Bilgi Bakkalı

Aristo; “İnsan doğuştan bilmek ister!” Demiş. Bilgi Bakkalı, ‘bilmek’ isteyenler için yapıldı. Paylaşmaya ve eleştiriye açık, küfür, hakaret ve nefret söylemine kapalıdır. Bu Bakkal’dan çıkarken; değişmiş olarak çıkarsanız ve bilgilerin kaynağı olan kitapları merak edip okursanız amacıma ulaşmış olacağım.

Kategori: Yalçın Küçük

  • 1-Talat Paşa 1909-1910 2-Faik Süleyman Paşa 1910-1912 3-Miralay Doktor Mehmet Ali Baba 1912~1913 4-Faik Süleyman Paşa 1915 – 1916 5-Maliye Nazırı Cavit Bey 1916-1918 6-Doktor Rıza Tevfik Bölükbaşı 1918 -1920 7-Fuat Hulusi Demirelli 1920-1921 8-Doktor Besim Ömer Paşa 1921 – 1924 9-Servet Yesari 1924-1925 10-Doktor Fikret Takıyettin 1925-1927 11-Edip Servet 1927-1930 12-Servet Yesari 1930-1930 13-Prof.…

  • İttihat ve Terakki Cemiyeti demek, mason locası demek oldu. Sf. 175 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 175) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Rıza Nur’dan alıntıdır) “Moiz evliydi, iyi drahoma almıştı; fakat çirkin bir kız almış. Bu Yahudi çirkini, çirkinlikte eş­sizdi. Sanki bir cadıydı!. Zaten Türkiye Yahudileri pek çirkin, ekseriya kırmızı saçlı, kel, pis in­sanlardı Yirmi yıldır, aralarında fuhuş artıp diğer millet erkekleriyle temasları dolayısıyla güzelleştiler. Şimdi gerek Türkiye, gerek Mısır ve Avrupa’da Yahudiler pek güzel oldular.” (Hayat…

  • Türkiye’de Judaizmden söz etmeden Masonizm’i ön plana çı­karmanın bir açıklama değil karartma olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sf. 174 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 174) kitabından birebir alınmıştır.

  • (Rıza Nur yazıyor;) “Galata’da, Kuledibi’nde Fransızca konuşan bir Yahudi aileye pansiyoner girdim.” Selanik’te ise bir ev tutmak gerekince bunu Moiz’le yapıyor ve “Odaya iki karyola koyduk, birinde Moiz, birinde ben ka­lıyordum,” demektedir. Ankara’da, kışlaya benzer hayat­tan kurtulmak için bir ev aradığında, kiralayacağı evde hata yapmadığını gö­rüyoruz Hatıratından yine şunları öğreniyoruz; “Kış münasebetiyle bağdan indîm. Havranın…

  • Görülüyor, Doktor Nur, kendisine karşı da acımasız ölçüde dürüst olabi­liyor, yaşamının insanlık dışı dönemeçlerini de yazabilmektedir. Sf. 153 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 135) kitabından birebir alınmıştır.

  • “Az sonra, isminin Rasim Ferit olduğunu öğrendiğim şaşı gözlü bir dok­tor gelerek, Atatürk’ün elini öptü ve işaret edilen yere oturdu, konuşmaya başladı. Kendisi mason imiş, sözleri de masonluk hikâyeleri. Atatürk, bir za­manlar kendisini de mason yapmak istediklerini, fakat kabul etmediğini söy­ledi. İstanbul’da da, mason üstadı azami, temyiz azasından Servet Bey ismin­de bir zatmış, istifa ettirmiş.”…

  • (Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntı;)  “Bir ara Tevfik Rüştünün küçük yaştaki kızı Emel gözüne ilişti. O’nu ok­şadı. Fakat uzun saçlarını beğenmedi, bunun modası geçti, diyerek, berberi Sabri’yi çağırttı ve orada saçları, modaya uyar şekilde kestirtti. ‘Bak, şimdi da­ha güzel oldun, modayı ihmal etmemeli’ diyerek, taltifte bulundu.” Sf. 131 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki…

  • (Fahrettin Altay Paşa’nın anılarından alıntıdır;) “1882 yılında, Rusya’da, Yahudiler aleyhinde meydana gelen hare­kette kovulan, kaçan kültürlü ve zengin Yahudiler, barınacak bir yer aramışlar. İngilizlerin ricası üzerine Sultan Hamit bunların, Filistin’de boş yerleri satın alarak yerleşmelerine müsaade etmiştir.” Sf. 121 “Özellikle sahile yakın yerleri satın alarak kendilerine yurt edinen ve ziraatla uğraşmaya başlayan Yahudiler, ektiklerinden hiçbir…

  • Saygı’da uzaklaştırma ve sevgi’de ortaklık var; bazen, fark etmeden, “saygı ve sevgi” duymaktan söz ediliyor, imkânsızdır. Saygı, fazla olursa, “korku” ile beraberdir, her zaman sevgiyi yok et­mektedir ve ancak, sevgiyi disipline edebilmek için, bozmayacak ölçüde, saygı gereklidir. Çün­kü ortaklık, yakınlaşma yüklüdür. Sf. 109 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 109) kitabından…

  • Selanik Yahudi komünitesinden gelen Mehmet Cavit de İttihat ve Terakki’nin Maliye Nazırı olduğu zamandan beri, Londra finans çevrelerine ve Londra siyasetine bağlı birisi kabul edilmektedir. Yaklaştığı ülkelerin siyasetini izleyenleri tasfiye etmekse Kemal Paşa’nın siyasetteki üsluplarından biridir. Sf. 87 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 87) kitabından birebir alınmıştır.

  • Şeyh Sait’in adına bağlanan başkaldırı ne ölçüde önceden biliniyorsa, İz­mir suikastı hazırlığı, çok daha fazla, güvenlik güçlerinin avucunun içinde gelişmiştir; sanıkların, kamu görevlilerinin, idamdan kurtulan Kazım Karabekir Paşa’nınki dâhil her türlü açıklaması bu yöndedir. Bu, böyle bir hazır­lığın olmadığı anlamında değil, hazırlık var; ancak, hazırlığın bir bölümü iç­ki masalarında yapılıyor ve diğerlerini de polis biliyordu.…

  • Nutuk’un, usta yazar ve Kemalist gazeteci Falih Rıfkı Atay ve Ben de Yazdım ciltlerinin ise (Celal Bayar’ın 8 ciltlik anıları) , bir ara sol romancı olarak tanınan ve benim faşizan olduğunu ileri sürdüğüm ve şu anda, MHP ve Ülkü Ocaklarının benimsediği, Kemal Tahir tarafından kaleme alındığı konusunda yaygın bir kanı var. Ancak kanıtlanmış olmaktan uzaktır.…

  • Bu da, Ankara’daki yeni önderliğin “defeatist” bir psikolojiye sahip olma­sıyla ilgilidir; aynı psikolojiyle Musul Eyaleti’nin de katılması halinde, yeni coğrafyanın yönetilemez olabileceği değerlendirmeleri de ihtimal dâhilindedir. Kemalizm’e yüklenen gerçekçilik felsefesini, “Ne kadar küçük olursa, o kadar kolay yönetilir” bakış açısı olarak da değerlendirmek gerekmektedir. Sf. 84 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 –…

  • Ankara Fransız kuvvetlerinin Kilikya’dan çekilmesinden kısa bir süre sonra 17 Mart 1922 tarihinde Revanduz’a bir Türk Kaymakam tayin ediyordu, bu, Musul’da hak iddia etmek anlamındadır. Ancak aynı Türkiye 22 Nisan 1923 tarihinde, Irak-Biritiş kuvvetlerinin baskısıyla en ufak bir mukavemet göstermeden Kaymakamını geri alıyordu; yerine bir Kürt Vali atanmıştır. Sf. 82 Alıntı; İsyan II – Yalçın…

  • The Times gazetesinin 17 Ağustos 1925 tarihli sayısında Kürt liderlerinin idamı­nın Musul’da çok olumsuz bir hava yarattığını haber verdiğini kaydetmektedir. Aslında bunun aksini beklemek şaşırtıcıdır; daha önce de işaret etmiş bulunu­yorum, Milletler Cemiyeti’nin Kürt Sorunuyla büyük ölçüde özdeşleşen “Mu­sul” raporuna, i’lerin noktasını koyduğu bir zamanda, hiçbir gerek yokken kırk idamı yapmanın böyle bir sonucu istemekle…

  • İstanbul Hükümeti, Türk tarafında bulunan esir bir İn­giliz generali aracılığıyla teslim olduğunu, Büyük Britanya tarafına bildirdi­ğinde, müttefiklerin Türkiye’yi teslim almak için hiç de acele etmediğini bili­yoruz; daha sonra 30 Ekim 1918 tarihinde Türkiye’yle silah bırakma anlaş­ması imzalanmıştır. Teslimiyet anlaşması imzalandığı zaman bile, Musul’un çok az bir bölümü İngiliz kuvvetlerinin eline geçmiş bulunuyordu; imzalanmasından sonra da,…

  • Şeyh Sait ve kırk arkadaşının, İstiklal Mahkemesi’nde neredeyse bir ay kadar kısa bir zamanda yargılanmalarının ardından, Milletler Cemiyeti’nin Kürt ağırlıklı olacağı belli Musul Raporu’nun açıklanmasından on beş gün önce asılmaları var. Sf. 61 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 61) kitabından birebir alınmıştır.

  • 1891 yılında Sultan Hamit ta­rafından kurulan ve adına bağlanarak “Hamidiye Alayları” adını alan bu ku­ruluşlar, tümüyle Osmanlı Ermenistan’ındaki Ermenilerin canlarını ve mal­larını hedef alıyordu ve ikinci olarak da Türk-İran hududunu koruma misyonları vardı. Hamidiye Alayları, tümüyle Kürt aşiretlerinden oluşuyordu ve bunlardan alay komutanlarına “albay” rütbesi veriliyordu; Hamidiye Paşala­rı da bulunuyordu. Sf. 76 Profesör Lazarev, Hamidiye…

  • Elen köken­li, Türkiye’de yetişme Fransız yazar Yerasimo, Elenlerin “Yalnızca Irak man­dası işinin iç sorunlarını çözmek için gerekli zaman süresince Türk Ordusunu meşgul etmek” amacıyla. Büyük Britanya tarafından Anadolu’ya çıkarıl­dığından hiç kuşku duymamaktadır. Sf. 69 Alıntı; İsyan II – Yalçın Küçük, (İthaki 2005 – Sf. 69) kitabından birebir alınmıştır.