Bilgi Bakkalı
Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.
about
Kategori: Yahudilik, Tevrat
-
Türkiye, 1955’te Ürdün hükümetine, Bağdat Paktı’na katılmaması halinde (hiçbir zaman da katılmadı) Türkiye’nin bir gün Ürdün’e karşı İsrail’in yanında savaşabileceğini belirtti. Bu tehdidin ardından Washington ve Londra, Türkiye’yi esas itibariyle Batı-yanlısı olan Arap liderlerini kendisinden uzaklaştırmaması konusunda uyardı. Sf.78 Alıntı; Yeni Türkiye Cumhuriyeti (Yükselen Bölgesel Aktör) – Graham E. Fuller, Çeviri; Mustafa Acar, (Doğan Kitap,…
-
Her ne kadar İsrail ile yakın iş ilişkilerini devam ettiriyor olsalar da, Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Gül, İsrail’in Filistinlilere uyguladığı politikaların, özellikle Ariel Şaron ve daha sonra da Ehud Olmert yönetimindeki koyu sağcı hükümetlerin uyguladığı politikaların katılığını sert bir dille eleştirmişlerdir. Sf. 148 Türkiye anti-Semitik yayınlarda rahatsız edici bir artışa tanıklık etmiştir. Buna ilaveten,…
-
(Kozinoğlu’nun not alış biçimine göre yazıldı) İleride örnekleri görülmüştür. Örneğin DAVOS’ta “one minute” dedikten sonra Türkiye’ye döner dönmez Dışişleri’ne verdiği ilk emir, gizli gizli “İSRAİL ile nasıl barışırız, araştırın” olmuştur. (Kaynak: Dışişleri Müsteşarı Feridun SİNİRLİOĞLU.) s. 201 Alıntı; Kâşif Kozinoğlu’nun Mezara Götürmediği Sırlar, El Yazıları Tıpkı Basım – Kâşif Kozinoğlu, Hazırlayan; Ergün Gedek (Aydınlık Yayınları,…
-
Hatta bu dengenin unsurları, belki birtakım solcuların tuhafına gidecektir. Mesela, İsrail’e nazaran dış politikada Arap dünyasını tercih etmektedir. Arap dünyasına giden Rus Mig uçakları Türkiye üstünden geçme müsaadesi alabilmektedir. Doğu Bloku’yla ekonomik ilişkiler gelişmekte, 360 milyon dolarlık bir kredi anlaşması yapılmaktadır. Söylentilere bakılırsa, bu projelerin uygulanmasına gelecek uzmanların kontrolü dolayısıyla Demirel ile dış istihbarat çevrelerinde…
-
Müslümanların yönetimi altında İspanya Yahudileri zenginleşerek varlıklarını sürdürdüler. Magripli Müslümanlar, Yahudilere karşı çok merhametli davrandılar. Müslümanlar, Kurtuba, Gırnata ve Toledo gibi elde ettikleri şehirlerin yönetim birimlerini genellikle Yahudilere bıraktılar. Yahudi tüccarlar ve onların ticareti cesaretlendirildi, teşvik edildi ve başarılar elde ettiler. Yahudi ve İslam düşüncesi birlikte yeşererek birbirlerini desteklediler, içlerinde Kurtuba’nın da bulunduğu, Müslümanların İspanya’da…
-
Anlamlı bir tablo ortaya çıkarmak için detayla ilgili parçaları dikkatlice incelemeliydik. Merovenj’lerde Musevi etkisi olup olmadığını belirlemek zorundaydık. Merovenj krallarının anti-semitik olmadığı açıkça görülmektedir. Tam uyumlu görünmelerine karşın, Roma kilisesinin keskin protestolarına rağmen, hükümranlığı altındaki topraklarda Yahudilere karşı kesin bir sempatileri vardı. Yahudilerle karşılıklı evlilikler sık sık olan şeylerdi. Özellikle güneydeki Yahudilerin çoğu büyük gayrimenkullere,…
-
Ortodoks Hıristiyanlığa en tehlikeli tehdidi oluşturan Arius’un sapıklığı idi. Arius 318 yılında İskenderiye’de kilise ileri gelenlerinden bir papazdı. 335 yılında öldü. Arius’un Ortodoksluk ile olan anlaşmazlığı oldukça basit ve tek bir konudaydı. Arius İsa’nın tümüyle ölümlü olduğunu, ilahi olmadığını, ilham edilen bir öğretmenden başka bir şey olmadığını savunması tek ayrılık noktasıydı. Bedende cisimlenmeyen, vücut bulmayan,…
-
Sapkınların en çok üne sahip olanı Mitharaik, Zerdüştlük gnostik (1) ve Hristiyanlıktan etkilenen Maniheizm’di. Bu mezhep, MS. 214 yılında Bağdat yakınlarında Persli bir kral ailesinden olan Mani adına birisi tarafından kuruldu. Genç Mani, babası tarafından zahitlik ve dinî açıdan evlenmemeyi ilke edinen, vaftiz edilme ve beyaz cübbeler giyilen bir mezheple (muhtemelen gnostizm idi) (1) tanıştırıldı.…
-
Zamanın üçüncü büyük sapkını; MS 120-130 yılları arasında İskenderiye doğumlu bilgin Basilides’di. Basilides hem İbrani yazmalarına hem de Hıristiyan İncillerine aşinaydı. Aynı zamanda Mısır ve Helenistik düşüncesine de meraklıydı. İncillere yirmi dörtten fazla yorum kattığı sanılmaktadır. Irenaeus’a göre, Basilides en çirkin sapkınlığı yaymıştı. Basilides, çarmıha germenin yalan olduğunu, İsa’nın çarmıhta ölmediğini, kendi yerine Sirene’li Simon’un…
-
Bu kişiler Roma savcısına kolayca rüşvet vererek, yolsuzluk yaparak İsa’ya ihanet ederek sahte bir çarmıha germeyi düzenlemiş görünüyorlar. Bunu da özel yerlerde ulaşılması güç, birkaç kişiyle planlamışlardır. İdam hükmü İsa’nın yerine bir vekile uygulanmıştır. Veya rahip-kralın kendisi aslen ölmemiştir. Akşam karanlığına doğru, görüntülerin net seçilemediği bir saatte ceset, tam vaktinde bitişikteki bir mezara kaldırıldı. İki…
-
Arimethea’lı Yusuf hakkında çok az bilgi mevcuttur. İncil’ler Yusuf’un, İsa’nın gizli bir öğrencisi olduğunu, çok zengin olduğunu ve Roma yönetimi altındaki Kudüs’ün Musevi toplumunu yöneten Yahudi Ulular Meclisi Sanhedrin’e dâhil olduğunu kaydetmektedir. Öyle görünüyor ki Yusuf oldukça etkili birisiydi. Sf. 424 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal Kâse) – Michael Baigent, Richard…
-
Bu olay doğru olsa bile kaçınılmaz gerçek şu ki; İsa, Roma yönetimi, Roma mahkemesi, Roma mahkûmiyeti, Roma askeri ve Roma infazının bir kurbanıydı. Bu infaz ki sadece Roma’nın düşmanlarına uygulanan bir şeydi. İsa’nın çarmıha gerilmesi Yahudiliğe karşı suçlardan değil imparatorluğa karşı işlenen suçlardan dolayıdır. Sf. 415 Alıntı; Tapınak Şövalyeleri (Savaşçı Keşişler Tarikatı, Kutsal Kan, Kutsal…
-
Bu bilgi düzeyi İsa’nın resmi bir hahamlık eğitimi gördüğünü ve haham olarak tanındığını göstermektedir. Bu, kelimenin tam anlamıyla İsa’yı bir haham olarak gören gelenekle de örtüşmektedir. Fakat eğer İsa, kelimenin tam anlamıyla bir haham idiyse, bir evlilik muhtemel değil, o tam olarak kesindi. Sözlü anlatıma dayanan Yahudi Talmud kanunu bu konuda oldukça kesindir:. “Evlenmemiş birisi…
-
M.S. 6. yılında durum daha da kritik hale geldi, ülke idari olarak Yahudiye (Judaea) ve Celile (Galilee) olmak üzere ikiye ayrıldı. Celile’nin kralı, Herod Antipas oldu. Fakat Yahudi’ye ruhani ve dünyevi bir merkez olarak, Kayseri’de Roma’lı bir vali tarafından direkt olarak Roma kanunlarıyla yönetildi. Roma rejimi zalim ve despottu. Rejim, Yahudiye’nin kontrolünü ele geçirmek için…
-
İncil kitaplarından ikisi olan Matta ve Luka; İsa’nın soyu ve doğuşu hakkında biri diğerine göre açıkça söylemek gerekirse tuhaflık sunar. Neredeyse belirgin hiçbir şey yoktur, mesela; Matta’ya göre, İsa Davud’dan Süleyman’a geçen bir soydan gelmiyorsa, krallığa yasal hakkı olmayan bir aristokrattı. Diğer yandan Luka’ya göre, Hz. İsa’nın soyu Davud’dan geldiği için statüsü bir dereceye kadar…
-
Dört İncillerde geçen uğursuz anlaşılmaz kadın Magdalena belki de gerçekte İsa’nın karısıydı. Belki de onların evliliğinden çocukları oldu. Çarmıha gerilmeden sonra, Magdalena belki de en azından bir çocukla beraber Fransa’ya kaçırıldı. O sıralar Fransa’da bazı Yahudi topluluklar yerleşmişti. Ve Magdalena orada mülteci olarak kabul edildi. Belki de İsa’dan direkt olarak gelen bir kan bağı mevcuttu.…