Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • Kenan Evren, ülkeyi, Yahudi cemaati ve ülkücülerden devşirme bir tayfa ile yönetiyordu; Evren’in Kemalizm’i işte budur. Fakat dahası da var; bu “imamın oğlu olmakla övünen iyi yetişmemiş general, daha önce haber verdiğim üzere, Erbakan’ı hapse koymakla beraber, ülkeyi, Erbakan’ı çok aşan bir dinselliğe sokmaktan geri kalmıyordu. Bunun için seçilmiştir. Sf. 498, 499 Alıntı; İsyan II…

  • Devamla, buraya, Sovyetler Birliği’nin en iyi diplomatlarından, Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığı yapan Gromiko’nun hatıratından bir sayfa alıyorum. Ayrıca bu sayfanın neden bu kadar ihmal edildiğini de bilemiyorum. Kennedy cinayetinden iki ay önce, Washington’da büyükelçi iken, Beyaz Saray’da Kennedy ile yaptığı görüşmeyi ve izlenimlerini yazmaktadır. Bir nokta var, bu görüşmeden kısa bir zaman önce Kennedy…

  • Texas’lı kaba Johnson, Bostonlu entelektüel Kennedy’nin yardımcısı idi, öldürülmesi üzerine, yerine geçmiştir. Demek ki bir cinayet Johnson için talih oluyordu ve bu cinayetin kederli ikliminde tekrar kazanması zor olmadı. Ancak başkanlığının son zamanlarında sivil havaalanlarına inemiyordu, yüzüne tükürülmesinden çekiniyordu ve başka kaygıları da olabilir, sadece askeri havaalanlarına inip kalkabiliyordu. Sf. 493 Alıntı; İsyan II –…

  • 5 Haziran 1967 tarihinde İsrael, “preemptive strike” denilen bir hücumu başlattı, Mısır, Suriye ve Ürdün’ü perişan etti. Sonunda, İsrael, Sina’yı ve Golan Tepelerini eline geçirdi; su imkânları açısından önemli Golan Tepeleri ve stratejik Sina Yarımadası ile Gazze Şeridi artık İsrael’in işgali altındadır. Altı Gün’de dengeler değişmiş ve İsrael Devleti, yaşayabilir olduğunu, en küçük şüpheye yer…

  • Tağmaç Darbesi, İsrael’in art arda Araplara büyük yenilgiler tattırdığı 1967 ve 1973 Savaşları arasındadır. Bu arada, Sovyetler Birliğinde, Sovyetler Birliğini paralize etmeye yönelik “aydın muhalefeti” başlamıştı ve yükseliyordu. Çoğu ve başta Saharov Yahudi idiler. Sf. 486 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 486) kitabından birebir alınmıştır.

  • İnsan dilini sevmezse nasıl insan olur? Sf. 480 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 480) kitabından birebir alınmıştır.

  • Çok bilenler tutucudur; şimdi en tutucu olan üniversitedir. Amma bizde şu anda bir paradoks var, üniversite en az bilendir ve en tutucudur. Ben bu nedenle ün’e karşıyım. Ün, düşünen insanın ayağına vurulmuş, prangadır, hâlâ öyle görüyorum. Sf. 420 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 420) kitabından birebir alınmıştır.

  • Ne yaptıysam savaş yaptım; “düşünce eşittir savaş” işte bu benim düşüncemdir. Sf. 417 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 417) kitabından birebir alınmıştır.

  • Halkını sevmek dilini sevmektir. Ve dil, en çok türküde ve şarkıda güzeldir. Sf. 409 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 409) kitabından birebir alınmıştır.

  • Kabiliyete hiçbir kapı açık değil, bu toplum böyle çöker. Sf. 387 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 387) kitabından birebir alınmıştır.

  • Bugün Türkiye’de “ünlü” şarkıcıların çoğunu korist bile yapmamak durumundayız. Doğrusu biz müziğimizi bozmaya, Livaneli ile solda başladık, kulakları tahrip ettik ve ortalığı kalpazanlara bıraktık. Köy nedir; herkesin her işi yaptığı ve birikimin reddedildiği yerdir. Şimdi müziğimiz, hiçbir müzik eğitimi almamış ve en fazla karga seslilerin tımarıdır. Sf. 406 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…

  • Mustafa’yı tanırım, Kürt gazetesi çıkardıkları zamanlarda toplantıya giderdim, militan bir Kürt’tü. Dansı görse, karakola götürür; davulcu bile değilken koreograf saydılar. Rant verdiler ve devlet tarafından desteklediler. Sf. 384 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 384) kitabından birebir alınmıştır.

  • Biz savaştaydık, (1) her tanka, her kariyere, motorize topa bir kılavuz arıyorduk bu Talat’lardan, Akıncılar’dan, kendileri olmayabilir türünden, birer kılavuz aldık. Yüzlerini hatırlıyorum, titriyorlardı, tam hareket edeceğiz, hepsi anlaşmışlar, “Komutanım bir sigara alayım, hemen dönerim” dediler ve bir daha görünmediler. Bunlar kaçak ve kaçakçıdırlar; şimdi de Avrupa’ya kaçmak istiyorlar. Olmadı, yakalandılar. Bunları tanıyorum ve şaşırmıyorum.…

  • Burada asıl soru bu değil, şimdi PKK çok mu önemli? Asıl soru budur. PKK eylemliliğinden dolayı kayıplar, misal olsun, cinnet geçiren polisler nedeniyle günlük kayıplardan daha mı fazla; bir süre unutamaz mıyız? Şöyle de sorabiliriz, artık Türkiye’nin “Kürt Sorunu” PKK mı, yoksa Barzani-Talabani mi? Bir devlet, çıkarlarını bilmek zorundadır. “PKK sorunu”, asıl sorunu unutturmak için…

  • Bu ülkeyi büyütemezsek, küçülür. Şu anda küçülme süreci mesafe kat etmiş haldedir. Bu nedenle, dgm’de, beni haftada bir beş yıla mahkûm eden yargıçlara, “Eğer bu Kürtler, bizden kopmazlarsa, bu sizlere rağmen ve benim türümden Türkler sayesinde olacaktır” diyorum ve hâlâ diyorum. Ne kadar çok öldürürsek o kadar Barzani’nin ve Washington’un ekmeğine yağ süreriz. Ne kadar…

  • Öcalan bu Kürt Devleti’ne karşı çıkıyor ve bütün internet siteleri, “Apo’yu Yalçın Küçük Kemalist yaptı” yollu bar bar bağırıyor. “Apo, Türkiye’yi savunuyor, Gurusu Yalçın Küçüktür” deyü küfrü eksik tutmuyorlar, benim böyle bir iddiam olmamıştır. Bir 29 Ekim’de, Paris’ten, buraya, cezaevine gelirken, o zaman PKK büyüğü olan Yaşar Kaya vesaire “aramızdaki Kemalizm’in ajanı idi” dediler, yazdılar…

  • Barzani taifesi, Amerika, Iran Azerilerini İran’a karşı kurmadan ve Türkiye Kürtleri‘ini Türkiye’den kopmaya hazırlamadan ki Türkiye Kürtlerinde, halk kademesinde, şu ana kadar böyle bir kopuş yoktur, şeklen bir devlet istemeyecek kadar akıllıdır. Açıkçası, Amerika, Osmanlı İmparatorluğu’nu inşa etmek üzere yoldadır. Oligarşi ve yüksek bürokrasi, önemli ölçüde, buna razı olmuş durumdadır. Sf. 342, 343 Alıntı; İsyan…

  • Mevlevilik, Yunusiliğin daha entelektüel halidir ve sadece yasakları delmek anlamına geliyordu. “Atatürk, okul tatillerinde Selanik’e döndükleri zaman Mevlevi tekkesini ziyarete giderler, orada Mevlevi ayini dinler semah seyredermiş”, bu iddia, Büyük Kurtarıcıyı, bir müntesip (katılmış, üye olmuş) olmasa bile bir Mevlana hayranı yapmaktadır. Kültür Müsteşarı Mehmet Önder, önce şu bilgiyi veriyor: “20 Mart 1923 Salı günü…

  • Reşat Tesal’ın verdiği kıymettar malumatı bir defa daha arz etmek istiyorum İbrani asıllıdır, Selanik’ten mübadil (Lozan gereği karşılıklı değiş tokuş) olup, pek çok yakınma ile de olsa, Zonguldak’ta çok kıymetli mal mülk almışlardı, Türkiye’deki yaşamlarına varlıklı başladılar. Hep öyle oldular, çıkarmış bulunuyorum. Tesal’dan okuyoruz. Hasan Ali Yücel’in, Feyziye okullarının resmileşmesinde en önemli rolü oynamış olduğunu…

  • “Lailahe illallah” anlamındadır. Muhammed Resulüllah yoktur. Sf. 325 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 325) kitabından birebir alınmıştır.