Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yahudilik, Tevrat

  • Tevrat’ın 162 ve 163 ve 164’cü sahifelerinde Tasniye (Tesniye) faslının 13’cü babının 6’cı ayetinden 18’ci ayetine kadar olan kısmında “her kim dinini değiştirir ise onu mutlak katl ve taşlarla recmedeceksin” Sf. 424 Dip Not; Söz konusu ayetler Musevi dininden ayrılanları kast etmeyip toplum içinde paganizmi savunanları kast etmektedir. Yahudi şeriatında Museviliği terk eden, dinini terk…

  • Katliam gecesi (Kasım 1946) Urfa Hahamı Azzur (Ezra) Aka (Mizrahi) ve haham Yusuf Hamuz (Büyüktosun) (Yosef Kohen), İshak Hayim Şorkaya’nın kayınpederinin ruhuna mevlit okumak üzere Şorkaya’nın evinde bulunuyorlardı. Mevlit’in okunması ve yemek yenilmesinden sonra Şorkaya iki hahamı yatıya tuttu. İshak Hayim Şorkaya, eşi ve üç çocuğu her zaman olduğu gibi aynı odada, 17 yaşındaki Yakov’la…

  • Urfalı Yahudiler tarafından “Siverekli” olarak çağrılan İshak Hayim Şorkaya küçük bir esnaftı ve sakin bir hayat sürüyordu. Ancak en büyük oğlu Hayim’in (Haymun) davranışları onu sürekli endişelendiriyordu. 17 yaşındaki Hayim çalışmayı reddediyor, babasından sürekli para talep ediyor, reddedildiğinde kavga çıkarıyordu. Hayim 1944 yılında ailesiyle ilişkisini kesti ve evden ayrıldı. Urfalı Şeyh Muhammed’in telkiniyle 1945 yılının…

  • Urfa Yahudilerinin tarihi oldukça eskiye dayanmaktadır. Urfa, Hıristiyan hâkimiyeti altındayken Edessa olarak anılmaktaydı, ikinci Tapınak’ın Kudüs’te inşa edildiği zamanda Edessa’da Yahudiler yaşıyordu. Hıristiyan döneminin birinci yüzyılında Edessa’nın doğusundaki Hadaib’ı Edessalı Yahudilerle akrabalık bağı olan Yahudi krallar yönetiyordu. Behri Krallığı sırasında Mezopotamya halkı, kendisini düşmanlardan kurtardığı için Kutbi adında Yahudi bir kadını çok seviyordu. Sf. 414…

  • Leyla Neyzi, 1949 yılında İstanbul’da doğan Fatma Arığ ile bir mülakat yapar. Bu mülakatta, “Ben çocuğuma bütün açıklığıyla her şeyi anlattım. Sabetayist olmaya benim de hiç niyetim yok. Ama bu kültürü yok saymaktansa, iyi taraflarını görmek ve bununla da iftihar etmek lazım” diyen Arığ; Sf. 408 “Anneannemin niye namaz kılmadığını sorguladığımda hep, ‘biz Atatürkçü’yüz’ cevabını…

  • “Ve öyle bir Yahudileri öyle bir çevirmiş ki, Sabatay Sevi dinine çevirmiş, bütün Selanik Yahudileri bu dine girmişler. Kendileri görünüşte Türkler gibi, Müslüman gibi yaşıyorlar, hiç Sabatay Sevi’yle alakaları yok, fakat öyle usulleri, kaideleri var ki, annemin bir arkadaşı varmış mektepten, çok iyi bir kızmış. Evlenecekmiş. O anlatmış anneme. “Ben” demiş, “zifaf yapmadım” demiş. “Beni”…

  • Ayrıca bu yaşlı kuşağın biri Türk diğeri de Yahudice olmak üzere iki isimleri vardı. Sabetay’cı kökenli kişilerin cenaze namazları hep Teşvikiye Camii’nde kılınır, cenazede imam töreni İslâm dinine göre icra ederken, avluda bekleyenler arasında bulunan bir “hahamlar” gurubu da Sabetay’cı ritüellere göre dualar okurlardı. Sf. 388 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N.…

  • Yahudi genç kızlar arasında yaygınlaşan fuhuşu önlemek için Samuel Cohen’in tavsiye ettiği en önemli tedbir eğitimdi. Sf. 341 İstanbul’da fuhuş faaliyetinin esas itibariyle yabancı uyruklu Yahudiler tarafında yaygın bir şekilde icra edilmesi yerel Yahudi cemaatini de etkileyecekti. İstanbul Yahudi cemaati Osmanlı topraklarında doğmuş hiçbir Yahudi genç kız veya kadının fuhuş ve genelev patronluğu yapmamasıyla övünüyordu.…

  • Üsküdar’daki bütün genelevler Bülbül Deresi’ndedir. Kadıköy bölgesinde, Rıza Paşa’da dört, Yel Değirmeni ve Orta sokaklarında (Moda’da) birer genelev bulunmaktadır. Beyoğlu ve Galata’da ziyaret edilen 159 genelevde faaliyet gösteren fahişelerin milliyetlerine göre dağılımı ise şöyleydi:             Abanoz         Ziba    Galata         Toplam        Yüzde Rum       147             52        187               386               58 Ermeni     49             13     …

  • Odessa coğrafi konumu ve kayda değer Yahudi nüfusu nedeniyle beyaz kadın ticaretinde önemli bir diğer merkezdi. 1860 yılında Odessa’yı gezen bir Fransız seyyah Yahudilerin beyaz kadın ticaretini ellerinde tuttuklarını ve tuzaklarına düşürdükleri kadınları İstanbul’a gönderdiklerini yazıyordu. Bir gazeteciye göre İstanbul’da fuhuşla meşgul olanların sayısı o kadar kalabalıktı ki bununla iştigal edenler Sefarad ve Aşkenaz cemaatlerinden…

  • Hâlbuki 1880 ila 1939 yılları arasında Yahudiler hem “beyaz köle ticareti”nde aşikâr bir şekilde etkindiler, hem de bu etkinlik coğrafi olarak çok geniş bir alana yayılmıştı.  Galiçya, Avusturya, Polonya, Romanya gibi Doğu Avrupa’nın önemli Yahudi yerleşim merkezleri fuhşun en yoğun olduğu ülkelerdi. Sf. 323 İstanbul’daki genelevlerin Galata’da yoğunlaşmalarının nedeni de aşikârdı: Galata limana yakındı.  İstanbul’da…

  • Birinci belge 1312-1329, (1902 ilâ 1914 doğumlu), yani 27 ilâ 39 yaşları arasındaki İstanbullu gayrimüslimleri kapsamaktadır. Kararnamenin özelliği laik bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti’nin olağanüstü koşullar söz konusu olduğunda bu ilkeden sarfınazar etmesi ve sadece gayrimüslim yurttaşları askere çağırmasıdır. Sf.300 18 Mart 1942 tarihli kararname ise bu kez 18 Nisan 1941 tarihli ilk kararnameyle silahaltına…

  • (Prof. Dr. Alaattin Akçasu yazıyor;) “Büyük Atatürk, 1938 yılı başlarında Prof. Schvvartz’ı Dolmabahçe Sarayı’na çağırtmış. Kendisine gizli bir görev vereceğini söylemiş. Göreve gelince… Prof. Schwartz İngiltere’ye giderek, hükümetin bilimsel danışma kuruluyla, ufukta görünen İkinci Cihan Savaşı konusunda bazı görüşmeler yapacak, bu görüşmelerde Türkiye’nin Almanlarla birlikte savaşa girmesini önleyecek temasların yanı sıra, İngiliz ve Fransızlarla bir…

  • Alman profesörlerin sözleşmeli olarak çalışmaları sağlanıyordu.  Üniversite reformunun tamamlanmasıyla birlikte 18 Kasım 1933 tarihinde yeni öğrenim yılma başlayan İstanbul Üniversitesinde öğretim görevlileri arasında artık Yahudi asıllı Alman bilim adamları da vardı. Sf. 276 Fritz Adrudt, Breslau Üniversitesi                 Genel Kimya Hugo Braun                                                 Bakteriyoloji Leo Brauner, Jena Üniversitesi                     Botanik [Harry] Dember                                            Pratik Fizik…

  • Mişon Ventura 21 Mart 1912 tarihinde Paris Akademisi Hukuk Fakültesinden mezun olacak ve İstanbul’a geri dönecekti. Sf. 189 Aynı tarihlerde Dârülfünün Hukuk Mektebi’ne müderris (profesör) olarak girecek, Mukayeseli Hukuku Medeniye, Felsefe-i Hukuk, Deniz Ticareti Hukuku, Roma Hukuku derslerini verecekti. Dârülfünûn’un İstanbul Üniversitesi’ne dönüşmesinden sonra önce 31 Mayıs 1933 tarihinde kabul edilecek kanunla geçici kadroya alınacak,…

  • (Alliance Israelite Universelle (AIU) Arşivlerindeki Aron Halevy’nin Paris’e yolladığı 12 Mart 1890 tarihli mektubundan) “Belli bir öneme sahip ilk Polonyalı Yahudilerin Konstantiniye’ye yerleşmelerinin 1854 yılında başladığı görülmektedir. Kırım savaşı döneminde Müttefik Orduları tarafından esir alınan bazı Rus Yahudi’si askerler Konstantiniye’ye nakledildiler ve orada halen yaşadıkları semtte kalmaları emredildi. Bu askerlerin gelmelerinden epey önce Konstantiniye’de parlak…

  • Abrevaya 1950 yılında Yahudi Cemaati Cismanî Meclis Başkanlığı’na seçildi. Aynı zamanda Balat’taki Or Ahayim Hastanesi’nin fahri başkanıydı. Ülserden muzdarip olan Abrevaya hastalığının vahimleşmesi üzerine ameliyat edildi ancak kısa bir süre sonra 22 Mart 1953 günü vefat etti 25 Mart 1953 günü Neve Şalom Sinagogu’nda düzenlenen dinî bir törenle Arnavutköy-Musevi mezarlığında toprağa verildi. Sf. 184 Alıntı;…

  • 1 Mart 1935 tarihinde TBMM’ye seçilen Abrevaya V. ve VI. Dönem milletvekili olarak görev yaptı ve 8 Mart 1943 günü milletvekilliği sona erdi. Milletvekili olduğu süre zarfında Sıhhat ve İçtimaî Muavenet Encümeni üyeliğine seçildi.  Bu faaliyetinin dışında da herhangi bir etkinliği olmadı. Bunun nedeni de Tek Parti döneminde bağımsız milletvekillerinin daha çok simgesel bir öneme…

  • Abrevaya’nın Betty Ross adındaki İngiliz gazeteciye verdiği demecin Yeni Asır’da yayınlanan Türkçe çevirisinin tam metni şöyleydi: Fransızca olarak, “Türkiye’de hiçbir vakit, ne dinî ve ne de İktisadî Yahudi aleyhtarlığı olmamıştır” diyerek, söze başladı ve devam ederek, “sureti umumiyede, Yahudi aleyhtarlığı hissi bu iki kaynağın birisinden veya her ikisinden doğan bir his gençlikten ileri gelir fakat…

  • Abrevaya’yı tanıyan bir meslektaşı Niğde’den bağımsız milletvekili seçilmesinden sonra Abrevaya’nın Niğde’nin nerede olduğunu bulmak için ansiklopediye baktığını hatırlıyordu. Sf. 165 Alıntı; Devlet’in Yahudileri ve “Öteki” Yahudi – Rıfat N. Bali, (İletişim Yayınları, 1. Baskı 2004 – Sf. 165) kitabından birebir alınmıştır.