Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yahudilik, Tevrat

  • Babası dışında diğer önemli hocası ise “Selanikli Esad Dede” idi, bazı kaynaklar, Esad Efendiden Arabî dersi aldığını ileri sürüyorlarsa da, dersinin Farisi olması ihtimali daha yüksektir. Nitekim Damat Ömer Rıza, “Selanikli Esad Dede’den Gülistanı Hafız Divanı’nı ve Mesneviyi” okuduğunu haber veriyor. Öte yandan, Selanikli Esat Dede’nin Yahudilikten mühtedi olduğu konusunda ise ihtimal değil kesinlik var,…

  • Elmalılı Hamdi Efendi ile birlikte yapacaklardı, Elmalılı veya “Almalılı” bir İbrani adıdır ve çok yaygındır, ahfadının İbrani aslını tespit edebiliyoruz; Hamdi Elmalılı’nın eline geçen bazı çeviri denemelerini Elmalılı’nın “cezalet” açısından zayıf bulduğu muhkemdir. Bu sözcük, dilde kem küm ya da “gakguk” etmek için kullanılıyor. Öyledir, çeviri örnekleri kekemedir. Sf. 190 Alıntı; Çöküş (Gizli Tarih) – Yalçın…

  • Ahmet’in babası Mehmet Davutoğlu, ilk eşi Memnune ölünce, bu adın ilk üç konsonu “mmn” Maamin ile aynıdırlar, “Sefure” ile evlenmişti; bu adın, “sefure”, hazırlamış olduğum isim’ seçkisinde olmamasına rağmen, bir Karay adı olduğunu göstermek zorundayım. Sf. 170 İsim-bilim’in önemli bir açıklayıcı değişken olduğunu görüyoruz, Davutoğlu’nun -kızı Sefure’nin Sabri Ülker’in kızı Ahsen Özokur’un oğlu Ahmet ile…

  • Mezar taşlarının okunmadığı ve isim bilim’in gelişmediği bir ülkede tarih biliminin varlığından söz etmek zordur. Tarihimize, baktığımızda ise bir “Karadavudzade Mehmet Efendi” ile karşılaşıyoruz; ne anlama geliyor, şimdiye kadar böyle bir sorunun formüle edildiğini sanmıyorum. Nedenlerini sıralayabilirim, a- Karayların varlığı dahi bilinmiyor, b- dinler tarihine ilgimiz çok az, yasak bölgelerimizden birisidir, c-İbraniyet’i ve gizli Yahudileri…

  • Kaynak; E. İ. Lebedeva Kız isimleri: Arzu, Aytolu, (Aydolu), Akbike (Akbige), Altın, Aray, Awa (Melodi, Hava), Biyana, Biyim, Bikeneş (Bigeneş), Bereha, Biçe (Bike- Bige), Bikelek, Bikeç’, Goher (Güher?), Gülüş, Gülya, (Gül türevi), Dovlet (Devlet), Cevahar, (Cevahir), Kira, Murad (Dilek), Nazlı, Sima, Simha (Semahat?), Sultan, Saadet (Sadet, Sedat?), Totay. Erkek isimleri: Anan, Ananiy, Avinay, Avram, Azeriy,…

  • Ne yazık, Karaylar hakkında bilimsel bilgileri, sadece Rusça dilinde buluyoruz. Bunlardan birinde, Anan öğretisinin zorunlu ve temel ilkesi olarak, vera v edinogo Boğa i v to, şto Moisey, Yisus i Magomet bili ravnoapostol’unu prorokami ego, tek Tanrıya inanmak ve Musa, Yisus ve Muhammed’i eşit değerde peygamber kabul etmek gösteriliyor. İslam’a yakın ve bazı açılardan daha…

  • Bunlardan birisi Münir idi, şimdi “Münir Ertegün” olarak biliyoruz. a-Washington sefiri olarak ölmüştü, zaman geçmişti, Amerika, Türkiye’ye giriş yaparken Moussuri Harp Filosu ile gelmişti, karşılanması Tezler’de yazılıdır, İstanbul, sömürgecilerini şenliklerle ve bir bayram havasında denize açılarak kabul etmişti, fakat Moussuri eli boş gelmek istemedi ve mezarını açtılar, Münir’in cenazesini alıp geldiler ve şimdi, İstanbul’da Özbekler…

  • Ahmet’in annesi “Sefure” idi, karısı “Sare” oldu, kızına “Hacer Bike” adını koydular; bütün isimler karaydılar ve soyadı “Davutoğlu” ekstra, Karaizm’in kurucusu Anan ben Davut’a nisbet davutzâde, Davudov, ya da “Davutoğlu olarak taşıyorlar, işte Ahmet Davutoğlu’nun bakan olmasının nedeni de buradadır. Bakan olunca, Devlet Bahçeli, “milletvekillerinden dış işleri bakanı olabilecek birisini bulamadınız mı” yollu soruyordu, biliyor…

  • Masonizm ve/veya Sabetayizm iddiam yok, fakat Mehmet Ragif Ersoy, bir Karay’dır. Bunu not ederken de, Mehmet Ragif’i değil, dönemini açıklamayı deniyorum. İbrani “kara” sözcüğünden geliyor, kurucusu Anan ben Davut idi, sekizinci yüzyılda Bağdat’ta yaşamış bir hahamdı ve Karaism’i ortaya çıkardı; İbraniler “karaim” diyorlar, Avrupalılar “karaid” tabir ediyorlar ve biz “karay” diyoruz. Sadece Tevrat’ı okumayı, hahamları…

  • Teşkilat-ı Mahsusa, when it had carried out its great coup d’etat’. “Demek ki, Britiş Dış İşleri Bakanlığı arşivlerine göre Teşkilat-ı Mahsusa da, Mason Localarında kurulmuştu.” Öyle anlaşılıyor ki, Teşkilat-ı Mahsusa kuruluşu tarihi de, “Büyük Hükümet Darbesi” günlerine düşülmektedir. Gizli “Teşkilat” ama İngiliz istihbaratı biliyor ve mason localarında örgütlendiklerini kayıt ediyorlar. Tarih, doğrudur. Sf. 126 Alıntı; Çöküş…

  • Yunus Emre, bir ümmi ve bir sufi idi, Horasan’dan geldiğine inanılıyor, İbranîyet etkilidir. Hurufi olduğunu söyleyebiliriz, Kabalaya çok yakındır. 2009 yılında dizeleri, İbrani dilinde ve İsrael’de yayınlandı ve felsefesi ile Musevilik arasında bağlar kuruldu. Güçlü bağlar var. Şu açıklayıcı notları eklemek durumundayım. Ümmi, Arabî “üm”, aslı “um”, ana sözcüğünden geliyor, “ümmi”, anadan ya da anadan…

  • Bir parantez açarak, burada bir soru formüle etmek gereğini duyuyorum, 1920 – 1921 yılında, çok zengin Elen yurttaşlarımız, nerede bulunuyorlardı, soru budur. Cevabı ise çok basittir; Selanik’ten gelen Sabetayistlerimizin en çok yerleştirildikleri yerlerde yaşıyordu. Bunun anlamı şudur; çok zengin Elenler topraklarından söküldüler ve mülklerine, Selanik’ten getirilen Sabetayistler yerleştirildiler. Bu yerler, benim tespitlerime göre, Antalya, Kayseri…

  • Bir “Karay” olan Ahmet Davutoğlu’nun eşinin adı da Sara’dır, İsak ya da Yisak’tır ve Türkçe karşılığı “Gül” olup, “güler”, hande, “gülüş” ve “gülen” türevleridirler. Demek ki “gül” ve “gülen” köken olarak birbirine yakın duruyorlar. Sf. 23 Karaim’in kurucusu Anan Bin Davud idi, Anan, “Bulut” demektir, “Bin Davud” ise “Davudoğlu” olmaktadır. Ahmet Davutoğlu’nun bir “ Karay”…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Van Ermenileri ile ilgili V. Cuinet çok ilginç açıklamalarda bulunmuştur: “Onların büyük bir kısmı, Yahudi kökenlidir. Onların soyu, II. Tigran (Büyük Tigran) tarafından Filistin’den getirilen esirlere dayanmaktadır. Şimdi bile eski Yahudi ırk ve tipine has özellikleri onlarda bulmak mümkündür.” Sami kanının karışımı ile…

  • (Belge 5; “Genelkurmay Başkanlığı Albayı D. V. Putyata’nın Küçük Asya Hakkındaki Notu”) Pek yakında Küçük Asya’ya özel antropolojik gezi gerçekleştiren Dr. Eliseyev (4 Mart 1887’de Rusya imparatorluğu Coğrafya Cemiyeti’nde konuyla ilgili sunum da yaptı), çok sayıda tasvir ve ölçüm yapmasına rağmen, Ermeni tipi ile ilgili kesin varsayımlarda bulunmaya cesaret edemeyerek söz konusu tipi genel hatlarıyla…

  • Zeki Velidî Togan (giriş s. 20 – 2i de) : “İranlılar gibi Yahudiler de bütün milletleri kendi neslinden türemiş gibi göstermek için çeşitli urukların adlarını kendi ananelerince bilinen isimlerle birleştirmişlerdir. Sf. 39 Alıntı; Tarih Boyunca Türk Kavimleri – Edip Yavuz,  (Kurtuluş Matbaası, 1968, Sf. 39) kitabından birebir alınmıştır.

  • Dersimlilerce sayılacak en kutsal şey erkândır (amentü veya Musa’nın asası). Biri Musa’nın asasına küfür etmeye cüret etse Dersimliler fena halde öfkelenir, hatta ölümle tehdit ederler. Seyitlere ve dedelere göre Musa atalarıdır ve kimi de kendilerinin, özellikle seyit ve dedelerin onun soyundan geldiğini iddia ederler. Sf. 123  Alıntı; Dersim (Seyahatname) – Antranik, Ermeniceden Çeviren; Payline Tomasyan,…

  • Dersimlilerin kendine özgü, hiçbir kitaba bağlı kalmadan, sözlü olarak aktardıkları bir dinleri vardır. Ama bu dine ne ad verilir bilemiyoruz. Ne Hıristiyan, ne Müslüman ne de Musevi. Hepsinin karışımı; eski ve yeni tüm dinlerin karışımı. Görünüşe göre Museviliğe daha yönelimlidirler. Museviliğe ait dini ritüeller hemen büyük ölçüde onlarda da görülür ama Tanrı tarafından gönderilen tek…

  • Bütün Dersim’de, ayrı ayrı aşiretler halinde, 200 bin dolayında İslam olmayan Kürt yaşar. Bunlara genellikle Kızılbaş adını verirler. Bunların bir bölümüne de Çırak söndüren (1) derler. Bugüne değin hangi ırka veya millete ait oldukları, yani hangi soydan geldiklerine dair somut bir kanıt yok. Şimdiye kadar hemen tümüyle başına buyruk kalarak, yurdumuzda bir tür cumhur idaresiyle…

  • İzmir’in yarısı sanki Frengistan’dır. Hiç kimse bir frenge bir sille vuramaz. Derhal bekçiler yakalayıp hâkime götürürler, ya hâkim katleder, ya kefereler katledip Müslüman na’şını kaybederler. Ama havası çok güzel olduğundan öyle kefere dilberleri vardır ki âşıkların aklını perişan eder. Yedi adet kefere kiliseleri vardır. Patrik ve keşişler ile doludur. Bütün kefere evleri şehrin kuzeyinde olup…