Kategori: Ülkeler, Halklar
-
Babaları, çocuklarının idamını izlemeye zorluyordu. Çocuğu henüz idam edilmiş olan bir babayı akşam ziyafete çağırıyor ve ziyafet boyunca yaptığı şakalara gülmesini emrediyordu. Bir ara hasta olmuştu; “yaşarsa, gladyatörlerle çarpışırım” diyen sanatörü, gladyatörlere parçalattı. Bu nedenle olabilir, Montesquieu, “Caligula etoit un vrai sop- hist dan sa cruaute”, Caligula, zalimlikte gerçek bir filozoftu, demektedir. Sf. 244 Alıntı;…
-
Caligula’yı, geçen yıl, yazdım; ancak yazarken, daha çok siyaset felsefesi açısından bakıyordum. Cumhuriyet yıkılıyordu, Julyus Sezar, cumhuriyet yıkıcısı ve bir diktatör adayı olduğu için, Brutus ve Cuntası tarafından öldürülmüştü; Brutus, bir “cumhuriyetçi” idi, ama cumhuriyet yıkıcısını öldürmekle birlikte cumhuriyeti kurtaramadı. Hedefinin bilinmemesi ve yalnızca, “sen de mi, oğlum” sözüyle hatırlanması bir tarih talihsizliğidir. İzleyen iç…
-
Bazin şu özeti veriyor, Bizans kayıt ve tarihlerinde, Pachymere ve Nicephoras Gregoras, diğerlerinde, kroniklerde, on üçüncü yüzyılın sonundan on beşinci yüzyılın ortasına kadar, ısrarla ve tutarlı olarak, “Osman” adı “Atman veya “Ataman” olarak geçiyor ve zaman zaman da Helenize edildiğinde, “Atumanos” ya da “Atumanes” olmaktadır. “Osman” formülasyonu ilk kez Dukas’ta çıkıyor ve yalnızca on altıncı…
-
Herbert Adams Gibbons, İstanbul’a bir görevle geldiğinde, herhalde böyle bir çalışma yapacağını hiç düşünmemişti. 1916 yılında, Oxford Üniversitesinden “The Foundation of the Ottoman Empaire” teziyle doktorasını aldı. Sf. 32 Gibbons’un, çalışmasının ilk bölümünün başlığı, “Osman: A New Race Appears in History” olup, Ragıp Hulusi, bunu “birinci mebhas” ve “Osman: Tarihte Yeni Bir Irk Zuhur Ediyor”…
-
Süryan toplumu, toplumların en eskisidir. Âdem ve oğulları Süryanca konuşmuşlardır. Sf. 141 Ben belirtmeliyim ki, Sâbiîlerin kutsal kitapçıklarından iki kutsal kitapçık (sahife) gördüm. Ama bu iki kutsal kitapçık, İdris’den (İdris Peygamberden) aktarılmaydı. Bunlardan birincisi, namaz-dua kitapçığıydı: Onda olanlardan kiminde şöyle deniyor: “(Ulu Tanrı) başların bağlı bulunduğu Ezeli’sin (öncesiz ve sonra-sızsın) Sen! Akıl-düşünce ve gözlem alanına…
-
Bizim “gıda” dediğimize, Farisidir ve çok eskiden ise “gaza” diyorlardı ve Türkmen halkımızda hâlâ, “biz o gazayı yaptık” sözü var, çocukluğumda işitir ve bir türlü anlamazdım, “daha önce yemek yedik”, anlamındadır. “Baya” yerine de, denetlemedim ve eğer doğru yazılmışsa, “baza” görüyoruz, On üçüncü yüzyıl dilidir, “mevla”, mulla veya Kürdi “mele” ile aynı sözcüktür, “üstad” diyebiliriz,…
-
Urquart da, Türklerin Avrupa’ya ilk kez 1595 yılında bayrak kaptırdığını kaydediyor ve bu kayıtla, Türk bayrağı hakkında da, Avrupa’dan malumat edinme imkânına kavuşuyoruz. O tarihte Türk bayrağının yeşil’den kırmızıya değiştirildiği ve ay-yıldızın bulunduğu Urguart’ın haberinde yer alıyor. Bu vesile ile ay-yıldızın, Bizans sembolleri olduğu ve pek çok kurum misli, burada “timar” da diyebiliyorum, Doğu Roma’dan…
-
Biz Arabi’yi, esas olarak, İran’dan aldık. Arabi bilgimiz dahi ikinci eldir; “ne Arab’ın yüzü ne Şam’ın şekeri” sözümüzün aslı da, “ne didar-ı Arap ne şir-i şotur” olup, ne deve sütü ne Arap’ın yüzü, demektir. Deve sütü, ol tarihte şimdiki viagra değerindeydi ve çok pahalıydı; zenginler Arap ellerinden ithal ediyorlardı. İrani’ler, dillerini yok ettiklerini ve uygarlıklarını…
-
Şuşanik Martirosi Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1905, Nahçivan, Çaylık Köyü) Nahcivan’da çok Ermeni kalmış idi. Fakat Azerbaycan devlet başkanı Haydar Aliyev geldi, 1986-1988’de olan Ermenileri temizledi. Nahcivan’da numunelik bir Ermeni bile kalmadı. Sf. 764 Alıntı; Ermeni Soykırımı (Hayatta Kalan Görgü Tanıklarının Anlattıkları) – Verjine Svazlian, Ermeniceden Tercüme Edenler; Tigran Ter Voğormiyacıyan ve Petros Çavikyan, (Belge Yayınları, Kasım…
-
Sedrak Grigori Poğikyan’ın Tanıklığı (D. 1890, Aleksandret [İskenderiye]) Fakat her şey tekrar değişti. 1936’da Fransız Anlaşmasıyla Aleksandret sancağı muhtar bir idari birim olarak Suriye’nin bünyesine girdi; Türkiye bu konuda talebini sundu. 1937’de Fransa’nın da rızasıyla Türkiye askeri güç soktu; bundan sonra Hatay Muhtar Cumhuriyeti kuruldu. O günlerde küçük kızım Alis doğdu. 1939’un ortalarında, yöre halkının…
-
Karapet Tozluyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) Sonra, herkesin serbestçe kendi memleketine dönebileceği emri geldi. Ama biz Zeytunlular toplanıp bir hesap yaptık; kırk beş bin kişiden yalnızca bin elli sekiz can kaldığını hesapladık. Pek çok Zeytunlu, Arabistan’ın Der Zor bölgesinde katledilmişti. Onları katledenler de Kafkasya Çerkezleriydi. Habur Nehri’nin kıyısında üç tane Çeçen Köyü vardı. Zamanında, Çar…
-
Hovsep Bıştikyan’ın Tanıklığı (D. 1903, Zeytun) 1915 yılma kadar, Zeytun’da otuz bin Ermeni vardı. Türkiye’de yalnız Zeytun’un nüfusu sadece Ermenilerden oluşuyordu. Sf. 652 Aynı Çeçenler sonbaharda mallarla birlikte geri geldiler; bunlar hem İstanbul taraflarından, hem Konya tarafından, ülkenin her tarafından getirilen Ermenilerin serveti, elbiseleri, takıları, altınları, paralarıydı, ne istersen, aklından ne geçerse vardı! Ne maldı…
-
Hovhannes Stepani Gasparyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Eskişehir, Yayla Köyü) 1913’de İttihat ve Terakki Cemiyeti komitesi Talat başkanlığında gizli bir oturum yapmış, o oturuma Enver, Doktor Nazım, Bahaeddin Şakir ve başkaları da katılmıştı. Onlar Türkiye’de yaşayan Ermenileri ortadan kaldırmayı kararlaştırır ve o oturumda yok etme planını geliştirirler: yeni doğan bebeklerden en yaşlı insanlara kadar hiçbir Ermeni’yi…
-
Suren Sargısyan’ın Tanıklığı (D. 1902, Sebastiya [Sivas], Koçhisar Köyü) Köyün muhtarı olan amcam Abig Sargısyan oraya buraya koşuyor, zaptiyelerin kibrit çakıp evimizi ateşe vermelerine ve anneme vurmalarına engel oluyordu. Sonunda rüşvet karşılığı evimizi yakmaktan vazgeçtiler; ama zavallı annemi yanlarında götürdüler. Zavallı anneme bütün gece tecavüz etmişlerdi. Ertesi gün onu yarı ölü halde geri getirdiler. Biz…
-
Mıkırtiç Karapetyan’ın Tanıklığı (D. 1910, Tigranakert [Diyarbakır]) Asıl Tigranakert, Ararat Ovası yönünde bulunan 25 kilometre uzaklıktaki Farğin’dir. Kral Büyük Tigran’ın sarayı ordaymış; ama deprem yüzünden yıkılmış. Tigranakert’ten Ağrı Dağı gözükürdü. Oradan Tigris Nehri geçerdi. Biz doğma büyüme Tigranakertliyiz. Ben her şeyi teferruatlı olarak iyi hatırlıyorum. 1915 yılında bizi aniden sürgün ettiler. Ben çok küçüktüm; ama…
-
Hayrik Manuki Muradyan’ın Tanıklığı (D; 1905 Şatakh (Çatak) Cınuk Köyü) “Göç yolunda bize Kostantin Hambardzumyan liderlik ediyordu. Bizim 5.000 kişilik bir ordumuz vardı. Ordu birkaç bölüme ayrıldı; bir tabur vadinin sol tarafından, diğeri önümüzden, sonuncusu da arkamızdan ilerledi. Böylece kırk bin Ermeni Van’ı terk ettik. Biz, İttihatçıların Simko’nun çetesine rüşvet verdiğinden haberdar değildik. Onlar yolumuzu…
-
6 Ağustos 1914 günü Türk-Alman İttifak Antlaşması İstanbul’da imzalanır. Alman Büyükelçi Wangenheim İTF Hükümeti’ne verdiği notada şöyle diyordu: “Eğer Osmanlı hükümeti sorumluluklarına sadık kalarak Üçlü îttifak’a karşı harbe girerse, Almanya ona şu avantajları sağlar.” İmzalanan antlaşmanın 6 maddesinden biri de şöyleydi: “Almanya Osmanlı İmparatorluğu’nun doğu sınırlarının, Rusya’da yaşayan Müslüman nüfusla Türkiye’nin direkt teması sağlanacak şekilde…
-
(Belge; 23 R. I. Termen, 1907 Yılında Van, Bitlis ve Diyarbakır Vilayetlerine Yapılan Araştırma Gezisinin Raporu.) Ermenilerin bu şekilde göç etmelerinin vilayete zarar verdiğini anlayan Türkler, sorunu onların durumunu iyileştirerek değil de, onların yerine Müslüman Çerkezleri yerleştirerek çözmeye çalışıyorlar. Hükümet, Müslüman Çerkezleri zorla Ermeni köylerine yerleştiriyor ve onlara en iyi toprakları veriyor. Ayrıca onları her…