Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Ülkeler, Halklar

  • Her şeyi kast’ın yoluna koyduğu köyde gerçekten yapacağı bir şey olmadığından, hükümet, özellikle yağmacı bir kuruluş olarak görülmüş olmalı. Düzeni korumak için hükümete gerek yoktu. Sulama sistemlerinin bakımındaki rolü, Marx’ın izniyle, son derece önemsizdi. Sulama işleri de büyük ölçüde yerel olaylardı. Merkezi devlet konusunda Çin ile Hindistan arasındaki yapısal farklılık son derece çarpıcıdır. Sf. 401…

  • Servet biriktirmenin tehlikesi ve onu vasiyetle başkalarına geçirme yolunun önüne konan engeller, gösterişe yönelik harcamalara büyük bir hız kazandırdı. “Yığma” değil “savurma” zamanın egemen özelliğiydi. Hindistan’ı gezenleri bugün bile şaşırtan ve Mogul dönemi Hindistan’ını gören Avrupalı gezginlerde derin izler bırakan sefilliğin bağrından yükselen görkemin temelinde bu olgu yatsa gerek. İmparator’un görkemi, saray çevresinin kendisini izleyeceği…

  • Batı’nın etkisi altına girmesinden önce Hindistan’ı ele geçiren bir dizi fatihin sonuncusu, Büyük Moğol önderi Cengiz Han’ın izleyicilerinden büyük bir kola verilen adla “Mogullar” idi. On altıncı yüzyılın başlarında, Mogulların ilk öncüleri Hindistan’ı istila etti. Mogullar erklerinin doruğuna Kraliçe I. Elizabeth ile aynı çağda yaşamış olan Ekber (1556-1605) yönetimi zamanında ulaştılar; daha sonraki yöneticiler de…

  • Totaliter kılıf, Almanya’da olduğu gibi Japonya’da da, birbirleriyle rekabet durumundaki birçok çıkar grubunun itişip kakışmasını gizlemekteydi, iki ülkede de sağ kanat radikalleri, gerçek iktidarı hiçbir zaman ellerine geçiremediler;  Sf. 360 Alıntı; Diktatörlüğün ve Demokrasinin Toplumsal Kökenleri – Barrington Moore, Jr., Ç; Şirin Tekeli, Alâeddin Şenel, (İmge Kitabevi,  4. Baskı Temmuz 2016 – Sf. 360) kitabından…

  • Fransız Devrimi’nin Terör deneyi ve genel olarak Fransız Devrimi, Batı siyasal düşüncesinin siyasal şiddetin her türlüsü karşısında irkilen etkili bir akımına büyük bir hız kazandırdı. Bugün bile pek çok okumuş insan terör’ü, halk sürüsünün kurbanlarını seçerken hiçbir ayrım yapmayan karanlık güçlerden beslenen bir patlaması, sonra kör bir nefretin ve aşırılığın ortaya dökülüşü, daha doğrusu yirminci…

  • Köylüleri asıl rahatsız eden nokta, köy papazından devrim hükümetine bağlılık yemini etmesinin istenmesi ve bunu reddederse, yerine dışarıdan gelme birini atama çabalarıydı. Sf. 137 Öte yandan yöre halkı, akın akın, bazen kapatılmış ve terkedilmiş kiliselerde, ama çoğu zaman ve giderek daha çok olmak üzere ahırlarda, ambarlarda ve tarlalarda, açıklık yerlerde, yani bölgenin “Yurtsever”lerinin kendilerini bulamayacağı…

  • İlk radikal saldırı, az önce 10 Ağustos 1792 ayaklanmasına yol açan nedenlerden biri olduğunu söylediğimiz tahıl dışsatımı iddiaları yüzünden ortaya çıkan kargaşayla bağlantılı bir hareket olarak doğdu. Söz konusu kargaşalar ortamında, Beauce yöresinden Etampesli bir zengin derici (dabağ) çevredeki köylerin köylülerince öldürüldü. Haber bir anda Fransa’nın her yanında duyuldu ve tüm ülkeyi sarstı; gömülmesi ulusal…

  • Önde gelen bir Batı Alman gazetesi 1988’de üçüncü dünya ülkelerinin Küba’yı öğretmenlerin, inşaat işçilerinin, doktorların ve diğer uzmanların dâhil olduğu “uluslararası bir hizmet ekipleri” nedeniyle “uluslararası bir süpergüç’ gibi gördüklerini yazıyordu. 1985’te, Üçüncü Dünya ülkelerinde 16.000 Kübalı çalışıyordu. Amerika Birleşik Devletlerinden dünyaya dağılan Barış Gönüllülerinin ve AID yardım uzmanlarının iki katından fazlaydı bu rakam. 1988’de,…

  • Amerika Birleşik Devletleri, devlet kapitalist demokrasisinin bulunabilecek en “ideal denek”i olmaya yakındı. Üstelik bu ideal düzenin baş tasarımcısı, keskin zekâlı bir siyaset düşünürüydü: görüşleri büyük ölçüde etkili olan James Madison. Madison, Anayasa üzerine tartışılırken, eğer İngiltere’deki seçimler “halkın tüm sınıflarına açık olursa toprak sahiplerinin mülkleri güvencesiz olacaktır, kısa zamanda” topraksızlara toprak verecek “bir tarım yasası…

  • İlk sorunun yanıtı hayli açık. Batı Avrupa’nın dışında, iki büyük bölge kalkındı, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya -yani, Avrupa’nın sömürgeleştirmesinden muaf kalan iki bölge. Japonya’nın sömürgeleri bir başka meseledir, her ne kadar Japonya acımasız bir sömürgeci güç idiyse de, sömürgelerini soymadı ve neredeyse Japonya’nın kendisini kalkındırdığı oranda kalkınmalarını sağladı. Sf. 22 Alıntı; Halk Üzerinden Kazanç…

  • Haydarabad’daki bir konuşmadan sonra, bazı arkadaşlar beni arabayla havaalanına götürüyorlardı. Üç kilometre kadar yolumuz kalmışken trafik tamamen durdu. Yolun her bir karışı bisikletler, rikşalar, kağnılar, arabalar vs. ile kaplıydı. İnsanlar oldukça sessizdi; kimse mesele çıkarmıyordu. Sf. 367 Anayol neden kapalıydı? Yolun kenarında VVIP yazan tabelalar vardı, Çok Çok Önemli Kişi anlamına geldiğini söylediler. Bir VVIP,…

  • 1982 yılı Ekim ayında İsrail’in ABD büyükelçisi, İsrail’in Humeyni rejimine “neredeyse en üst düzeyde… ABD iş birliğiyle” silah gönderdiğini açıkladı. Olayda parmağı olan İsrailli üst düzey yetkililer gerekçeleri de söylediler: “İran’da rejimi yıkabilecek askeri öğelerle bağlantılar kurarak şah dönemindeki düzenlemeleri yeniden geçerli kılmak.” Standart harekât prosedürü. Sf. 74 Alıntı; Dünyayı Kim Yönetiyor? – Noam Chomsky,…

  • “Rojava’dakiler ilkeli yaklaşmalı, İsveç gibi kantonlar, demokratik özerk bölgeler olur. Hangi rejim olursa olsun, özerk yönetimler olacak artık. Başka çözüm yok, Suriye’de öyle homojen bir yapı ve yaşam mümkün değil artık. Salih bu çerçevede yaklaşmalı.” Sf. 200 Alıntı; İmralı Tutanakları (Öcalan’ın Ağzından “Çözüm” Süreci) – Ceyhun Bozkurt, (Destek Yayınları,  3. Baskı, Şubat 2016 – Sf.…

  • (3 Nisan 2013 tarihli görüşme tutanağından) “Zaten önümüzdeki günlerde Suriye’deki duruma dair Heyet’le (kendisiyle düzenli bir şekilde görüşen MİT Heyeti’ni kastediyor) konuşacağız, bazı kararlar alacağız herhalde. Yeni oluşacak Suriye’de bizimkiler başat rol oynayacaklar. Orada özerk bölgeler olur; Kürtler, Aleviler hatta Araplar için de özerk bölgeler olacak gibi. İsviçre gibi özerk bölgeler.” Sf. 91 Alıntı; İmralı…

  • (17 Ağustos 2013 tarihli görüşme tutanağında) “Kendimizi asla tasfiye ettirmeyeceğiz…” “Sn. Beşir Bey’in bilmesi lazım, kendimizi asla tasfiye etmeyeceğiz. Cemil’den gerillaya kadar herkese siyaset hakkı, kimine şimdi, kimine 5 ay sonra olur. 1 Eylül dediğimiz süre de budur. Ya stratejik çözeceğiz ya da oyalamayı bırakacağız. Sf. 88 “PKK, tarihin iç-dış en büyük savaş potansiyeline sahiptir.…

  • 1952 yılında Mısır’da genç subaylar Kral Ömer Faruk’u tahttan indirdiler ve “cumhuriyet” kurdular. Başlarında Albay Nasır vardı, yobazları asıyordu; sömürgecileri kovuyordu ve emperyalizmin, daha önce “bizim” dedikleri servetleri millileştiriyordu, Süveyş baştadır. Ve bu Nasır ciddi bir insan izlenimini veriyordu, dünyada sayıldı; ilk defa biliyoruz. Sf. 304 Alıntı; Ansiklopedi II, Çıkış – Yalçın Küçük, (Salyangoz Yayınları,…

  • Yaşar Ocak kitabında, Babailerin siyasal eğilimlerini kastederek, “İranlılaşarak kendilerine yabancılaşmış Anadolu Selçuklu merkezi yönetiminin yıkılışını hedefleyen bir ideolojinin mensupları … bir başka devletin, Osmanlı Beyliği’nin kuruluşunda rol aldılar” notunu da düşmektedir. Demek ki, Osmanlının kuruluşuna katılanlar, Selçuklunun yıkılışını isteyenlerdi. Selçuklu ile Osmanlı arasında bir devamlılık ilişkisi kuran Türk tarihçiliğinin ve Türk-İslam tezlerinin zıddı bir olgu…

  • Machiavelli “Numa, Romalılar evcilleşmemiş ve tamamen vahşi oldukları için din icat etti ve Romalıların aklına ve kalbine Allah korkusu yerleştirdi. Romalılar o tarihe kadar Allah’tan hiç bu kadar korkmamışlardı. Korkmayı öğrendiler.” “Din, orduları yönetmede, halka ilham vermede, canilerin yaptıklarından utanmalarını sağlamada çok önemlidir. Dinle Roma, barışı bulmuştur.” Sf. 64 Alıntı; Ansiklopedi I, Çıkış – Yalçın…

  • Dünya’da ilk kalp transplantasyonunu yapan Christian Barnard da, Amerikalı veya İngiliz değildi, Güney Afrikalıydı; Güney Afrika, Doktor Barnard’ın transplantasyon denemeleri yaptığı zamanlarda ırkçılığın en şiddetli olduğu yer olarak bilinmektedir. Doktor Barnard’ın, insandan önce köpekler üzerinde pek çok de-neme yaptığı hep haber veriliyordu; ancak Güney Afrika’da zenciler köpeklerden daha değerli değillerdi ve trafik kazasından yaralı gelenler…

  • Öte yandan, Caligula’nın iktidarında tepeden aşağıya inen büyük bir ahlaksızlık hüküm sürüyordu. Ama aynı zamanda çok muhafazakâr ve bağnaz bir Roma yaratılıyordu. İki kişiliklilik burada da karşımıza çıkıyor. En ahlaksız olan, en dindar görünmek isteyendir; ne yazık, epileptik kişilik, buna çok uygundur. Bu açıklığa ulaşmış durumdayız. Sf. 245 Alıntı; Hasta Despot – Yalçın Küçük, (Mızrak…