçuklu ile Osmanlı arasında bir devamlılık ilişkisi kuran Türk tarihçiliğinin ve Türk-İslam tezlerinin zıddı bir olgu…

  • Machiavelli “Numa, Romalılar evcilleşmemiş ve tamamen vahşi oldukları için din icat etti ve Romalıların aklına ve kalbine Allah korkusu yerleştirdi. Romalılar o tarihe kadar Allah’tan hiç bu kadar korkmamışlardı. Korkmayı öğrendiler.” “Din, orduları yönetmede, halka ilham vermede, canilerin yaptıklarından utanmalarını sağlamada çok önemlidir. Dinle Roma, barışı bulmuştur.” Sf. 64 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın…

  • Dünya’da ilk kalp transplantasyonunu yapan Christian Barnard da, Amerikalı veya İngiliz değildi, Güney Afrikalıydı; Güney Afrika, Doktor Barnard’ın transplantasyon denemeleri yaptığı zamanlarda ırkçılığın en şiddetli olduğu yer olarak bilinmektedir. Doktor Barnard’ın, insandan önce köpekler üzerinde pek çok de-neme yaptığı hep haber veriliyordu; ancak Güney Afrika’da zenciler köpeklerden daha değerli değillerdi ve trafik kazasından yaralı gelenler…

  • Öte yandan, Caligula’nın iktidarında tepeden aşağıya inen büyük bir ahlaksızlık hüküm sürüyordu. Ama aynı zamanda çok muhafazakâr ve bağnaz bir Roma yaratılıyordu. İki kişiliklilik burada da karşımıza çıkıyor. En ahlaksız olan, en dindar görünmek isteyendir; ne yazık, epileptik kişilik, buna çok uygundur. Bu açıklığa ulaşmış durumdayız. Sf. 245 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak…

  • Babaları, çocuklarının idamını izlemeye zorluyordu. Çocuğu henüz idam edilmiş olan bir babayı akşam ziyafete çağırıyor ve ziyafet boyunca yaptığı şakalara gülmesini emrediyordu. Bir ara hasta olmuştu; “yaşarsa, gladyatörlerle çarpışırım” diyen sanatörü, gladyatörlere parçalattı. Bu nedenle olabilir, Montesquieu, “Caligula etoit un vrai sop- hist dan sa cruaute”, Caligula, zalimlikte gerçek bir filozoftu, demektedir. Sf. 244 Alıntı;…

  • Caligula’yı, geçen yıl, yazdım; ancak yazarken, daha çok siyaset felsefesi açısından bakıyordum. Cumhuriyet yıkılıyordu, Julyus Sezar, cumhuriyet yıkıcısı ve bir diktatör adayı olduğu için, Brutus ve Cuntası tarafından öldürülmüştü; Brutus, bir “cumhuriyetçi” idi, ama cumhuriyet yıkıcısını öldürmekle birlikte cumhuriyeti kurtaramadı. Hedefinin bilinmemesi ve yalnızca, “sen de mi, oğlum” sözüyle hatırlanması bir tarih talihsizliğidir. İzleyen iç…

  • Julyus Sezar için yaşadığı dönemde rakipleri, “bütün kadınların kocası ve bütün kocaların karısı” yakıştırmasını yapmışlardı; yakıştırmadan öte olduğunu biliyoruz, Sezar da, epileptik idi. Caligula, ayrıca had safhada sodomi düşkünüdür; iki türünü de tatbik ettiği kayıtlıdır, ünlü tiyatro oyuncusu oğlanları altına alıyor ve bir diğerinin altına yatıyordu; sodomi budur. Cinayette ise eşsizdi ve erkek sevgilileri kadar…

  • Julyus Sezar ve Caligula’ya ilaveten Dostoyevskiy’in de bir şehvet düşkünü olduğunu not edebiliyoruz; ilk ikisi için, “bütün kadınların kocası ve bütün kocaların karısı” yakıştırması yerindedir, sodomist ve sodomize oldukları noktasında da “tarih” kayıtlarına rastlıyoruz. Dostoyevskiy için ise, tacizci ve/veya “ırz düşmanı” işaretleri var. Dolayısıyla, ortalama saralıların hiposeksüel olduklarını kabul etsek dahi, “büyük” sara hastalarının şehvet…

  • Bazin şu özeti veriyor, Bizans kayıt ve tarihlerinde, Pachymere ve Nicephoras Gregoras, diğerlerinde, kroniklerde, on üçüncü yüzyılın sonundan on beşinci yüzyılın ortasına kadar, ısrarla ve tutarlı olarak, “Osman” adı “Atman veya “Ataman” olarak geçiyor ve zaman zaman da Helenize edildiğinde, “Atumanos” ya da “Atumanes” olmaktadır.  “Osman” formülasyonu ilk kez Dukas’ta çıkıyor ve yalnızca on altıncı…

  • Herbert Adams Gibbons, İstanbul’a bir görevle geldiğinde, herhalde böyle bir çalışma yapacağını hiç düşünmemişti. 1916 yılında, Oxford Üniversitesinden “The Foundation of the Ottoman Empaire” teziyle doktorasını aldı. Sf. 32 Gibbons’un, çalışmasının ilk bölümünün başlığı, “Osman: A New Race Appears in History” olup, Ragıp Hulusi, bunu “birinci mebhas” ve “Osman: Tarihte Yeni Bir Irk Zuhur Ediyor”…

  • Süryan toplumu, toplumların en eskisidir. Âdem ve oğulları Süryanca konuşmuşlardır. Sf. 141 Ben belirtmeliyim ki, Sâbiîlerin kutsal kitapçıklarından iki kutsal kitapçık (sahife) gördüm. Ama bu iki kutsal kitapçık, İdris’den (İdris Peygamberden) aktarılmaydı. Bunlardan birincisi, namaz-dua kitapçığıydı: Onda olanlardan kiminde şöyle deniyor: “(Ulu Tanrı) başların bağlı bulunduğu Ezeli’sin (öncesiz ve sonra-sızsın) Sen! Akıl-düşünce ve gözlem alanına…

  • Bizim “gıda” dediğimize, Farisidir ve çok eskiden ise “gaza” diyorlardı ve Türkmen halkımızda hâlâ, “biz o gazayı yaptık” sözü var, çocukluğumda işitir ve bir türlü anlamazdım, “daha önce yemek yedik”, anlamındadır. “Baya” yerine de, denetlemedim ve eğer doğru yazılmışsa, “baza” görüyoruz, On üçüncü yüzyıl dilidir, “mevla”, mulla veya Kürdi “mele” ile aynı sözcüktür, “üstad” diyebiliriz,…

  • Urquart da, Türklerin Avrupa’ya ilk kez 1595 yılında bayrak kaptırdığını kaydediyor ve bu kayıtla, Türk bayrağı hakkında da, Avrupa’dan malumat edinme imkânına kavuşuyoruz. O tarihte Türk bayrağının yeşil’den kırmızıya değiştirildiği ve ay-yıldızın bulunduğu Urguart’ın haberinde yer alıyor. Bu vesile ile ay-yıldızın, Bizans sembolleri olduğu ve pek çok kurum misli, burada “timar” da diyebiliyorum, Doğu Roma’dan…

  • Biz Arabi’yi, esas olarak, İran’dan aldık. Arabi bilgimiz dahi ikinci eldir; “ne Arab’ın yüzü ne Şam’ın şekeri” sözümüzün aslı da, “ne didar-ı Arap ne şir-i şotur” olup, ne deve sütü ne Arap’ın yüzü, demektir. Deve sütü, ol tarihte şimdiki viagra değerindeydi ve çok pahalıydı; zenginler Arap ellerinden ithal ediyorlardı. İrani’ler, dillerini yok ettiklerini ve uygarlıklarını…

  • Şuşanik Martirosi Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Nahçivan, Çaylık Köyü) Nahcivan’da çok Ermeni kalmış idi. Fakat Azerbaycan devlet başkanı Haydar Aliyev geldi, 1986-1988’de olan Ermenileri temizledi. Nahcivan’da numunelik bir Ermeni bile kalmadı. Sf. 764 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım…

  • Sedrak Grigori Poğikyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Aleksandret [İskenderiye]) Fakat her şey tekrar değişti. 1936’da Fransız Anlaşmasıyla Aleksandret sancağı muhtar bir idari birim olarak Suriye’nin bünyesine girdi; Türkiye bu konuda talebini sundu. 1937’de Fransa’nın da rızasıyla Türkiye askeri güç soktu; bundan sonra Hatay Muhtar Cumhuriyeti kuruldu. O günlerde küçük kızım Alis doğdu. 1939’un ortalarında, yöre halkının…