Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Dönek acımasızdır; kendinden korkar. Dönek saldırır. Dönek sanrılıdır; halüsinasyonu saldırısıdır. “Kısaca söylemek gerekirse, bir objenin yanlış bir biçimde algısına illüzyon, obje olmadan oluşan algıya ise halüsinasyon diyoruz.” Sf. 71 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 71) kitabından birebir alınmıştır.

  • Yaşam, yaşamı tekmeleyebilmektir. İnsan için ömür, eyleminin yoğunluğudur. İdam sehpasını tekmeleyebilen genç çok uzun yaşamıştır; çünkü zamanını belirleyen kendisinin hızıdır. Sf. 69 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsanlığın gelişimi, doğanın kontrolü yönündedir. İnsan doğayı ve kendi yazgısını kontrol ettiği ölçüde insanlaşıyor. Böylece insanlığın gelişimi doğaüstü güçlerin varlığını red ile birlikte yükseliyor.                                    Doğaüstü güçlere inanmak, insanın zavallılığıdır. İnsan olmaktan çıkışını gösteriyor. Bu bağlam içinde Marx’in, Hegel’in Hukuk Felsefesinin Eleştirisine Katkı-Önsöz’ünden bir aktarma yapmak zorunluluğunu duyuyorum: Şöyle: “Din, ya kendisini henüz bulamamış ya da…

  • Psikiyatri, insanın ruhsal yapısının geliştirdiği savunma mekanizmalarına yer veriyor. Ruhsal kişilik, çözemediği tansiyonlar karşısında bilinçdışı yollarla, savunma mekanizmaları geliştiriyor. Sf. 32 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 32) kitabından birebir alınmıştır.

  • Belleği silme yalnızca propaganda işi değil. Bir tezi yazabilirim: En iyi bellek silici; işsizlik ve ölümdür. Hitler’in yükselişini işsizliğin ve siyasi cinayetlerin bir sonucu olarak düşünmek mümkündür; Sf. 31 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 31) kitabından birebir alınmıştır.

  • Hiç bir yanlışlık kendiliğinden ortadan kalkmıyor. Bilinçli çaba gerekiyor. Sf. 12 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 12) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Halka gitmek”, “Anadolu’yu bilmek”, “Somut konuşmak” ve benzerleri, ilk bakışta çekici olmakla birlikte çok zaman yanıltıcıdır; halk her zaman doğru değil, ancak her zaman doğrulayıcıdır. Anadolu, çok zaman gericiliğin beşiğidir; ancak aynı zamanda ileri Türkiye’nin rahmidir. Somutu aşmadan bir ülkede bilim doğmaz. Sf. 22 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988…

  • (Otoban:) Kendinden yasak. Sf. 8 Alıntı; Küfür Romanları – Yalçın Küçük, (Tekin Yayınevi, 2. Baskı 1988 – Sf. 8) kitabından birebir alınmıştır.

  • Eşref Paşa, Türkiye Kürtlerini incitmek ve başka­larının kucağına itmek istemiyordu. Paşa, silahlı Kürtler ile mücadeleyi Tür­kiye sınırlarının tümüyle dışında yapmak istiyordu ve bununla, özellikle İsrael’e ters düşüyordu. Eşref Paşayı düşürdüler. Sf. 605 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 605) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diğer yandan, Washington’daki gizli servislerle çalıştığını kuvvetle tahmin ettiğimiz Mehrdad Izady’ın “The Kurds” çalışması yeni yayımlanmıştı. Izady, burada, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı illerin Türkiye’ye bir yük olduğunu ve bu bölgenin Türkiye’den ayrılması halinde geriye kalan coğrafyada Türklerin daha müreffeh olacağını ileri sürüyordu. Sf. 606 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 606)…

  • Aydınları kırmak, halkı korkutmak içindir. Dönemeçlerde, korkuya ihtiyaç var. Korkmuş halk, halk değil, sürüdür. Sivas Katliamı ve tıpkı, Eylülist darbeden hemen önce Maraş Katliamı misali, sürüleştirme operasyonları meyanındadır. Tekeliyet, sadece sürülerle ayakta durabilmektedir. Maraş ve Sivas Katliamları, tekeliyeti kurma, operasyonları oldular. Sf. 604 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 604) kitabından…

  • İlhami Soysal, Süleyman Demirel’in asıl ad ve soyadını ise, “Süleyman Sami Gündoğdu” olarak vermektedir. Sf. 597 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 597) kitabından birebir alınmıştır.

  • Tekeliyet ise, bir komplolar düzenidir. Çünkü halk’sızdır ve çünkü taban’sızdır. Komplo, az sayıların oyunudur ve geniş kütlelerin oyun dışı kalmaları şarttır, ilaveten, komünikasyon alanındaki bütün teknolojik yeniliklere karşın, bir Orta Çağ karanlığını gerekli kılmaktadır. Şimdi bu karanlık caddelerde değil sürülerdedir. Şimdi karanlık beyinlerdedir. Sf. 592 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf.…

  • Sabatayizm’de beşik “kertmesi”, Osmanî’de “beşik uleması” meşhur idi. Osmanî’de, seçilmiş ailelerin mahdumları (çocukları), daha beşikte iken müderris (profesör) tayin ile bunlar, Sf. 585 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 585) kitabından birebir alınmıştır.

  • Gözün, beynin yerine geçtiği bir Türkiye’deyiz. Sf. 576 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 576) kitabından birebir alınmıştır.

  • Demek ki, camilerin, devlet eliyle, politize edilmeleri, Komünizmle Mücadele Dernekleri ile başlıyordu; Sf. 542 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 542) kitabından birebir alınmıştır.

  • Diplomatlarımız, düşünceli nazik ve aynı zamanda zekâ özürlüdürler. Darwin bize kullanılmayan organların köreldiğini de öğretmişti. Akıllarını kullanmadıkları için akıl-hareket hızını düşürüyorlar ve biz çok hızlı çalışan akla zekâ ve hızı çok düşmüş olana da “zekâ özürlüsü” tabir ediyoruz. Sf. 535 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 535) kitabından birebir alınmıştır.  

  • İsrail’e gönderilen ilk “diplomat” küçük bir skandal olmasa da büyük bir sürprize yol açmıştı; İsyan’ın birinci cildinde var. Türk diplomasisinden gönderilen elçinin, Türkçede “savcı” ve İbrani’de “nebi” veya “nevi”, İsrael Devlet Başkanı‘na prezantasyonu merasimi yapılıyordu, mektup sunulmaktadır. Yanında bir İsrael’li diplomat olması zorunludur ve bizde de öyle oluyor. İsrael’li Devlet Başkanı sormuştu, “Ne kadar zamandan…

  • İspanya’da Yahudilere uygulanan ilk büyük katliam 1392 tarihinde oldu; çıkmaya başladılar ve dağıldılar, her tarafa gidiyorlardı. Türkiye’ye de geldiler ve bu tarihte Osmanlı emirliğinde dini tahakküm yoktu ve özellikle Yıldırım’ın yenilmesiyle başlayan iç savaş döneminde, nerede ise bir no man’s land izlenimi veriyordu, çıktılar. Hiç kimse davet etmedi, ihtiyaç da yoktu ve bunlara ya “avdeti”…

  • Fuller, Türkiye’de daha çok biliniyor ve diğeri de daha çok bilinmeye adaydır. Söyledikleri çok açık; “sol güçlüydü, karşısına İslam’ı çıkardık”, demek ki, bir Washington programı idi ve Tağmaç ve Evren Darbeleri, bu programı uygulamak için yapılıyordu. Sf. 504                           Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 504) kitabından birebir alınmıştır.